Sureye Dön

Ra’d Suresi Suresi, 13. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Gök gürültüsü, hamdederek tenzih eder onu, melekler de korkularından tenzih ederler ve yıldırımları yollar da dilediğine isabet ettirir ve hala da onlar, Allah hakkında çekişip dururlar ve onun birdenbire gelen azabı pek kuvvetlidir, pek çetin.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Gök gürlemesi, O'nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgüyle anmakta, melekler de O'ndan korku ve sakınmalarından dolayı, bunu yapmaktalar. O, yıldırımlar gönderip onunla dilediğini çarpar. Hal böyleyken, onlar yine de Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah'ın azabı, pek ağır ve şiddetlidir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de O’na olan korkularından (haşyet ve hürmetle) tesbih edip durmaktadırlar. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; (inkârcılar) onlar ise Allah hakkında çekişip-tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.
A

Ahmet Tekin Meali

Gök gürültüsü hamd ile Allah'ı tesbih eder. Melekler de onun heybetinden dolayı onu tesbih ederler. Onlar Allah ile ilgili konularda tartışırlarken, O yıldırımlar gönderir, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri yıldırımlarla çarpar. Allah'ın kuvveti, tedbiri ve takdiri çok muhkemdir.
A

Ahmet Varol Meali

Gök gürültüsü övgüsüyle melekler de O'na olan korkularından O'na tesbih ederler. O, yıldırımlar göndererek onları dilediğine çarpar. Onlar Allah hakkında tartışmaya giriyorlar. Oysa O azaplandırması (darbesi) pek çetin olandır.
A

Ali Bulaç Meali

Gök gürültüsü O'nu hamd ile, melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip-tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Gök gürültüsü, Allah'a hamd ile, Melekler de, Allah'dan korkarak tesbîh ederler. Allah yıldırımlar gönderip onunla dilediğini çarpar. Böyle iken, o kâfirler, hadlerini bilmezler de Allah hakkında mücadele ederler. Halbuki Allah'ın karşılık darbesi pek şiddetlidir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Gök gürlemesi de, Allah’ın mükemmelliğini ve kusursuzluğunu bildirir. Melekler de korku ve huşu içinde Allah’ın mükemmelliğini, kusursuzluğunu bildirirler. (Yani, hamd ve tesbih ederler.) Ve Allah, yıldırımlar gönderir, istediğine isabet ettirir. Hâlbuki onlar, Allah’a karşı mücadele ediyorlar. Allah ise, azabı pek ağır ve şiddetli olandır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Gök gürlemesi, Allah'ı överek tesbih eder ve melekler de korkularından onu yüceltirler. Onlar pek güçlü olan Allah hakkında tartışırken O, yıldırımları gönderir de dilediğini onlarla çarpar. O, tuzağı çetin olandır.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onun korkusundan melekler bile, gök gürültüsü de, onu öğüşle teşbih ederler, yıldırımlar göndererek, istediği kimseye onu değdirir, onlarsa uğraşırlar Allaha karşı, onun alı katıdır
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Göy gurultusu Onun şə’ninə tə’riflər deyir, mələklər də (Allahın) qorxusundan (Onu öyüb mədh edirlər). O, ildırımlar göndərib (kafirlər) Allah barəsində mübahisə edərkən onlarla istədiyini vurar. Allahın cəzası şiddətlidir! (Allah yenilməz qüvvət sahibidir!)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Gök gürültüsü, O’nun sınırsız kudretiyle gerçekleşir. Melekler de duydukları saygıyla görevlerini icra ederler. O, yıldırımları gönderip onları dilediğine isabet ettirir. (Hal böyleyken) o (inanmaya)nlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.
C

Cemil Said (1924)

Gök gürültüsünü işitdikleri vakit melekler havf ile âna hamd iderler. Allâh hakkında mücâdele idenlerin üzerlerine sâ’ika indiren odur. Çünki kudretli ve ’ukûbetinde şedîddir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

O'nu, gök gürlemesi hamd ile, melekler de korkularından tesbih ederler. Onlar pek kuvvetli olan Allah hakkında çekişirken, O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Gök gürlemesi O’na hamd ederek tespih eder. Melekler de O’nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Gök gürültüsü O'na hamd ile, melekler de O'nun korkusundan dolayı O'nu tesbih ederler. O yıldırımlar gönderir, onunla dilediğini çarpar. Onlar Allah hakkında mücadele edip duruyorlar. Oysa Allah'ın çarpması pek çetindir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ra'd hamdile tesbih eyler, Melekler de korkusundan, ve saıkalar gönderir de onunla dilediğini çarpar, onlarsa Allah hakkında mücadele ediyorlardır, halbuki onun muhavvilesi çok şiddetlidir
E

Emrah Demiryent Meali

Gök gürültüsü, Allah’ı övgüyle tesbih etmekte ve melekler de Allah’ın azametinin heybetinden ürpererek, onu tesbih etmektedirler. Onlar (kâfirler) Allah (‘a ortaklar koşup, O’nun vahdaniyeti) hakkında tartışıp dururken, O yıldırımlar gönderip onları dilediğine isabet ettirir. O, azabı çok şiddetli olandır.
E

Erhan Aktaş Meali

Gök gürültüsü övgüsüyle, melekler de ürpertisiyle O'nu tesbih ederler. O, yıldırımlar gönderir ve onunla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Ve O, karşı konulamaz pek çetin bir güç sahibidir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı tesbįḥ eyler sürici firişte ögmegi-y-ile daħı firişteler anuñ ķorķusından. [127b] daħı viribir gökden gelen odları pes irürür anı aña kim diler. daħı anlar ŧartışurlar Tañrı’da daħı ol ķatı mekirlüdür.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Gök gürültüsü Onu (ya'ni Allâhı) hamd ile, melekler de Ondan korkusuna tesbîh eder (ler). O, yıldırımlar gönderib onunla kimi dilerse çarpar, öldürür. Halbuki onlar Allah hakkında mücâdele edib duruyorlardır. O, kudret ve azabından çetindir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de korkusundan tesbih ederler. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine isabet ettirir; onlar ise Allah hakkında çekişip tartışırlar. O, yakalaması çok şiddetli olandır.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve ra'd (gök gürültüsü) O'na hamd ile (tesbîh ederken),(2) melekler de O'nun korkusundan (yine O'nu) tesbîh eder(ler)! Hem (O,) yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar; böyleyken onlar (hâlâ) Allah hakkında mücâdele ediyorlar! Hâlbuki O,(düşmanlarına karşı) azâbı pek şiddetli olandır.
K

Kadri Çelik Meali

Gök gürültüsü O'nu överek ve melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğini çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Gök gürültüsü Allah’ı överek tenzih eder; O’nun korkusundan dolayı melekler de buna katılır. Onlar Allah hakkında tartışıp dururken O, yıldırımlar gönderip bunlarla dilediğini çarpar. O’nun azabı pek şiddetlidir.
M

M. Pickthall (English)

The thunder hymneth His praise and (so do) the angels for awe of Him. He launcheth the thunder bolts and smiteth with them whom He will while they dispute (in doubt) concerning Allah, and He is mighty in wrath.
M

Mahmut Kısa Meali

Gök gürültüsü, evrendeki tüm varlıklar gibi, Allah’ı övgüyle tesbih etmekte ve yürekleri hoplatan korkunç gürlemesiyle, Allah’ın yüceliğini, kudret ve azametini tüm evrene ilan etmekte; O’nun hiçbir bakımdan noksanı ve hiçbir şekilde ortağı bulunmadığını haykırmaktadır ve müşriklerin ilâh diye tapındığı melekler de, Allah’ın heybetinden ürpererek, O’nun uluhiyetinin şânını tesbih ve tenzih etmektedirler. Ve Allah, gökten yıldırımlar göndermekte ve onlarla dilediğini çarpmaktadır. İşte bütün bunlar olup biterken, onlar hâlâ Allah’ın yüceliği, kudret ve azameti hakkında tartışıp duruyorlar; oysa Allah, ilâhî plân gereğince, zâlimlerin hilelerini başlarına geçirip onları cezalandırmada müthiş bir kudrete sahiptir!
M

Mahmut Özdemir Meali

O’nun korkusundan Melekler de, RA’D / Gök Gürültüsü de O’nun hamdi ile tesbih ediyor.
Onlar Allah hakkında tartışırlarken Yıldırımlar gönderiyor, dileyeceği kimseleri çarpıyor. O, Muhavvile’nin / Güç-Kuvvet’in şiddetlisidir.
M

Mehmet Okuyan Meali

Gök gürültüsü (Allah’ı) [hamd] (övgü) ile, melekler ise O’ndan korktukları için [tesbih] ederler (yüceltirler). [*] Onlar Allah hakkında tartışıp dururken, O yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. O, azabı (tuzağı) çok şiddetli olandır.
M

Mehmet Türk Meali

Gök gürültüsü de melekler de Onun korkusundan dolayı Onu hamd ile tesbih eder. (Allah) kendisiyle uğraşanlardan dilediğine yıldırımlar gönderip onlarla o kimseleri yakar. Çünkü O, cezâsı pek şiddetli olandır.
M

Mehmet Çakır Meali

Gök gürültüsü Allah'ın erişilmez yüceliğini dile getirirken, melekler korkuyla ona eşlik ederler. Saldığı yıldırımlar ile de, işaretlediği kimseyi bulup çarpar. Hem de Allah'ın ihtişamını tartışıp durdukları bir sırada. Çünkü Allah çarptı mı fena çarpar..
M

Mehmet Çoban Meali

Gök gürültüsü Allah’ı överek yasalarına uyar. Melekler Allah’tan sakınır. Yıldırımları yasamızla yeryüzüne göndeririz. Yıldırımlar dilediğine çarpar. İnkârcılar Allah hakkında tartışmaya girişirler. Allah şöyledir böyledir diye bilmedikleri konularda fikir yürütürler. Kafalarına göre Allah tanımı oluşturarak farklı bir Allah algısı yaratırlar. Allah’ın ayetlerini dinlemeden, ayetlerdeki gerçekleri düşünmeden ileri geri konuşurlar. Akıl etmeden, düşünmeden "Yaratıcı yarattıklarını sever niçin cezalandırsın!" derler. Hâlbuki bilmezler ki Allah onlara gerçeği açıklar. Gerçekleri inkâr edenleri, yasalarına uymayanları cezalandıracağını söyler.
M

Muhammed Esed Meali

gök gürlemesi O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgüyle anmakta; melekler de korku ve sakınma içinde bunu yapmaktalar. Ve O yıldırımları gönderip onlarla dilediğini çarpmaktadır. (Hal böyleyken) onlar yine de Allah hakkında tartışıp duruyorlar; ²⁸ hem de O(’nun), kavranamaz ince ve derin planını gerçekleştirmek için sınırsız bir kudrete sahip olduğu ortada olduğu halde! ²⁹
M

Mustafa Çavdar Meali

Gök gürültüsü övgü ile melekler de saygı ile Allah’ın yasalarına göre hareket ederler. Onlar Allah’ın kudreti hakkında tartışıp dururlarken; O, yıldırımları gönderir de hak edene isabet eder. Hâlbuki O, azabı korkunç olandır. 24/43
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Gök gürültüsü sınırsız bir övgüyle O’nun yüce kudretini dillendirmekte, melekler ise bunu derin bir tazim ve saygıdan dolayı yapmaktadır; dahası O, yıldırımları gönderip dilediğini ona hedef kılmaktadır; onlar ise, istediğini ustalık ve ince bir planla gerçekleştirmekte mahir olduğunu bildikleri hâlde, hâlâ Allah hakkında tartışmaktadırlar.
O

Orhan Kuntman Meali

Gök gürlemesi O'nu hamd ile tesbih eder. (Allah Teala'nın birliğini azametini ve kudretini ilan eder) Melekler de O'nu heybetinden dolayı tesbih ederler! Allah yıldırımlar gönderir de, onu dilediğine isabet ettirir, (onu yakar öldürür) buna rağmen kafirler hadlerini bilmezler de, Allah hakkında mücadele ederler. (O'nun birliğini inkar ederek Rablerine ortak koşarlar) Oysa O'nun cezası çok şiddetlidir!
O

Osman Fırat Meali

Gök gürlemesi onu övgüyle tesbih ediyor ve melekler de onu korkuyla tesbih ediyor; o yıldırımları gönderip onu dilediğine isabet ettiriyor. Ve onlar Allah hakkında tartışıyorlar; o karşı durulmaz, şiddetli ve güçlü olandır.
S

Sardorxon Jahongir

Momaqaldiroq ham Unga hamd bilan tasbeh aytadi. Farishtalar ham Undan qo‘‎rqqanlaridan tasbeh aytadilar. U Zot yashinlarni yuborib, O‘‎zi xohlagan kishilarni ular Alloh haqida talashib-tortishib turganlarida u bilan uradi. Uning azob bilan ushlashi qattiqdir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı tesbīḥ eyler bulıt sürici ferişteh ögmeg‐ile, daḫı ferişteler anuñḳorḳusından. Daḫı viribir gökden gelen ünleri, pes irürür anı aña kim diler. Daḫı anlar ṭartışurlar Tañrı ‘aẓametinde ve tevḥīdinde. Daḫı ol ḳatı mekrlüdür,ya‘nī añsuzda ‘aẕāb eyler.
S

Suat Yıldırım Meali

Gök gürlemesi hamd ile O'nu takdis ve tenzih eder. Melekler de duydukları saygıdan ötürü O'nu takdis ve tenzih ederler. O yıldırımlar gönderir, onlarla dilediği kimseleri çarpar. Durum bu iken onlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Halbuki O'nun cezası pek çetindir. [2, 30; 17, 44]
S

Süleyman Ateş Meali

Gök gürültüsü, övgüsüyle, melekler de korkusundan O'nu tesbih ederler. Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Allah'ın tuzağı (cezası) pek çetin olduğu halde, onlar hala O'nun hakkında tartışmaktadırlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ra'd (Gök gürüldisi) onun hamdiyle ve melâike de korkusuyla tesbîh iderler. Yıldırımları gönderir ve dilediğine isâbet itdirir. Halbuki kâfirler, Allâh vardır yâ yokdur gibi mücâdele ile iştigâl iderler. Allâh kudret ve 'ikâbında şedîddir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Gök gürültüsü, her şeyi güzel yapması sebebiyle, melekler de saygı ile O’na boyun eğerler. Yıldırımları o gönderir ve onlar, ölçüsüne denk düşenlere çarpar. Bunlar, Allah konusunda tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah, çok güçlü ve engellenemezdir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Gök gürültüsü O'nu hamd ile tespih eder; melekler de O'ndan ürpererek... Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Allah, tuzak kuranların hilelerini başlarına geçirmede çok güçlü olduğu halde, onlar O'na karşı mücadele edip duruyorlar.
Y

Yusuf Ali (English)

Nay, thunder repeateth His praises, (1819)and so do the angels, with awe:(1820) He flingeth the loudvoiced thunder-bolts, and therewith He striketh whomsoever He will..yet these (are the men) who (dare to) dispute about Allah, with the strength of His power (supreme)!(1821)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve gök gürlemesi O'na hamd ile, melekler de O'nun korkusundan tesbihte bulunurlar. Ve yıldırımları gönderir, onları dilediğine hemen isabet ettirir. Böyle iken o kâfirler Allah hakkında mücadelede bulunurlar. Halbuki, O'nun kuvveti pek şiddetlidir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Gök gürültüsü hamd ile, melekler Allah korkusuyla Onu tesbih eder.(9) O, yıldırımlar gönderir de dilediğini onunla çarpar. Onlar ise hâlâ Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah'ın cezası pek çetindir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve (Allah’ın koyduğu doğa kanunları gereği) gök gürlemesi, (işleyişiyle, hâl diliyle) O’nu hamd ile tesbihte bulunur (bütün atmosfer hadiselerinin O’nun emri ile meydana geldiğini ve icraatında O’na hiçbir şeyin, hiçbir “tabiî” kanun ve cismin ortak olamayacağını ilan eder). Melekler de duydukları saygıdan dolayı O’nun sınırsız kudretini övgüyle anarlar. O (Allah, bulutla yer arasındaki elektriksel boşalma olayı olan) yıldırımları gönderip onlarla dilediğini de çarpabilir. (Hâl böyleyken) onlar (inanmayanlar) hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Oysa Allah, (ilâhî plân gereğince, zalim ve azgınların hilelerini başlarına geçirip onları cezalandırmada) müthiş bir kudrete sahiptir.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Gök gürlemesi ve melekler, Rablerine olan saygı ve korkusundan O’nu överek yüceltirler. Yıldırımları O gönderir ve dilediği kimseye de isabet ettirir. Allah onların hayallerinin çok üzerinde olmasına rağmen, O’nun hakkında çekişip duruyorlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Şimşek [⁷] onu överek tespih eder [⁸] melekler de O/nun mehabetinden dolayı tespit ederler. O, yıldırımları gönderir de onlar Allah hakkında mücadelede iken dilediğinin başına indirir. Allah kuvvet ve ukubette şiddetlidir.
İ

İsmail Yakıt

Gök gürültüsü Allah’ı överek, melekler de O’ndan korkarak tesbih ederler⁵. O, yıldırımları gönderir, onlarla dilediğine çarptırır. Onlar Allah’ın pek güçlü olduğunu bildikleri hâlde yine de O’nun (kudreti) hakkında tartışıp duruyorlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gök gürültüsü Allah’ı övgü ile, melekler ise Onu korku ile ulularlar. Onlar Allah üzerine çekişip dururlarken O da başlarına yıldırımlar indirip dilediğini çarpar. Allah’ın azabı ağır olur.
Ş

Şaban Piriş Meali

Gök gürültüsü hamd ederek, melekler de korku ile O'nu tenzih ederler. Onlar Allah hakkında tartışırlarken; O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar. O, şiddetle cezalandırandır.

Ra’d Suresi 13. Ayet Meali ve Tefsiri

Ra’d Suresi 13. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Ra’d Suresi 13. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Ra’d Suresi 13. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Ra’d Suresi 13. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim