Artık çekinin Allah'tan gücünüz yettiği kadar ve dinleyin ve itaat edin ve mallarınızı harcayın hayır yolunda, sizin için hayırlıdır ve kimler, nefsinin hırsından, nekesliğinden korunursa artık onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.
A
Abdullah Parlıyan Meali
O halde elinizden geldiği kadar gücünüz yettiğince yolunuzu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışın. O'nu dinleyin ve itaat edin ve kendi iyiliğiniz için Allah rızasını kazanma yolunda karşılıksız harcamada bulunun. Kim nefsinin aç gözlülüğünden, hırsından ve cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erip umduğuna nail olanlardır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Öyleyse (bütün takat ve tahammülünüzü zorlayarak) güç yetirebildiğiniz kadar Allah’tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınıverin, (Kur’an’ın ve Resulüllah’ın emirlerini) dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize bir hayır yatırımı (en büyük yarar kaynağı) olmak üzere infakta bulunun (helâl kazancınızı cihad ve hayır yolunda harcayın). Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.
A
Ahmet Tekin Meali
Gücünüzün yettiğince, Kuran esaslarını benimseyip, yeryüzüne hakim olan salih kullara dahil olarak Allah’ın emirlerine muhalefetten korunun. Allah'ın Kitabındaki hükümleri, Rasulünün tebliğini, teşriini, idarecilerinizi dinleyin, icabet edin, emirlerine itaat edin. Kendiniz için en hayırlı olanı, kendiniz ve birbiriniz için bir malı-parayı Allah yolunda, karşılık gözetmeden, gönüllü harcayın. Kimler nefsinin ihtirasından, cimriliğinden korunursa, onlar, işte onlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
A
Ahmet Varol Meali
O halde, gücünüzün yettiği kadar Allah'tan sakının, dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
A
Ali Bulaç Meali
Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Onun için, gücünüz yettiği kadar Allah'dan korkun, (takva sahibi olun. Emirlerine uyun, yasaklarından kaçının). Öğüdlerini dinleyin, emirlerine itaat edin. (Hayır yollarına) harcayın; nefisleriniz için hayır yapın, Kim nefsinin cimriliğinden kurtarılırsa, işte bunlar (azabdan) kurtulanlardır.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Artık gücünüz yettiği kadar Allah’ın yasalarına riayet edin, dinleyin, itaat edin, kendi yararınıza nafaka verin! Ve kim nefsinin ihtirasından kurtulmuş olursa, işte asıl kazançlılar onlardır!
B
Bayraktar Bayraklı Meali
O halde gücünüz yettiğince Allah'a saygı duyunuz; dinleyiniz ve itaat ediniz. Kendi iyiliğiniz için infak ediniz. Nefsinin aşırı cimriliğinden korunanlar, işte onlar, kurtuluşa erenlerdir.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Gücünüzün yettiğince Allahtan sakınasız, işitiniz, başeğin, yediriniz, bu sizinçin hayırlıdır, kim kendini cimrilikten korursa, işte bunlar kurtulur
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Allahdan (Allahın əzabından) bacardığınız qədər qorxun. (Sizə verilə öyüd-nəsihətə) qulaq asın; (Allaha və Peyğəmbərinə) itaət edin və (mal-dövlətinizdən Allah yolunda) xərcləyin. Bu sizin özünüz üçün xeyirli olar. (Allah tərəfindən) nəfsinin xəsisliyindən (tamahından) qorunub saxlanılan kimsələr – məhz onlar nicat tapıb səadətə qovuşanlardır!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
O halde, elinizden geldiği kadar Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! (Anlatılanları) dinleyin ve (dinlediklerinize de) itaat edin! Kendi hayrınıza (Allah yolunda ve ihtiyaç sahipleri için) infakta bulunun! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır.
C
Cemil Said (1924)
İstitâ’atınız kadar Allâh’dan korkunuz, emrini istimâ’ ve âna itâ’at idiniz, yine kendi nefsinizin hayrı içün sadaka viriniz. Nefsini hissetden kurtaran felâh bulur.
D
Diyanet Vakfı Meali
O halde gücünüz yettiğince Allah'a isyandan kaçının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Allah'a karşı gelmekten gücünüzün yettiği kadar sakının, buyruklarını dinleyin, itaat edin; kendinizin iyiliğine olarak mallarınızdan sarfedin; nefsinin tamahkarlığından korunan kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Onun için gücünüz yettiği kadar Allaha korunun, dinleyin, itaat edin, infak edin, kendileriniz için hayır yapın, her kim de nefsinin hırsından korunursa işte onlar felâh bulanlardır
E
Emrah Demiryent Meali
O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. (Allah’ın emirlerini) dinleyin ve (O’na) itaat edin, (mallarınızı) kendi iyiliğiniz için (Allah yolunda) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
E
Erhan Aktaş Meali
Gücünüz yettiğince Allah karşı takva¹ sahibi olun. Dinleyin ve itaat edin. Kendi iyiliğiniz için infak edin.² Kim benliğinin cimriliğinden korunursa, işte onlar; onlar kurtuluşa erenlerdir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes ķorķuñ Tañrı’dan gücüñüz yittügince daħı işidüñ ya'nį ögüdi daħı boyun virüñ. daħı nafaķa eyleñ ħayr gendüzüñüz içün. daħı her kim saķlandı gendüzi baħıllıġından şunlar anlardur ķurtılıcılar.
H
Hasan Basri Çantay Meali
O halde gücünüzün yetdiği kadar Allahdan korkun, (öğütlerini) dinleyin. îtâat edin. (Mallarınızdan Allah yolunda), kendinizin hayrı olarak, harcayın. Kim nefsinin (koyu) cimriliğinden korunursa işte onlar muradlarına erenlerin ta kendileridir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah’a karşı takvalı olun. İşitin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için infak edin. Kim nefsinin bencilliğinden korunursa işte kurtulacak olanlar onlardır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
O hâlde gücünüz yettiği kadar Allah'dan sakının, (nasîhatlerini) dinleyin,(emirlerine) itâat edin ve kendiniz için bir hayır olarak (Allah yolunda) sarf edin! Artık kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar gerçekten kurtuluşa erenlerdir!
K
Kadri Çelik Meali
Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
O halde gücünüz yettiğince Allah’a saygısızlıktan sakının; dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olmak üzere başkaları için harcayın. Kim nefsinin bencilliğinden korunursa işte kurtuluşa erecekler onlardır.
M
M. Pickthall (English)
So keep your duty to Allah as best ye can, and listen, and obey, and spend; that is better for your souls. And whoso is saved from his own greed, such are the successful.
M
Mahmut Kısa Meali
O hâlde, bu muhteşem ödülü kazanmak için gücünüz yettiğince Allah’a saygıyla bağlanarak kötülüklerden, günahlardan korunun, O’nun çağrısına kulak verin, emirlerine gönülden itaat edin ve size bahşettiği nîmetlerden bir kısmını, kendi iyiliğiniz için O’nun yolundaharcayın! Unutmayın, her kim kıskançlık, cimrilik, kibir gibi bencilce tutkulardan kendisini korursa, işte dünyada ve âhirette kurtuluşa erenler onlardır.
M
Mahmut Özdemir Meali
Gücünüzün yettiğince Allah’tan sakınıp korunun!
Dinleyin, itaat edin, nefisleriniz için bir hayır (mal) olmak üzere infâk edin / harcayın!
Kim nefsinin hırsından / tutkusundan korunuyorsa, işte onlar gerçekten Felaha (Kurtuluşa) Erenler’dir.
M
Mehmet Okuyan Meali
Gücünüz yettiğince Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için [infak] edin (verin)! Kim [nefs]inin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtulanların ta kendileridir. [*]
M
Mehmet Türk Meali
Öyleyse gücünüzün yettiği kadar¹ Allah’a karşı hata etmekten sakının, Onu dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğiniz için mallarınızı (Allah yolunda) harcayın. Her kim de nefsinin cimriliğinden korunursa, işte asıl kurtuluşa erenler, onlardır.
M
Mehmet Çakır Meali
Kendinizi olabildiğince Allah’a karşı sağlama alın, söz dinleyin ve itaat edin. Kendi geleceğiniz için, özveride bulunun. İçindeki hepbana çemberini kırabilen, kurtuldu demektir.
M
Mehmet Çoban Meali
O halde gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının! Allah’ı dinleyin ve itaat edin! Kendi iyiliğiniz için varlıklarınızdan ihtiyaç sahiplerine harcayın! Kim nefsinin cimriliğinden korunursa kurtuluşa ulaşır.
M
Muhammed Esed Meali
O halde, elinizden geldiği kadar Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, [O’nu] dinleyin ve itaat edin. Ve kendi iyiliğiniz için karşılıksız harcamada bulunun: böylece açgözlülüklerinden kurtulmuş olanlar, işte onlardır mutluluğa ulaşacak olanlar! ¹⁴
M
Mustafa Çavdar Meali
O halde Allah’a karşı gelmekten sakınmak için tüm çabanızı harcayın. O’nun mesajı Kuran’ı can kulağıyla dinleyip gereğini yerine getirin ve kendi yararınıza malınızdan O’nun yolunda harcayın. Bilin ki, kim benliğini tamahkârlık ve cimrilik duygusundan arındırırsa işte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır. 22/78, 6/36, 20/76
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Şu halde, ne kadar gücünüz yetiyorsa Allah’a karşı o kadar sorumlu davranın: hem (O’nu) dinleyin, hem (O’na) itaat edin! Ve kendi hayrınıza olmak üzere infak edin![⁵¹⁴³] Kim kişiliğinin (zaafı olan) açgözlülükten (infak ile) korunursa, ebedî kurtuluşa nail olanlar işte onlardır.[⁵¹⁴⁴]
O
Orhan Kuntman Meali
O halde gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun! (Hüküm, emir ve yasaklarını) can kulağıyla dinleyin, itaat edin ve kendinizin hayrına olarak (Allah rızası için) harcamalarda bulunun. Kim böyle nefsinin cimriliğinden sakınırsa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
O
Osman Fırat Meali
Allah’tan gücünüzün yettiği kadar sakının ve (hak’a) kulak verin ve (ona) uyun ve kendiniz için bir hayır olan infakta bulunun. Kim de kendi cimriliğinden sıyrılırsa, işte onlar iflah olanlardır.
S
Sardorxon Jahongir
Bas, qo‘lingizdan kelganicha Allohga taqvo qilinglar, nasihatga quloq tuting, itoat qiling va muhtojlarga ehson qilinglar. Mana shu o‘zingiz uchun yaxshiroqdir. Kimki o‘z nafsining ziqnaligidan saqlansa, bas, aynan o‘shalar zafar topuvchilardir.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes Tañrıdan ḳorḳuñuz gücüñüz yitişdükçe. Daḫı işidüp muṭī‘ oluñuz veṣadaḳa virüñüz sizüñ‐çün yaḫşı‐ raḳdur. Kim ṣaḳınsa nefsi baḫīllıġından,anlardur ulu sa‘ādete yitişenler.
S
Suat Yıldırım Meali
Onun için gücünüz yettiğince Allah'a karşı gelmekten, haramlara girmekten sakının, hakkı dinleyip, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak hayır yolunda mal harcayın. Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl felaha erenler işte onlardır. [59, 9]
S
Süleyman Ateş Meali
Öyle ise gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun, (O'nun öğütlerini) dinleyin, (O'na) ita'at edin ve kendi iyiliğinize olarak (mallarınızı Allah uğrunda) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar, başarıya erenlerdir.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Kudretiniz oldığı kadar Allâh'dan sakınınız. Emri işidüb itâ'at idiniz ve nefsiniz içün maldan infâk iyleyiniz. Nefsinin buhlüni mağlûb iden kimse felâha irmişdir.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Siz, var gücünüzle Allah’tan çekinerek korunun. O’nu dinleyin ve O’na boyun eğin. Kendi iyiliğiniz için hayra harcama yapın. İçlerindeki doyumsuzluktan korunanlar umduklarına kavuşacak olanlardır.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
O halde, gücünüz ölçüsünde Allah'tan sakının, dinleyin, itaat edin. Ve benlikleriniz için bir hayır olarak infakta bulunun. Nefsinin cimrilik ve doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Y
Yusuf Ali (English)
So fear Allah(5497) as much as ye can; listen and obey and spend in charity for the benefit of your own souls.(5498) And those saved from the covetousness of their own souls,- they are the ones that achieve prosperity.(5499)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun ve dinleyin ve itaat edin ve nefisleriniz için bir hayr olmak üzere infakta bulunun ve her kim nefsini cimrilikten vikaye ederse işte onlardır muradlarına ermiş olanlar, onlardır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Elinizden geldiği kadar Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Kulak verin; itaat edin; kendi hayrınız için bağışta bulunun. Kim nefsinin tutkularından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.
İ
İhsan Aktaş Meali
O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a (onun emirlerine) karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için (yoksul, muhtaç ve işsiz insanlara) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Gücünüz yettiğince Allah’dan korunun. Dinlerseniz, itaat ederseniz ve kendiniz için infak ederseniz daha hayırlıdır. Kim nefsinin taşkınlıklarından kendini korursa, işte böyleleri kurtuluşa erenlerdir.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Artık gücünüz yettiği kadar, Allah/tan sakının, emirlerini dinleyin, Allah/a ve peygamberine itaat edin, sarfiyatta bulunun. Kendiniz için hayırlı şeyler yapın [⁵], her kim kendisini cimrilikten korursa [⁶] işte umduklarına erecek olanlar, onlardır.
İ
İsmail Yakıt
Gücünüz yettiği ölçüde Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz. Dinleyiniz ve itaat ediniz. Kendi iyiliğiniz için harcayınız [enfikû]. Kim kendini tamahkârlık ve cimrilikten arındırırsa işte onlar kurtuluşa/mutluluğa erenlerin tâ kendileridir.⁶
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Gücünüz yettiği kadar Allah’tan sakının, Onu dinleyin, Ona boyun eğin. Kendi iyiliğiniz için malınızı harcayın. Herkim kendini cimrilikten korursa işte bu gibiler onacaklardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Gücünüzün yettiğince Allah'tan korkun, dinleyin ve itaat edin. Kendi iyiliğiniz için infakta bulunun. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar, kurtuluşa erenler onlardır.
Teğâbun Suresi 16. Ayet Meali ve Tefsiri
Teğâbun Suresi 16. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Teğâbun Suresi 16. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Teğâbun Suresi 16. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Teğâbun Suresi 16. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?