Ve onlar üzerinde hiçbir kudreti yoktu onun, ancak biz, ahirete inananla o hususta şüphe içinde kalanı ayırt etmek için yaptık bunu ve Rabbin, her şeyi adamakıllı korur, hiçbir şey, bilgisinden dışarı değil.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Halbuki İblisin onlar üzerinde, hiçbir zorlayıcı gücü yoktu. Zaten İblise inananları baştan çıkarma izni vermişsek, ahiretin varlığına gerçekten inananları, ona şüphe ile bakanlardan, kesin bir şekilde ayırt etmek için vermişizdir. Çünkü Rabbin, herşeyi görüp gözetendir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Oysa onun (şeytanın), kendilerine karşı hiçbir zorlayıcı gücü (sultası) yoktu; ancak Biz ahirete (hesap vermeye ve işlediklerinin karşılığını görmeye) yakinen iman edenlerle, ondan (ölüm ötesinden) şüphe içinde olanları bilip belirlemek (ve birbirindenayırt etmek) üzere (şeytana bu imkânı verdik). Senin Rabbin, her şeyin üzerinde Gözetici-Koruyucudur.
A
Ahmet Tekin Meali
Halbuki, şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu yoktu. Ancak âhirete, ebedî yurda inananı, şüphe içinde kalandan ayırt edip bilelim diye ona bu fırsatı verdik. Rabbin her şeyi denetlemekte, kaydetmekte, koruyup kollamaktadır.
A
Ahmet Varol Meali
Onun, onların üzerinde bir nüfuzu yoktu. Ancak biz ahirete inananı ondan şüphe edenden (ayırıp) bilelim diye (ona fırsat verdik). Rabbin her şeyi koruyandır.
A
Ali Bulaç Meali
Oysa onun, kendilerine karşı hiç bir zorlayıcı-gücü yoktu; ancak biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için (ona bu imkanı verdik). Senin Rabbin, her şeyin üzerinde gözetici-koruyucudur.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Halbuki İblis'in insanlar üzerinde hiç bir kudreti yoktu; fakat biz ahirete imanı olanla, onda şübhe edeni ayırd etmek için (İblis'e bu müsaadeyi verdik). Senin Rabbin her şeyi gözetleyendir.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Ve şeytanın onlar üzerinde bir gücü yoktur. Meğer Biz, ahirete gerçekten inananları, şüphe içinde olanlardan ayıralım diye onu onlara musallat ederiz. (O şeytan ile onları deneriz.) Fakat sahibin olan Allah, her şeyi çok koruyandır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Oysa şeytanın onlara karşı hiçbir gücü yoktu. Ancak âhirete inananlarla, ondan şüphe içerisinde olanları böylece biz biliriz. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onlar üzerinde, onun etkisi yoktur, ikircimlik içinde bulunan kimselerden, ahrete inananı ayırt etmek içindir, Allah gözetici her bir nesneyi
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Əslində (İblisin) onlar üzərində heç bir hökmü yoxdur. Lakin Biz axirətə inananla ona şəkk edəni ayırd edib bilmək üçün (İblisə bu imkanı verdik). Sənin Rəbbin hər şeyi hifz edəndir! (Mö’minlərin və kafirlərin əməllərini mühafizə edər, qiyamət günü hərəyə öz əməlinin cəzasını verər).
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Aslında şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu, hiçbir yaptırım gücü yoktu. Ama biz ahirete inananları, o konuda kuşku içinde olanlardan ayırmak istedik. Her şey, senin Rabbinin gözetimi altındadır.
C
Cemil Said (1924)
Halbuki ânların üzerinde hiç bir nüfûzı yok idi. Biz içlerinde âhirete inananlar ile şübhe idenleri bilmek istiyor idik, senin rabbin her şeye nezâret ider.
D
Diyanet Vakfı Meali
Halbuki şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu yoktu. Ancak ahirete inananı, şüphe içinde kalandan ayırdedip bilelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin gerçekten her şeyi koruyandır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Oysa İblis'in onlar üzerinde bir nüfuzu yoktu; ama Biz ahirete inanan kimselerle ondan şüphede olanları, işte böylece ortaya koyarız. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Oysa şeytanın onlar üzerinde hiçbir hâkimiyeti yoktu. Ancak ahirete inananları, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Senin Rabbin her şey üzerinde hakiki bir koruyucudur.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Halbuki İblis'in onlar üzerinde hiçbir saltanat kudreti yoktu. Fakat biz ahirete imanı olanı belli edecek, ondan şüphe içinde bulunandan ayırt edecektik. Öyle ya Rabb'in her şeyi gözetleyendir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Halbuki onun onlar üzerinde hiç bir saltanat kudreti yoktu, lâkin biz Âhırete iymanı olanı belli edecek, ondan şekk içinde bulunandan ayırd eyliyecektik. Öyle ya rabbın her şeye karşı hafîzdir
E
Emrah Demiryent Meali
Hâlbuki onun (iblîsin) onlar üzerinde, hiçbir zorlayıcı gücü yoktu. Ancak biz, âhirete îmân eden ile ondan kuşku içinde olanı (sizin de bilmeniz için) ayırt edip, ortaya çıkaracağız. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.
E
Erhan Aktaş Meali
Aslında iblisin onlar üzerinde bir sultanlığı¹ yoktu. Fakat Biz, ahirete iman edenle ondan kuşku duyanı ayırt edeceğiz. Senin Rabb'in Her Şeyi Gözetip Koruyan'dır.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı olmadı anuñ anlaruñ üzere musallaŧ olmaķ illā tā bilevüz anı kim inanur āħirete andan kim ol andan gümān içindedür. daħı çalabuñ her nese üzere śaķlayıcıdur ya'nį bilür.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Halbuki onun bunlar üzerinde (önceden) hiçbir nüfuzu yokdu. Ancak biz âhirete îman eden kimse ile ondan şübhede bulunan kişiyi ayırd etmek için (buna meydan vermişdik). Senin Rabbin her şey'in üstünde gerçek bir nigehbandır.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Oysa İblis’in onlar üzerinde hiçbir gücü yoktu. Ancak biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırt etmek için (ona süre tanıdık). Rabbin her şeyi koruyandır. [14/22;
H
Hayrat Neşriyat Meali
Hâlbuki onun (o İblisin), kendileri üzerinde hiçbir kuvveti yoktu; ancak (biz) âhirete îmân edeni, ondan şübhe içinde olan o kimseden ayıralım diye (ona bu mühleti verdik).(1)Çünki Rabbin, herşeyi (dilediği gibi) hakkıyla muhâfaza edendir.
K
Kadri Çelik Meali
Oysa onun (şeytanın), kendilerine karşı hiç bir zorlayıcı gücü yoktu; ancak biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırt etmek için (ona vesvese gücünü verdik). Senin Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Oysa onlar üzerinde onun hiçbir zorlayıcı gücü yoktu. (Şeytana, kendine uyanları ayartma fırsatı vermemiz ise) sadece, âhirete inananı ona şüpheyle bakandan ayırt etmemiz içindir. Rabbin her şeyi görüp gözetir.
M
M. Pickthall (English)
And he had no warrant whatsoever against them, save that We would know him who believeth in the Hereafter from him who is in doubt thereof; and thy Lord (O Muhammad) taketh note of all things.
M
Mahmut Kısa Meali
Oysa İblîs’in, onlar üzerinde hiçbir otoritesi ve yaptırım gücü yoktu; Biz İblîs’e sadece, onları kötülüğe çağırma yetkisi verdik. Böylece, âhirete inananları, ona kuşkuyla bakanlardan ayırt etmek için onları imtihâna tâbi tuttuk. Hiç kuşkusuz Rabb’in, her şeyi koruyup gözetmektedir.
M
Mahmut Özdemir Meali
Oysa onların üzerinde onun hiçbir etkileme gücü yoktu. Ancak, Âhiret’e inanan kimseyi, ondan şüphe içindeki kimselerden ayırıp bilmemiz için başka!
Senin rabbin her şeyin üzerine koruyucudur. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
(Oysa) onun (İblis’in), onlar üzerinde hiçbir etkisi yoktu. [*] Ancak ahirete inananı, şüphe içinde kalandan bil(dir)ip (ortaya çıkaralım) diye [*] (ona bu fırsatı vermiştik). Rabbin her şeyi koruyandır.
M
Mehmet Türk Meali
Hâlbuki onun, onlara karşı bir hâkimiyet kurma gücü yoktu. Ancak Biz (iblise bu imkânı) âhirete inananı, ondan şüphe edenden ayırt etmek için (verdik). Zîrâ senin Rabbin, her şeyi hakkıyla koruyandır.
M
Mehmet Çakır Meali
Halbuki söylediği şeyin, öyle ciddiye alınacak bir yanı yoktu. Biz de bu kıriz ortamında, kimler ahrete inanıyor, kimler kuşkulu belirlemiş olduk. Çünkü Rabb’in, her şeyi kayda alıyordu...
M
Mehmet Çoban Meali
Hâlbuki İblis’in insanları inkâra zorlayacak gücü yoktu. Biz sadece İblis’in fısıltılarına kim kulak verecek kim vermeyecek görelim diye İblis’e fısıldama hakkı verdik! Onların çoğu fısıltılara inandılar. Rabbin insana baskı yapılmasını kabul etmez. Baskı altında olan kim olursa olsun Rabbin onun yanındadır. O nedenle kim yolumuzdan sapar yasalarımızı çiğnerse, fısıltılara inanarak kendisi çiğner. Kaldı ki baskıyla zulümle yasalarımıza aykırı yaşamak zorunda kalanlar, yaptıklarından sorumlu değildir.
M
Muhammed Esed Meali
Halbuki (İblis’in) onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı gücü yoktu: ³⁰ [zaten İblis’e insanları baştan çıkarma izni vermişsek,] ahiretin varlığına [gerçekten] inananları ona şüphe ile bakanlardan kesin bir şekilde ayırd etmek için [vermişizdir]: ³¹ çünkü Rabbin her şeyi görüp gözetendir.
M
Mustafa Çavdar Meali
Oysaki İblis’in onlar üzerinde hiçbir yaptırım gücü yoktu. Ona bu fırsatı vermemizin sebebi; ahirete gönülden inananlar ile bu konuda şüphe içinde olanları ortaya çıkarmaktı. Unutma ki her şey Rabbinin gözetimi altındadır. 16/98...100, 38/82- 83
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Oysa ki onlar üzerinde onun hiçbir yaptırım gücü yoktu; sadece âhirete inanan kimselerin, ondan kuşku duyanlardan farkını belirleyelim diye (ona izin verdik): nitekim senin Rabbin, her şeyi görüp gözetendir.
O
Orhan Kuntman Meali
Oysa İblis'in onlar üzerinde hiçbir hâkimiyeti yoktu! (Ne onları sopayla dövdü, ne de bir zor kullandı, sadece aldattı, yalan va'adlerde bulunarak kendi yoluna çağırdı) Ancak ahirete gerçekten iman edenlerle, kuşkuda olanlar belli olsun diye ona bu fırsatı biz verdik. (Adem oğullarını da "Biliniz ki şeytan sizlerin en büyük düşmanınızdır" diyerek uyardık) Rabbin gerçekten her şeyi koruyandır. (O, ayetlerine iman eden, emir ve yasaklarına karşı gelmeyen has kullarını şeytanın tasallutundan korur.)
O
Osman Fırat Meali
Ve onların üzerine onun (İblis’in) bir sultası (zorlayıcı gücü) yoktu. Ancak kim ahirete iman ediyor ve kim de ondan bir şüphe içindeyse, bilelim diye yaptık. Ve senin Rabbin her şeyin üzerinde muhafızdır.
S
Sardorxon Jahongir
Holbuki, iblisning ular ustidan hech qanday bir hukmronligi yo‘q edi. Faqat oxiratga iymon keltiradigan kishilarni undan shubhada bo‘lgan kimsalardan ajratib, bilib olishimiz uchun shunday qildik. Robbingiz barcha narsani kuzatib turuvchidir.
Aslında şeytanın onlar üzerinde bir sultası, zorlayıcı gücü yoktu. Ancak âhirete iman edeni, o konuda şüphe eden kimselerden ayırt edip ortaya çıkaralım diye ona bu fırsatı verdik. Rabbin her şeyi hakkıyla gözetlemektedir.
S
Süleyman Ateş Meali
Onun onlar üzerinde zorlayıcı bir gücü yoktu. Ancak ahirete inananı, ondan kuşkulanandan (ayırd edip) bilelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin her şeyi korumaktadır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
İblîs'in onlar üstüne tasallutı olmazdı. Ancak âhirete îmân idenlerle vukû'una şübhe ve şekde bulunanları fark itmemiz içün onlara tasallutı oldı. Rabbin her şey üzerine hâfızdır.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Oysa İblis onlar üzerinde bir üstünlüğe(sulta) sahip değildi. Bunun böyle olması, sadece ahirete inanıp güvenenler ile ondan şüphesi olanları bilmemiz içindi. Sahibin her şeyi korur.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Oysaki onun, onlar üzerinde hiçbir sultası yoktu. Sadece biz; âhirete inananı, onun hakkında kuşkuya düşenden ayırmak için böyle yapıyorduk. Rabbin her şey üzerinde Hafiz'dir, kollar, korur, gözetir.
Y
Yusuf Ali (English)
But he had no authority over them,- except that We might test the man who(3821) believes in the Hereafter from him who is in doubt concerning it: and thy Lord doth watch over all things.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Halbuki, onun onlar üzerinde hiçbir tasallutu yoktur. Fakat Ahirete imân eden kimseyi onda şekk içinde bulunan kimseden ayırdedelim diye (öyle şeytan musallat kılınmıştır) ve senin Rabbin her şey üzerine bir hafîzdir.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Aslında, İblis'in onlar üzerinde hiçbir gücü yoktur; âhirete iman edenlerle ondan şüphe edenleri Biz böylece ayırt ediyoruz. Rabbin ise herşeyi gözetip koruyucudur.
İ
İhsan Aktaş Meali
Oysa onun (iblisin), onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı (ve yaptırım) gücü yoktu! Ancak Biz; (kendi özgür iradesiyle) ahirete inanan kişiyi, (yine kendi özgür iradesiyle) ondan kuşku duyan kişiden (ezeli ve soyut ilmimizle değil, bilfiil imtihana tabi tutarak ilmi müşahede ile onu) bilip (fiilen) ayırmak (ve yaptıklarının karşılığını vermek) için böyle yaptık (bu imtihan sürecinden geçirdik). Senin Rabbin ise, her şeyin üzerinde gözetici, koruyucu olandır. *
İ
İlyas Yorulmaz Meali
İblisin onların üzerinde hiçbir yaptırım gücü olmamasına rağmen biz, kimin ahiret gününe kesin iman edip, kiminde ahiret gününden şüphe ettiğini bilelim (diye iblisi engellemedik). Hâlbuki senin Rabbin her şeyi gözetleyip kontrolü altına alandır.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
İblisin onlar üzerinde hiçbir tasallutu yoktur. Şu kadar ki biz âhirete inananla onda şüphe içinde kalanı ayırdedeceğiz. Rabbin her şeye nâzır ve nigehbandır.
İ
İsmail Yakıt
Hâlbuki (İblis’in) onlar üzerinde zorlayıcı bir gücü [sultân] yoktu.¹³ Ancak ahirete inananları, onun hakkında ikilemde [şekkin] bulunanlardan ayırt edelim diye (ona izin verdik). Zira senin Rabbin her şeyi Hafîz’dir.¹⁴
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İblis’in onlar üzerinde hiç bir baskısı olmamıştır. Ancak, bu, Bizim öbür dünyaya inananlar ile ondan işkilleneni ayırt etmemiz içindi. Senin çalabın her nesne üstünde koruyucudur.
Ş
Şaban Piriş Meali
Oysa Onun, Onların üzerinde bir gücü yoktu. Ancak biz, ahirete inanan ile, ondan şüphe edeni belirlemek için böyle yaptık. Rabbim, herşeyin koruyucusudur.
Sebe’ Suresi 21. Ayet Meali ve Tefsiri
Sebe’ Suresi 21. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sebe’ Suresi 21. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sebe’ Suresi 21. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sebe’ Suresi 21. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?