Kendisince doğru yol apaçık belli olduktan sonra Peygambere aykırı hareket eden ve inananların yolundan başka bir yola giden kişiyi döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme atarız; orası, ne de kötü yerdir.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra, peygamberle bağını koparıp, mü'minlerin yolundan başka bir yola saparsa, onu tercih ettiği o yolda bırakır ve cehenneme sokarız. O ne kötü bir yerdir.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Her kim (şuurlu İslam sayesinde)kendisine ’dosdoğru yol’ apaçık belli olduktan (hidayet ve hakikati bilip tanıdıktan, Hakk ile Bâtıl’ın farkına ve şuuruna vardıktan) sonra, (dünyalık makam ve menfaat hırsıyla) Elçiye (Peygambere ve Hakk dava rehberine) muhalefet edip (haklı ve hayırlı hareketten ayrılırsa) ve mü’minlerin yolundan başka bir yola (Siyonist ve Haçlı İttifakına ve şeytani kurallarına) uyarsa, onu dönüp gittiği yanda (şerli ortam ve ortaklıkta) bırakırız (bu hıyanet ve hakaretinden dolayı tekrar Hakka ve hidayet yoluna dönmesine fırsat tanımayız ve hidayetini karartırız) ve (ahirette de) cehenneme sokarız. O ne kötü ve sürekli bir (zindan) karargâhıdır!
A
Ahmet Tekin Meali
Kim, kendisine haklar sağlayan, doğru, hak yol, Allah'ın kitap ve peygamberle gösterdiği yol açıkça ortaya konduktan sonra, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah'a, sünnetine karşı çıkar mü'minlerin yolundan İslâmî hayat tarzından ayrılıp, başka bir yola giderse, onu tercih ettiği, sorumluluğuna katlandığı yolda bırakırız. Onu cehenneme atarız, cehennemde kalmaya mahküm ederiz. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.
A
Ahmet Varol Meali
Kim kendisi için doğru yol açıklık kazandıktan sonra Peygamber'e muhalefet eder ve mü'minlerin yolundan başka yola uyarsa onu döndüğü yöne çeviririz ve cehenneme atarız. Orası ne kötü bir varış yeridir!
A
Ali Bulaç Meali
Kim kendisine 'dosdoğru yol' apaçık belli olduktan sonra, elçiye muhalefet ederse ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!..
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Her kim de, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, Peygambere aykırı harekette bulunur ve mü'minlerin yolundan başkasına uyar giderse, onu döndüğü sapıklıkta bırakırız. Âhirette de kendisini cehenneme koyarız ki, o, ne kötü bir dönüş yeridir!...
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Kim, doğru yol ona açıklandıktan sonra Peygamber’e karşı gelip Müminlerin yolundan başka bir yol tutarsa; onu gittiğine bırakırız ve Cehenneme dayatırız. Orası varılacak ne kötü bir yerdir.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygambere karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir!
B
Besim Atalay Meali (1965)
Doğru yol kendince belli olduktan sonra, Peygambere karşı düşmanlık yapanları, inanmışlar yolundan, başka bir yola sapanları, o yolda yürüdükçe yollarında bırakırız, cehenneme göndeririz, o ne kötü döneydir
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Hər kəs özünə doğru yol aşkar olandan sonra Peyğəmbərdən üz döndərib mö’minlərdən qeyrisinin yoluna uyarsa, onun istədiyi (özünün yönəldiyi) yola yönəldər və Cəhənnəmə varid edərik. Ora necə də pis yerdir.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Kendisine hidayet bahşedildikten sonra Resûl’e muhalefet edip mü’minlerin yolundan başka bir yola sapana gelince; onu kendi tercih ettiği (o sapık) yolda bırakırız. Sonra (âhirette) kendisini cehenneme atarız. O ne kötü bir varış yeridir!
C
Cemil Said (1924)
Kendisine hidâyet irişdikden sonra rasûl ile hemrâh olmıyanlardan ve mü’minlerin yolundan gayrı bir yol gidenlerden yüz çevireceğiz nasıl ki ânlar hakdan yüz çevirdiler, ânları cehennem âteşine yaklaşdıracağız ve fenâ netîce!
D
Diyanet Vakfı Meali
Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber'e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Doğru yol kendisine apaçık belli olduktan sonra, Peygamberden ayrılıp, inananların yolundan başkasına uyan kimseyi, döndüğü yöne döndürür ve onu cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir!*
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Her kim de kendisine hak tebeyyün ettikten sonra peygambere muhalefette bulunur ve mü'minler yolunun gayrısına giderse biz onu gittiğine bırakırız ve kendisine Cehennemi boylatırız ki o ne fena gidişdir
E
Emrah Demiryent Meali
Her kim de kendisine doğru yol (İslâm) belli olduktan sonra, Resûl’e karşı çıkar ve mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu döndüğü (seçtiği o sapık) yolla baş başa bırakırız. Sonra da kendisini cehenneme sokarız. O (cehennem) ne kötü bir gidiş yeridir.
E
Erhan Aktaş Meali
Kendisine doğru yol belli olduktan sonra, her kim Resul'e karşı gelir, mü'minlerin yolundan başkasına yönelirse, onu saptığı yolda bırakırız. Onu Cehennem'e atarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı her kim ŧartışa yalavac-ıla, andan śoñra kim bellü oldı aña ŧoġru yol; daħı uya mü’minler yolından ayruġa: iş virevüy aña anı kim iş duttı daħı göyündürevüz anı ŧamuda. daħı ne yavuzdur ŧamu dönecek yir!
H
Hasan Basri Çantay Meali
Kim kendisine doğru yol besbelli oldukdan sonra peygambere muhalefet eder, mü'minlerin yolundan başkasına uyub giderse onu döndüğü o yolda bırakırız. (Fakat ahiret de) kendisini cehenneme koyarız. O, ne kötü bir yerdir!
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Kim de kendisine hidayet apaçık belli olduktan sonra Resule karşı gelir ve mü’minlerin yolundan başka bir yola tâbi olursa onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme yaslarız. Ne kötü bir varış yeridir o!
H
Hayrat Neşriyat Meali
Kim de kendisine hidâyet belli olduktan sonra, peygambere karşı gelir ve mü'minlerin yolundan başkasına tâbi' olursa, onu (kendi) tercîh ettiğinde bırakırız ve kendisini Cehenneme atarız! Ve (o) ne kötü varılacak yerdir!
K
Kadri Çelik Meali
Doğru yol kendisine apaçık belli olduktan sonra kim peygambere muhalefet eder ve iman edenlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu sevdiği şeye doğru döndürür ve cehenneme sokarız. Orası pek de kötü bir dönüş yeridir!
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Yolun doğrusu kendine apaçık belli olduktan sonra Resûlullah’a karşı çıkan ve müminlerin yolundan başkasını izleyen kimseyi saptığı yönde bırakırız ve onu cehenneme atarız. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!
M
M. Pickthall (English)
And whoso opposeth the messenger after the guidance (of Allah) hath been manifested unto him, and followeth other than the believer's way, We appoint for him that unto which he himself hath turned, and expose him unto hell a hapless journey's end!
M
Mahmut Kısa Meali
Fakat kim de doğru yol kendisine açıkça gösterildiği hâlde, kalkıp Peygambere karşı gelir ve dinden dönerek Müslümanların takip ettiği yolu terk ederse, onu kendi tercihiyle baş başa bırakacak fakat sonunda cehenneme atacağız! Ne korkunç bir son! O hâlde, Allah’ın merhametine ve affına sığınmaktan başka çareniz yoktur:
M
Mahmut Özdemir Meali
Kim kendisi için Hidayet (Doğru Yol) açıkça belli olduktan sonra Rasûl’den ayrılır, Müminler’in yolundan başkasına uyarsa, onu girdiği yolda bırakırız, Cehennem’e atarız.
Gidip varılacak yer olarak kötü oldu. ***
M
Mehmet Okuyan Meali
Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Elçi’ye karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu (kendisinin) döndüğü yere döndürecek ve cehenneme atacağız. Ne kötü varış yeridir (orası)!
M
Mehmet Türk Meali
Kim de kendisine dosdoğru yol¹ belli olduktan sonra mü’minlerin yolundan başka bir yola giderek Peygambere isyan ederse, onu döndüğü yolla baş başa bırakır ve varılacak yerlerin en kötüsü olan cehenneme sokarız.
M
Mehmet Çakır Meali
Biz, ne güzel düze çıkmış ve önü aydınlanmış iken resulden kopup, Müslüman’ların aksine bir yol takip edenleri yolundan çevirmeyiz, ama sonunda ateşe atarız. Öf gir artık girebilirsen...
M
Mehmet Çoban Meali
Kim kendisine doğru yol açıkça belli olduktan sonra Resule karşı çıkar, Müminlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakarak cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.
M
Muhammed Esed Meali
Ama, kendisine hidayet bahşedildikten sonra Peygamber ile bağını koparan ve müminlerin yolundan başka bir yola sapana gelince, onu kendi tercih ettiği yolda bırakacak ¹³⁹ ve ona cehennemi tattıracağız: o ne kötü bir sondur!
M
Mustafa Çavdar Meali
Fakat kim de kendisine hak ve hakikat apaçık belli olduktan sonra elçiye karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa; onu döndüğü sapıklıkta bırakır ve cehenneme atarız. Orası ne kötü bir yerdir! 47/25-32, 58/5
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Fakat kendisine doğru yol ayan açık belli olduktan sonra Rasûl ile yollarını ayıran ve mü’minlerin yolundan başka yollara sapan kimseyi kendi tercihiyle baş başa bırakacak ve onu cehenneme sokacağız: O ne berbat bir ikametgâhtır!
O
Orhan Kuntman Meali
Kim hakk’ın (böyle Peygamberin hükmü sayesinde) ortaya çıktığına şahit olduğu halde, Peygamber’e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başkasına (küfür yoluna) uyarsa, biz de onu o yolda bırakırız (kalbini mühürleriz tevbe nasip etmeyiz) Ve onu (ahirette) cehenneme sokarız, orası varılacak ne fena bir son duraktır.
O
Osman Fırat Meali
Kim dosdoğru yol belli olduktan sonra Resûl’den ayrılır da müminlerin yolundan başka bir yola dönerse, onu döndüğü yola döndürür ve onu cehenneme yaslarız; orası ne kötü bir giriş yeridir.
S
Sardorxon Jahongir
Unga hidoyat yo‘li ochiq-oydin bo‘lgandan keyin kimki Payg‘ambar amriga qarshi chiqsa hamda mo‘minlarning tutgan haq yo‘lidan boshqa yo‘lga ergashsa, Biz uni yuz o‘girib ketgan yo‘li sari burib qo‘yamiz. Oxiratda esa uni jahannamga tiqamiz. Jahannam naqadar yomon borar manzildir!
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı kim düşman olsa nebīye, özine bellü olġandan ṣoñra doġru yol, daḫıuysa mü’minler yolından özge yola, āḫiretde cehenneme givürür‐biz anı.Ne yaman varacaḳ yirdür ol.
S
Suat Yıldırım Meali
Her kim de, hidâyet yolu kendisine iyice belli olduktan sonra, Resulullaha muhalefet eder ve müminlerin yolundan başka bir yola tâbi olursa, Biz onu döndüğü yolda bırakırız. Fakat âhirette kendisini cehenneme koyarız. Orası ne fena bir varış yeridir! [68, 44; 61, 5; 6, 110; 37, 22; 18, 53]
S
Süleyman Ateş Meali
Kim de kendisine doğru yol belli olduktan sonra Elçi'ye karşı gelir ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü yola yöneltiriz ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir gidiş yeridir orası!
S
Süleyman Tevfik (1927)
Kendisine hak ve doğrı yol tebeyyün ve tezâhür iyledikden sonra (muhâlefetle) Rasûl'e meşâkkat viren ve müslümânların yolundan gayrı bir yola giden kimseyi de dost oldığı şeylere (küfür ve şirke) ısmarlar ve cehenneme sokarız. Orası ne fenâ bir mahall-i karârdır. [²]
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Doğru yol kendisi için apaçık belli olduktan sonra kim bu Elçiden ayrılır ve müminlerin yolundan başka[*] yola girerse onu, saptığı yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü hale gelmedir o!
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Erdirici kılavuzluk kendisine ayan-beyan geldikten sonra, resulden kopup müminlerin yolunun dışını izleyeni biz, yöneldiğiyle kaynaştırır, sonra da cehenneme sallarız. Ne kötü bir dönüş yeridir o!
Y
Yusuf Ali (English)
If anyone contends with the Messenger even after guidance has been plainly conveyed to him, and follows a path other than that becoming to men of Faith, We shall leave him in the path he has chosen, and land him in Hell,- what an evil refuge!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Her kim de kendisine doğru yol zahir olduktan sonra Peygamber'e muhalefet eder ve mü'minlerin yolundan başkasına uyup giderse, onu o takip ettiği yola sevkederiz ve onu cehenneme daldırırız. Ve ona ne fena bir gidilecek yer.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Doğru yol kendisine açıkça belli olduktan sonra kim Peygambere muhalefet eder ve mü'minlerin yolundan başka bir yol tutarsa, Biz de onu yöneldiği yola sevk eder ve Cehenneme süreriz. Gidilecek ne kötü bir yerdir orası!
İ
İhsan Aktaş Meali
Kim de kendisine doğru yol (İslam yolu) belli olduktan sonra (dünyalık makam ve menfaat hırsıyla) elçiye (mesajlarımızı tebliğ etme hususunda) muhalefet eder ve mü’minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü (kendi tercih ettiği) yolda bırakırız ve (ahirette) cehenneme yaslarız. Orası ne kötü bir varış yeridir!
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Allah’ın doğru olanları açıklayıcı ayetleri geldikten sonra, elçi ile kendini ayıran ve inananların yolundan başka yollara uyanları, istedikleri yöne uymalarını sağlarız ve onları (kıyamet günü) cehennem ateşine atarız. Dönüş yerleri ne kadar kötü!
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Kendisine doğru yol belli olduktan sonra hâlâ peygamberden ayrılarak mü/minlerin tuttuğu yoldan başkasına gidenleri biz sevdikleri yola çeviririz [²]. Onları Cehenneme atarız. Cehennem ne kötü uğraktır.
İ
İsmail Yakıt
Kim de kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, elçiye karşı gelirse, mü’minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, Biz onu, döndüğü yola yöneltiriz ve cehenneme sokarız/yaslarız, varılacak ne kötü bir yerdir orası!
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Herkim kendisine doğru yol apaçık göründükten sonra Allah’ın elçisinden ayrılır da inananların yolundan ayrı bir yol tutacak olursa biz onu döndüğü yolda bırakırız. Onu Cehennem’e sokarız. Onun döneceği yer ne kötüdür.
Ş
Şaban Piriş Meali
Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra Peygamberden ayrılır ve müminlerin yolundan başkasına uyarsa; onu döndüğü sapıklıkta bırakır ve cehenneme atarız. Ne kötü bir yerdir!
Nisâ Suresi 115. Ayet Meali ve Tefsiri
Nisâ Suresi 115. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nisâ Suresi 115. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nisâ Suresi 115. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nisâ Suresi 115. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?