Sureye Dön

Rûm Suresi Suresi, 34. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Şirk koşarlar, onlara verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için; şimdilik geçinin bakalım, yakında bilip anlarsınız.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Sanki kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı, nankörlüklerini göstermek istiyorlar. Madem böyle düşünüyorsunuz, şimdilik bu kısa ömrünüzün tadını  çıkarın, ama yakında bilip anlarsınız.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Kendilerine (nimet olarak) verdiklerimize nankörlük etsinler diye (bozuk fıtratlarının ve şeytani tabiatlarının gereği böyle yaparlar). Öyleyse (ey kâfirler ve nankörler, şimdilik biraz daha) yararlanıp, zevkü sefa içinde yaşayın (bakalım), artık yakında (gerçeği ve başınıza geleceği) bilecek (ve anlayacaksınız!)
A

Ahmet Tekin Meali

Kendilerine ihsan ettiklerimize nankörlük etsinler, bakalım. Haydi zevk-u safa sürün. Yakında her şeyi öğreneceksiniz.
A

Ahmet Varol Meali

Kendilerine verdiğimize karşı nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Yararlanın bakalım. Yakında bileceksiniz.
A

Ali Bulaç Meali

Kendilerine (nimet olarak) verdiklerimize nankörlük etsinler diye. Öyleyse yararlanın, artık yakında bileceksiniz.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etmek için (bunu yaparlar). Haydi zevk edib yaşayın, yakında (ahirette size ne yapılacağını) bileceksiniz.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Nihayet onlara verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük ederler. (Biz de onlara:) “Yaşayın, ilerde bileceksiniz” (deriz.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Kendilerine bahşettiğimiz nimetlere karşı nankörlük etsinler bakalım. Haydi, sefa sürün; fakat yakında öğreneceksiniz.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Verdiğimiz şeyleri tanımasınlar, geçinsinler de, pek yakında anlarlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Bizim onlara verdiyimiz ne’mətləri inkar etsinlər deyə (şirkə, küfrə düşərlər). İndi (bir az dünyada) əylənib kefə baxın. (Cəhənnəm əzabının necə şiddətli olduğunu) mütləq biləcəksiniz!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

33-34.İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra Rableri, onlara kendinden bir rahmet tattırınca, içlerinden bir grup kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederek, başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak ederler. Haydi! Bir süre eğlenin bakalım, yakında (Allah’a ortak koşmanın ne olduğunu) göreceksiniz.
C

Cemil Said (1924)

Ânlara ihsân itdiğimiz ni’metlere böylece küfrân idiyorlar lâkin sonra öğreneceksiniz.
D

Diyanet Vakfı Meali

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım! Haydi sefa sürün; ama yakında bileceksiniz!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

33,34. İnsanlar bir darlığa uğrayınca Rablerine dönerek O'na yalvarırlar, sonra Allah katından onlara bir rahmet tattırınca içlerinden bir takımı kendilerine verdiklerimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Safa sürün bakalım, yakında göreceksiniz.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bileceksiniz.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Bunu da kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için yaparlar. Haydi geçinedurun bakalım, yakında bileceksiniz.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ki kendilerine verdiğimiz ni'mete küfran etsinler, haydi zevk edin bakalım yarın bileceksiniz
E

Emrah Demiryent Meali

Kendilerine bahşettiğimiz nimetlere karşı nankörlük etsinler bakalım. (Ey kâfirler! Biraz daha dünyada) zevk ve sefa içinde yaşayın (verdiğimiz nimetlerden) faydalanın. Fakat (Allah’a ortak koşmanın ne olduğunu) yakında bileceksiniz!
E

Erhan Aktaş Meali

Kendilerine verdiğimiz şeylere nankörlük ederler. İstediğiniz gibi yaşayın bakalım! İleride gerçeği göreceksiniz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

kāfir olsunlar aña kim virdük anlara. pes gönenüñ pes tįz bilesiz.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Kendilerine verdiğimiz (ni'metler) e nankörlük etmeleri için. Hele zevk ede durun, yakında bileceksiniz!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım. Şimdilik yararlanın, ileride bileceksiniz!
H

Hayrat Neşriyat Meali

Tâ ki kendilerine verdiğimiz şeylere (ni'metlere) nankörlük etsinler! Şimdi zevk edin(bakalım)! Artık ileride bileceksiniz!
K

Kadri Çelik Meali

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler (bakalım)! Öyleyse faydalanıp yararlanın; artık yakında bileceksiniz!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım! Safa sürün! Yakında göreceksiniz!
M

M. Pickthall (English)

So as to disbelieve in that which We have given them (Unto such it is said): Enjoy yourselves awhile, but ye will come to know.
M

Mahmut Kısa Meali

Böylece, kendilerine verdiğimiz bunca nîmetlere karşı büyük bir nankörlük etmiş olurlar. Onlara de ki: Madem inkârı tercih ettiniz, o hâlde bu dünyanın aldatıcı zevkleri içinde bir süre daha oyalanın bakalım fakat yakında, ne büyük bir yanılgı içinde olduğunuzu anlayacaksınız!
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlara verdiğimiz şeylere nankörlük etsinler! Artık geçinin bakalım!
İlerde bileceksiniz.
M

Mehmet Okuyan Meali

33,34. İnsanların başına bir sıkıntı gelince Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra (Allah) katından onlara bir rahmet (bolluk) tattırınca bakarsınız ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için onlardan bir grup, Rablerine yine ortak koşuyorlar. [*] Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz! [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Onlar bunu) kendilerine verdiğimiz (nîmetlere karşı) nankörlük etmek için (yaparlar). (Ey kâfirler! Dünya nîmetleri ile biraz) oyalanın (bakalım) yakında gerçeği öğreneceksiniz.¹
M

Mehmet Çakır Meali

İnkar edilen nimetlerimizin, biraz daha sefasını sürün bakalım. Nasıl olsa yakında öğreneceksiniz.
M

Mehmet Çoban Meali

Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler bakalım! Dünyada verilen ömür süresince yararlanın! Nasılsa hesap günü gereken ceza verilecektir.
M

Muhammed Esed Meali

[sanki] kendilerine bahşettiğimiz (nimetler)e karşı nankörlüklerini göstermek istiyorlar. Madem böyle (düşünüyorsunuz,) bu [kısa] ömrünüzün tadını çıkarın: a-ma zamanı geldiğinde [gerçeği] göreceksiniz!
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlar bizim kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmeye devam etsinler bakalım. Haydi, biraz daha hayat sürün nasıl olsa yakında gerçeği öğreneceksiniz! 16/55, 29/66, 67/29
M

Mustafa İslamoğlu Meali

sonuçta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmiş olurlar. Haydi bakalım, siz de bir miktar safa sürün; nasıl olsa zamanı gelince (gerçeği) öğreneceksiniz!
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler bakalım! (Ey müşrikler) Şimdi, sefa sürün. Fakat yakında (gerçeğin ne olduğunu) bileceksiniz.
O

Osman Fırat Meali

(Böyle yaparlar ki) kendilerine verdiğimizi inkâr etsinler. Öyleyse faydalanın bakalım; yakında bileceksiniz.
S

Sardorxon Jahongir

Ular Biz ato etgan ne’matlarga noshukrlik qilishda davom etaversinlar. Bas, ey mushriklar, bu o‘‎tkinchi dunyo zavqidan foydalanib qolinglar. Bas, yaqinda barcha haqiqatni bilib olasizlar!
S

Satıraltı Meal (1534)

Ḥattā ki kāfir olalar özlerine virdügümüz ni‘metlere. Pes gönenüñüz. Sizişlegen ‘amellerüñ cezāsın göreçeksiz.
S

Suat Yıldırım Meali

33, 34. İnsanlar bir derde düşünce, başka her şeyi unutarak yalnız Rab'lerine gönülden yalvarırlar;Sonra Allah onlara nezdinden bir rahmet ve bolluk tattırınca, bir de bakarsın ki onlardan bir kısmı Rab'lerine eş, ortak koşuyor ve böylece Allah'ın nimetlerine nankörlük ediyorlar. De ki: “Bir süre eğlenin bakalım, yakında öğrenirsiniz! ”
S

Süleyman Ateş Meali

(Böyle yaparlar) Ki kendilerine verdiğimiz(ni'met)e karşı nankörlük etsinler. Şimdi zevk içinde yaşayın bakalım, yakında (sonunuzun ne olduğunu) bileceksiniz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Kendilerine virdiğimiz ni'metlere küfür itmek ve hayât-ı dünyâdan istifâde iylemek içün. Karîben 'âkıbeti bilir ve anlarlar.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bunu, bizim verdiğimizi gizlemek için yaparlar. Keyfini sürün bakalım; yakında öğrenirsiniz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler diye. Haydi, yararlanın/zevklenin! Yakında bileceksiniz...
Y

Yusuf Ali (English)

(As if) to show their ingratitude for the (favours) We have bestowed on them! Then enjoy (your brief day); but soon will ye know (your folly).(3546)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onlara verdiklerimize nankörlük yapsınlar için (öyle şirke düşerler) imdi faidelenip durunuz, artık yakında bileceksiniz.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Böylece, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederler. Nasiplenedurun bakalım, yakında göreceksiniz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Nihayet (böylece, nimet olarak), kendilerine verdiğimize nankörlük etmiş olurlar. Haydi bakalım, siz de bir miktar safa sürün; nasıl olsa zamanı gelince (gerçeği) öğreneceksiniz! (*)
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlar şimdilik verdiklerimiz nimetleri inkâr etsinler ve bir müddet hayatlarını verdiğimiz nimetler ile devam etsinler. Sonra (başlarına gelecekleri) bilecekler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Varsın verdiklerimize karşı nankörlük etsinler. Haydi dünyada biraz geçinin, yakında akıbetinizi bileceksiniz.
İ

İsmail Yakıt

Nihayet böylece, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ediyorlar ve faydalanmaya da devam ediyorlar ama yakında bilecekler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bizim kendilerine vardiklerimize karşı tanımazlık etmek için. Gönenip durun bakalım. Yakında öğrenirsiniz.
Ş

Şaban Piriş Meali

Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler bakalım, haydi biraz daha geçinin. Yakında bilip anlayacaksınız.

Rûm Suresi 34. Ayet Meali ve Tefsiri

Rûm Suresi 34. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Rûm Suresi 34. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Rûm Suresi 34. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Rûm Suresi 34. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim