Halkın malı artsın diye faize ait verdiğiniz şeyler, Allah katında artmaz; Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekat artar ve sevaplarını katkat arttıranlar, onlardır.
A
Abdullah Parlıyan Meali
İnsanların malı çoğalsın diye, faize ait verdiğiniz şeyler, Allah katında bir artış sağlamaz. Oysa Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için karşılıksız verdikleriniz, O'nun tarafından bereketlendirilir. İşte bu şekilde Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler, ödüllerini kat kat artıranlardır.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
İnsanların mallarında artış olsun diye (banka şubelerinden ve tefecilerden kredi alıp) verdiğiniz faiz Allah katında artmaz (ve hiçbir hayrı ve bereketi olmaz). Ama Allah’ın rızasını dileyerek (ve toplumun-devletin çıkarını gözeterek, faizsiz düzenle helâlinden kazanılan maldan) verdiğiniz zekâta gelince, (işte bunu yapanlar gelirlerini) kat kat artıranlardır. (Böylece; zekât vergi sisteminde mal ve üretim artacak ve ülke kalkınacaktır. Faizci düzende ise, kısa vadeli bir rahatlama sanılsa da, sonunda ekonomik ve sosyal hayat tıkanacaktır.)
A
Ahmet Tekin Meali
Alınan borç karşılıksız alınmış olmasın, insanların servetlerinde artış sağlansın diye faiz kabilinden verdiğiniz şeyler (hediye v.s.), Allah katında herhangi bir artışa vesile olmaz. Allah'ın rızasını kazanmak için verdiğiniz, vicdanınızı, servetinizi, sosyal bünyenizi arındıran, berekete vesile olan zekâta gelince, işte zekâtı veren o kimseler, evet onlar sevaplarını, mallarını kat kat artıranlardır.
A
Ahmet Varol Meali
İnsanların malları içinde artması için verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Ama Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekat(a gelince) işte (zekatı verenler ecirlerini) kat kat artıranlardır.
A
Ali Bulaç Meali
İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekât ise; işte bunu yapanlar, (dünyada mallarının bereketini, ahirette sevablarını) kat kat artıranlardır.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
İnsanların malları içinde, artsın diye faiz için verdiğiniz mallar, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekât ise, işte gerçekten mallarını kat kat arttıranlar onlardır.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını umarak verdiğiniz zekâta gelince, işte zekâtı veren o kimseler, evet işte onlar sevaplarını ve mallarını kat kat arttıranlardır.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Başkasının malı içersinde, üretilmek üzere verdiğimiz bir mal, Allahın katında artmıyacaktır, Allahın hoşnutluğun dileyerek, vermiş olduğunuz zekât, böyle değildir, işte sevapları kat kat olanlar
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Sərvətinizin) xalqın mal-dövləti hesabına artması üçün sələmlə (faizlə) verdiyiniz malın Allah yanında heç bir bərəkəti (artımı) olmaz. Allah rizasını diləyərək verdiyiniz sədəqə (zəkat) isə belə deyildir. Bunu edənlər (dünyada mallarının bərəkətini, axirətdə isə öz mükafatlarını) qat-qat artıranlardır!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekât böyle değildir. Zekât veren kimseler, (dünyada mallarının bereketini, ahirette ise sevaplarını) kat kat artıranlardır.
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekâtı veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz her hangi bir faiz Allah katında artmaz; fakat, Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz herhangi bir sadaka (zekat) böyle değildir. İşte onlar sevablarını kat kat artıranlardır.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekât verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faiz, Allah yanında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekata gelince, işte onlar, malları kat kat artmış olanlardır.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Nâsın mallarında nemalansın diye verdiğiniz ribâ (fâız) Allah yanında nemalanmaz, Allah yüzünü murad ederek verdiğiniz zekât ise katlayanlar işte onlardır
E
Emrah Demiryent Meali
İnsanların malları içinde, artacağını düşünerek (onlardan daha fazla mal almak için), verdiğiniz faiz (dünyada, rakamsal olarak artmış gibi görünse de) Allah nezdinde asla artmaz. (Allah’ın razı olmadığı bir işte, hayır da bereket de olmaz). Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince... İşte o zekâtı verenler, (dünyada mallarının hayrını, bereketini, âhirette de sevaplarını) kat kat artıranlardır.
E
Erhan Aktaş Meali
İnsanların mallarında artsın diye ribadan verdiğiniz, Allah'ın katında artmaz. Allah'ın yüzünü¹ dileyerek zekattan² verenler, işte bunu yapanlar kat kat arttıranlardır.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı kim virdüñüz artuklıķ ya'nį hedye baħşiş tā artuķ ola ādemįler malları içinde artuķ olmaz Tañrı ķatında. daħı ol kim virdüñüz zekāt dilersiz Tañrı ŝevābın anlar [217b] anlardur artuķlıķlar isleri.
H
Hasan Basri Çantay Meali
İnsanların mallarında artış olması için faiz (cinsin) den verdiğiniz şey (nakd, mal, sadaka ve sâire) Allah katında artmaz. Allahın rızâsını dileyerek verdiğiniz zekât ise, sevâblarını kat kat artıranlar onlar (onu verenler) dir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
İnsanların malları içinde artsın diye riba (:faiz) amacıyla verdikleriniz Allah katında artmaz. Ama Allah’ın rızasını isteyerek zekât (:arınma) amacıyla verdikleriniz ise, işte kat kat artıranlar bunlardır.
H
Hayrat Neşriyat Meali
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir fâiz, Allah katında artmaz. Hâlbuki Allah'ın rızâsını isteyerek verdiğiniz herhangi bir zekâta gelince, işte onlar,(sevablarını ve mallarını) gerçekten kat kat artıranlardır.(1)
K
Kadri Çelik Meali
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyerek vermekte olduğunuz zekâta gelince, işte (bu amel sahipleri, sevaplarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlardır.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
İnsanların mallarında artış olsun diye faizli ödünç verdikleriniz Allah katında artmaz. Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte (mânevî kârlarını) kat kat arttıranlar onu verenlerdir.
M
M. Pickthall (English)
That which ye give in usury in order that it may increase on (other) people's property hath no increase with Allah ; but that which ye give in charity, seeking Allah's countenance, hath increase manifold.
M
Mahmut Kısa Meali
İnsanların ticâret malları içinde artacağını düşünerekverdiğiniz fâizli borç para, —rakamsal olarak artmış gibi görünse de—Allah katındaki ilâhî ölçülere göre hiçbir şekilde artmaz; Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için ekonomik ve sosyal bir kulluk görevi olarak verdiğiniz zekât malları ise, hem toplumsal barış, huzur ve dayanışmayı temin ederek, hem de size Allah’ın hoşnutluğunu ve cennet nîmetlerini kazandırarak tam bir hayır ve bereket kaynağı olur. Evet, fâizden kaçınan ve zekâtlarını güzelce verenler var ya, işte, gerek dünya kazancını, gerekse âhirette alacakları ödüllerini kat kat arttıranlar, bunlardır.
M
Mahmut Özdemir Meali
İnsanlar’ın mallarında artması için ribâ’dan verdiğiniz şeyler Allah katında artmaz.
Allah’ın vechesini / rızasını isteyerek zekât’tan verdiğiniz şeyler, işte onlar gerçekten Katlayarak Artıranlar’dır.
M
Mehmet Okuyan Meali
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kişiler -evet onlar- (sevaplarını) katlayanlardır. [*]
M
Mehmet Türk Meali
İnsanların malları içerisinde artması için verdiğiniz fâiz,¹ Allah katında artmaz.² Ama Allah’ın rızasını kazanmak isteyerek verdiğiniz zekât(a gelince); işte (onu verenler sevaplarını ve mallarını) kat kat artıranlardır.³
M
Mehmet Çakır Meali
Milletin malını çoğaltmak için ne kadar faiz artışı verirseniz verin bunun Allah katında bir artışı olmaz. Fakat, zekatı / aklama vergisini, sadece Allah rızası için verenler, mallarında yüzde yüz artış sağlayabilirler.
M
Mehmet Çoban Meali
Malımız artsın diye faizle her ne verirseniz verin! Faiz aldığınız müddetçe Allah katında mallarınız artmaz. Ama Allah’ın hoşnutluğunu esas alıp Zekât-ı İkame eder, varlıklarınızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşırsanız sevaplarınız kat kat artar.
M
Muhammed Esed Meali
Ve [unutmayın: Başka] insanların malvarlığı sayesinde, artsın diye faizle verdikleriniz [size] Allah katında bir artış sağlamaz. ³⁵ Oysa, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için karşılıksız verdikleriniz [O’nun tarafından bereketlendirilir: ³⁶] işte onlar, [bu şekilde Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler,] ödüllerini kat kat artıranlardır!
M
Mustafa Çavdar Meali
Bilin ki Riba/faiz ismi altında insanların mallarından daha fazlasını alırım diye mallarınızı veriyor ve haksız kazanç elde ediyorsunuz ama Allah katında asla artmaz ancak Allah’ın rızasını kazanmak için zekât verenler var ya işte onlar Allah katında ödüllerini kat be kat artıranlardır. 2/275...280, 3/130, 4/161
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Yine (iyi bilin ki), başka insanların mal varlığı sayesinde artsın diye faiz karşılığı verdikleriniz asla Allah katında size artış sağlamaz.[³⁶⁰²] Bir de Allah’ın rızasını dileyerek verdiğiniz arındırıcı malî yükümlülük var.[³⁶⁰³] Ödüllerini kat kat artıranlar da işte bunlardır.[³⁶⁰⁴]
O
Orhan Kuntman Meali
Halkın mallarında, -faiz gibi- fazlasıyla karşılığını almak için verdiğiniz bağışlar ise, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekat elbette böyle değildir. İşte onlardır sevaplarını kat kat artıranlar!
O
Osman Fırat Meali
İnsanların mallarının artması için verdiğiniz o faiz, Allah katında artmaz. Ancak Allah’ın rızasını arayarak verdiğiniz zekâtlar (ve infaklar var ki), işte onların (sevapları) kat kat artar.
S
Sardorxon Jahongir
Odamlarning mol-mulki ichida ziyoda bo‘lib qaytishi uchun bergan ribolaringiz, Alloh nazdida hech narsani ziyoda qilmaydi. Aksincha, Allohning roziligini istab bergan zakotingizning ajri ko‘paytirilib beriladi. Bas, aynan o‘shalar ajrlarini ko‘paytiruvchilardir!
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı her nesneye ki ribāya virseñüz artmaġ‐ıçun ḫalḳ mālında, pes ol Tañrı ḳatında artmaz. Daḫı her nesne kim zekātdan virseñüz Tañrı rıżāsınistemeg‐içün, pes anlaruñ ecrleri daḫı, mālları daḫı artar.
S
Suat Yıldırım Meali
Şunu unutmayın: Başkalarının mallarıyla artış sağlasın diye faize verdiğiniz para, zahiren fazlalaşsa da Allah'ın nezdinde artmaz. Ama Allah'ın rızasını arzulayarak verdiğiniz zekâtlar, O'nun nezdinde bereketlenir. İşte böyle yapanlar ödüllerini kat kat artırırlar.
S
Süleyman Ateş Meali
İnsanların malları içinde, artması için verdiğiniz riba, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (O'nun rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat(a gelince); işte (onu verenler sevaplarını ve mallarını) kat kat artıranlardır.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Nâsın emvâlinde ziyâde olması içün virdiğiniz fazla bedel veyâ 'atiye gibi şeyler Allâh 'indinde kazanmaz ve Allâh'ın rızâsını murâd iderek virdiğiniz zekâtdır ki kat kat artar.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faizli borç[1] Allah’ın yanında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince; mallarını kat kat artıranlar zekât verenlerdir.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
İnsanların malları içinde artsın diye riba olarak verdiğiniz, Allah katında artmaz. Allah'ın yüzünü isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte onu verenler kat kat artıranların ta kendileridir.
Y
Yusuf Ali (English)
That which ye lay out for increase through the property of (other) people, will have(3552) no increase with Allah. but that which ye lay out for charity, seeking the Countenance of Allah,(3553) (will increase): it is these who will get a recompense multiplied.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Nâsın mallarında nemalansın diye ribâ kabilinden verdiğiniz şey Allah indinde nemalanıp artmaz ve Allah'ın rızasını dilediğiniz halde verdiğiniz zekât ise böyle değildir. İşte (mallarını) kat kat arttıranlar ancak onlardır.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Halkın malından size artış sağlasın diye faizle verdiğiniz şeyler Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını gözeterek verdiğiniz zekât cinsinden şeylere gelince: İşte bunu yapanlar, kat kat arttıranların tâ kendileridir.(12)
İ
İhsan Aktaş Meali
İnsanların malları içinde (malınız) artsın diye faize verdiğiniz Allah katında artmaz (bereketli olmaz). Fakat Allah’ın yüzünü (onun rızasını) isteyerek verdiğiniz zekât(a gelince); işte onlar (hem dünya kazancını, hem de âhirette alacakları ödüllerini) kat kat artıranlardır.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
İnsanların mallarında artış olsun diye fazlalıklardan (ihtiyacı olmayanlara) verdikleriniz, Allah’ın yanında artmaz. Allah’ın rızasını kazanmak için mallarınızdan, temizlemek için karşılıksız fakirlere verdikleriniz artar. İşte onlar (fakirlere vermelerinden dolayı) verdiklerini kat kat artıranlardır.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Artmak üzere insanlara verdiğiniz malların [²] Allah yanında bereketi yoktur, fakat Allah/ın veçh ve rızasını isteyerek verdiğiniz zekât böyle değildir. Mükâfatlarını kat kat yapanlar bunlardır.
İ
İsmail Yakıt
İnsanların mallarında artış olsun diye ribâ türünden verdiğiniz şeyler⁹, gerçekte, Allah katında artmaz ama Allah’ın rızasını/hoşnutluğunu [veche] isteyerek verdiğiniz sadakalar [zekât] ise, işte onları yapanlar kat be kat kazananların tâ kendileridir.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Başkalarının malıyla artsın diye faize yatırdığınız para Allah’ın yanında artmış olmaz. Ancak Allah’ın dilediğini elde etmek için verdiğiniz zekat böyle değildir. Mallarını kat kat artıranlar işte bunlardır.
Ş
Şaban Piriş Meali
Başkalarının malı ile artsın diye faize verdiğinizin Allah katında bereketi yoktur. Fakat, Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekat böyle değildir. Kat kat artıranlar işte bunlardır.
Rûm Suresi 39. Ayet Meali ve Tefsiri
Rûm Suresi 39. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Rûm Suresi 39. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Rûm Suresi 39. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Rûm Suresi 39. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?