Sureye Dön

Neml Suresi Suresi, 18. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Sonunda bir karınca vadisine geldikleri zaman bir karınca, ey karıncalar dedi, yuvalarınıza girin de Süleyman ve orduları, bilmeden çiğnemesinler sizi.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Nitekim karıncalarla dolu bir vadiye geldiklerinde, karıncalardan biri: “Ey karıncalar!” diye bağırdı. “Hemen yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkında olmadan, sizi ezip geçmesin!”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca: “Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkında olmaksızın sizi kırıp-geçmesinler (ezip çiğnemesinler)” diyerek (uyarıvermişti).
A

Ahmet Tekin Meali

Nihayet Karınca vadisine geldiklerinde durdular. Kraliçe karınca:
“Ey karıncalar, yuvalarınıza girin. Süleyman, askerî erkânı ve orduları farkında olmadan sizi ezmesinler.” dedi.
A

Ahmet Varol Meali

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde bir karınca dedi ki: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları farkında olmadan sizi ezmesinler."
A

Ali Bulaç Meali

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: 'Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp-geçmesin.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Nihayet (Süleyman ve ordusu Şam'daki karıncası bol) Karınca Vadisine vardıkları zaman, (karıncaların beyi olan) bir karınca şöyle dedi: “- Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu sizi farketmiyerek kırıp ezmesin.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Nihayet, karınca vadisine geldikleri zaman, dişi karınca (kraliçe:) “Ey karıncalar! Evlerinize girin. Süleyman ve askerleri farkına varmadan sizi ezmesinler.” dedi.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Karınca vadisine geldiklerinde, bir karınca şöyle seslendi: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz ki Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlar, karınca deresine vardıklarında, bir dişi karınca dedi onlara: «Ey karıncalar! Yuvanıza giriniz, bilmeksizin, Süleyman'la ordusu sizi çiğnemiyler»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Nəhayət, onlar (Taifdəki, yaxud Şamdakı) qarışqa vadisinə gəlib çatdıqda bir qarışqa (qarışqaların padşahı) dedi: “Ey qarışqalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman və ordusu özləri də bilmədən sizi (ayaqları altında) basıb əzməsinlər!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Nihayet karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde, (dişi) bir karınca: “Ey karıncalar! Hemen yuvalarınıza girin ki Süleyman ve ordusu, farkında olmadan sizi ezip geçmesin!” diye bağırdı.
C

Cemil Said (1924)

Bu cemm-i gafîr karıncaların vâdîsine geldiği vakit karıncaların reisi: "Ey karıncalar yuvalarınıza giriniz. Korkarım Süleymân’ın orduları kazâen ayakları altında sizi ezerler." didi.
D

Diyanet Vakfı Meali

Nihayet Karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir dişi (kraliçe) karınca: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman'ın ordusu farkına varmadan sizi ezmesin" dedi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Nihayet karınca vadisine geldikleri vakit bir karınca, “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler” dedi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Nihayet karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!" dedi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Hattâ karınca deresi üzerine vardıklarında bir karınca şöyle dedi: ey karıncalar, haydin meskenlerinize girin, Süleyman ve ordusu sizi farketmiyerek kırıp geçirmesin
E

Emrah Demiryent Meali

Nihâyet karınca vadisine geldiklerinde dişi bir karınca dedi ki: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleymân ve orduları farkında olmadan sizi ezmesinler.”
E

Erhan Aktaş Meali

Nihayet Neml¹ Vadisi'ne geldikleri zaman, dişi bir neml: “Ey nemller! Meskenlerinize² girin, Süleymân ve orduları istemeyerek sizi kırıp geçirmesin.” dedi.
E

Eski Anadolu Türkçesi

tā ķaçan kim geldiler ķarınca deresine eyitti bir ķarınca “iy ķarıncalar girüñ ŧuraķ yirlerüñüze! śımasuñ sizi süleymān daħı süleri daħı anlar bilmezler.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Hattâ Karınca Vâdîsi üzerine geldikleri zaman (dişi) bir karınca dedi ki: «Ey karıncalar, yuvalarınıza girin. Sakın Süleyman ve ordusu, kendileri bilmeyerek, sizi kırmasın»!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları farkında olmadan sizi ezmesinler."
H

Hayrat Neşriyat Meali

Nihâyet neml (karınca) vâdisine geldiklerinde, (içlerinde reis olan) bir karınca: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin! Süleymân ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesin!” dedi.
K

Kadri Çelik Meali

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, dişi bir karınca dedi ki: “Ey karınca topluluğu! Kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp geçirmesin.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Nihayet Karınca vadisine geldiklerinde, bir karınca şöyle dedi: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; aman, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!”
M

M. Pickthall (English)

Till, when they reached the Valley of the Ants, an ant exclaimed: O ants! Enter your dwellings lest Solomon and his armies crush you, unperceiving.
M

Mahmut Kısa Meali

Derken, Karınca Vadisine geldiklerinde, yuvanın disiplin ve düzeninden sorumlu bir karınca “Ey karıncalar!” diye seslendi, “Derhal yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve askerleri farkında olmayarak sizi çiğnemesinler!”
M

Mahmut Özdemir Meali

Sonunda KARINCALAR’ın vâdisine geldikleri zaman bir karınca dedi ki:
-"Ey Karıncalar! Yuvalarınıza girin!
Süleyman ve onun askerleri farkında olmayarak sizi ezmesin!".
M

Mehmet Okuyan Meali

Sonunda Karınca Vadisi’ne [*] geldikleri zaman bir karınca [*] “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin! Süleyman ve ordusu, farkına varmadan sizi ezmesin!” demişti.
M

Mehmet Türk Meali

(Sonunda) karıncalarla (dolu bir) vadiye geldikleri zaman, karıncalardan biri:¹ “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin. Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezip geçmesin!” dedi.
M

Mehmet Çakır Meali

Derken karıncalar vadisine geldiler. Bir karınca: " Sevgili karıncalar! Hemen yuvalarınıza girin, Yoksa Süleyman ve ordusu farketmeden sizi çiğneyebilir. "
M

Mehmet Çoban Meali

Süleyman Rabbinin hidayetini insanlara ulaştırmak, mazlumlara yardım etmek, zalimlerin hesabını görmek için ordularını seferber etmişti. Süleyman’ın orduları Karıncalar diye bilinen toplumun yaşadığı vadiye gelince, insanlar evlerine doğru kaçmaya başladı. Kaçarlarken de birbirlerine bağırarak: "Evlerinize girin! Evlerinize girin! Süleyman’ın orduları farkında olmadan sizi ezip geçmesin!" diyorlardı.
M

Muhammed Esed Meali

(Nitekim,) karınca[larla dolu bir] vadiye geldiklerinde, karıncalardan biri: “Ey karıncalar!” diye bağırdı, “Hemen yuvalarınıza girin ki Süleyman ve ordusu, farkında olmadan sizi ezip geçmesin!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Ordu karınca vadisi denilen bir yere geldiğinde, bir dişi karınca şöyle seslendi: – Ey karıncalar, hemen yuvalarınıza girin, Süleyman ve askerleri farkına varmadan sizi ezip geçmesinler. 38/18...39
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Derken karıncalar(ın olduğu) vadiye gelince,[³²⁹⁸] bir ana karınca[³²⁹⁹] “Ey karıncalar!” diye komut verdi; “(Derhal) yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkına varmadan sizi ezip kırıma uğratmasın!”[³³⁰⁰]
O

Orhan Kuntman Meali

Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca "Ey karıncalar, yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkına varmadan sakın sizi ezmesin" diyerek onları uyardı.
O

Osman Fırat Meali

Ta ki karınca vadisine gelene kadar; bir karınca dedi ki: "Ey karıncalar, evlerinize girin, Süleyman ve askerleri farkında olmadan sizi ezmesinler."
S

Sardorxon Jahongir

Ular chumolilar vodiysiga kelganlarida, bir chumoli: “Ey chumolilar, inlaringizga kiringlar, yana Sulaymon va uning lashkarlari o‘‎zlari bilmay sizlarni ezib ketmasinlar”, – dedi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ḥatta ol vaḳt kim yitişdiler ḳarıncalar deresine. Bir ḳarınca eyitdi ki: İyḳarıncalar, yuvalaruñuza girüñüz, sizi baṣmasun Süleymān çerisi‐y‐le anlarbilmezler‐iken.
S

Suat Yıldırım Meali

Derken Karınca vadisine geldiklerinde, onları gören bir karınca: “Ey karıncalar, haydin yuvalarınıza girin. Süleyman ve orduları, sizi fark etmeyerek ezip çiğnemesinler! ” diye seslendi.
S

Süleyman Ateş Meali

Karınca vadisine geldikleri zaman bir karınca: "Ey karıncalar dedi, yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler."
S

Süleyman Tevfik (1927)

Hattâ karınca vâdîsine geldiklerinde bir karınca nidâ idüb: "Ey Karıncalar! Meskenlerinize ve deliklerinize giriniz, Süleymân ve 'askeri bilmeyerek sizi ayak altında ezmesün" didi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Karınca vadisine vardılar. Bir dişi karınca dedi ki; “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları bilmeden sizi ezmesinler.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler."
Y

Yusuf Ali (English)

At length, when they came to a (lowly) valley of ants, one of the ants said: "O ye ants, get into your habitations, lest Solomon and his hosts crush you (under foot) without knowing it."(3258)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki, Karınca Vadisi üzerine geldiler, bir karınca dedi ki: «Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz. Süleyman ve O'nun askerleri farkında olmaz oldukları halde sizi kırmasınlar.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca(3) “Yuvalarınıza girin, karıncalar,” dedi. “Tâ ki Süleyman ve ordusu, farkında olmadan sizi çiğnemesin.”
İ

İhsan Aktaş Meali

Neml vadisine kadar geldiklerinde, Neml (kabilesinden) bir dişi (kadın) dedi ki: “Ey Neml (kabilesi,) meskenlerinize (konutlarınıza) girin! Süleyman ve ordusu (bir direnişle karşılaşılacağını sanıp gerçeğin ne olduğunu) bilmeden sizi kırıp geçirmesin.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Karınca vadisine ulaştıklarında, bir karınca ”Ey karıncalar evlerinize girin ki, Süleyman ve ordusu bilmeden sizi ezmesin” diye seslenir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Nihayet karınca deresine vardılar. Bir dişi karınca «— Karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleyman ve ordusu farkında olmaksızın sizi ezmesinler» dedi.
İ

İsmail Yakıt

Nihayet karıncaların vadisine geldiklerinde bir dişi/kraliçe karınca,⁷ “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin. Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin” dedi.⁸
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonunda karınca deresine vardılar. O aralık karıncalardan biri dedi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleyman , Süleyman’ın orduları sizi bilmeyerek ezmesin."
Ş

Şaban Piriş Meali

Karınca Vadisine geldikleri zaman, bir karınca:-Ey karıncalar, yuvalarınıza girin, Süleyman ve askerleri farkına varmadan sizi ezmesinler dedi.

Neml Suresi 18. Ayet Meali ve Tefsiri

Neml Suresi 18. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Neml Suresi 18. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Neml Suresi 18. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Neml Suresi 18. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim