Sureye Dön

Nahl Suresi Suresi, 78. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve Allah sizi, analarınızın karnından çıkardı, hiçbir şey bilmezdiniz ve size, şükredesiniz diye kulak verdi, gözler verdi, gönüller verdi.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve Allah sizi analarınızın karnından çıkardı, hiç birşey bilmezdiniz. Belki de şükredersiniz diye size kulak verdi, gözler verdi ve gönüller verdi.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (yetenekleri) ve (idrak etmek için) gönüller verdi.
A

Ahmet Tekin Meali

Allah sizi analarınızın karnından çıkardı. Siz, verdiğiniz taahhüt, kaderiniz, menfaatleriniz v.s. konularda hiçbir şey bilmiyordunuz. Size kulaklar, gözler, kalpler, akıllar verdi. Umulur ki şükrünüze vesile olur.
A

Ahmet Varol Meali

Allah sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmez halde çıkardı ve belki şükredersiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
A

Ali Bulaç Meali

Allah, sizi annelerinizin karnından hiç bir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Siz hiçbir şey bilmezken Allah, sizi, analarınızın karnından çıkardı ve size kulaklar, gözler, kalbler verdi ki (iman edip) şükredesiniz.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Allah, sizi analarınızın karınlarından çıkardı. Siz hiçbir şey bilmiyordunuz. Sizin için kulaklar, gözler ve duyular kıldı ki şükredesiniz.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Siz hiçbir şey bilmezken Allah sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Allah sizi, ananızın karnından bir şey bilmediğiniz halde çıkardı; size kulak, göz, gönül de verdi; olur ki şükredesiz !
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Allah sizi analarınızın bətnlərindən heç bir şey bilmədiyiniz (dərk etmədiyiniz) halda çıxartdı. Sonra sizə qulaq, göz və qəlb verdi ki, (Allahın əmrlərini eşidib, qüdrətini və əzəmətini görüb, vəhdaniyyətini duyub) şükür edəsiniz!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
C

Cemil Said (1924)

Allâh sizi vâlidelerinizin karnından hiç bir şey bilmediğiniz halde çıkardı, size işitmek içün kulak, görmek içün göz ve muhâkeme itmek içün akıl virdi tâ ki müteşekkir olasınız.
D

Diyanet Vakfı Meali

Siz, hiçbir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah sizi annelerinizin karnından bir şey bilmez halde çıkarmıştır. Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve kalp vermiştir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman hiçbir şey bilmiyordunuz. Şükredesiniz diye size işitme (duygusu), gözler ve gönüller verdi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve Allah sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiç bir şey bilmiyordunuz, öyle iken size, işitme, gözler, gönüller verdi ki şükredesiniz
E

Emrah Demiryent Meali

Sizler hiçbir şey bilmez bir durumdayken, Allah sizi analarınızın karnından çıkardı, (Allah’a kulluk edip) şükredesiniz diye, size (hakikati işitecek) kulaklar, (hakikati görecek) gözler, (hakikati idrak edecek) kalpler verdi.
E

Erhan Aktaş Meali

Ve Allah, sizi hiçbir şey bilmez halde, annelerinizin karnından çıkardı. Size işitme yetisi¹, görme yetisi² ve düşünme yetisi³ verdi. Umulur ki şükredersiniz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı Tañrı çıķardı sizi atalaruñuz ķarınlarından bilmezlerken siz neseneyi daħı ķıldı sizüñ içün ķulaķ [141a] daħı gözler daħı göñüller anuñ-içün kim siz şükr eyleyesiz.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Allah sizi analarınızın karınlarından, kendiniz hiç bir şey bilmiyorken, çıkardı. Size, şükredesiniz diye kulaklar, gözler, gönüller verdi. Tâki şükredesiniz.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı. Şükredersiniz diye de işitme, görme ve gönüller verdi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve Allah sizi analarınızın karınlarından, (siz) hiçbir şey bilmez bir hâlde iken çıkardı; şükredesiniz diye de size kulaklar, gözler ve kalbler verdi.
K

Kadri Çelik Meali

Allah sizi annelerinizin karınlarından siz hiç bir şey bilmez halde iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi. Umulur ki şükredersiniz.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Sizler hiçbir şey bilmez bir durumdayken Allah sizi analarınızın karnından dışarı çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler, kalpler verdi.
M

M. Pickthall (English)

And Allah brought you forth from the wombs of your mothers knowing nothing, and gave you hearing and sight and hearts that haply ye might give thanks.
M

Mahmut Kısa Meali

Sizi, hiçbir şey bilmeyen minicik bebekler hâlinde annelerinizin karnından çıkaran; kendisine kulluk edip şükredesiniz diye size duyacağınız kulaklar, göreceğiniz gözler ve araştırma, düşünme ve duyumsama yeteneği kazandıran gönüller veren Allah’tır. Size bahşedilen bu yetenekleri kullanarak çevrenizi dikkat ve ibretle inceleyin:
M

Mahmut Özdemir Meali

Sizi bir şey bilmediğiniz, annelerinizin karınlarından Allah çıkardı. Sizin için İşitme, Görme Duyuları (Gözler) ve Gönüller kıldı. Umulur ki şükredersiniz.
M

Mehmet Okuyan Meali

Allah siz hiçbir şey bilmezken sizi analarınızın karınlarından çıkarmış, şükredesiniz diye size işitme (duyusu), gözler ve kalpler vermiştir. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Allah sizi annelerinizin karnından, hiç bir şey bilmez halde iken çıkardı. Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve gönüller verdi.
M

Mehmet Çakır Meali

Allah sizi, ana rahminden dünyaya getirirken siz, hiçbir şeyin bilincinde değildiniz. O, giderek sizin duyma, görme ve hissetme yeteneklerinizi geliştirdi. Ona teşekkür borçlusunuz.
M

Mehmet Çoban Meali

Siz hiçbir şey bilmezken Allah sizi analarınızın karnından çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler, kalpler verdi.
M

Muhammed Esed Meali

Ve sizi analarınızın karnından, hiçbir şey bilmez bir halde çıkarıp size, şükredesiniz diye işitme duyusu, görme duyusu, duyma-düşünme yetisi bahşeden Allah’tır.
M

Mustafa Çavdar Meali

Sizi analarınızın karnından hiçbir şey bilmez bir halde çıkaran ve belki hakkını verip şükredesiniz diye size duyma, işitme, görme ve düşünme kabiliyeti veren Allah’tır. 7/179, 23/78, 27/73, 46/26, 67/23
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sizi analarınızın karınlarından hiçbir şey bilmez bir hâlde çıkaran, belki şükrederler diye sizin için işitme, görme ve duyma-düşünme kabiliyeti takdir eden de yine Allah’tır.[²¹⁶⁹]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey müşrikler, sizler kıyameti ve hesabı inkar ediyorsunuz, oysa) Allah sizi analarınızın karnından çıkardığı zaman hiçbir şey bilmiyordunuz, (hayvandan farksız idiniz) sonra (büyüdükçe) size kulak (manevi işitme yeteneği), gözler (basiret, manevi görme yeteneği) ve gönüller (vicdan, hak ile batılı ayırma yeteneği) verdi ki, (sizi hayvan değil, şerefli bir mahluk kıldığı için, Rabbinize) şükredesiniz!
O

Osman Fırat Meali

Ve Allah annenizin karnından bir şey bilmezken sizi çıkardı. Ve sizin için görme, işitme, gönüller var etti, umulur ki teşekkür edersiniz.
S

Sardorxon Jahongir

Alloh sizlarni onalaringizning qorinlaridan hech bir narsani bilmaydigan chaqaloq holingizda chiqardi va shukr qilishingiz uchun sizlarga quloq, ko‘‎zlar va dillarni berdi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı Tañrı Ta‘ālā çıḳardı sizi analaruñuz ḳarnından hīç nesne bilmez‐iken.Yaratdı sizi ḳulaḳlar işitmeg‐içün ve gözler görmeg‐içün ve yüreklerfikr‐içün. Ola kim siz bu ni‘metlere şükr eyleyesiz.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiçbir şey bilmiyordunuz. Öyle iken size kulaklar, gözler, kalpler verdi ki şükredesiniz. [67, 23-24]
S

Süleyman Ateş Meali

Allah sizi, (hiçbir şey bilmediğiniz durumda) annelerinizin karınlarından çıkardı, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller verdi ki şükredesiniz.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh sizi vâlidelerinizin karnından, hiç bir şey bilmediğiniz halde çıkardı. O'na şükr idesiniz içün işidir, görir, kalb sâhibi (düşünür, tefekkür ider) kıldı.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah sizi analarınızın karnından çıkardığında hiç bir şey bilmiyordunuz. Ama size dinleme ve ileri görüşlü olma (basiret) özelliği ile gönüller vermişti. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Allah sizi annelerinizin karınlarından çıkardı, hiçbir şey bilmiyordunuz; şükredebilesiniz diye size işitme gücü, gözler ve gönüller verdi.
Y

Yusuf Ali (English)

It is He Who brought you forth from the wombs of your mothers when ye knew nothing; and He gave you hearing and sight and intelligence and affections:(2112) that ye may give thanks (to Allah..
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve Allah sizi analarınızın karınlarından hiçbir şey bilmez olduğunuz halde çıkardı. Ve size teşekkür edesiniz diye kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Allah sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmez halde çıkardı ve şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve Allah sizi analarınızın karınlarından, (siz) hiçbir şey bilmez bir hâlde iken çıkardı; şükredesiniz diye de size işitme duyusu, görme duyusu, akıl (idrak etme) yetisi verdi.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah, sizler henüz hiçbir şey bilmezken, annelerinizin karnından sizi çıkarandır. Şükredesiniz diye size, kulak, göz ve kalp vermiştir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Allah sizi analarınızın karnından hiçbir şey bilmediğiniz halde çıkarmıştır. Size şükredesiniz diye kulaklar, gözler, kalpler vermiştir.
İ

İsmail Yakıt

Allah sizi, analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Sizler şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah sizi analarınızın karnından, hiç bir bilginiz olmadan çıkardı. Size kulak, göz, yürek verdi. Şükredesiniz diye.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah sizi, hiçbir şey bilmez olduğunuz halde annelerinizin karnından çıkarmış ve size, şükür edesiniz diye kulak, göz ve kalp vermiştir.

Nahl Suresi 78. Ayet Meali ve Tefsiri

Nahl Suresi 78. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 78. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 78. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 78. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim