Sureye Dön

Sebe’ Suresi Suresi, 14. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri
فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ الْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلٰى مَوْتِه۪ٓ اِلَّا دَٓابَّةُ الْاَرْضِ تَأْكُلُ مِنْسَاَتَهُۚ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ الْجِنُّ اَنْ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ الْغَيْبَ مَا لَبِثُوا فِي الْعَذَابِ الْمُه۪ينِ

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Mukadder ölümünü hükmettiğimiz zaman da sopasını yiyen kurttan başka hiçbir mahluk, öldüğünü bildirmedi onlara; yere yıkılınca anlaşıldı ki cinler, gizli olan şeyleri bilselerdi aşağılatıcı azap içinde kalıp durmazlardı.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Süleyman peygamber de ölümü mutlaka tadacaktı; fakat biz O'nun ölümüne hükmettiğimiz zaman, asasını kemiren kurttan başka, öldüğünü gösteren bir işaret yoktu. Süleyman'ın cesedi yıkılınca, açıkca ortaya çıktı ki, eğer cinler gaybı yani kavrayışlarının ötesindeki gerçeği bilmiş olsalardı, kendilerini hor ve zelil kılan, o meşakkatli iş içinde kalıp çalışmazlardı.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Vaktâki onun ölümüne karar verdiğimiz zaman, (vefat ettiği halde, asasına dayalı olarak günlerce ayakta tutulan Hz. Süleyman’ın) ölümünü onlara (cinn takımına, ancak) asasını yemekte olan bir ağaç kurdu fark ettirmişti. (Hz. Süleyman’ın dayandığı değnek kırılıp yere düşünceye kadar, cinnler onun öldüğünü anlamamışlardı.) Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkça ortaya çıktı ki, şayet cinnler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılayıcı bir azap içinde kalıp (bu utancı yaşayıp) durmazlardı.
A

Ahmet Tekin Meali

Süleyman'ın ölümüne karar verip, icra ettiğimiz zaman, cinlere onun ölümünü sezdiren olmadı. Yalnız ağaç kurdu, Süleyman'ın dayandığı asâsını yiyordu. Asânın yenmesi sonucu, Süleyman yere yıkılınca, cinler aldatıldıklarını öğrendiler. Eğer cinler bilgi alanları ötesini, gaybı bilmiş olsalardı, o zillet içinde bırakan, alçaltıcı ruhi cezaya, mahkûmiyete benzeyen ameleliğe devam etmezlerdi.
A

Ahmet Varol Meali

Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimizde, onun ölümünü, bastonunu yiyen ağaç kurdundan başka onlara gösteren olmadı. Böylece o yere yıkılınca, anlaşıldı ki cinler eğer gaybı biliyor olsalardı aşağılayıcı azabın içinde kalmazlardı.
A

Ali Bulaç Meali

Böylece onun (Süleymanın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkca ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azab içinde kalıp-yaşamazlardı.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Vakta ki Süleyman'a ölümü hükmettik (de bir yıl kadar ölü olarak değneğine dayalı kaldı). Ölümüne işaret eden (bir alâmet) olmadı, ancak bir güve böceği değneğini yiyordu. (Böceğin değneği yemesi sebebiyle) Süleyman yere düşünce, anlaşıldı ki, eğer cinler gaybi (Süleyman'ın ölümünü) bilmiş olsalardı o zilletli azab içinde bekleyib durmazlardı, (inşasına memur edilib de bir yılda zahmetle ikmal ettikleri Beytü'l-Makdis'i inşa etmezlerdi).
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Süleyman’ın ölümünü gerçekleştirdiğimiz zaman, asasını yiyen yer kurtçuğundan başka bir şey, onun öldüğünü onlara göstermiş olmadı. O, bu şekilde yere yıkılınca, cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Süleyman'ın ölümüne hükmedince, cinlere onun ölümünü ancak değneğini yiyen ağaç kurdu gösterdi. Süleyman yıkılınca anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilselerdi, o alçaltıcı/ağır işte çalışmayı sürdürmezlerdi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Biz ona, ölümü hükmeyleyince, ancak onun öldüğünü değneğini yiyen kurt, onlara göstermişti; o yere düştüğünde, anlaşıldı ki cinler belirsizi bilselerdi, horlayıcı azaba katlanmış olmazlardı
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Sonra (Süleymanın) ölümünü hökm etdiyimiz zaman onun öldüyünü onlara (cinlərə) ancaq (Süleymanın) əsasını yeyən bir ağac qurdu xəbər verdi. (Süleymanın əlini dayayıb durduğu əsa sınandan sonra) o (ölmüş vəziyyətdə) yerə yıxıldıqda cinlərə bəlli oldu ki, əgər onlar qeybi bilsəydilər, alçaldıcı əzab (məşəqqətli iş) içində qalmazdılar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Sonra onun (Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir ağaç kurdu gösterdi. Artık o, yere yıkılıp düşünce, açıkça ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp yaşamazlardı.
C

Cemil Said (1924)

Vefât itmesini takdîr iylediğimiz vakit en evvel yerde sürinen bir ağaç kurdı haber almış ve ânın ’asâsını kemirmiş idi. Yere düşünce cinler keyfiyet-i vefâtdan haberdâr oldılar. Eğer evvelce bu sırrı keşf ide idiler o kadar zamân bu zahmetlere katlanmazlardı.
D

Diyanet Vakfı Meali

Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. (Sonunda yere) yıkılınca anlaşıldı ki cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, ancak değneğini yiyen kurt onun ölümünü cinlere farkettirdi. O, ölü olarak yere düşünce, ortaya çıktı ki, şayet cinler görülmeyeni bilmiş olsalardı alçak düşüren bir azap içinde kalmazlardı.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ne zaman ki Süleyman'a ölümü hükmettik, cinlere onun ölümünü sezdiren olmadı. Yalnız bir güve böceği yere dayandığı asâsını yiyordu. Bu sebeple Süleyman yere yıkılınca ortaya çıktı ki, cinler eğer gaybı bilir olsalar o zilletli azab içinde bekleyip durmazlardı.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sonra vaktâ ki ona ölümü hukmettik, onlara onun ölümünü sezdiren olmadı, yalnız bir güve böceği (Arza) dayandığı asasını yiyordu, bu sebeble yıkıldığı zaman tebeyyün etti ki Cinler eğer gaybi bilir olsalar o zilleti azâb içinde bekleyib durmazlardı
E

Emrah Demiryent Meali

Onun (Süleymân’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü (cinlere) ancak (dayandığı) asasını, (iznimizle) yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. (Süleymân vefatından sonra asaya dayanmış bir şekilde, öylece kaldı. Kurdun kemirip iyice çürüttüğü asa kırılıp da Süleymân) yere düşünce (“Cinler her şeyi bilir” diyen bazı insanlar tarafından) anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, (gözlerinin önünde duran Süleymân’ın, öldüğünü bilirlerdi de) bu alçaltıcı azap içinde kalmazlardı.
E

Erhan Aktaş Meali

Onun ölümünü gerçekleştirdiğimiz zaman; ölümünü, “minsee”yi¹ kemiren “debbetularz”dan² başka bir şey ortaya çıkarmadı. Yere kapandığında ortaya çıktı ki; cinler o gaybı³ bilselerdi, o alçaltıcı azap⁴ içinde kalmazlardı.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim hükm eyledük anuñ üzere ölümi yol göstermedi ölümine anuñ illā yir ķurdı ya'nį aġaç yiyen ķurd yir-idi 'aśasını. pes ol vaķt kim düşdi bellü oldı perrįler kim eger bilürler-misse ġaybı dölenmeyelerdi ħor eyleyici 'aźābda.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Sonra biz ona ölüm hükmünü infaz edince (dayandığı) asaasını yemekde olan ağaç kurdundan başka bir şey bunun ölümünü onlara göstermedi. Bu suretle yere kapanıb yıkıldığı zaman besbelli oldu ki eğer cinler ğaybı bilmiş olsalardı öyle horlayıcı bir azâb içinde kalıb durmazlardı.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Süleyman’ın ölümüne karar verdiğimiz zaman, onun ölümünü onlara asasını yemekte olan bir ağaç kurdu gösterdi. O, yere yıkılıp düşünce açıkça ortaya çıktı ki şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine alçaltıcı bir azap içinde kalmazlardı.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Artık onun (Süleymân'ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman, onlara (Süleymân'ın)ölümünü ancak asâsından yemekte olan dabbetü'l-arz (bir ağaç kurdu) fark ettirdi. Bunun üzerine (Süleymân) yere yıkılınca, (onun ölümünü ancak bu şekilde anlamalarıyla) cinler için açıkça belli oldu ki, eğer gaybı biliyor olsalardı (o öldüğü hâlde), o aşağılayıcı azâb içinde kalmazlardı.
K

Kadri Çelik Meali

Böylece onun (Süleyman'ın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü onlara (halka), asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başka haber veren olmadı. Artık o, yere yıkılıp düşünce (halk için), cinlerin gaybı bildikleri takdirde böylesine aşağılayıcı bir azap içinde kalıp yaşamayacakları ortaya çıkmış oldu.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimizde, öldüğünü, ancak asâsını kemiren ağaç kurdu göstermişti. Süleyman’ın cesedi yere yıkılınca ortaya çıktı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı o aşağılayıcı eziyete katlanıp durmazlardı.
M

M. Pickthall (English)

And when We decreed death for him, nothing showed his death to them save a creeping creature of the earth which gnawed away his staff. And when he fell the jinn saw clearly how, if they had known the unseen, they would not have continued in despised toil.
M

Mahmut Kısa Meali

Nihâyet Süleyman’ı vefât ettirdiğimizde, her şeyi bildiklerini sandığınız bu cinler, onun öldüğünü ancak üzerine yaslandığı bastonunu kemiren bir ağaç kurdu sayesinde fark edebildiler. Kurdun kemirip iyice çürüttüğü baston kırılıp da Süleyman yere yıkılınca anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, Süleyman’ın çoktan ölmüş olduğunu da bilir, böylece, ölü bir adamın emri altında günlerce çalışarak bu alçaltıcı azap içinde kalmazlardı.
İşte, nankörlük edenlerin başına neler geleceğini gösteren tarihi bir örnek:
M

Mahmut Özdemir Meali

Ona Ölüm’ü hükmettiğimizde, onun ölümünü onlara, değneğini yiyen "dâbbet ül-Arz"dan / Yer’in hareketlisi’nden başkası göstermedi.
Yere kapaklanınca, Cinnler ayrılıp açıkça belli oldu ki; eğer Gayb’ı biliyor olsalardı, Alçaltıcı Azâp’ta kalmazlardı.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü ancak bastonunu kemiren bir ağaç kurdu göstermişti. [*] (Süleyman) yıkılınca, ortaya çıktı ki cinler [gayb]ı (bilinemeyeni) bilselerdi, [*] o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı.
M

Mehmet Türk Meali

Sonunda o (Süleyman’ı) vefat ettirdiğimizde, onun ölümünü,¹ o (cinlere) değneğini yiyen bir ağaç kurdundan² başkası haber veremedi. Artık o, yere düşünce anlaşıldı ki; eğer cinler ğaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azap içerisinde kalmazlardı.³
M

Mehmet Çakır Meali

Biz Süleyman’ın ruhunu alınca, cinler onun öldüğünü, değneğini için için yiyen bir ağaç kurdu sayesinde öğrenebildiler. Hatta Süleyman’ın cesedi yere yığılınca, cinler gaybı bilemediklerine yandılar. bilselerdi, herhalde böylesi ağır iş ve işkencelere katlanmazlardı...
M

Mehmet Çoban Meali

Süleyman’ın hükümranlığının sonuna hükmettiğimiz zaman anladılar ki; küçük bir topluluk iktidarı devirmişti. Süleyman’ın saltanatı yıkılınca iktidarın zaten gücü kalmamıştı. Ülkesindeki yabancı topluluklar Süleyman’ın gücünün kalmadığını bilselerdi isyan ederler, Süleyman’ın hükmüne boyun eğmezlerdi. Ancak onların Süleyman’ın iktidardaki güç kaybından haberleri yoktu.
M

Muhammed Esed Meali

[Süleyman da ölümü elbet tadacaktı; fakat] Biz o’nun ölümüne hükmettiğimiz zaman, asâsını kemiren kurttan başka öldüğünü gösteren bir işaret yoktu. ²⁰ Ve Süleyman devrilince açıkça ortaya çıktı ki, [o’nun emrindeki] görünmeyen varlıklar, kavrayışlarının ötesindeki gerçekliği ²¹ bilmiş olsalardı o aşağılayıcı [hizmetçilik] azabı içinde [sıkıntıyla] yaşamaya devam etmezlerdi. ²²
M

Mustafa Çavdar Meali

Nihayet biz Süleyman’ın iktidarının sonunu getirince, o, dayanağı olan devletinin içten bir kurt gibi kemirilip yıkıldığı fark edemedi. Şu ortaya çıktı ki cinler geleceği bilmiş olsalardı kendilerini alçaltan o ağır işlerde çalışmaya devam etmezlerdi.
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(Süleyman’ın görkemli iktidarına rağmen) bir zaman geldi ölüm hakkındaki yasamız ona da hükmetti; bastonunu kemiren ağaç kurdu da olmasaydı, öldüğünü onlara bildiren bir delil asla olmayacaktı;[³⁸²⁸] nihayet (baston kırılıp) Süleyman devrilince, (bir gerçek) anlaşılmış oldu: eğer cinler gaybı biliyor olsalardı, o küçük düşürücü cezaya katlanmazlardı.[³⁸²⁹]
O

Orhan Kuntman Meali

Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, ölümünü cinlere ancak, onun değneyini kemirip yiyen bir ağaç kurdu fark ettirdi! (Süleyman a.s.’ı hayatta zannederek çalışıp duruyorlardı) O zaman -cinler- anladılar ki (gaybdan hiç haberleri yok) eğer gaybı bilselerdi, o çok meşakkatli işlerde çalışmak zorunda kalmazlardı!
O

Osman Fırat Meali

Onun ölümünü gerçekleştirdiğimizde yerden bir canlıdan başka bir şey onun ölümüne delil olmadı. O canlı/dabbe, onun dayandığı mesnedini yeyince (Süleyman) yere düştü ve ölümü cinlere apaçık oldu. Eğer cinler gaybı bilselerdi, Süleyman’ın ölümüne rağmen o küçük düşürücü azabın içinde kalmazlardı.
S

Sardorxon Jahongir

Bas, qachonki, Biz Sulaymonga o‘‎limni hukm qilganimizda, uning o‘‎limiga faqat hassasini yeyayotgan yog‘‎och kemiruvchi qurtgina dalolat qildi. Vaqtiki, Sulaymon joyidan qulab tushgach, jinlarga ayon bo‘‎ldiki, agar ular g‘‎aybni bilganlarida bu xor qiluvchi mehnat azobida qolmagan bo‘‎lar edilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki ḥükm itdük Süleymān üstine ölümi.
S

Suat Yıldırım Meali

Süleyman'ın ölüm fermanını çıkarmamızdan sonra, cinler ve çevresindekiler onun öldüğünü, ancak dayandığı asasını bir ağaç kurdunun yemesi sonucunda, kendisinin yere yıkılmasından sonra anlayabildiler. O, yere düşünce cinler kesin olarak anladılar ki şayet gaybı bilmiş olsalardı kendilerini zelil ve perişan eden angarya işlerde devam edip gitmezlerdi.
S

Süleyman Ateş Meali

(Süleyman'ın) Ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. (Kurdun yemesiyle değnek çürüyüp de ona dayalı duran Süleyman) Yıkılınca (onun öldüğü anlaşıldı ve) anlaşıldı ki eğer cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azab içinde kalmazlardı.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki emr-i Hak vâki' olub Süleymân vefât itdi. Onun vefâtını cinlere, dayandığı 'asâyı yiyen bir ağaç kurdı gösterdi. ('Asâ kırılub) Süleymân düşdükde cinler vefâtını anladılar. Bununla da tebeyyün iyledi ki eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı (Süleymân'ın vefât itmiş oldığını daha evvel bilerek) o ağır 'azâbda kalmazlardı. [¹]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Süleyman’ın ölümünü gerçekleştirdiğimizde, düşmesini engelleyen şeyi (minsee[1]), kemiren bir kara hayvanı[2], onun öldüğünü ortaya çıkardı. Süleyman düşünce anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı[3] bileselerdi o aşağılayıcı azap içinde kalmayı sürdürmezlerdi.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sonunda, Süleyman için ölüm hükmünü verdiğimizde, onun ölümünü, değneğini yiyen dâbbet-ül arzdan/ağaç kurtçuğundan başkası onlara göstermedi. Süleyman yere yığılınca, açıkça anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap içinde bekleyip durmazlardı.
Y

Yusuf Ali (English)

Then, when We decreed (Solomon´s) death, nothing showed them his death except a little(3808) worm of the earth, which kept (slowly) gnawing away at his staff: so when he fell down, the Jinns saw(3809) plainly that if they had known the unseen, they would not have tarried in the humiliating Penalty (of their Task).
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Sonra vaktâ ki onun üzerine ölüm ile hükmettik, onun vefat etmiş olduğuna asasından yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası onlara delalet etmiş olmadı. Ol vakit ki yere düşüverdi. Cin tâifesi anlamış oldu ki, eğer gaybı bilmiş olsalar idi o ihânetli azap içinde kalmış olmazlardı.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Süleyman'ın ölümünü takdir ettiğimizde, asâsını kemiren bir ağaç kurdu bunu onlara fark ettirdi. Süleyman düşünce anlaşıldı ki, cinler gerçekten gaybı bilmiş olsalardı, o aşağılayıcı azap içinde daha fazla kalmazlardı.(4)
İ

İhsan Aktaş Meali

Onun (Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman onlara (emrinde çalışanlara) onun öldüğünü, ancak değneğini (saltanatını) yiyen (yıkan) yeryüzü canlısından başka hiçbir şey delâlet etmedi (sebep olmadı). Yıkıldığı zaman cinler (emrinde çalışan görülmeyen güçler) anlamış oldular ki, eğer gaybı (kavrayışlarının ötesindeki gerçeği) bilmiş olsalardı, o aşağılayıcı (ağır işçilik koşullarında çalışma zorunluluğu ve hizmetçilik) azabı içinde (sıkıntıyla) kalmaya devam etmezlerdi.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Biz Süleyman’a ölüm hükmünü verdiğimizde, Allah onun ölümünü çevresindekilere belirtecek işaret bırakmadı. Ancak Süleyman’ın dayandığı değneği yiyen bir yer canlısı (ağaç kurdu) dayandığı değneğin içini boşalttığında, dayanak kırılıp Süleyman yere düşürünce, öldüğü ortaya çıktı. Eğer o yabancı çalışan güçler gaybı bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap (kölelik) içinde kalmazlardı.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki Süleyman/a ölümü hükmettik. Onlara Süleyman/ın öldüğünü ancak dayandığı değneği yiyen ağaç kurdu anlatmıştı. Değnek kırılıp Süleyman/ın cesedi yıkılınca cinlere gaybi bilmedikleri belli oldu. Çünkü gaybi bilselerdi kendilerini hor kılıcı bir zahmette [⁶] kalmayacaklardı [⁷].
İ

İsmail Yakıt

Nihayet Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini kemirmekte olan bir ağaç kurdu [dabbetu’l-arz] gösterdi.⁹ O yere yıkılınca cinler için şu gerçek ortaya çıktı: Eğer onlar algılanamayan gerçeği [ğayb] bilselerdi¹⁰ o alçaltıcı [muhîn] azap içinde kalmazlardı.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz Süleyman’a ölümü yasayınca onlara öldüğünü değneğini yiyip bitiren bir ağaç kurdundan başka gösteren olmadı. İşte değneği kırılıp da Süleyman yere yıkılınca cinlerin görünmezi bilmedikleri artık belli olmuştu. Eğer bunu bilmiş olsalardı bu kadar ezici sıkıntıya katlanmıyacakalardı.
Ş

Şaban Piriş Meali

Süleyman'ın ölümünü takdir ettiğimiz zaman, onun ölümünü ancak değneğini kemiren bir kurt gösterdi. Yere yıkılınca, cinlerin gaybı (görülmeyeni) bilmedikleri ortaya çıktı. Böyle olmasaydı kendilerini alçaltan azap içinde kalmazlardı.

Sebe’ Suresi 14. Ayet Meali ve Tefsiri

Sebe’ Suresi 14. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Sebe’ Suresi 14. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Sebe’ Suresi 14. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Sebe’ Suresi 14. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim