Sureye Dön

Neml Suresi Suresi, 41. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Süleyman, tahtının şeklini değiştirin dedi, bakalım tanıyacak mı, tanımıyacak mı?
A

Abdullah Parlıyan Meali

Süleyman sözlerine şöyle devam etti: “Şimdi O'nun tahtını tanınmaz hale getirin bakalım, tahtını tanıyıp bilebilecek mi veya doğru olan İslâm'ı bulabilecek mi, yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Hz. Süleyman görevlilerine) Dedi ki: “Onun tahtını (biraz) değiştirin de, bakalım (farkına varıp) doğru olanı bulacak mı, yoksa tanımayıp şaşıranlardan mı olacak (bilelim)?”
A

Ahmet Tekin Meali

Süleyman:
“Onun tahtını kendisince tanınmayacak hale getirin. Bakalım hakkı, hakikatı tanımayı başarabileceği yolu bulabilecek mi? Yoksa o da hakka, hakikate ulaşabileceği yolu tercih edemeyenlerden mi olacak?” dedi.
A

Ahmet Varol Meali

Dedi ki: "Onun için tahtını tanınmaz hale getirin. Bakalım tanıyabilecek mi yoksa tanıyamayanlardan mı olacak."
A

Ali Bulaç Meali

Dedi ki: 'Onun tahtını değişikliğe uğratın, bir bakalım doğru olanı bulabilecek mi, yoksa bulmayanlardan mı olacak?
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Süleyman dedi ki: “- Onun (Belkıs'ın) tahtını tanınmaz hale getirin; bakalım, tanıyacak mı, yoksa tanımıyanlardan mı olacak?”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve devamla: “Onun için tahtını değiştirin, bakalım yol bulacak mı yoksa bulamayanlardan mı olacak?” dedi.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Süleyman devamla dedi ki: “Onun tahtını tanınmaz hale getiriniz, bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayacak mı?”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Süleyman dedi ki: «Belkıs'ın tahtını belirsizleyin, bakalım ki, tanır mı? Ya tanımaz mı?»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Süleyman) dedi: “(Bəlqəsin) taxtını tanımaz hala salın, görək onu tanıyacaq, ya yox?!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Süleyman, yanındakilere dönerek:) “Tahtı kraliçenin tanımayacağı şekilde değiştirin! Bakalım doğru yolu bulacak mı? Yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?” dedi.
C

Cemil Said (1924)

40, 41. Kitâba âşinâ diğer biri "Ben ânı sen gözini açub kapayıncaya kadar getüreceğim" didi. Süleymân gözini açub kapayıncaya kadar tahtının önüne geldiğini görince "Bu Allâh’ın bir lütfıdır benim şükür mi yoksa küfür mi ideceğimi tecrübe idiyor, kim şükür ider ise kendi nefsine iyilik ider küfrân-ı ni’met iden yine kendine ider zîrâ Allâh ganî ve kerîmdir. Bu tahtı tanınmaz bir hâle getüriniz bakalım tarîk-i hidâyete geleceklerden midir yoksa bir dürlü yola gelmeyenlerden midir?" didi.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Süleyman devamla) dedi ki: Onun tahtını bilemeyeceği bir hale getirin; bakalım tanıyacak mı, yoksa tanıyamayanlar arasında mı olacak.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Süleyman "Onun tahtını tanınmaz hale getirin, bakalım tanıyabilecek mi yoksa tanıyamayacak mı?" (yola gelecek mi, yoksa yola gelmeyenlerden mi olacak?) dedi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Süleyman, “Tahtını tanınmaz hâle getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanımayacaklardan mı olacak?” dedi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Süleyman devamla) dedi ki: "Onun tahtını bilemeyeceği bir vaziyete sokun; getirin bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayanlardan mı olacak?"
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ona, dedi: tahtını başkalaştırın bakalım hakıkati tanıyacak mı? Yoksa tanımazlardan mı olacak?
E

Emrah Demiryent Meali

(Süleymân) dedi ki: “Onun tahtını (üzerinde değişiklik yaparak) tanınmaz hâle getirin, bakalım, tahtını tanıyabilecek mi?”
E

Erhan Aktaş Meali

Süleyman: “Onun tahtının şeklini değiştirin. Bakalım doğruyu bulacak mı yoksa doğruyu bulamayanlardan mı olacak?” dedi.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti süleymān “gendü ḥalın döndürüñ anuñ-içün taħtın bekāvuz ŧoġru yol duta mı yā ola mı anlardan kim ŧoġru yol dutmazlar.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Süleyman) dedi ki: «Onun tahtını bilinmez şekle getirin. Bakalım (tanımıya) muvaffak olacak mı, yoksa muvaffak olamayacaklardan mı bulunacak»?
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Tahtının şeklini değiştirin; bakalım doğru yolu bulacak mı, yoksa doğru yolu bulamayanlardan mı olacak?" dedi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Ve devamla) dedi ki: “Onun tahtını, kendisine tanınmaz bir hâle getirin; bakalım(tanımaya) muvaffak olacak mı, yoksa doğruyu farkedemeyenlerden mi olacak?”
K

Kadri Çelik Meali

Dedi ki: “Onun tahtını değişikliğe uğratın, bir bakalım (kendi tahtı olduğunu) bulabilecek mi, yoksa bulamayanlardan mı olacak?”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

“Onun tahtını tanıyamayacağı bir hale getirin; bakalım gerçeği anlayacak mı yoksa anlamayanlardan mı olacak?” dedi.
M

M. Pickthall (English)

He said: Disguise her throne for her that we may see whether she will go aright or be of those not rightly guided.
M

Mahmut Kısa Meali

Süleyman, saltanat ve zenginliğin gelip geçici olduğunu, bunların ancak imtihan amacıyla insana verildiğini, bu gibi dünyevi nimetlerin parlaklığına aldanıp da ahireti unutmamak gerektiğini, hiç bitmeyecek gerçek saltanatın, zenginliğin Allah katında olduğunu Belkıs’a —etkileyici bir üslûpla— anlatmak istiyordu. Bunun için, adamlarına, “Onun tahtını, üzerinde bir değişiklik yaparak tanınmaz hale getirin!” dedi, “Bakalım onun nasıl bir anda el değiştirdiğini ve eski şaşaasını, güzelliğini kaybederek perişan hale geldiğini gördükten sonra, dünyevî zenginliklerin gelip geçici olduğunu anlayıp doğru yolu bulabilecek mi, yoksa tahtı tâcı uğrunda imanı reddederek doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?”
M

Mahmut Özdemir Meali

-"Onun tahtını kendisi için tanınmaz hale getirin!
Bakalım, gerçeği fark edecek mi; yoksa doğruyu bulmayanlardan mı olacak?" dedi.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Süleyman) şöyle demişti: “Onun (denenmesi) için tahtını değiştirin; bakalım doğruyu bulabilecek mi, yoksa doğruyu bulamayanlardan mı olacak?”
M

Mehmet Türk Meali

(Ve devamla): “Onun tahtını bilemeyeceği bir hale getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanıyamayacak mı?” dedi.
M

Mehmet Çakır Meali

Süleyman: " Kraliçenin tahtını tanınmaz hale getirin. Bakalım farkedebilecek mi, belki farkında bile olmayacak. "
M

Mehmet Çoban Meali

Süleyman sözlerine devam etti: "Kraliçenin tahtını tanınmaz hale getirin! Bakalım tahtını tanıyabilecek mi?"
M

Muhammed Esed Meali

[Ve] sözlerine şöyle devam etti: “(Şimdi) onun tahtını tanınmaz hale sokun; bakalım, kendi başına doğru yolu bulacak mı, yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak.” ³⁶
M

Mustafa Çavdar Meali

Süleyman: “Onun tahtını kendisinin tanıyamayacağı bir hale getirin, görelim bakalım, onu tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayacak mı?”
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sözünü şöyle sürdürdü: “Onun tahtını kendisinin tanıyamayacağı bir hale getirin de, görelim bakalım doğru yolu bulacak mı? Yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?”[³³¹⁹]
O

Orhan Kuntman Meali

Sonra da adamlarına "Tahtını; kendisinin zor tanıyacağı bir hale getirin, bakalım bu tahtın kendisine ait olduğunu (tanımaya) muvaffak olacak mı, yoksa olmayacak mı?" diye emretti.
O

Osman Fırat Meali

Dedi ki: "Onu tanımaz hale getirin; bakalım (kendisinin diye) ona yönelecek mi, yoksa (tanımayarak) ona yönelmeyenlerden mi olacak?"
S

Sardorxon Jahongir

Sulaymon malikani sinash uchun: “Uning taxtini tanimaydigan qilib, o‘‎zgartirib qo‘‎yinglar, u taxtini bilib olishga yo‘‎l topadimi yoki yo‘‎l topa olmaydigan kimsalardan bo‘‎ladimi, tomosha qilamiz”, – dedi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Süleymān eyitdi: Anuñ taḫtını taġayyür eyleñüz, görelik hidāyet bulur mıanı bilmege, yā hidāyet bulmayanlardan mı olur? didi.
S

Suat Yıldırım Meali

Devamla dedi ki: “Şimdi Kraliçenin tahtının şeklini değiştirin! Bakalım onu tanıyacak mı, tanımayacak mı? ”
S

Süleyman Ateş Meali

(Ve) dedi ki: "Onun tahtını tanınmaz hale getirin, bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanımayacak mı?"
S

Süleyman Tevfik (1927)

Süleymân (orada bulunanlara) Bu tahtı başka bir hale koyunuz. Bakalım tanır mı veyâhud tanımayanlardan mı olur" didi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Dedi ki: “Arşını onun için farklılaştırın, bakalım tanıyacak mı yoksa tanımayacak mı?”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Emir verdi: "Onun tahtını başkalaştırın, bakalım tanıyacak mı, tanıyamayanların arasına mı girecek?"
Y

Yusuf Ali (English)

He said: "Transform her throne out of all recognition by her: let us see whether she is guided (to the truth)(3278) or is one of those who receive no guidance."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Dedi ki: «Ona tahtını tağyîr edin, bakalım onu tanımaya muvaffak olacak mı, yoksa muvaffak olamayacaklardan mı olacak?»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Süleyman “Tahtını onun tanıyamayacağı bir hale getirin,” dedi. “Bakalım doğruyu bulabilecek mi, bulamayacak mı?”
İ

İhsan Aktaş Meali

(Süleyman) dedi ki: ‘’Onun (Kraliçe’nin ülkesini ve üzerindeki hükümranlığını simgeleyen) arşını onun için (biraz) farklılaştırın, bir bakalım doğru olanı bulabilecek mi, yoksa (doğru olanı) bulamayanlardan mı olacak? *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“Tahtını değiştirin. Bakalım tahtını tanıyabilecek mi yoksa tanıyamayacak mı?” dedi.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Süleyman «— Onun tahtını belirsiz edin, bakalım onu tanıyabilecek mi? Yoksa tanıyamayacaklar arasında mı bulunacak?» [³] dedi.
İ

İsmail Yakıt

(Süleyman): “Tahtını tanınmaz hâle getirin. Bakalım tanıyacak/doğruyu bulacak mı [tehtedî] yoksa tanıyamayanlardan/doğruyu bulamayanlardan mı olacak?” dedi.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dedi: "Onun tahtını değiştirin, bakalım tanıyabilecek mi, tanıyamayacak mı?"
Ş

Şaban Piriş Meali

-Tahtın şeklini değiştirin bakalım, onu tanıyabilecek mi; yoksa tanıyamayanlardan mı olacak? dedi.

Neml Suresi 41. Ayet Meali ve Tefsiri

Neml Suresi 41. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Neml Suresi 41. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Neml Suresi 41. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Neml Suresi 41. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim