Sureye Dön

Nahl Suresi Suresi, 71. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve Allah, rızık bakımından bir kısmınızı, bir kısmınızdan üstün etmiştir. Geçimi üstün olanlar, rızıklarını, elleri altında bulunanlara verip onları da geçim bakımından kendilerine eşit etmezler, Allah'ın nimetini bilebile inkar mı ederler?
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve Allah, rızık bakımından bir kısmınızı, bir kısmınızdan üstün kılmıştır. Hal böyleyken, rızkı kendilerine fazla verilmiş olanlar, bu rızıklarını elleri altında bulunan işci ve kölelerine verip, onları da geçim bakımından kendilerine eşit etmezler. Peki böyle yapmakla, Allah'ın rızık nimetini bile bile inkâra mı kalkışıyorlar?
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Allah rızıkta (zenginlik konusunda) kiminizi kiminize üstün kıldı; ama kendilerine (diğerlerinden) fazla verilenler, (maalesef) rızıklarını (imkânlarını) ellerinin altındakilere (aile bireylerine, hizmetçi ve işçilerine) onda eşit olacak (insanca yaşama şartlarına kavuşacak) şekilde aktarıp vermiyorlar. Yoksa Allah’ın nimetlerine (ve infak emirlerine) karşı itiraz, isyan ve inkâr mı ediyorlar?
A

Ahmet Tekin Meali

Allah lütufta bulunarak, servette, bir kısmınızı diğerlerine üstün kıldı. Lütfa lâyık görülerek üstün kılınanlar, sahip oldukları rızık ve servetten meşrû şekilde sahip oldukları, üzerlerinde meşrû hakları ve otoriteleri, kendileriyle düzgün insanî münasebetleri olan köle, cariye ve hizmetkârlara ve işyerlerinde çalışan sözleşmeli işçilerine kâfi miktarda vermiyorlar. Verseler, o rızkın kullanımında eşit hâle gelecekler. Eşit şekilde kullanmaları söz konusu iken, bile bile Allah'ın ihsan ettiği nimeti inkâr mı ediyorlar? Nankörlük mü ediyorlar?
A

Ahmet Varol Meali

Allah rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar ellerinin altındakilere (köle ve cariyelerine) rızıklarını vermezler. Oysa onda (rızıkta) eşittirler. Öyleyken Allah'ın nimetini bile bile inkâr mı ediyorlar?
A

Ali Bulaç Meali

Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip-verici değildirler. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Allah rızık hakkında bir kısmınızı bir kısmınızdan üstün kıldı. Kendilerine fazla rızık verilenler de, rızıklarını elleri altında bulunanlara vermiyorlar ki, onda müsavi olsunlar. (İşte böyle köle ve hizmetçilerini mallarına ortak etmiyenler, Allah'a nasıl, kudreti altındaki şeyleri ortak ediyorlar?) Şimdi Allah'ın nimetini mi inkâr ediyorlar?
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Allah rızık konusunda bazınızı, diğerlerine üstün kılmıştır. Üstün kılınanlar, kazandıkları rızkı elleri altındaki (hizmetçilere ve) kölelere vermezler ki; o rızık konusunda eşit olsunlar. Artık Allah’ın nimetlerini nasıl inkar ediyorlar?.. (Kendileri, kölelerini ortak edinmezken, Allah’ın yarattığı şeyleri, O’na ortak koşuyorlar.)
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Allah, kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerine onları eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
B

Besim Atalay Meali (1965)

Allah bir nicenizi, bir niceniz üzere azıkça artıkladı, artıklanmış olanlar kendi kölelerine vermezler azıkların, onlarsa birdir O'nda, Allahın nimetini tanımıyor musunuz?
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Allah ruzi baxımından birinizi digərinizdən üstün etmişdir. Üstün olanlar (varlılar) tabeçiliyində olanları (qulları, kənizləri) öz ruzilərinə şərik etməzlər ki, bu cəhətdən bərabər olsunlar. (Və ya onlar hamısı ruziyə şərik olduqları halda, varlılar öz ruzilərini tabeçiliyində olanlara verməzlər. Var-dövlət sahibləri öz ruzilərini onlara tabe olanlarla bərabər bölməyi, onları mallarına şərik etməyi özlərinə rəva bilmədikləri halda, hər şeyin xaliqi olan Allaha cansız bütləri və digər tanrıları şərik qoşmağı necə rəva görürlər?) İndi onlar Allahın ne’mətlərini inkarmı edirlər?
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı (bazılarına fazla vererek farklı kıldı). Rızık bakımından üstün kılınanlar ellerinin altında bulunan (kölelere, hizmetçilere ve çalışanlara)lara kendi rızıklarından (kendileriyle eşit seviyeye gelecek derecede) vermezler. Hâlbuki rızık konusunda bunlarla onlar eşit hakka sahiptir. Durum böyleyken (verdiği nimetlerden paylaşmayı ve infak etmeyi reddederek) Allah’ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?
C

Cemil Said (1924)

Allâh ba’zılarınıza fazla lütuflarda bulundı lâkin lütufdîde olanlar rızıklarına kölelerini müsâvî hisse alacak vecihle iştirâk itdirdiler mi? Allâh’ın ni’metlerini inkâr mı idiyorlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerini onlara eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah rızıkda kiminizi diğerlerine üstün tutmuştur. Üstün kılınanlar, emirleri altında bulunanların rızıklarını vermezler. Oysa rızıkta hepsi eşittir. Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah, rızık yönünden bir kısmınızı diğerlerinden üstün kıldı. Kendilerine bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere vermiyorlar ki, onda eşit olsunlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Allah ba'zınızı ba'zınıza rızıkta tafdıl de etti, fazla verilenler rızıklarını ellerinin altındakilere reddediyorlar da hepsi onda müsavi oluyorlar da değil, şimdi Allahın nı'metini mi inkâr ediyorlar?
E

Emrah Demiryent Meali

Allah rızıkta (varlık ve konum hususunda) kiminizi kiminize üstün kıldı. (Zenginlik ve konum olarak) üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere (köle veya hizmetçilerine, fazladan, bol bol) vermezler ki, onlar (konum ve kazanç hususunda) kendileri ile eşit bir duruma gelmesinler. (Durum böyle iken) *Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
E

Erhan Aktaş Meali

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları¹ kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkâr ediyorlar?²
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı Tañrı artuķlu eyledi bir niceñüzi bir nice üzere rūzį içinde. pes degül anlar kim artuķlu olındılar döndürici rūzįların anuñ üzere kim mālik oldı śaġ elleri pes anlar anuñ içinde berāberdur. pes Tañrı ni'met ine mi inkār eylerler?
H

Hasan Basri Çantay Meali

Allah rızk hususunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. O üstün kılınanlar, onda hepsi eşit olmak üzere, rızklarını ellerinin altındakilere verici değildirler. O halde bunlar Allahın ni'metini bilerek inkâr mı ediyorlar?
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar, bir sözleşmeyle yanlarında bulunanlara kendileriyle eşit olurlar diye rızıklarını vermezler. Şimdi Allah’ın nimetini tanımıyorlar mı?
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hem Allah, rızık husûsunda bazınızı bazınızdan üstün kıldı. Böylece üstün kılınanlar ise, rızıklarını (kendileriyle eşit dereceye gelecek şekilde) ellerinin altındaki kölelerine verici değiller ki, artık onda (o rızıkta) kendileri müsâvî olsunlar. (Onlar kendi köleleriyle eşitliği kabûl etmezken, nasıl oluyor da Allah'a eş tutup ortak koşuyorlar?)Şimdi Allah'ın ni'metini bilerek inkâr mı ediyorlar?
K

Kadri Çelik Meali

Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır; üstün kılınanlar, (zatî bir üstünlüğe sahip olmadıkları halde kendilerine verilen) rızıklarını ellerinin altında bulunanlara vermezler (ve onları mülkünde ortak kılmazlar) ki böylece onda (mülkte) eşit olsunlar. (Ama nasıl olur da mülkünde zatî bir üstünlüğe sahip olan Allah'ın bir takım ortakları olduğunu iddia ediyorlar!) Yoksa Allah'ın bu nimetini (üstün kıldığını) inkâr mı ediyorlar (ve zatî bir üstünlüğe sahip olduklarına mı inanıyorlar)?
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah kiminize kiminizden daha fazla rızık verdi. Ama kendilerine fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilerle paylaşıp da onları bu hususta kendileriyle eşit hale getirmeye yanaşmıyorlar. Peki onlar Allah’ın nimetini inkâr etmiş olmuyorlar mı?
M

M. Pickthall (English)

And Allah hath favoured some of you above others in provision. Now those who are more favoured will by no means hand over their provision to those (slaves) whom their right hands possess, so that they may be equal with them in respect thereof. Is it then the grace of Allah that they deny?
M

Mahmut Kısa Meali

Allah, her birinize farklı güç ve yetenekler bahşederek, gerek sosyal statü, gerekserızık ve kazanç bakımından bir kısmınızı diğerlerinden üstün kılmıştır. Fakat kendilerine zenginlik bahşedilmiş olanlar, köle veya hizmetçileriyle eşit konuma gelecek şekilde rızıklarını onlarla paylaşmak istemezler. Peki, ey müşrikler! Siz servetinizde —onu size Allah verdiği hâlde— kölelerinizi ve hizmetçilerinizi kendinize ortak kabul etmezken, nasıl olur da Allah’a kulluk ve şükür konusunda başka ilâhları O’na ortak koşarsınız? Kendi mülk ve nüfuz alanınızda başka bir ortağa tahammül edemeyen sizler, nasıl olur da Allah’ın birer âciz kulu olan sözde “yüce şahsiyetleri” ya da uydurduğunuz sahte ilâhları Allah’ın mülk ve egemenliğinde O’na ortak kabul eder, kendinize lâyık görmediğiniz bir durumu Allah’a yakıştırmaya cüret edersiniz?
Şimdi bu müşrikler, kendilerine bunca lütuflar bahşeden Rablerine ortaklar koşarakgöz göre göreAllah’ın nîmetlerini inkâr mı edecekler?
M

Mahmut Özdemir Meali

Rızık’da bazınızı bazınıza Allah üstün kıldı.
Fazlaca verilmiş kimseler kendi rızıklarını, ellerinin mâlik olduğu şeylere bırakacak değildir ki, onlar bunda eşit düzeyde olur. Allah’ın nimetini bile bile inkâr ediyorlar, öyle mi?
M

Mehmet Okuyan Meali

Allah rızık bakımından kiminizi kiminize üstün (farklı) kılmıştır. Farklı (bol rızık) verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu konuda kendilerini onlara eşit kılmazlar. [*] Allah’ın nimet(ler)ini inkâr mı ediyorlar!
M

Mehmet Türk Meali

Allah, rızıkta sizi birbirinize üstün kıldığı halde üstün kılınanlar, bu rızıklarını hiç köleleriyle paylaşıp, onlarla eşit oluyorlar mı (da putlarını, Allah’la eşit görüyorlar?)¹ Şimdi de Allah’ın nîmet(ler)ini, inkâr mı ediyorlar?²
M

Mehmet Çakır Meali

Allah, rızk konusunda bazılarınıza ayrıcalık tanımıştır. Ama ayrıcalıklı olanlar, sahip oldukları nimetin fazlasını, hizmetinde bulunanlara vermeyerek eşitlik mi sağlıyorlar! Allah'ın nimetini inkar mı edebilecekler sanki!
M

Mehmet Çoban Meali

Kiminize kiminizden daha çok servet verdik! Servet verilenler, çalıştırdıkları insanlara, ailelerine pay ayırsınlar istedik! Onlar bunu yapmazlar, kendilerini insanlarla eşitlemezler. Onlara niye servet verdiğimizi anlamazlar. Emrimizi yerine getirmeyerek verdiklerimizi inkâr ederler. Kazandıklarını söyleyerek bizim verdiğimizi inkâr mı ediyorlar? Yoksa onlara verdiklerimizi kendilerinin kazandıklarını mı sanıyorlar? Görmüyorlar mı? Evlatları, çalışanları onlardan daha çok çalışıyor. Biz ne yapacaklar görelim diye servetlerle onları sınıyoruz. İnsan ise yanlış hükümler vererek imtihanını kaybediyor.
M

Muhammed Esed Meali

Rızık konusunda, kiminize kiminizden fazla veren Allah’tır: hal böyleyken, kendisine fazla verilmiş olanlar, rızıklarını -bu bakımdan aralarında eşitlik olsun diye- ⁸⁰ sağ ellerinin malik olduğu kimselerle paylaşmakta isteksiz davranıyorlar. Peki, (böyle yapmakla) Allah’ın nimetini (bile bile) inkara mı kalkışıyorlar?
M

Mustafa Çavdar Meali

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden farklı kılmıştır. Oysa kendisine zenginlik verilen kimseler, sahip olduğu malları ellerinin altında bulunanlarla paylaşmaya ve böylece onlarla eşit seviye ye gelmeye yanaşmıyorlar da şimdi onlar bile bile Allah’ın nimetini paylaşmıyorlar? 2/267, 3/92, 6/165, 43/32, 76/8
M

Mustafa İslamoğlu Meali

ALLAH rızkı kiminize diğerinden daha fazla vermiştir. Peki, kendisine fazla verilenler emirleri altında çalışan kesimleri[²¹⁵⁷] servetlerine ortak etseler de, onlar da bu konuda (kendileriyle) eşit hâle gelseler ya![²¹⁵⁸] Buna (dahi razı olmayacaklarına) göre, hâlâ (ortak koşmakla), Allah’ın nimetlerini bile bile inkâra[²¹⁵⁹] yeltenmiş olmuyorlar mı?
O

Orhan Kuntman Meali

Allah, rızk hususunda da, kiminizi kiminize üstün kıldı. (Kimi zengindir, kimi fakir) Bol rızık verilenler; buyrukları altında olanlara rızıklarını (ekseriya tam olarak) vermezler, (oysa onların servetinde buyrukları altında çalışanların da hakkı vardır) yoksa onlar Allah’ın nimetini mi inkar ediyorlar?
O

Osman Fırat Meali

Ve Allah rızıktan kiminize kiminizden fazla vermiştir. Kendilerine fazla rızık verilenler, ellerinin altındakilere rızıklarını vermiyorlar. Oysa onlar rızıkta eşittirler. Yoksa onlar Allah’ın (onlara olan) nimetini mi inkâr ediyorlar?
S

Sardorxon Jahongir

Alloh rizq xususida ayrimlaringizni ayrimlaringizdan ustun qilib qo‘‎ydi. Bas, bu rizqda ustun qilingan kishilar o‘‎z rizqlarini qo‘‎l ostidagi qullariga qaytarib boy va kambag‘‎allikda unda barchalari barobar bo‘‎lib olmaydilar-ku! Nega unda, Allohning ne’matini inkor qiladilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı Tañrı Ta‘ālā efḍal ḳıldı niçeñüzi niçeñüz üstine rızḳda. Ol efḍal olanlarḳaytarmazlar rızḳlarını ḳullarından, ḳırnaḳlarından. Anlar anda berāber‐lerdür. Pes Tañrı Ta‘ālā ni‘metlerini inkār iderler.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah sizi, maişet ve rızık hususunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Nasipleri bol olanlar kendi nasiplerini, kendileriyle eşit seviyeye gelecek derecede, yanlarında çalıştırdıkları köle ve hizmetçilere vermezler. O halde nasıl olur da Allah'ın nimetini, Allah'ın kendilerinin üzerindeki hakkını bile bile inkâr ederler? [30, 28] {KM, Çıkış 21, 2; I Korintos. 12, 13}
S

Süleyman Ateş Meali

Allah, rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı. (Rızıkça) üstün kılınanlar, ellerinin altında bulunanlara kendi rızıklarını verip de hepsi rızıkta eşit olmuyorlar. Allah'ın ni'metini mi inkar ediyorlar?
S

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh, sizden ba'zınızı ba'zınız üzerine rızıkda tafdîl itdi. O tafdîl olunanlar mâlik oldukları köle ve câriyelerinin rızkını virirler. Rızık husûsunda cümlesi müsâvîdirler. (Rızkı Allâh virir ötekiler vâsıtadır) Allâh'ın ni'metlerini inkâr mı iderler?.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah rızık konusunda kiminizi kiminden üstün kılar. Üstün kılınanlar, hakimiyeti altındakilere (esirlere)[1] kendi rızıklarından vermezler. Ama rızıkta bunlar da onlarla eşit hakka sahiptirler[2]. Allah’ın nimeti karşısında bile bile yalana mı sarılıyorlar?
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere aktarıp da hepsi onda eşit hale gelmiyor. Allah'ın nimetini mi inkâr ediyor bunlar?
Y

Yusuf Ali (English)

Allah has bestowed His gifts of sustenance more freely on some of you than on others: those more favoured are not going to throw back their gifts to those whom their right hands possess, so as to be equal in that respect. Will they then deny the favours of Allah?(2102)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve Allah Teâlâ bazınızı bazınız üzerine rızk hususunda üstün kılmıştır. Artık üstün kılınanlar, rızklarını onlar onda müsavî olmak için ellerinin altındakilere verici değillerdir. İmdi Allah'ın nîmetlerini inkâr mı ediyorlar?
Ü

Ümit Şimşek Meali

Allah rızıkta sizi birbirinize üstün kıldı. Kendilerine fazlalık verilenler, bu fazlalığı ellerinin altındakilere verip de onlarla eşit hale gelmek istemezler. Buna rağmen onlar Allah'ın nimetini mi inkâr ediyorlar?(20)
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve Allah; rızık konusunda (sizin gayret ve çalışmanıza bağlı) kiminizi kiminize fazlalıklı kılmaktadır. (Ama ne yazık ki) kendilerine fazlalık verilenler sözleşmeler gereği yönetimleri altında bulunanlara (çalışanlara, himaye veya yönetimi altındakilere) kendi rızıklarından (kendileriyle eşit seviyeye gelecek derecede tam ve hakkıyla) vermezler (onları servetlerine ortak yapmazlar). Hâlbuki bunda hepsi eşittir. Yoksa böyle yapmakla Allah’ın nimetini (ve infak emirlerini) bile bile inkâr mı ediyorlar? *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah, sizin bir kısmınızı, rızık olarak bir kısmınıza üstün tuttu. Kendilerine fazla rızık verilenler, sorumlulukları altındakileri rızıklandırmaktan kaçınıyorlar. Hâlbuki rızıklanma hususunda eşittiler. Yoksa onlar Allah’ın nimetlerini mi yalanlıyorlar?
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Allah rızk hususunda birinizi diğerinize üstün kıldı [⁹], üstün gelen efendileri rızkı memlûklerine kendileriyle müsavi surette vermezler [¹⁰]. Hâlâ Allah/ın nimetini bilerek inkâr mı ediyorlar [¹¹]?
İ

İsmail Yakıt

Allah rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı. Rızıkta üstün kılınanlar, akitle sorumluluklarının altında bulunanlara²⁵ vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Böylece onlar Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah azıklanma işinde kimini kiminden üstün kıldı. Oysa ki bu üstün kılınanlar kazandıkları azığı ellerinin altında ki kölelere onları kendileriyle bir tutarak vermezler. Onlar yine de Allah’ın iyiliğini tanımazlık mı ediyorlar?
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah, rızık konusunda kiminizi, kiminizden üstün kılmıştır. Fakat, üstün kılınanlar, gözetimleri altında bulunanlara, kendileriyle eşit olurlar diye rızıklarını vermezler. Bile bile Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Nahl Suresi 71. Ayet Meali ve Tefsiri

Nahl Suresi 71. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 71. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 71. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 71. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim