Sureye Dön

Ra’d Suresi Suresi, 22. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namaz kılarlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeyden, gizli ve açık harcarlar ve kötülüğü iyilikle giderirler. Öyle kişilerdir onlar ki onlarındır güzel sonuç.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve yine onlar ki, Rablerinin rızasını arzu ederek her türlü güçlüklere göğüs gerip, namazda kararlılık gösterirler, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli açık başkaları için harcarlar ve kötülükleri iyiliklerle savarlar. İşte bunlar için, öyle güzel bir sonuç vardır ki.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru yerine getirirler, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle (küfrü İslamiyetle) savıp defederler. İşte onlar var ya; bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (izzet ve devlet onuru ve ebedi ahiret mutluluğu) onlar içindir.
A

Ahmet Tekin Meali

Onlar, Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla, sabrederek mücadeleye devam edenler, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten gizli ve açık Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayanlar, insanların ihtiyaçlarını görenler, devletle, iyilikle, güzel metotlar kullanarak kötülüğü, anarşiyi ortadan kaldıranlardır. İşte dünya hayatının mutlu sonucu, âhiret saadeti onlarındır.
A

Ahmet Varol Meali

Onlar Rabblerinin rızasını dileyerek sabreder, namazı kılar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak eder ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte bu (dünya) yurdun(un) sonu onlar içindir.
A

Ali Bulaç Meali

Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlar ki, Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler, namazı gereği üzere kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr harcarlar, kötülüğü de iyilikle savarlar, işte bunlar (adı geçenler var ya), ahiret saadeti onlar içindir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar ki, sahipleri olan Allah’ın öz rızasını kazanmak için sabrederler, namazı doğruca kılarlar. Gizli ve açıkça Allah’ın onlara verdiği rızıktan harcama yaparlar. Ve kötülüğü iyiliklerle gidermeye çalışıyorlar. İşte dünya yurdunun sonucu onlarındır:
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar, Rabblerinin rızasını arzulayarak sabrederler; namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık dağıtırlar ve kötülüğü güzellikle savarlar. İşte bu dünyanın iyi sonucu bu amelleri yapanlar içindir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Tanrı hoşnutluğu uğrunda her şeye katlananlar, namaz dahi kılanlar, açık gizli —kendilerine verdiğimiz— azıklardan yedirenler, kötülüğü iyilikle karşılayanlar, işte son yurt onların
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Və o kəslər ki, Rəbbinin razılığını qazanmaq üçün (bu yolda bütün əziyyətlərə) səbr edir, (vaxtlı-vaxtında, lazımınca) namaz qılır, onlara verdiyimiz ruzidən (yoxsullara, ehtiyacı olanlara) gizli və aşkar xərcləyir, pisliyin qarşısını yaxşılıq etməklə alırlar (pisliyin əvəzində yaxşılıq edirlər) – məhz onları (gözəl) axirət yurdu -
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar ki, Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler, namazı ikame ederler, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr infak ederler, kötülüğü de iyilikle savarlar. İşte (geçici dünyanın ardından) gelecek olan ahiret yurdu bunlarındır.
C

Cemil Said (1924)

20, 21, 22. Allâh’a karşu ’ahidlerini sâdıkane edâ idenler ve mîsâklarını nakz itmeyenler, Allâh’ın birleşdirmeği emr itdiğini birleşdirenler, Allâh’dan korkanlar ve bir gün virecekleri müdhîş hesâbdan havf iyleyenler, Allâh’ı görmek ümîdiyle felâkete sabr idenler, muntazaman edâ-yı salât iyleyenler, virdiğimiz erzâkdan gerek gizli gerek ’alenî sadaka virenler, seyyiâtını hasenât ile telâfî idenler dâru’l ’ukbâda (cennetde) sâkin olacaklardır.
D

Diyanet Vakfı Meali

Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar var ya, dünya yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

22,23,24. Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: "Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!" derler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve onlar ki Mevlâlarının rızasına ermek için sabretmekte, namazı dürüst kılmakda, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli açık infak eylemektedirler, ve seyyieyi hasene ile defederler, işte bunlar, Dünya yurdunun ukbası onlara
E

Emrah Demiryent Meali

Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek (her türlü zorluğa) sabreden, namazı (dosdoğru) kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan, gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüğü, iyilikle savan kimselerdir. İşte (Allah’ın vadettiği) şu (âhiret) yurdun (un güzel) akıbeti onlar içindir.
E

Erhan Aktaş Meali

Ve o kimseler, sabırla Rabb'lerine yönelirler ve salâtı ikâme ederler¹, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak ² ederler, kötülüğü iyilikle savarlar; dünya yurdunun sonucu onlar içindir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı anlar kim ķatlandılar çalabı’ların istemek içün ya'nį anuñ. rıżāsı içun daħı ŧururdılar namāzı daħı harc eylediler andan kim rūzį virdük anlara gizlü daħı eşkere daħı def' eylerler eyü iş ile yavuz işi şunlar anlaruñdur śoñ sarāy ya'nį uçmaķ.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar ki (sırf) Rablerinin rızaasını isteyerek (her zorluğa) katlanırlar, namazı dos doğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıkdan gizli ve aşikâr (hayır yoluna) harcarlar, kötülüğü iyilikle savarlar, işte onlar, onlar için bu dâr (-i dünyân) ın (iyi) bir sonucu vardır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar Rablerinin yüzünü (:rızasını) isteyerek sabrederler, salâtı yerine getirirler, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte bu yurdun sonu onlaradır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve onlar ki, Rablerinin rızâsını arzu ederek sabrederler, namazı hakkıyla kılarlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden gizlice ve açıkça (Allah yolunda) sarf ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar; işte onlar var ya, onlara (dünya) yurdun(un güzel) âkıbeti vardır.
K

Kadri Çelik Meali

Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar (var ya), bu yurdun (güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Ve onlar rablerinin rızasını elde etmek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda gizli açık harcayan, kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte dünya hayatının güzel sonu (cennet) sadece onlarındır.
M

M. Pickthall (English)

Such as persevere in seeking their Lord's countenance and are regular in prayer and spend of that which We bestow upon them secretly and openly, and overcome evil with good. Theirs will be the sequel of the (heavenly) Home.
M

Mahmut Kısa Meali

Yine onlar, arzu ve şehvetlerini gerektiğinde dizginlemesini bilen, Rab’lerinin hoşnutluğunu kazanmak için verdikleri mücâdelede, başlarına gelebilecek belâ ve musîbetler karşısındasabreden, dayanıp direnen, kulluğa devam eden, Müslümanlığın vazgeçilmez şartı olan namazı gereği gibi dosdoğru ve aksatmadan kılan, kendilerine bahşettiğimiz güzel nîmetlerden bir kısmını, çoğu zaman gizlice ve bazen de, başkalarını buna teşvik etmek için açık olarak Allah yolunda harcayan ve kötülüğe kötülükle karşılık vermeyen, aksine, kötülüğüiyilikle gideren kimselerdir. İşte âhiretyurdununmutlu sonu onların olacaktır!
M

Mahmut Özdemir Meali

Rabb’lerinin rızasını kazanmak üzere sabrettiler; Namaz’ı kıldılar; kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açık olarak harcadılar.
Kötülüğü İyilik ile ortadan kaldırırlar. İşte onlarındır Yurd’un akıbeti!
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlar Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı doğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık olarak (Allah yolunda) infak eden (veren) ve kötülüğü iyilikle savan [*] kişilerdir. İşte onlar var ya, (dünya) yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır.
M

Mehmet Türk Meali

(Ve yine) onlar sadece Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru ve devamlı kılan, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak eden ve kötülüğü iyilikle savan¹ kimselerdir. Şu (dünya) yurdunun sonucu (olan âhiret saadeti) sadece onlar içindir.
M

Mehmet Çakır Meali

Allah’ın rızasına erebilme aşkıyla yanıp tutuşanlar, namazlarına devam edenler, emaneten verdiklerimizden gizli açık verenler, kötülüğü, iyilikle savanlar bu dünyadan mutlu ayrılacaklar ve
M

Mehmet Çoban Meali

Müslimler; Allah’ın rızasına kazanmak için inandıkları yolda azimle, kararlılıkla, mücadeleci olan, Salât-ı İkame ederek bilgiyle, bilinçle hareket eden, kendilerini Rabbinin huzurunda özeleştiriye tabi tutan, hatalarından pişman olup tövbe eden, kendilerine verdiğimiz varlıklardan gizli veya açık Allah rızası için harcayan, kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya hayatının iyi sonucu vardır.
M

Muhammed Esed Meali

ve onlar ki, Rablerinin teveccühünü umarak güçlüklere göğüs gerip, namazda kararlılık gösterirler; kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli-açık başkaları için harcarlar, kötülüğü iyilikle savarlar. ⁴⁴ İşte, ahirette erişilecek olan nihaî huzur böylelerine özgüdür; ⁴⁵
M

Mustafa Çavdar Meali

Ve bunlar, Rablerinin rızasını kazanmak için zorluklara göğüs gererek sabreder, namazı kılar. Bizim kendilerine verdiğimiz nimetlerden gizli ve aşikâr sarf eder; bunlar kötülüğü iyilikle def eder. Mutluluk yurduna ulaşacak olanlar işte bunlardır. 3/104, 9/112, 22/41, 41/34
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte onlar Rablerinin rızasını elde etme yolunda sebat gösterirler; hem salatı ikame ederler hem de kendilerine verdiğimiz nimetlerden gizlice ve açıktan sarf ederler; dahası, kötülüğü iyilikle ortadan kaldırırlar. İşte onlar, (bu) diyarın mutlu sona ulaşacak sakinleridirler:
O

Orhan Kuntman Meali

Rablerinin rızasına ermek için (her sıkıntıya) katlanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık (Allah yolunda) harcarlar ve kötülüğü iyilikle savarlar. (Bir kimseden kötü bir söz işitseler, kendileri güzel bir söz ile karşılıkta bulunurlar) İşte onlardır mutlu sonuca erecek olanlar!
O

Osman Fırat Meali

Ve o kimseler ki sabrettiler, Rablerinin rızasını aradılar, namazı ikame ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hem gizli hem de açık infak ederler; kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar için güzel sonun yurdu vardır.
S

Sardorxon Jahongir

Ular Robbilarining roziligini istab turli mashaqqatlarga sabr qiladigan, namozlarini to‘‎liq qoim qiladigan va Biz rizq qilib bergan narsalardan bildirmay va bildirib ehson qiladigan hamda yomonlikni yaxshilik bilan qaytaradigan solih kimsalardir. Aynan ular uchun oxirat diyorining go‘‎zal oqibati bor.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anlar kim ḳatlandı Çalapların istemeg‐içün. Daḫı ṭururdılar namāzı, daḫı ṣadaḳa virdiler şundan kim anlara rızḳ virdük, gizlü daḫı āşikāre. Daḫıdef‘ eylerler eyü işler‐ile yavuz işi. Anlaruñdur sarāy ṣoñı.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlar, sırf Rab'lerinin rızasını kazanmak için sabreder, namazı tam gerektiği şekilde kılarlar. Kendilerine ihsan ettiğimiz rızıklardan gerek gizli, gerek açık bir tarzda bağışta bulunur ve kötülüğe iyilikle mukabele ederler. İşte onlardır dünya diyarının güzel âkıbetini kazananlar. {KM, Luka 6, 27-28}
S

Süleyman Ateş Meali

Ve onlar Rablerinin yüzünü (rızasını) arzu ederek (nefsin gücüne giden şeylere) sabrederler; namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (hayır yoluna) harcarlar ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte şu yurdun sonucu onlarındır:
S

Süleyman Tevfik (1927)

Şunlar ki rızâ-yı Bârî taleb ile sabır iylerler, namâzlarını kılarlar, kendilerine rızık iylediğimiz şeylerden gizli ve âşikâr olarak infâk iderler, hasenât ile seyyiâtı giderirler. İşte onlara dâr-ı âhiret vardır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Yine bunlar, Rableri yüzlerine baksın diye sabreden[*], namazı tam kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizli açık harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. O son yurt işte onlarındır.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onlar, Rablerinin yüzünü arzulayarak sabrederler, namazı/duayı yerine getirirler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık dağıtırlar ve kötülüğü güzellikle savarlar. İşte bunlar içindir sürekli yurt.
Y

Yusuf Ali (English)

Those who patiently persevere, seeking the countenance of their Lord; Establish regular prayers; spend, out of (the gifts) We have bestowed for their sustenance, secretly and openly; and turn off Evil with good: for such there is the final attainment of the (Eternal) Home,-(1836)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve onlar ki, Rablerinin rızasını isteyerek sabretmişlerdir ve namazı doğruca kılmışlardır ve kendilerine merzûk ettiğimiz şeylerden gizlice ve âşikâre olarak infakta bulunmuşlardır ve kötülüğü iyilik ile def'ederler, işte onlar için bu dünyada iyi bir akıbet vardır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onlar, Rablerinin rızasını umarak sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, onlara rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık bağışta bulunurlar, kötülüğü de iyilikle savarlar. Dünya yurdunun hayırlı sonu işte onlar içindir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve yine onlar ki, Rablerinin rızasını arzu ederek her türlü güçlüklere göğüs germişlerdir, namazlarını dosdoğru kılmışlar, kendilerine rızık olarak verdigimiz şeylerden gizli ve açık (yoksul, işsiz ve muhtaçlara) infakta bulunmuşlar ve (daima) kötülükleri iyiliklerle savarlar. İşte onlar (var ya), bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah’ın rızasını kazanmak için bütün zorluklara karşı inançlarını koruyanlar (sabredenler), namazı kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli veya açık infak edip harcayanlar ve kötülükleri güzellikle bırakanlar var ya, işte onlar için güzel bir sonuç (ahiret yurdu) vardır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Rablerinin hoşnudisi uğurunda katlananlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızktan gizli, aşikâr harcedenler, kötülüğe iyilikle [²] karşı gelenlerdir. İşte bunlar için bu dâr-ı dünyada iyi bir akıbet vardır.
İ

İsmail Yakıt

Onlar, Allah’ın rızasına [vech] ermek için sabreden/zorluklara göğüs geren, namazı dosdoğru kılan, kendisine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle savanlardır. İşte mutlu ahiret yurdu [ukbâ’d-dâr] bunlar içindir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

o kimseler ki çalaplarının gönlünü kazanmak için katlanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz azıklardan, gizlice olsun gözgöre olsun, başkalarını da geçindirirler, kötülüğü iyilikle önlerler, işte onlar dünyanın sonu kendilerinin olanlardır.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlar, Rablerinin rızasını kazanmak için sabredenler, namazı kılanlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizli ve açık olarak sarfedenler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldıranlardır. İşte onlar için yurdun en iyisi vardır.

Ra’d Suresi 22. Ayet Meali ve Tefsiri

Ra’d Suresi 22. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ra’d Suresi 22. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ra’d Suresi 22. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ra’d Suresi 22. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim