Sureye Dön

Neml Suresi Suresi, 82. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Sözün, onlar hakkında yerine geleceği, tahakkuk edeceği zaman gelip çatınca yeryüzünden, onlara bir mahluk çıkarırız ki o, konuşur onlarla ve gerçekten de insanlar, delillerimize adamakıllı inanmazlar der.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Söylenen kıyamet saati, başlarına geldiğinde, onların karşısına yerden kendilerine: “İnsanlığın, mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını” söyleyen bir yaratık çıkaracağız.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

O (va’ad edilen) sözün vuku bulacağı (aynen) başlarına gelip (sabit olacağı ve gerçekleşip yaşanacağı) zaman, (yani kıyamet öncesinde;) onlar için yerden bir canlı (dabbe) çıkarırız. O da insanlara, Bizim ayetlerimize (ve hikmetlerimize) yakinen inanmadıklarını (ve kalben mutmain olup kavrayamadıklarını) konuşup söyleyecektir.
A

Ahmet Tekin Meali

İlâhî kelâmdaki tehdidin, kesinlikle gerçekleşeceği vakit, Kıyamet koparken onlara yerden bir canlı mahlûk çıkarırız. Bu, insanların âyetlerimize, Kur'ân'ımıza, kâinattaki kudretimizin delillerine, ilme, gerekçeye itibar etmediklerini, kesinlikle inanmadıklarını söyleyerek onları yaralar.
A

Ahmet Varol Meali

(Kendilerine söylenmiş olan) söz başlarına geldiği zaman yerden bir canlı çıkarırız ki o onlara, insanların ayetlerimize kesin bir inançla inanmadıklarını söyler.
A

Ali Bulaç Meali

O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe çıkarırız; o da, insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Kıyametin kopacağına dair), o sözün, üzerlerine vukuu yaklaştığı zaman, onlar için yerden bir Dabbe (kıyamet âlâmetlerinden olup, mümin ile kâfiri işaretliyerek birbirinden ayıracak olan bir hayvan) çıkarırız da, insanların âyetlerimize yakînen iman etmemiş olduklarını kendilerine söyler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Azap sözü başlarında gerçekleştiği zaman, yerden onlar için bir canlı çıkartırız. “İnsanlar ayetlerimize gerçekten inanmadılar.” diye onlarla konuşur.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

O söz, tepelerine indiğinde, yerden onlar için canlı bir yaratık çıkarırız da, o onlara, insanların bizim âyetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.[396]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlara söz hak olunca «İnsanlar bizim âyetlerimize inanmazlardı» diyerek, kendileriyle konuşabilen, yerden bir canavar çıkaracağız
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlara deyilən söz yerinə yetdiyi (qiyamət yaxınlaşdığı) zaman onlar üçün yerdən (mö’minlərlə kafirləri xüsusi nişanla bir-birlərindən ayıran) bir heyvan çıxardarıq ki, onlarla danışıb (Bizim adımızdan): “İnsanlar ayələrimizə inanmırdılar!” – deyər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Ve (Kıyamet hakkında) onlara verilen söz gerçekleştiği zaman, onların karşısına yerden, kendilerine insanların mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız.
C

Cemil Said (1924)

Ânlar hakkındaki hükmün icrâsı zamânı geldiği vakit arzdan bir dâbbe (canavar) çıkaracağız. O canavar ânlara: İnsanlar hakîkatde rabbimizin âyâtına metânetle inanmadılar" diyu bağıracakdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

O söz başlarına geldiği (kıyamet yaklaştığı) zaman, onlara yerden bir dâbbe (mahlûk) çıkarırız da, bu onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Kendilerine söylenmiş olan başlarına geldiği zaman, yerden bir çeşit hayvan çıkarırız ki o, onlara, insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıkların söyler.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Söylenen başlarına geleceği vakıt da onlar için Arzdan bir dâbbe çıkarırız, nâsın âyetlerimize yakîn ile inanmaz idiklerini kendilerine söyler
E

Emrah Demiryent Meali

(Kıyametin kopacağına dair), o sözün, üzerlerine vukuu yaklaştığı zaman, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir varlık) çıkarırız. O, onlara, insanların (çoğunun) âyetlerimize inanmadıklarını (ve bu yüzden azaba müstahak olduklarını) söyler.
E

Erhan Aktaş Meali

Üzerlerine söz¹ gerçekleştiği zaman, onlara yerden bir dabbe² çıkarırız. Kuşkusuz o, onlara, insanların³ ayetlerimize inanmadıklarını söyler.⁴
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķaçan kim düşe söz anlaruñ üzere çıķaravuz anlaruñ içün bir cānaver yirden söyleye anlara kim bayıķ 'ādemįler oldılar āyetlerümüze gümānsuz olmazlar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

O söz (ün ma'nâsı) kendilerinin aleyhinde (tahakkuk edib) vukuu (ve zuhuur) a geldiği zaman yerden bunlar için bir dâbbe çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kat'î bir kanâat beslemezler idiğini (başlarına kakarak) söyler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

(Son saate dair) söz başlarına gelince, onlara yerden bir dabbe (:hareket eden bir canlı) çıkarırız; o da onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler. [6/38;
H

Hayrat Neşriyat Meali

O (azab) söz(ü) başlarına geldiği (kıyâmet yaklaştığı) zaman ise, onlara yerden bir dâbbe (hareketli bir canlı) çıkarırız; (o,) gerçekten insanların âyetlerimize kat'î olarak inanmıyor olduklarını kendilerine söyler.(1)
K

Kadri Çelik Meali

(Yer ve gökteki ayetler karşısında iman etmediklerinden) O söz (azap) başlarına geldiği zaman, onlara yerden (harikulade bir mucize olarak) bir canlı çıkarırız. O da insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Söylenen (kıyamet) başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir yaratık çıkarırız da insanların âyetlerimize kesin bir şekilde iman etmedikleri konusunda onlarla konuşur.
M

M. Pickthall (English)

And when the word is fulfilled concerning them, We shall bring forth a beast of the earth to speak unto them because mankind had not faith in Our revelations.
M

Mahmut Kısa Meali

Haklarındaki vaad gerçekleşerek ölüm vakti geldiği zaman, onları sorgulamak için yerin içindenkorkunç görünümlü bir yaratık çıkaracağız ve bu yaratık onlara,insanların çoğunun ayetlerimize gereğince inanmadıklarını ve bu yüzden azâbı hak ettiklerini söyleyecek. O zaman tövbe edip bağışlanmak için yalvaracaklar, ancak tövbeleri kabul edilmeyecek.
M

Mahmut Özdemir Meali

Söz onların aleyhine vâki’ olduğu zaman onlarla konuşan, onlar için Yer’den hareketli / dâbbe çıkardık.
Yine de İnsanlar, bizim âyetlerimize kesin inanmıyorlardı. ***
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlar hakkında o (azap) sözü gerçekleştiği zaman, onlar için yerden bir canlı çıkarmış olacağız [*] ve bu (inkârcı) insanların ayetlerimize kesin bir şekilde inanmamış olduklarını kendilerine söyleyecektir.
M

Mehmet Türk Meali

O sözün başlarına geleceği (yani kıyametin kopacağı) zaman, onlara yerden insanların âyetlerimize gerçekten îman etmediklerini söyleyen canlı bir yaratık ¹ çıkarırız.
M

Mehmet Çakır Meali

Sözü edilen gün gelip çatınca, yer altından bir canlı çıkaracağız. Bu canlı insanlara, bizim sözlerimizi yeterince anlayamadıklarını söyleyecek.
M

Mehmet Çoban Meali

Hesap günü yeryüzünden her şeyi açıklayan bir şahit çıkarırız. Elbette o insanların ayetlerimize inanmadıklarını söyler.
M

Muhammed Esed Meali

Ve [o kalben sağır ve kör olanlara gelince: Haktan yana kendilerine söylenen] söz bütün açıklığıyla gerçekleştiği zaman, ⁷³ onların karşısına yerden, kendilerine insanlığın mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız. ⁷⁴
M

Mustafa Çavdar Meali

Onların aleyhine verilen söz gerçekleştiğinde, yerden bir canlı çıkartırız, onlara konuşarak, insanların bizim ayetlerimize gönülden inanmadıklarını bildirecek. 44/9...11, 54/1...4
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ve (o vahyi işitmeyen ölüler ve sağırlar) aleyhindeki söz[³³⁵³] gerçekleştiği zaman, onlar için[³³⁵⁴] yerden bir canlı[³³⁵⁵] çıkarırız;[³³⁵⁶] o onlara mesajlarımıza öteden beri insanların yürekten inanmamış olduklarını söyler.[³³⁵⁷]
O

Orhan Kuntman Meali

(Sen ne kadar uğraşsan kabul etmedikleri, hatta işitmemek için kulaklarını tıkadıkları) Kendilerine va’dolunan söz (gerçekleşeceği kesin olan kıyamet) başlarına geleceği (kopacağı) zaman, yerden onlar için bir Dabbe (acaib bir mahluk) çıkarırız ki o, insanlardan ayetlerimize kesin olarak iman etmemiş olanlara içyüzlerini (başlarına kakarak) bildirir!
O

Osman Fırat Meali

Ve o söz üzerlerine vaki olduğu zaman yerden bir canlı çıkarırız da, kesinlikle insanların ayetlerimize karşı ikna olmadıklarını onlara konuşur (söyler).
S

Sardorxon Jahongir

Qiyomat oldidan kofirlarning ustiga aytilgan azob tushganida Biz ular uchun yerdan bir jonivor chiqaramiz. Jonivor ularga odamlar oyatlarimizga aniq ishonmaydigan bo‘‎lganlarini aytib beradi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳaçan düşse anlar üstine ‘aẕāb, çıḳarur‐biz anlara bir Dābbe yirden.Söyleye anlara ki: Taḥḳīḳ ādemīler bizüm āyetlerümüzi yaḳīn bilmezlerdi.
S

Suat Yıldırım Meali

Kıyamet hakkındaki sözün gerçekleşme zamanı yaklaşınca onlara yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız. O da insanların bizim ayetlerimize, (özellikle kıyamete dair ayetlerimize) inanmadıklarını söyler. {KM, Vahiy 13, 11}
S

Süleyman Ateş Meali

O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız; o, onlara insanların, ayetlerimize inanmadıklarını söyler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Nâs üzerine kavil vâki' oldukda (ba's ve 'azâb yaklaşdıkda) biz onlara yerden bir hayvân çıkarırız ki: Nâs âyetlerimizi yakînen tefekkür itmezler diye tekellüm ider.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bu insanların haklarındaki karar kesinleşince[1] onlar için yerden (kabirlerinden) bir dâbbe[2] çıkarırız. Dâbbe, o insanlara, Allah’ın âyetlerine kesin bir inançla inanmadıklarını söyler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar için bir dâbbe/debelenir gibi yürüyen bir canlı çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.
Y

Yusuf Ali (English)

And when the Word is(3312) fulfilled against them (the unjust), we shall produce from the earth a beast to (face) them:(3313) He will speak to them, for that mankind did not believe with assurance in Our Signs.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Söylenen söz, başlarına geldiği zaman, onlar için yerden bir dâbbe çıkarırız da Bizim âyetlerimize nâsın kat'i sûrette inanmaz olduklarını onlara söyler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Söz verilen zaman gelip çattığında, onlara yerden bir dâbbe çıkarırız ki, kendileriyle konuşur da insanların âyetlerimize kesin bir şekilde inanmadıklarını söyler.(11)
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve (onların aleyhine) verilen o (kıyamet günündeki hesap ve azap) sözü gerçekleştiğinde, (o gün) onlar için yerden bir canlı çıkarmış olacağız, (o canlı) onlara konuşarak, (dünyada iken inkârcı) insanların ayetlerimize kesin bir şekilde inanmamış olduklarını kendilerine söyleyecektir.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sözün onlar (İsrail oğulları) üzerine gerçekleşme zamanı geldiğinde, onlar için yerden onlarla konuşan bir canlı çıkartırız. Muhakkak ki insanlar ayetlerimizi içlerine sindiremiyorlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar hakkında söz husûl bulunca [³] onlara yerden bir «Dabbe» çıkaracağız ki onlara bizim namımıza «— İnsanlar âyetlerimizi [⁴] yakînen bilmiyorlardı» diyecektir.
İ

İsmail Yakıt

Söz gerçekleştiği zaman²⁰ kendilerine, yerden, insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyleyen bir canlı [dâbbe] çıkarırız.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah’ın sözü onların zararına olarak gerçekleşince biz onlara karşı yerden öyle bir dört ayaklı çıkaracağız ki onlara gerçekten insanların belgelerimize kesin olarak inanmadıklarını söyleyecektir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onlara verilen söz gerçekleştiği zaman, yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız da onlara konuşarak; insanların gerçekten ayetlerimize inanmadıklarını söyler.

Neml Suresi 82. Ayet Meali ve Tefsiri

Neml Suresi 82. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Neml Suresi 82. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Neml Suresi 82. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Neml Suresi 82. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim