Sureye Dön

Nâzi’ât Suresi Suresi, 46. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onu gördükleri gün, bir akşamcık yaşamışa dönerler, yahut da günün kuşluk çağı.
A

Abdullah Parlıyan Meali

İnsanlar kıyameti gördükleri gün, sanki dünyada ancak bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Onu (kıyameti) gördükleri gün, sanki (dünyada) bir akşam kadarını veya bir kuşluk vaktinden başkasını yaşamamış gibi olacaklar (ve pişmanlık dolu şaşkınlığa uğrayacaklardır.)
A

Ahmet Tekin Meali

İnsanlar kıyametin kopacağı ânı gördüklerinde, dünyada sadece ikindi-akşam aralığıya da kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanırlar.
A

Ahmet Varol Meali

Onlar onu gördükleri gün sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
A

Ali Bulaç Meali

Onu gördükleri gün, sanki, bir akşam veya bir kuşluk-vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(İnsanlar), kıyameti görecekleri gün, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka (dünyada, yahud kabirlerde) durmamışa dönecekler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O kıyameti görecekleri gün, bir günün ya akşamı veya sabahı kadar kalmış olduklarını sanacaklar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.[718]
B

Besim Atalay Meali (1965)

O gün, onlar kıyameti görende, dünyada durdukları sanki ya bir akşam üzeri, ya da bir kuşluk gibi, pek kısa gelecektir!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onu (qiyaməti) gördükləri gün (dünyada və ya qəbir evində) yalnız bir axşam, yaxud bir səhər qaldıqlarını sanacaqlar!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar onu (kıyameti) gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olacaklar. 
C

Cemil Said (1924)

Ânı (kıyâmeti) gördükleri gün mezarlarında yalnız sabah ve akşam vakti kadar bir müddet kalmış olduklarını zan ideceklerdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Onu görecekleri gün onlar, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler
E

Emrah Demiryent Meali

(Kâfirler) Onu (kıyameti) gördükleri gün, (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Onlar onu¹ görecekleri gün, dünyada bir akşam veya kuşluğundan² başka kalmamış sanacaklar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

kāne anlar ol gün kim göreler anı dölenmediler ya'nį sinde yā dünyede illā giceye yaķın ķadarı yā ķuşluġı ķadarı.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar bunu görecekleri gün sanki (günün) bir akşamından, yahud bir kuşluğundan başka durmamışlardır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar son saati gördükleri gün sanki dünyada ancak bir akşam veya bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Onu görecekleri gün, sanki onlar (dünyada) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamış gibidirler!
K

Kadri Çelik Meali

Kendileri onu gördükleri gün, sanki onlar, bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti veya onun kuşluğu kadar kaldıklarını sanırlar.
M

M. Pickthall (English)

On the day when they behold it, it will be as if they had but tarried for an evening or the morn thereof.
M

Mahmut Kısa Meali

Kâfirler onu, yani yeniden diriliş vaadinin gerçekleştiğini gördükleri Gün, bu dünyada sadece bir akşam üzeri veya kuşluk vakti kadar kaldıklarını zannedecekler.
M

Mahmut Özdemir Meali

Sanki onlar, onu görecekleri gün, "çok kısa bir süre"den başka kalmadılar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onu (mahşeri) gördükleri gün, (dünyada sanki) bir yatsı vakti veya (gündüzün) kuşluğu kadar kalmış gibi olacaklar. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Onlar o (kıyamet gününü) gördükleri zaman (dünyada) bir akşam veya kuşluk vaktinden fazla kalmamışa dönecekler.
M

Mehmet Çakır Meali

İnsan, o büyük felaketi gördüğünde dünyada, ikindi ya da kuşluk kadar kaldığını sanacak.
M

Mehmet Çoban Meali

Kıyameti gördükleri zaman sanki dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler. Ne çabuk sona geldik diye telaşla etrafta koşuştururlar.
M

Muhammed Esed Meali

Onu anladıkları Gün [onlara, bu dünyada] bir akşamdan ya da kuşluğuyla [birlikte sona eren bir gece]den fazla kalmamışlar [gibi gelecek]! ¹⁹
M

Mustafa Çavdar Meali

O gün gelip çatınca onlar dünyada sanki sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacaklar. 10/45, 20/103-104, 23/112...114, 30/55
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(Kâfirler)[⁵⁵⁶³] bu hakikati bizzat gördükleri gün, onlara sanki (bu dünyada) bir akşam veya bir kuşluktan fazla kalmamışlar gibi gelecek.[⁵⁵⁶⁴]
O

Orhan Kuntman Meali

Kâfirler onu (kıyâmeti) gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanırlar.
O

Osman Fırat Meali

O gün onlar onu gördüğünde sanki onun (dünya gününün) bir akşamı veya sabahı kadarından başka kalmamışlar gibi olurlar.
S

Sardorxon Jahongir

Ular u qiyomatni ko‘‎rgan kunda bu dunyoda xuddi bir oqshom yoki choshgoh paytichalik turgandek bo‘‎ladilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ṣanaṣın anları, anı gördükleri gün ḳuyularda ḳalmadılar, illā bir gice yā birgicenüñ ḳuşluġı.
S

Suat Yıldırım Meali

Onu gördükleri gün öyle gelir ki onlara: Yalnız bir akşam veya bir sabah faslı durdular dünyada.
S

Süleyman Ateş Meali

Onlar onu gördükleri zaman sanki (dünyada) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Müşrikler kıyâmeti gördükleri vakit (kendilerini şaşırarak) dünyâda bir günün bir kısmı veyâhud bir sabâh vakti kadar kaldıklarını zan iderler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

İnsanlar onu gördükleri gün, bu dünyada bir akşam ya da bir gündüz vakti[*] kadar kalmış gibi olurlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onu gördükleri gün onlar, dünyada sanki bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamışa dönerler.
Y

Yusuf Ali (English)

The Day they see it, (It will be) as if they had tarried but a single evening, or (at most till) the following morn!(5949)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Onlar, o Kıyameti gördükleri gün sanki bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başka kalmamış gibi olurlar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

O günü gördüklerinde sanırlar ki, dünyada ya bir gece kalmışlardır, ya da bir kuşluk vakti.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onlar (bütün insanlar) onu (kıyameti) gördükleri gün sanki (hem dünyada hem de öldükten sonra) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olacaklar. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

O gün insanlar kıyameti gördüklerinde, sanki yeryüzünde, bir gece veya bir gündüz kalmış gibi olurlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Kıyameti gördükleri gün sanki dünyada bir akşam veya bir kuşluk kadar kaldıklarını anlamış olurlar.
İ

İsmail Yakıt

Onlar o günü/kıyameti gördüklerinde, kendilerine sanki (bu dünyada) bir akşam veya bir kuşluk vakti kadar bir zaman kalmışlar gibi gelecektir.¹⁰
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar kalkışı gördükleri gün dünyada yalnız akşam vakti ya da kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacaklar.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onu gördükleri gün, onlar sanki, sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti süresince (dünyada) kalmış olurlar.

Nâzi’ât Suresi 46. Ayet Meali ve Tefsiri

Nâzi’ât Suresi 46. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nâzi’ât Suresi 46. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nâzi’ât Suresi 46. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nâzi’ât Suresi 46. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim