Sureye Dön

Rûm Suresi Suresi, 60. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Dayan, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir ve adamakıllı inanmayanlar, sakın senin gayretini hafifletip gevşetmesin.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Öyleyse her türlü sıkıntı ve zorluklara karşı göğüs ger. Allah'ın her konudaki verdiği söz gerçek olup, mutlaka yerine gelecektir. Öyleyse adamakıllı inanmayanlar; senin zihnine şüphe tohumları ekerek, gayretini hafifletip, seni gevşetip, üzüntüye düşürmesinler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Nebim!) Bu nedenle Sen sabret; şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır; kesin bilgiyle ve vicdani kanaatle (yakinen) inanmayanlar(ın itiraz ve inkârları ve ahireti değil dünyayı öne alanların sapkınlıkları) sakın Seni (telaşa kaptırıp) hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesin (çünkü intikam vakti yakındır).
A

Ahmet Tekin Meali

Sen sabrederek mücadeleye devam et. Allah'ın va'di elbette haktır, doğrudur. Bunu ilmen kavrayamayanların, buna kesinlikle iman etmeyenlerin, imanı sağlam olmayanların seni hafife almalarına asla fırsat verme, onlar seni gevşekliğe sevketmesin.
A

Ahmet Varol Meali

O halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Kesin bir şekilde inanmayanlar sakın seni hafifliğe yöneltmesinler.
A

Ali Bulaç Meali

Öyleyse sen sabret; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp-hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesinler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm, o kâfirlerin eziyetlerine ve düşmanlıklarına karşı) şimdi sen sabret, zira Allah'ın (zafer) vaadi muhakkak tahakkuk edecektir. Sakın ahirete imanları olmıyanlar, (sabrı terk etmek suretiyle) seni hafifliğe götürmesinler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Artık sabret! Çünkü Allah’ın verdiği söz haktır. Ve Ahirete inanmayanlar, sakın seni telaşlandırmasınlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Sen şimdi sabret! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Kesin inanca sahip olmayanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin![423]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Sabredesin, Allahın verdiği söz haktır, inanmamış olanlar, seni hafif görmesinler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) Sən (çətinliklərə, əziyyətlərə) səbr et. Şübhəsiz ki, Allahın (sənə verdiyi zəfər) və’di haqdır. Qoy (axirətə) qəti inanmayanlar səni e’tinasızlığa sövq etməsinlər. (Səni yüngül hesab edib yerindən oynatmasınlar, səbirsizliyə, səbatsızlığa sövq edərək öz fikrindən və amalından döndərib risaləti təbliğ etməkdən daşındıra bilməsinlər!)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

O halde (Ey Resul! Sıkıntılara ve inkârcıların direnmelerine karşı) sen sabret! Allah’ın (kıyamet günü ile ilgili) vaadi kesinlikle doğrudur. İmanı kemale ermemiş olanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesin!
C

Cemil Said (1924)

Sen sabır it, zîrâ Allâh’ın va’adleri hakîkidir. Îmânları sağlam olmayanlar seni hiffete sevk itmesün.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Resûlüm!) Sen şimdi sabret. Bil ki Allah'ın vâdi gerçektir. (Buna) iyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sabret ki, Allah'ın sözü şüphesiz gerçektir. Kesin olarak inanmayanlar seni hafife almasınlar.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sabret. Şüphesiz, Allah’ın va’di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka haktır. Sakın imanı sağlam olmayanlar seni hafifliğe sevketmesinler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Şimdi sen sabret, çünkü Allahın va'di muhakkak haktır ve sakın iykanı olmıyanlar seni hafifliğe sevk etmesinler
E

Emrah Demiryent Meali

(Habibim, kâfirlerin seni yalanlamalarına ve yapmış oldukları eziyetlere karşı) sabret, Allah’ın (sana yardım) vaadi haktır. İnanmayanlardan dolayı sakın müteessir olma, sabır ve metanetini muhafaza et.
E

Erhan Aktaş Meali

Öyleyse sabret, kuşkusuz Allah'ın verdiği söz kesindir. Sakın ha! İnanmayanlar seni gevşetmesinler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes şabr eyle bayıķ Tañrı va'desi ḥaķdur. daħı yiynilıķ üzere dutmasuñ seni anlar kim gumensüz olmazlar ķıyāmete.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Sen (habîbim) şimdi sabret. Şübhe yok ki Allahın va'di hakdır. (Buna) kat'î inan beslememekde olanlar zinhar seni (sabırsızlıkla) hafifliğe götürmesin (ler).
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Sabret! Allah’ın vaadi haktır. Kesin olarak inanmayanlar sakın seni gevşekliğe sürüklemesin.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Ey Resûlüm!) Artık sabret! Çünki Allah'ın va'di haktır. Öyle ise kat'î olarak îmân etmemiş olanlar, sakın seni gevşekliğe sevk etmesin!
K

Kadri Çelik Meali

Öyleyse sen sabret. Hiç şüphesiz Allah'ın vaadi haktır; sakın yakini olmayanlar seni hafifliğe (gevşekliğe) sevk etmesinler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Şimdi sen sabret. Bil ki Allah’ın vaadi gerçektir. İnanmayanlar sakın seni yolundan çevirmesin!
M

M. Pickthall (English)

So have patience (O Muhammad)! Allah's promise is the very truth, and let not those who have no certainty make thee impatient.
M

Mahmut Kısa Meali

O hâlde, ey Müslüman! Allah yolunda gösterdiğin mücâdelede başına gelebilecek sıkıntılara sabırla göğüs ger! Zâlimler karşısında o denli sağlam durmalısın ki, ne tehditleri seni korkutabilmeli, ne de seni satın almaya, kandırmaya veya seninle din konusunda pazarlığa girişmeye cesaret edebilmelidirler! Hiç kuşkun olmasın ki, Allah’ın vaadi gerçektir! Öyleyse, bu vaade gereğince inanmayanların tavır ve davranışları, sakın seni ümitsizliğe düşürüp yılgınlığa sürüklemesin!
M

Mahmut Özdemir Meali

Artık sabret!
Allah’ın vaadi, gerçektir.
Kesin inanmayan-bilmeyen kimseler seni hafife almasınlar!
M

Mehmet Okuyan Meali

Sabret! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. [*] (Buna) kesin bir şekilde inanmayanlar sakın seni gevşekliğe sevk etmesin! [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) Sabret, şüphesiz Allah’ın sana verdiği söz gerçektir ve hakka gerçekten inanmayanlar seni kesinlikle, gevşekliğe sürükleyemezler.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Sabret. Allah'ın dediği olacaktır. İmanları iyice kökleşmemiş olanların seni hafife almalarına fırsat verme.
M

Mehmet Çoban Meali

İnançla yürüdüğün yolda azimli, kararlı ve mücadeleci ol! Şüphesiz Allah’ın sözü gerçektir. İnkâr edenler, imanları zayıf olanlar, sakın seni gevşekliğe, tedirginliğe ve ümitsizliğe sürüklemesin!
M

Muhammed Esed Meali

O halde sıkıntılara göğüs ger: Allah’ın [Kıyamet Günü ile ilgili] vaadi kesinlikle doğrudur. Öyleyse, tam bir iç tatminine ulaşamayanların senin zihnine şüphe tohumları ekmelerine izin verme!
M

Mustafa Çavdar Meali

Öyleyse sen, davanda sabret, kuşkusuz Allah’ın verdiği yardım ve zafer sözü mutlaka gerçekleşecektir. Yürekten inanmayanlar sakın seni fevri/kötü düşünce ve davranışa sürüklemesinler. 14/14, 24/55, 40/51, 48/1
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Artık sabret;[³⁶²⁵] unutma ki Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. (Kendi söylediklerine dahi) yürekten inanmayanlar,[³⁶²⁶] tahrikleriyle sakın seni fevrî ve tepkisel bir davranışa sürüklemesinler.[³⁶²⁷]
O

Orhan Kuntman Meali

Sen şimdi sabret. Şüphe yok ki, Allah’ın va'di haktır. (Mutlaka gerçekleşecek ve onlar, hak ettikleri cezaya çarptırılacaklardır. "O tehdit, o azap ne zaman?" diyerek alay edenler) Buna inanmayanlar senin sabrını taşırmasınlar! (Sen şimdilik sabret Rabbinin yardımı mutlaka erişecek, zafere ulaşacaksın. Onlar da alay etmenin cezasını bulacaklardır)
O

Osman Fırat Meali

Sabret! Kesinlikle Allah’ın vaadi haktır; o ikna olmayanlar seni hafifliğe/güçsüzlüğe sevk etmesin.
S

Sardorxon Jahongir

Bas, ey Muhammad, ularning ozorlariga sabr qiling. Albatta, Allohning va’dasi haqdir. Oxiratga ishonmaydigan kimsalar sizni sust deb hisoblamasinlar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ṣabr eyle yā Muḥammed, Allāhuñ va‘desi girçekdür. Daḫı seni istiḫfāfeylesün ol kişiler ki ḥaḳḳı yaḳīn bilmezler.
S

Suat Yıldırım Meali

O halde sabret! Çünkü Allah'ın vâdi kesindir. Sakın ona inanmayanlar seni paniğe düşürmesin, seni dayanıksız bulmasın ve seni endişelendirmesinler.
S

Süleyman Ateş Meali

Sabret, Allah'ın va'di haktır (o mutlaka yerine gelecektir). İnanmayanlar seni telaşa düşürmesin.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Müşriklerin ezâ ve cefâlarına sabr it. Allâh'ın va'di hakdır. Ba's ve hesâba inanmayanlar dûçâr-ı hıffet itmesünler. (Aldatmasınlar).
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Sen sabırlı ol. Allah’ın verdiği söz doğrudur. Bunu içine sindiremeyenler seni hafife alamayacaklardır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O halde, sabret! Kuşkun olmasın ki, Allah'ın vaadi haktır. İmanı kemale ermemişler seni hafifliğe sevk etmesinler/seni küçümseyemeyeceklerdir.
Y

Yusuf Ali (English)

So patiently persevere: for verily the promise of Allah is true: nor let those(3578) shake thy firmness, who have (themselves) no certainty of faith.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Sen sabret. Şüphe yok ki, Allah'ın vaadi haktır ve kat'i sûrette imânı olmayanlar, seni hafif görecek olmasınlar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Sabret; Allah'ın vaadi gerçektir. Tam ve kesin bir imanı olmayanlar seni gevşekliğe düşürmesin.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm!) O hâlde (onların insanlık dışı muamelelerine, yaptıkları zulüm, şiddet, baskı ve eziyetlerine karşı daima) sabret. Şüphesiz Allah’ın va’di haktır. (Bu gerçeğe cidden) inanma niyeti taşımayanlar seni hafifliğe (tebliğ görevinde gevşekliğe, senin sabır ve metanetini sarsmaya) sakın sürüklemesin.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sen onların yalanlamalarına sabret. Allah’ın vaat ettikleri mutlaka gerçekleşecektir ve kalpleri tam ikna olmamış olanlar seni asla hafife alamayacaklar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Artık katlan, çünkü Allah/ın vaadi doğrudur, herhalde çıkacak. Yakînen bilmeyenler sakın seni hafifliğe düşürmesin [³].
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sabret/göğüs ger! Muhakkak ki Allah’ın vaadi gerçektir/haktır. Kesin olarak inanmayanlar [lâ yûkınûn] sakın seni tahrike/duygusal tepkilere sürüklemesin.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık katlan. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur. Bunu kesin olarak bilmiyenler sakın seni gevşetmesinler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Öyleyse sen, sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Gerçeği göremeyenler sakın seni hafife almasınlar.

Rûm Suresi 60. Ayet Meali ve Tefsiri

Rûm Suresi 60. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Rûm Suresi 60. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Rûm Suresi 60. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Rûm Suresi 60. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim