Sureye Dön

Nisâ Suresi Suresi, 164. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve öyle peygamberler var ki onların ahvalini anlattık sana önceden ve Allah Musa ile de konuşmuştu.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Daha önce sana bildirdiğimiz öteki elçilere, hem de bahsetmediğimiz elçilere de vahyetmiştik ve Allah Musa ile de konuştu.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ve kesinlikle daha önceden Sana, (gerçek hayat) hikâyelerini (ve Tevhid mücadelelerini) anlattığımız elçilere de, hiç anlatmadığımız (daha nice) elçilere de (vahyettik). Allah, Musa ile de ona hitap edip konuşuverdi.
A

Ahmet Tekin Meali

Kıssalarını daha önce sana anlattığımız Rasuller, elçiler gönderdik. Kıssalarını sana anlatmadığımız Rasuller, elçiler de gönderdik. Allah Mûsâ ile gerçekte konuştu.
A

Ahmet Varol Meali

Biz kıssalarını sana anlatmış olduğumuz peygamberler ve sana kıssalarını anlatmış olmadığımız peygamberler gönderdik. Allah Musa ile de doğrudan konuştu.
A

Ali Bulaç Meali

Ve gerçekten sana daha önceden hikayelerini anlattığımız elçilere, anlatmadığımız elçilere (vahyettik). Allah, Musa ile de konuştu.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Gönderdiğimiz öyle peygamberler vardır ki, onları, bundan (bu sûreden) önce sana beyan ettik. Öyle peygamberler de vardır ki, sana onların kıssalarını bildirmedik; ve Allah, Musa'ya (vasıtasız) hitap etti.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Daha önce sana anlattığımız nice peygamberlere daha vahyettik. Sana anlatmadığımız peygamberlere de vahyettik. Ve Allah vasıtasız olarak Musa ile konuştu.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Bir kısım peygamberleri daha önce sana anlattık; bir kısmını ise sana anlatmadık. Allah, Mûsâ'ya sözünü söyledi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Senden önce gelmiş olan, nice peygamberleri, sana haber vermiştik, nicesini sana söylemedik; Allah, Musa ile söz konuşmuştur
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Biz) peyğəmbərlər (göndərdik). Onların bə’zisinin əhvalatını bundan əvvəl sənə danışdıq, bə’zisinin əhvalatını isə söyləmədik. Və Allah Musa ilə sözlə (arada heç bir başqa vasitə olmadan) danışdı.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Daha önce kıssalarını sana anlattığımız bir kısım resuller ve sana anlatmadığımız daha (nice) resuller gönderdik. Allah, Musa ile doğrudan konuşmuştur. 
C

Cemil Said (1924)

Sana evvelce bildirdiğimiz peygamberlerden mâ’adâ sana bahs itmediğimiz peygamber de vardır Allâh Mûsâ’ya îrâd-ı kelâm itmişdir bu bir hakîkatdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Bir kısım peygamberleri sana daha önce anlattık, bir kısmını ise sana anlatmadık. Ve Allah Musa ile gerçekten konuştu.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

164,165. Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Mûsa ile de doğrudan konuştu.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Daha önce sana anlattığımız peygamberlerle, anlatmadığımız başka peygamberlere de (vahyettik). Ve Allah Musa ile de konuştu.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Hem gerek sana evvelce naklettiğimiz Resulleri, ve gerek nakletmediğimiz Resulleri gönderdiğimiz gibi, hem de Allahın Musâya kelâm söylemesi gibi
E

Emrah Demiryent Meali

Sana daha önce (kıssalarını) bildirdiğimiz peygamberlerle, sana (kıssalarını) bildirmediğimiz (nice) peygamberlere de (vahyetmiştik.) Ve Allah, Mûsâ’yla (vasıtasız olarak, keyfiyetsiz kelâmı ile) tekellüm etti.
E

Erhan Aktaş Meali

Senden önce gönderdiğimiz¹ resûllerden birçoğunu sana anlattık, birçoğunu da anlatmadık. Ve Allah, Musa'yla kelimelerle² konuştu.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı yalavaçlar kim hikāyet eyledük anları saña ilerüden daħı yalavaçlar kim hikāyet eylemedük saña. daħı söyledi Tañrı mūsā’ya söylemek.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Öyle peygamberler (gönderdik ki) kıssalarını hakıykat önceden sana bildirdik. (Yine) öyle peygamberler (Yolladık ki) sana onların kıssalarını haber vermedik. Allah Musâya da hıtaab ile konuşdu.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Sana daha önceden kıssalarını anlattığımız resullere de anlatmadığımız resullere de (vahyetmiştik). Allah, Musa ile de konuştu.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hem öyle peygamberler (gönderdik) ki, elbette onları(n kıssalarını) daha önce sana anlattık ve öyle peygamberler de var ki onları(n kıssalarını) sana anlatmadık.(2) Ve Allah, Mûsâ ile (ses, harf ve kelimelere muhtaç olmadan, vâsıtasız) bir hitâb ile konuştu.
K

Kadri Çelik Meali

Peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık ve Allah, Musa ile açık bir şekilde (aracısız) konuştu.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bir kısım peygamberleri sana daha önce anlattık, bir kısmını ise sana anlatmadık. Ve Allah, Mûsâ ile gerçekten konuştu.
M

M. Pickthall (English)

And messengers We have mentioned unto thee before and messengers We have not mentioned unto thee; and Allah spake directly unto Moses;
M

Mahmut Kısa Meali

Sana bundan önce hayat hikayelerini anlattığımız elçilere ve kendilerinden hiç söz etmediğimiz diğer bütünelçilere gönderdiğimiz gibi... Nitekim Allah, Mûsâ ile aracısız konuşmuştu.
M

Mahmut Özdemir Meali

Önceden sana anlattığımız rasûllere de, anlatmadığımız rasûllere de (vahyettik / kitap verdik).
Allah doğrudan doğruya Musa’ya konuştu.
M

Mehmet Okuyan Meali

Daha önce sana kıssasını anlattığımız elçilere de kıssasını sana anlatmadığımız elçilere de (vahy etmiştik). [*] Allah Musa’ya da tam anlamıyla konuşmuştu.
M

Mehmet Türk Meali

(Hatta Biz,) daha önce sana anlattığımız Peygamberlerle birlikte, sana anlatmadığımız başka Peygamberlere¹ de (vahyettik).² Ve Allah Mûsa ile de özel bir şekilde konuştu.³
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Biz bu elçilerden bazısının hayat hikayesini sana daha önce öykünmüştük. Ama henüz hiç öykünmediklerimiz de var. Meselâ: Allah Musa ile birebir konuştu öyküsünü anlattık.
M

Mehmet Çoban Meali

Daha önce hayatlarını sana anlattığımız Resulleri gönderdik! Hayatlarını anlatmadığımız Resulleri bilmediğiniz topluluklara göndermiştik! Size ancak bildiğiniz topluluklara ait Resullerin hayatından ders almanız için haber veriyoruz. Sen insanların dediklerine bakma! Biz Musa ile doğrudan doğruya konuştuk!
M

Muhammed Esed Meali

ve hem daha önce ¹⁷⁹ sana bildirdiğimiz [öteki] elçilere, hem de bahsetmediğimiz elçiler[e vahyettiğimiz] gibi; ve Allah’ın Musa’ya sözünü söylediği gibi:
M

Mustafa Çavdar Meali

O elçilerden bir kısmını, sana daha önce anlattık; bir kısmını da anlatmadık. Allah, Musa ile doğrudan doğruya konuşmuştu. 3/144, 5/75, 40/78, 43/6
M

Mustafa İslamoğlu Meali

tıpkı hem daha önce sana anlattığımız elçiler, hem de anlatmadığımız elçiler(e vahyettiğimiz) gibi; keza, Allah’ın Musa’ya kelâmını söylediği gibi…[⁸⁷¹]
O

Orhan Kuntman Meali

Daha önce sana (kıssalarını) anlattığımız peygamberlerle, anlatmadığımız peygamberlere de, (vahyettik) ve Allah, Musa ile de konuştu!
O

Osman Fırat Meali

Bunlar senden önceki resullerdir; sana anlatmadığımız resuller de vardır. Ve Allah, Musa ile bir konuşma da yapmıştı.
S

Sardorxon Jahongir

Biz sizga ilgari bir qancha payg‘‎ambarlar haqida qissalarni aytib berdik. Hamda ayrim payg‘‎ambarlarning qissalarini esa sizga aytib bermadik. Shuningdek, Alloh Muso bilan bevosita gaplashdi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı özge nebīlere vaḥy eylegen gibi ḫaber virdük anlardan saña bundanburun, daḫı özge nebīleri ki ḫaberlerin virmedük saña. Taḥḳīḳ söylediTañrı Ta‘ālā Mūsāya söylemek.
S

Suat Yıldırım Meali

Durumlarını sana daha önce anlattığımız nice elçiler gönderdik. Anlatmadığımız nice elçiler de gönderdik. Allah Mûsâ'ya da hitab ederek konuştu. [40, 78] {KM, Sayılar 12, 8}
S

Süleyman Ateş Meali

Daha önce sana anlattığımız elçilere ve sana anlatmadığımız elçilere de (vahyetmiştik). Ve Allah Musa'ya da konuşmuştu.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ve rasûller vardır ki bundan evvel onların kıssalarını sana hikâye itdik ve rasûller de vardır ki kıssalarını nakl itmedik. (Onlara da vahy itmişdik). Ve Mûsâ Cenâb-ı Hak ile kelâm sûretinde tekellüm itdi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kendilerinden sana bahsettiğimiz elçiler de gönderdik, hiç bahsetmediğimiz elçiler de gönderdik. Allah, Musa ile konuştu.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Resuller var, hayat ve hatıralarını daha önce sana anlattık; resuller var, hayat ve hatıralarını sana anlatmadık. Allah, Mûsa'ya kelime kelime söz söylemişti.
Y

Yusuf Ali (English)

Of some messengers We have already told thee the story; of others We have not;- and to Moses Allah spoke direct;-(670)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve evvelce kıssalarını sana bildirdiğimiz peygamberleri ve kıssalarını sana bildirmediğimiz peygamberleri gönderdik. Ve Allah Teâlâ Mûsa ile bilmuhâtabe (aracısız) tekellüm buyurmuştur.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bundan önce sana kıssalarını anlattığımız peygamberlere ve kıssalarını sana anlatmadığımız peygamberlere de vahyettik. Musa ile de Allah bizzat kelâmıyla konuştu.
İ

İhsan Aktaş Meali

Hem öyle elçiler (gönderdik) ki, elbette onları(n kıssalarını) daha önce sana anlattık ve öyle nice (gönderdiğimiz) elçiler de var ki onları(n kıssalarını) sana anlatmadık. Ve Allah, Musa’ya da (vahiy yolu ile hususi bir tarzda) hitap ederek konuştu.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sana hikâyelerini anlattığımız elçiler olduğu gibi, sana anlatmadığımız elçilerde var. Bunların arasından Allah Musa ile bizatihi konuştu.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Peygamberlerden bir takımını bundan evvel sana haber vermiştik, bir takımını ise haber vermemiştik. Allah Musa ile söz söyleşmiştir.
İ

İsmail Yakıt

Daha önce sana kıssalarını anlattığımız elçilere de anlatmadığımız elçilere de vahyetmiştik. Allah Musa ile de konuşmuştu.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Öyle elçiler var ki bundan önce onların olaycalarını işte sana anlattık. Öyle elçiler de var ki onların olaycalarını sana anlatmadık. Allah’ın Musa’ya söz söylemesi gibi.
Ş

Şaban Piriş Meali

Daha önce sana anlattığımız Peygamberlere ve anlatmadığımız Peygamberlere de (vahyettik). Allah Musa ile de doğrudan doğruya konuşmuştu.

Nisâ Suresi 164. Ayet Meali ve Tefsiri

Nisâ Suresi 164. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nisâ Suresi 164. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nisâ Suresi 164. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nisâ Suresi 164. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim