Sonra da Allah'ın delillerini yalanladıkları ve onlarla alay ettikleri için o kötülük edenlerin sonu kötü oldu gitti.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Allah'ın ayetlerini yalanlayarak ve onları alaya alıp, eğlenerek kötülük işleyenlerin sonu ne fena olmuştur.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Sonra kötülük yapanların (fenalık ve fesatlıkla uğraşanların) uğradıkları akıbet, Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinip şımarmış olmaları dolayısıyla çok kötü (ve ürkütücü) oldu (ve olacaktır).
A
Ahmet Tekin Meali
Bir kez daha ifade edelim: Kötü icraatlar yapmayı planlı hale getirenlerin, kötülük yapmakta, işlerini kötü yapmakta, günah işlemekte, isyanda, inkârda ısrar edenlerin, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenlerin âkıbetleri ne dehşet verici oldu. Çünkü Allah'ın âyetlerini yalanlamışlardı, onlarla alay ediyorlardı.
A
Ahmet Varol Meali
Sonra Allah'ın ayetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük edenlerin sonları çok kötü oldu.
A
Ali Bulaç Meali
Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Sonra fenalık yapanların akıbeti cehennem oldu. Çünkü onlar Allah'ın ayetlerini yalanlamışlardı ve onları eğlenceye alıyorlardı.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Sonra Allah’ın ayetlerini yalanladıklarından ve onlarla alay ettiklerinden, o kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Sonra, kötülük yapanların sonu çok kötü oldu. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini yalanlıyorlar ve alaya alıyorlardı.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Sonra da kötülük eyliyenlerin, sonları çok kötü oldu, Allahın âyetlerin yalanladılar, onunla alay ettiler
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Sonra da Allahın ayələrini yalan hesab edib onları məsxərəyə qoymaqla pislik edənlərin aqibəti lap pis oldu!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Sonra, Allah’ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.
C
Cemil Said (1924)
Seyyiâtda bulunanların ’âkıbeti fenâ oldı. Bizim âyâtımızı tekzîb ve hedef-i istihzâ iyledilerdi.
D
Diyanet Vakfı Meali
Sonunda, Allah'ın âyetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların âkıbetleri pek fena oldu.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Sonra Allah'ın ayetlerini yalan sayıp, onları alaya alarak kötülük yapanların sonu pek kötü oldu.*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Sonra, Allah’ın âyetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Sonra o kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini yalan saydılar ve onlarla alay ediyorlardı.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Sonra o fenalık yapanların akıbeti en fenası oldu, çünkü Allahın âyetlerini tekzib ettiler ve onlarla eğleniyorlardı
E
Emrah Demiryent Meali
Sonra, Allah’ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek, kötülük yapanların akıbeti, çok kötü oldu.
E
Erhan Aktaş Meali
Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, alaya alarak kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.
E
Eski Anadolu Türkçesi
andan, oldı śoñı işi, anlaruñ kim yavuzlıķ eylediler: yavuzıraķ ya'nį cehennem anuñ-içün kim Tañrı āyetlerini daħı oldılar aña yañśularlar.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Sonra kötülük eden (o ümmet) lerin aakıbeti ateş oldu. Çünkü onlar Allahın âyetlerini tekzîb etmişlerdi. Onları eğlenceye alıyorlardı.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Sonra Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve alay etmeleri sebebiyle kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Sonra, o kötülük edenlerin âkıbeti çok kötü oldu. Çünki Allah'ın âyetlerini yalanladılar ve onlarla alay ediyorlardı.
K
Kadri Çelik Meali
Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah'ın ayetlerini yalan saymaları ve onları alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Sonunda, Allah’ın âyetlerini yalan saymak ve onları alaya almak suretiyle kötülükte ileri gidenlerin âkıbeti pek fena oldu.
M
M. Pickthall (English)
Then evil was the consequence to those who dealt in evil, because they denied the revelations of Allah and made a mock of them.
M
Mahmut Kısa Meali
Ama neticede, kötülük yapanların sonu da kötü oldu! Çünkü onlar, Allah’ın ayetlerini bile bile yalan sayıyor ve onları alaya alıyorlardı.
M
Mahmut Özdemir Meali
Sonra, kötülükler’i yapmış kimselerin akıbeti (sonu), Allah’ın
âyetlerini yalanlamak oldu. Bir de onlarla alay ediyorlardı. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Sonunda Allah’ın ayetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.
M
Mehmet Türk Meali
Sonra en kötü cezâ (olan cehennem,) Allah’ın âyetlerini yalanlamaları ve onlarla alay etmeleri sebebiyle, kötülük yapanların oldu.¹
M
Mehmet Çakır Meali
Kötülük edenlerin akıbetine uğradılar. Çünkü onlar, Allah'ın sözlerini inkar etmekle yetinmeyip, bir de bunlarla alay etmişlerdi...
M
Mehmet Çoban Meali
Sonra kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü Allah’ın ayetleriyle alay ediyor ve yalanlıyorlardı.
M
Muhammed Esed Meali
Ve bir kez daha (söyleyelim:) ⁸ Allah’ın mesajlarını yalanlayarak ve onları alaya alıp eğlenerek kötülük işleyenlerin sonu hüsran olacaktır.
M
Mustafa Çavdar Meali
Sonuçta, Allah’ın ayetleri karşısında yalana sarılan ve onları hafife alıp alay konusu yaparak kötülük edenlerin akıbeti beterin de beteri oldu. 7/4-5, 23/99, 42/44
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Nihayet böylelerinin akıbeti, Allah’ın âyetlerini yalanlamaları ve onları alaya almaları nedeniyle beterin de beteri oldu.
O
Orhan Kuntman Meali
Evet!.. Allah’ın ayetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük edenlerin sonu çok feci oldu!
Keyin oxiratda Allohning oyatlarini yolg‘on deyish va ularning ustidan kulish bilan o‘zlariga yomonlik qilgan kimsalarning oqibati yanada yomonroq bo‘ldi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Andan ṣoñ işi ol kişilerüñ ki yamanlıḳ işlediler, yalanlamaḳ idi TañrıTa‘ālā āyetlerini, daḫı ḳıyāmet ḳopduġı gün.
S
Suat Yıldırım Meali
Sonra, o fenalık yapanların âkıbetleri, en fena bir âkıbet oldu. Çünkü Allah'ın âyetlerini yalan saydılar. Bir taraftan da onlarla eğleniyorlardı. [6, 110, 61, 5; 5, 49]
S
Süleyman Ateş Meali
Sonra kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanladılar. Ve onlarla alay ediyorlardı.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Sonra 'isyân idenlerin 'âkıbeti Allâh'ın âyetlerini tekzîb idüb onlarla istihzâ iylediklerinden pek fenâ bir 'ukûbet oldı.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Sonra Allah’ın ayetleri karşısında yalan söyleyerek ve onları hafife alarak kötülük yapan bu kişilerin sonu daha kötü oldu.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sonra o çirkinlik ve kötülük sergileyenlerin sonu, çirkinlik ve kötülüğün en beteri oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanlamışlardı ve o ayetlerle alay ediyorlardı.
Y
Yusuf Ali (English)
In the long run evil in the extreme(3516) will be the End of those who do evil; for that they rejected the Signs of Allah, and held them up to ridicule.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Sonra fenalık yapanların akibeti, pek fena oldu. Çünkü Allah'ın âyetlerini tekzîp ettiler ve onlar ile istihzâda bulunur olmuşlardı.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Sonra âkıbetleri pek kötü oldu; çünkü Allah'ın âyetlerini yalanlıyor ve onlarla alay ediyorlardı.
İ
İhsan Aktaş Meali
Sonra (azgınlık, zulüm ve) kötülük yapanların vardıkları sonuç, ancak Allah’ın ayetlerini yalanlamak ve eğlenceye almak olmuştur.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Sonra kötülük yapanların başlarına gelenler, Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve eğlenceye almalarının kötü sonucudur.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Bundan sonra fenalık edenlerin sonu çok fena oldu. Onlar Allah/ın âyetlerini yalan sayıp istihza etmişlerdi.
İ
İsmail Yakıt
Sonra, Allah’ın ayetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenlerin sonu (cehennemi boylayarak) daha da kötü oldu.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Sonra bu kötülük edenlerin sonu kötünün kötüsü oldu. Çünkü onlar Allah’ın belgelerini eğlence yerine koymuşlardı.
Ş
Şaban Piriş Meali
Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayarak ve onu eğlence edinerek kötülükler yapanların akibeti de kötü olmuştur.
Rûm Suresi 10. Ayet Meali ve Tefsiri
Rûm Suresi 10. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Rûm Suresi 10. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Rûm Suresi 10. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Rûm Suresi 10. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?