Sureye Dön

Talâk Suresi Suresi, 7. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Vaktihali yerinde ve eli geniş olan, vaktinehaline göre nafaka versin ve rızkı dar olana gelince, Allah, kendisine ne verirse onun bir kısmını nafaka olarak versin; Allah, hiç kimseye, kendi verdiği miktardan daha fazla bir şey teklif etmez; Allah, güçlükten sonra bir kolaylık verecektir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bütün bu durumlarda geniş imkanlara sahip olan kişi imkanına göre nafaka versin. Rızık imkanları dar olan kimse ise Allah'ın kendisine verdiğine uygun biçimde nafaka vermiş olsun. Allah hiçbir kimseye kendi verdiğinden daha fazlasından yükümlü tutmaz. Allah güçlükten sonra mutlaka kolaylık verecektir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Geniş imkânları olan, (boşadığı hanımına) nafakayı geniş imkânlarına göre verip karşılasın. Rızkı kısıtlı tutulan (ve geçim darlığı içinde olan) da, artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla verip (boşadığı hanımlarını mahrum bırakmasın). Allah, hiçbir nefse=kişiye ona verdiği (nimetler)den başkasıyla (fazlasıyla) yükümlülük koymamıştır. Allah, bir güçlüğün ardından (mutlaka) bir kolaylığı (nasip) kılıp (kulunu darlıktan kurtaracaktır).
A

Ahmet Tekin Meali

Eli geniş, imkânları bol olan, bol nafaka versin. Geçim darlığı çeken de, Allah'ın kendisine ihsan ettiği nimetlerin, imkânların bir kısmını nafaka olarak versin. Allah hiç kimseyi, verdiği nimetlerin ve imkânın üstünde yükümlü tutmaz, mükellef kılmaz. Allah her güçlüğün ardından bir kolaylık planlayıp hazırlar.
A

Ahmet Varol Meali

Genişlik içinde olan nafakayı imkânlarına göre versin, rızkı kendisine daraltılmış olan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah hiç bir canı ona verdiğinden başkasıyla yükümlü tutmaz. Allah zorluktan sonra kolaylık nasib edecektir.
A

Ali Bulaç Meali

Geniş-imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiç bir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp-verecektir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Genişliği (zenginliği) olan, (boşanmış kadınlara ve süt annelere) genişliğinden nafaka versin; rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden harcasın. Allah bir kimseyi, ancak ona verdiği şeyle mükellef tutar. Allah bir güçlüğün arkasından bir kolaylık ihsan eder.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

İmkânı bol olan, imkânından harcama yapsın. Rızkı dar olan kişi ise, Allah’ın ona verdiği ölçüde harcama yapsın. Allah hiç kimseye verdiğinden başkasını yüklemez. Allah, her zorluktan sonra bir kolaylık yaratacaktır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Varlıklı olan, sahip olduğu imkanlara göre harcasın; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından harcasın. Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Zengin olan, ona göre yedirir, eli darda bulunan da, Allah ne verirse onu yedire, ancak Allah verdiğince yükletir, Allah darlıktan sonra bir genişlik yaratacaktır
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Varlı-karlı olan öz varına görə (süd haqqı) versin. İmkanı az olan isə Allahın ona verdiyindən versin. Allah heç kəsi Özünün ona verdiyindən artıq xərcləməyə məcbur etməz. Allah hər bir çətinlikdən sonra asanlıq (yoxsulluqdan sonra dövlət) əta edər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Geniş imkânları olan, nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiç kimseyi, ona verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, her güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır. 
C

Cemil Said (1924)

Erkekler kudretlerine göre virsünler ancak geçinecek kadar malı olan Allâh’dan aldığı nisbetde virsün. Allâh herkese kudretine nazaran tahmîl teklîf ider, muzâyakayı refâha tahvîl iyler.
D

Diyanet Vakfı Meali

İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin; rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah'ın kendisine verdiğinden versin; Allah kimseye, verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Genişliği olan genişliğinden infak etsin, rızkı dar olan da Allahın ona verdiğinden infak eylesin, Allah bir nefse verdiğinden başka teklif etmez, Allah bir usrun arkasından bir yüsür yapar
E

Emrah Demiryent Meali

İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı kısıtlı olan (geçim darlığı çeken kişi boşamış olduğu kadına vereceği nafakayı ve çocuğa yapacağı harcamayı) Allah’ın kendisine verdiği kadarından versin. Allah herkesi ancak ona verdiği kadarıyla yükümlü tutar. (Unutmayın ki) Allah her güçlükten sonra mutlaka bir kolaylık verecektir.
E

Erhan Aktaş Meali

Varlık sahibi olanlar, varlıklarına göre karşılıksız yardım etsinler. Durumu müsait olmayan da Allah ne verdiyse ondan versin. Allah, bir kimseyi, kendisine verdiğinden fazlasıyla sorumlu tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verecektir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

nafaķa eylesün güñlik issi giñliginden daħı ol kim ŧar olındı anuñ üzere rūzįsi nafaķa eylesün andan kim virdi aña Tañrı. geñsüz eylemez Tañrı hįç nefse illā anı kim virdi aña. tįz ķıla Tañrı duşħarlıķdan śoñra geñezlik.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Haali, vakti) geniş olan, nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kendisine daraltılmış bulunan (fakîr) de nafakayı Allahın ona verdiğinden versin. Allah hiçbir nefse, ona verdiğinden başkasını yüklemez. Allah, güçlüğün arkasından kolaylık ihsan eder.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İmkânı geniş olan, imkânına göre harcasın. Rızkı dar olan da Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla harcasın. Allah hiç kimseyi (ona) verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah zorluğun ardından bir kolaylık var edecektir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Eli geniş olan kimse, genişliğine göre nafaka versin! Rızkı kendisine daraltılmış olan kimse de Allah'ın ona verdiği (kadarı)ndan versin! Allah, kimseyi ona verdiğinden fazlasıyla mükellef tutmaz. Allah, bir zorluktan sonra bir kolaylık verecektir.
K

Kadri Çelik Meali

Genişlik imkânları olan, nafakayı geniş imkânlarına göre yapsın. Rızkı kendisine kısıtlı tutulan da artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiç bir nefse, ona verdiğinden başkasını teklif etmez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Varlıklı olan varlığından harcasın, rızkı daralmış bulunan da Allah’ın kendisine verdiği kadarından harcasın. Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.
M

M. Pickthall (English)

Let him who hath abundance spend of his abundance, and he whose provision is measured, let him spend of that which Allah hath given him. Allah asketh naught of any soul save that which He hath given it. Allah will vouchsafe, after hardship, ease.
M

Mahmut Kısa Meali

Zengin olan zenginliği oranında, imkânları sınırlı olan da Allah’ın kendisine verdiği ölçüde nafaka vermelidir. Çünkü Allah hiç kimseye, kendisine vermiş olduğu güç ve imkânların üstünde bir sorumluluk yüklemez. Eğer müminler güçleri ölçüsünce yükümlülüklerini yerine getirirlerse, Allah her zorluktan sonra bir kolaylık sağlayacaktır.
Sorumluluktan kaçınarak Allah’a isyan edenlere gelince:
M

Mahmut Özdemir Meali

Genişlik sahibi genişliğinden infâk etsin / harcasın!
Rızkı kendisine yetecek kadar az olan kimse Allah’ın ona verdiği şeylerden harcasın / versin!
Allah bir nefsi (kişiyi), ona verdiği şeylerin dışında yükümlü tutmaz.
Allah zorluğun ardından kolaylık kılacaktır. ***
M

Mehmet Okuyan Meali

İmkânı geniş olan, imkânına göre nafaka versin; rızkı daraltılmış olan da Allah’ın kendisine verdiğinden nafaka ödesin! Allah kimseyi ona verdiği (imkân)dan başkasıyla sorumlu tutmaz. [*] Allah her zorluktan sonra kolaylık yaratacaktır. [*]
M

Mehmet Türk Meali

İmkânı geniş olan, nafakayı imkânına göre bol versin, rızık imkânı dar olan da (nafakayı) Allah’ın kendisine verdiği kadarından versin. Allah herkesi ancak ona verdiği kadarıyla yükümlü tutar. (Unutmayın ki) Allah her güçlükten sonra mutlaka bir kolaylık verecektir.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Durumu müsait olan özveride bulunsun. Darda olan da yapabileceğini yapsın. Allah, bir insanı kendisine sunduğu imkân oranında sorumlu tutar. Allah, her zora bir kolaylık getirecektir.
M

Mehmet Çoban Meali

Eli geniş olan elinin genişliğine göre boşadığı eşine nafaka ödesin! Rızkı dar olan Allah’ın ona verdiğinden örfe uygun olan ölçüde nafaka ödesin! Allah bir kimseyi ancak mali gücüne göre yükümlü kılar. Allah mutlaka bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
M

Muhammed Esed Meali

[Bütün bu durumlarda,] geniş imkanlara sahip olan kişi, genişliği ile uyumlu olarak ¹⁵ harcasın; rızık imkanları dar olan kimse ise Allah’ın kendisine verdiğine uygun şekilde harcasın: Allah hiç kimseye kendi verdiğinden daha fazlasını yüklemez; [ve mümkündür ki] Allah sıkıntıdan sonra rahatlık verecektir.
M

Mustafa Çavdar Meali

İmkânı geniş olanlar imkânı nispetinde harcama yapsın, maddi imkânı dar olanlar da Allah’ın kendine verdiği kadar harcama yapsın, zira Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla sorumlu tutmaz. Ayrıca Allah her darlık ve sıkıntının ardından mutlaka bir genişlik ve kolaylık ihsan eder. 2/226...240, 94/5-6
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(Neticede) imkânı olanlar, imkânları nisbetinde harcama yapsın; maddî imkânı dar olanlar da Allah’ın kendisine verdiği kadar harcama yapsın: Allah hiç kimseye verdiği imkândan fazlasını yüklemez; (belki de) Allah, bir zorluktan sonra bir kolaylık ihsan edecektir.[⁵¹⁶⁴]
O

Orhan Kuntman Meali

Varlıklı olan nafakayı ona göre fazla versin, geliri fazla olmayan ise, Allah’ın kendisine verdiği rızık nisbetinde versin. Allah kimseyi ona verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, güçlüğün ardından bir kolaylık ihsan eder. (Bu Allah'ın va’didir, Onun va'di ise haktır, elbette gerçekleştirir)
O

Osman Fırat Meali

İmkan (varlık) sahibi olan, imkanınca (boşadığı kadına) versin. Ve kimde rızık bakımından kısıtlı ise, Allah’ın kendisine verdiği imkanınca versin. Allah kimseyi, ona verdiğinden başkasıyla mükellef tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık sağlar.
S

Sardorxon Jahongir

O‘‎ziga to‘‎q odam boyligidan nafaqa bersin. Kimning rizqi tor qilingan bo‘‎lsa, u holda, Alloh unga ato qilgan narsadan holiga yarasha nafaqa bersin. Alloh hech bir jonga O‘‎zi berganidan ortiqchani berishni taklif qilmaydi. Alloh qiyinchilikdan keyin osonchilikni ham paydo qiladi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Nafaḳa eylesün māl issi mālından ve kimüñ ki rızḳı ṭar‐ısa nafaḳa eylesün,Allāh özine virdüginden ḳadarınca. Külfet eylemez Allāh her nefse, illāözine virdügince. Tañrı Ta‘ālā ḳılaçaḳdur ṣarplıḳdan ṣoñra geñezlik.
S

Suat Yıldırım Meali

İmkânı geniş olan, imkânına göre nafakayı bol versin. Nasibi sınırlı olan ise Allah'ın kendisine verdiği imkân ölçüsünde nafaka versin. Allah, herkesi sadece ona verdiği imkân nisbetinde yükümlü tutar. Allah, sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder.
S

Süleyman Ateş Meali

Eli geniş olan, genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah, bir kişiye ne vermişse ancak onu yükler, (kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez). Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Zengîn olan serveti derecesinde ve rızkı dar olan da ona Allâh'ın virdiğinden infâk iylesün. Allâh Te'âlâ bir kimseyi ancak ona virdiği kadarıyla mükellef kılar. Allâh Te'âlâ güçlükden sonra kolaylık kılacakdır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Varlıklı olan, harcamayı varlığına göre yapsın. Darlıkta olan da Allah ne vermişse ondan yapsın. Allah kimseye gücünün üstünde yük yüklemez. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık yaratacaktır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Geniş imkâna sahip olan bu geniş imkânından harcasın. Rızkı kendisine ölçü ile verilmiş olan da Allah'ın kendisine verdiğinden infak etsin. Allah hiçbir benliği, kendisine verdiği şey dışında yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Y

Yusuf Ali (English)

Let the man of means spend according to his means: and the man whose resources are restricted, let him spend according to what Allah has given him. Allah puts no burden on any person beyond what He has given him. After a difficulty, Allah will soon grant relief.(5520)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Genişlik sahibi olan, genişliğinden infakta bulunsun ve üzerine rızkı dar bulunmuş olan da kendisine Allah'ın verdiğinden infakta bulunsun. Allah, hiç bir nefse, ona verdiğinden başkasını teklif etmez. Allah elbette güçlük arkasından kolaylık nâsib eder.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Varlıklı kimse, imkânına göre nafaka versin; rızkı dar olan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından versin. Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez. Allah her zorluktan sonra bir kolaylık yaratacaktır.
İ

İhsan Aktaş Meali

İmkânı geniş olan, (sürelerinin bitimini bekleyen boşanmış hamile eşleri için de, çocuğunu emzirtme karşılığında da) imkânına göre bol nafaka versin. Ve rızkı kendisi için dar takdir edilmiş olan da, Allah’ ın kendisine verdiği miktardan harcamada bulunsun. Allah, herkesi ancak ona verdiği imkân nispetinde yükümlü tutar. Allah, her zorluktan sonra bir kolaylık var edecektir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Durumu iyi olan (zengin olan) gücü nispetinde kadına ve bebeğine harcama yapsın. Rızkı dar ve az verilmiş kimsede, Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla harcama yapsın. Allah hiçbir kimseye güç yetiremeyeceği şeyleri emretmiyor. Allah bu zorluklardan sonra bir kolaylık sağlayacaktır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Varlıklı olan varlığına göre nafaka versin. Eli dar olan kimse de Allah/ın verdiği kadar nafaka versin, Allah hiçbir kimseye ancak verdiği kadar teklif eder. Allah güçlükten sonra kolaylık [²] verecek.
İ

İsmail Yakıt

İmkânı olan elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı (az) takdir edilen de, Allah’ın kendisine verdiği ölçüde versin. Allah bir kimseyi ancak kendisine verdiği ile sorumlu/yükümlü tutar. Allah bir güçlüğün ardından bir kolaylık verir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Varlıklı olan kimse bu geçimliği varlığına göre versin. Darlıkta olan da Allah’ın kendine verdiğine göre versin. Allah kişinin boynuna ancak verebileceği kadarını borç kılar. Allah güçlüğün ardından kolaylık verir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Zengin olan, gücüne göre nafaka versin. Rızkı kendisine yetecek kadar olan da, Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah, hiç kimseye, verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, güçlüğün ardından bir kolaylık verir.

Talâk Suresi 7. Ayet Meali ve Tefsiri

Talâk Suresi 7. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Talâk Suresi 7. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Talâk Suresi 7. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Talâk Suresi 7. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim