Onlar, sizin de kendileri gibi kafir olmanızı ve böylece de hepinizin bir olmanızı isterler, onun için Allah yolunda yurtlarından göçmedikçe onların hiçbirini dost edinmeyin. Bunu kabul etmez de yüz çevirirlerse tutun onları ve öldürün onları bulduğunuz yerde ve onlardan ne dost edinin, ne yardımcı.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Onlar kendilerinin Allah'tan gelen gerçekleri örtbas ettikleri gibi, sizin de Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmenizi isterler ki, onlarla eşit olasınız. O halde onlar; Allah yolunda hicret edinceye kadar, onları kendinize dost edinmeyin, eğer aldırış etmeyip yüz çevirirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Onlardan hiçbirini ne dost ne de yardımcı tutmayın.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(O münafıklar) Onlar, kendilerinin (hıyanet ve nankörlük edip) inkâra saptıkları gibi, sizin de (Hakk’tan ayrılıp) inkâra kaymanızı arzulamaktadırlar. (Eğer onlara uysaydınız) Böylelikle (ahlâk ve anlayış bakımından) onlarla bir olacaktınız. Öyleyse Allah yolunda hicret edinceye (küfür ve zulüm düzeninden vazgeçip Hakka dönünceye) kadar onlardan veliler (dostlar) tutmayın (onlara aldanmayın). Şayet (hicretlerinden ve tevbelerinden sonra bile) yine yüz çevirirlerse (tekrar Hakk’tan döner ve halkı fesada yönelirlerse), artık onları yakalayın ve her nerede ele geçirirseniz öldürüp (etkisiz bırakın! Artık) onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı! (Çünkü onlar güvenilmez insanlardır.)
A
Ahmet Tekin Meali
Sizin de, kendileri gibi, kulluk sözleşmenizdeki ortak taahhütlerinizi, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincinizi şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar etmenizi, küfre saplanmanızı istediler ki, onlarla müsavi olasınız. Onlar Allah yolunda baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edinceye kadar, onlardan hiçbirini, kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın, candan dost, müttefik edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmeye devam ederlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan hiçbirini candan dost, müttefik ve yardımcı edinmeyin, işlerinizin başına getirmeyin.
A
Ahmet Varol Meali
Kendileri gibi sizin de inkar etmenizi ve onlarla eşit olmanızı istediler. Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun ve yakaladığınız yerde öldürün. Onlardan bir dost ve yardımcı edinmeyin.
A
Ali Bulaç Meali
Onlar, kendilerinin inkâra sapmaları gibi sizin de inkâra sapmanızı istediler. Böylelikle bir olacaktınız. Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliler (dostlar) edinmeyin. Şayet yine yüz çevirirlerse, artık onları tutun ve her nerede ele geçirirseniz öldürün. Onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Onlar arzu ettiler ki, kendileri küfre saptıkları gibi, siz de sapasınız da beraber olasınız. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinciye kadar, içlerinden dost edinmeyin. Eğer tevhîd ve hicretten yüz çevirirlerse onları bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün; onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Kendileri gibi sizin de kâfir olmanızı istediler ki; eşit olasınız. Artık Allah yolunda hicret etmedikleri müddetçe, onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün. Onlardan ne dost ne de yardımcı edinmeyin.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O halde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayınız, bulduğunuz yerde öldürünüz ve hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyiniz.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onlar gibi sizin de kâfir olmanızı istemekteler, bir düzeyde olmanız için çalışmadalar, Allahın yolunda onlar göçmenlik etmedikçe, onları dost edinmeyin, eğer onlar yüz dönerse yakalayın, nerde bulursanız hemen öldürün, siz onlardan ne dost tutun, ne de yardımcı
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlar özləri kafir olduqları kimi, sizin də kafir olub özlərilə bərabər olmanızı istərlər. Onlar Allah yolunda (Məkkədən) hicrət etməyənə qədər onlardan (özünüzə) dost tutmayın! Əgər onlardan (tövhiddən və hicrət etməkdən) üz çevirsələr, onları harada görsəniz, tutub öldürün. Onlardan özünüzə nə bir dost, nə də bir köməkçi tutun!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler. Bu yüzden Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer düşmanlığa yönelirlerse (ve sizi öldürmek için fırsat kollarlarsa), onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.
C
Cemil Said (1924)
Müsâvî olunuz diyu sizi de ânlar gibi kâfir yapmak istdiler. Allâh yolunda hicret itmedikce ânlar ile dost olmayınız. Eğer küfre ’avdet iderler ise tutınuz veyâ katl idiniz. Ânlar meyânında dost veyâ hami aramayınız.
D
Diyanet Vakfı Meali
Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O halde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlar kendileri inkar ettikleri gibi, keşki siz de inkar etseniz de eşit olsanız isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun, bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün; Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Arzu ettiler ki kendilerinin küfre sapdıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız, onun için onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin, yok aldırmazlarsa o vakıt bulduğunuz yerde kendilerini tutun ve öldürün, ve onlardan ne bir dost ne de bir yardımcı edinmeyin
E
Emrah Demiryent Meali
(Kendileri) inkâr ettikleri gibi, sizin de inkâr edip böylece (inkâr ve isyanda), onlarla bir olmanızı istediler. (Îmân edip de) Allah yolunda hicret etmedikleri müddetçe, onlardan hiçbiriyle dostluk kurmayın. Şayet size karşı düşmanlığa yönelirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Onlardan hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin.
E
Erhan Aktaş Meali
Onlar, sizin kendileri gibi küfre dönmenizi isterler, ki onlar gibi olasınız. O halde, Allah yolunda hicret edinceye kadar onları evliya edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse¹ onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan hiç kimseyi veli de yardımcı da edinmeyin.
E
Eski Anadolu Türkçesi
sevdiler kim kāfir olasız nite kim kāfir oldılar pes olasız berāber. pes dutman anlardan dostlar tā evlerinden illerinden ayrılalar Tañrı yolında. pes eger yüz döndüreler dutuñ anları daħı depeleñ anları anda kim bulduñuz anları. daħı dutman an- lardan dost ne daħı arķa virici.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Onlar, kendilerinin küfretdikleri gibi sizin de küfredib onlarla beraber olmanızı arzu etdiler. O halde, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dostlar edinmeyin. Eğer (aldırış etmeyib) yüz çevirirlerse onları nerede bulursanız yakalayıb, tutun, onları öldürün. Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onlar kendilerinin inkâra saptıkları gibi sizin de inkâra sapmanızı isterler ki böylelikle onlarla aynı olasınız. Öyleyse onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan evliya edinmeyin. Şayet yine yüz çevirirlerse artık onları yakalayın ve her nerede ele geçirirseniz öldürün. Onlardan ne bir veli edinin ne de bir yardımcı.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(Kendileri) inkâr ettikleri gibi, sizin de inkâr edip böylece (onlarla) bir olmanızı istediler. Artık (onlar) Allah yolunda hicret edinceye kadar, kendilerinden dostlar edinmeyin! Buna rağmen (îmandan ve hicretten) yüz çevirirlerse, o takdirde onları yakalayın ve kendilerini bulduğunuz yerde onları öldürün! Ve onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinin!
K
Kadri Çelik Meali
Onlar, kendileri küfre saptıkları gibi, keşke siz de küfre sapsanız da eşit olasınız isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Dolayısıyla eğer yüz çevirirlerse, bu durumda onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Kendileri nasıl inkâr etmişlerse sizin de öyle inkâr etmenizi, böylece onlara eşit ve benzer hale gelmenizi isterler. (İman edip) Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün; hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin.
M
M. Pickthall (English)
They long that ye should disbelieve even as they disbelieve, that ye may be upon a level (with them). So choose not friends from them till they forsake their homes in the way of Allah; if they turn back (to enmity) then take them and kill them wherever ye find them, and choose no friend nor helper from among them,
M
Mahmut Kısa Meali
Onlar, sizin de kendileri gibi inkâra saplanıp aynı duruma düşmenizi istiyorlar. O hâlde bunlar, zulüm sistemini ayakta tutan bir tuğla olmaktan vazgeçip Allah uğrunda İslâm diyarına hicret etmedikleri ve müminler safında yerlerini almadıkları sürece, onlardan hiçbirisini dost edinmeyin ve yardımına koşulması gereken bir din kardeşi olarak görmeyin! Şâyet bu uyarılara aldırmayıp yüz çevirecek olurlarsa, o zaman onları savaş meydanında gördüğünüz yerde yakalayıp öldürün! Ayrıca, onlardan hiçbirini kendinize dost ve yardımcı edinmeyin!
M
Mahmut Özdemir Meali
Arzu ettiler ki; keşke inkâr ettikleri gibi inkâr etseniz de eşit düzeyde olsanız!
Allah’ın yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliyyler edinmeyin!
Yüz çevirdilerse, onları yakalayın; bulduğunuz yerde öldürün! Onlardan ne bir veliyy edinin, ne bir yardım edici!
M
Mehmet Okuyan Meali
Kendileri inkâr ettikleri gibi sizin de inkâr etmenizi istediler [*] ki onlarla eşit olasınız. Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin! Yüz çevirirlerse onları bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün; onlardan hiçbir dost ve yardımcı edinmeyin!
M
Mehmet Türk Meali
Onlar, kendilerinin kâfir oldukları gibi, sizin de kâfir olup kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Bu yüzden Allah’ın yoluna hicret edinceye¹ kadar onlardan hiçbirini sakın dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Ve onlardan kesinlikle dost da yardımcı da edinmeyin.²
M
Mehmet Çakır Meali
Onlar, kendileri gibi siz de inkar etseniz de hepiniz bir olsanız isterler. Resulüm!, Allah için hicreti göze alana kadar onlarla dostluk kurmayın. Şayet kabul etmezlerse, onları bulduğunuz yerde yakalayıp haklayın. Kendilerinden herhangi bir himaye ve yardım da talep etmeyin.
M
Mehmet Çoban Meali
Onlar şöyle arzu eder: Kendilerinin inkâr edip gerçeklerden saptıkları gibi siz de sapın! Böylece kendilerince güç kazanmak isterler. Onlara uymayın! Onlardan uzak durun! Onlar inkârı bırakıp inanmış olarak Allah yolunda hicret edinceye kadar dost onları edinmeyin! Eğer onları dost edinirseniz, düşmanlarınıza laf taşır, aleyhinize tuzak kurarlar! Onlar inkârlarında diretir, size düşmanlık etmeye devam ederlerse onları takip edin, bulduğunuz yerde öldürün! Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin. Akıl etmez misiniz? Size düşmanlık edenleri nasıl dost edinir, onlardan nasıl yardım beklersiniz?
M
Muhammed Esed Meali
Onlar, kendilerinin inkar ettiği gibi, sizin de hakikati inkar etmenizi isterlerdi ki siz de onlar gibi olasınız. O halde, Allah rızası için zulüm ve kötülük diyarını terk edinceye kadar ¹⁰⁸ onları kendinize dost edinmeyin; ve eğer [açık bir] düşmanlığa yönelirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Onlardan hiç birini ¹⁰⁹ ne dost, ne de hâmi edinmeyin,
M
Mustafa Çavdar Meali
Kendileri küfre saptıkları gibi, sizin de küfre sapmanızı istiyorlar ki böylece kendileri ile eşit seviyeye düşesiniz. Bu sebeple onlar iman edip Allah yolunda hicret etmedikçe, onları evliya/dost ve sırdaş edinmeyin. Eğer, size karşı düşmanlığa yönelirlerse onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan veli/dost ve yardımcı edinmeyin. 60/2, 5/51, 3/28, 4/144
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Onlar, kendilerinin inkâr ettikleri gibi sizin de inkâr edip kendileriyle aynı seviyeye düşmenizi istiyorlar. O hâlde, Allah yolunda hicret edinceye kadar onları kendinize veli[⁸²⁰] edinmeyin! Eğer düşmanlığa yönelirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın, öldürün ve onlardan kimseyi ne veli ne de yardımcı edinin!
O
Orhan Kuntman Meali
(Çünkü onlar) Kendileri kafir oldukları gibi, sizin de inkar ederek onlar ile eşit olmanızı arzu ettiler, (sizi de doğru yoldan çıkarmaya yeltendiler) O halde onlar Allah yolunda hicret edinceye (bu şekilde imana geldiklerini kanıtlayıncaya) kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin, (bu tekliften) yüz çevirdikleri takdirde artık, (hak etmişlerdir) onları nerede bulursanız yakalayıp katledin ve onlardan hiçbir dost ve yardımcı edinmeyin.
O
Osman Fırat Meali
İstediler ki siz de kendileri gibi inkâr edesiniz ve onlar gibi olasınız. Allah yolunda hicret edinceye kadar onları dost edinmeyin. Eğer (size) şer için dönerlerse, yakalayın; nerede bulursanız öldürün; onlardan ne dost ne de yardımcı tutmayın.
S
Sardorxon Jahongir
Ular o‘zlari kufr keltirganlaridek sizlarni ham kofir bo‘lib, o‘zlari bilan barobar zalolatda bo‘lishingizni istaydilar. Ular to iymonga kelib, Alloh yo‘lida Makkadan Madinaga ko‘chib o‘tmagunlaricha ulardan hech birini do‘st qilib olmanglar. Bordi-yu yana Islomdan yuz o‘girsalar u holda ularni qayerda uchratsangiz, tutib o‘ldiringlar. U kofirlardan o‘zingizga do‘st va yordamchi qilib olmanglar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Tañrıdan isterler ki kāfir olasız özleri kāfir olġan gibi, ḥattā kāfirlıḳdaberāber olasız. Pes anlardan dost idinmeñüz, sefer eylemeyince Tañrıyolında. Pes eger yüz ḳaytarsalar dutuñuz, anları öldürüñüz ḳanda ṭap‐sañuz. Daḫı idinmeñüz anlardan dost, ne daḫı yardım idici.
S
Suat Yıldırım Meali
Ne çok isterler ki siz de kendileri gibi küfre düşesiniz de böylece kendileriyle aynı seviyede olasınız. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin! Eğer aldırmazlarsa o vakit nerede bulursanız onları yakalayın, öldürün ve sakın onlardan ne veli, ne yardımcı edinmeyin!
S
Süleyman Ateş Meali
Sizin de kendileri gibi inkar etmenizi istediler ki, onlarla bir olasınız. O halde onlar Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, nerede bulursanız öldürün ve onlardan ne dost, ne de yardımcı tutmayın!
S
Süleyman Tevfik (1927)
Sizin de onlar gibi küfr iderek onlarla müsâvî ve berâber olmanızı isterler. Onlar fîsebîlillâh hicret itmedikce onlardan dost ittihâz itmeyiniz. Eğer bundan (hicret idüb mü'minlere mülâkî olmakdan) i'râz iderlerse nerede bulur iseniz (dâhil ve hâric-i haremde) onları esîr tutunuz ve katl idiniz ve onlardan dost ve yardımcı ittihâz itmeyiniz.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Sizin de onlar gibi ayetleri görmezden gelmenizi (kâfir olmanızı) ve kendileriyle eşit duruma düşmenizi çok isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe hiç birini dost (veli) edinmeyin. Eğer direnirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan kendinize ne bir dost edinin ne de yardımcı.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Onlarla eşitlenesiniz diye kendilerinin küfre saptığı gibi küfre sapmanızı istediler. O halde, Allah yolunda göç edecekleri vakte kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.
Y
Yusuf Ali (English)
They but wish that ye should reject Faith, as they do, and thus be on the same footing (as they): But take not friends from their ranks until they flee(607) in the way of Allah (From what is forbidden). But if they turn renegades, seize them and slay them wherever ye find them; and (in any case) take no friends or helpers from their ranks;-
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Arzu etmişlerdir ki, kendilerinin kâfir oldukları gibi siz de kâfir olup onlar ile müsavî bulunasınız. O halde onlar Allah yolunda muhâceret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyiniz. Eğer yüz çevirirlerse artık onları her nerede bulursanız tutunuz ve öldürünüz. Ve onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı ittihaz etmeyiniz.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlar isterler ki, kendileri kâfir oldukları gibi siz de kâfir olun da onlarla eşit hale gelin. Allah yolunda hicret etmedikçe, onlardan hiç kimseyi veli edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse,(30) onları bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün; ve onlardan kendinize veli veya yardımcı edinmeyin.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Ey inananlar!) Onlar, kendilerinin inkâr ettiği gibi, (size her türlü zulüm ve işkenceyi reva görüp, baskı ve şiddeti uygulayanlarla birlikte) sizin de (hakikati) inkâr etmenizi isterlerdi ki siz de onlar gibi (inkârcı) olasınız. O hâlde Allah yolunda (baskı, şiddet işkence ve zulüm diyarından) göç etmedikleri sürece onları kendinize veli (yönetici, idareci, temsilci) edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse (düşmanlığa yönelir ve sizi öldürmek için fırsat kollarlarsa), siz de onları (saldırıya geçtikleri zaman) bulduğunuz yerde yakalayın ve (bu düşmanlık ve saldırganlık tutumlarından şayet vazgeçmezlerse siz de onları) öldürün. Bir daha da onlardan ne veli (yönetici) edinin ne de yardımcı.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar isterler ki, kendileri gibi inkâr edesiniz de, inkâr etmede onlarla eşit olasınız. Onlar, size hicret edinceye kadar, onlardan yardımcılar (evliya) edinmeyin. (Size düşmanca davranmalarından dolayı) Eğer onlardan yüz çevirirseniz, onları yakalayın ve her nerede bulursanız öldürün. Asla onlara sığınmayın ve yardımcı da edinmeyin.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar kendileri gibi sizlerin de kâfir olup beraber olmanızı temenni ederler [³]. Müslüman olup Allah yolunda hicret edinceye kadar siz de onlardan hiçbir yâr edinmeyin. Eğer onlar bundan vaz geçerlerse onları nerede bulursanız tutun, öldürün; onlardan hiçbir yâr, hiçbir medetkâr edinmeyin.
İ
İsmail Yakıt
Onlar kendileri gibi olmanız için, sizin de inkâr etmenizi ve aynı seviyede olmanızı/kendilerine benzemenizi arzu ederler. O hâlde onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyiniz. Eğer (hicretten) yüz çevirirlerse/size düşmanlığa başlarlarsa, onları tutun/ yakalayın ve nerede bulursanız, öldürünüz.³⁴ Onlardan ne dost ne de yardımcı edininiz.³⁵
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar kendileri gibi sizlerin de Allah’ı tanımaz olmanızı isterler ki kendileriyle bir olasınız. Onlar, Allah uğurunda göç etmedikçe,onları kendinize koruyucu edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirecek olurlarsa onları nerede bulursanız orada öldürün. İçlerinden hiç birini ne koruyucu, ne de yardımcı edinmeyin.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlar, kafir oldukları gibi sizin de küfretmenizi ve kendileri ile eşit olmanızı istiyorlar. Bu sebeple, onlar, Allah yolunda hicret etmedikçe onları veli edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan bir veli yardımcı edinmeyin.
Nisâ Suresi 89. Ayet Meali ve Tefsiri
Nisâ Suresi 89. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nisâ Suresi 89. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nisâ Suresi 89. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nisâ Suresi 89. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?