Onları, delillerle, kitaplarla gönderdik ve sana da, onlara ne indirildiğini açıkça anlatman, düşünmelerini sağlaman için Kur'an'ı indirdik.
A
Abdullah Parlıyan Meali
O peygamberler, apaçık delillerle ve kitaplarla gönderildiler. Ey peygamber! Biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara başından beri indirilegelen mesajın aslını, olanca açıklığıyla anlatasın diye, onlar da böylece belki düşünürler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Nebiler ve zikir ehli) Apaçık delillerle, (nakli ve akli hikmetlerin yazıldığı) kitaplar(daki hakikatlerle cevap verirler. Ey Resulüm!) Sana da bu Zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, kendilerine gönderilen (ayetleri) insanlara açıklayasın, ta ki tefekkür etsinler (düşünüp gerçeği görsünler diye)...
A
Ahmet Tekin Meali
Peygamberleri, apaçık mûcizeler ve kitaplarla gönderdik. Sonra da, bütün insanların haklarının korunmasına, iyiliğine, kurtuluşuna vesile olsun diye, ana hatları vahyedilen konuları (mücmelleri) ayrıntılı açıklaman için, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân'ı, bölüm bölüm sana indirdik. Umulur ki, düşünmelerine, incelemelerine vesile olur.
A
Ahmet Varol Meali
Apaçık delillerle ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın ve olur ki düşünürler.
A
Ali Bulaç Meali
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Biz, o Peygamberleri mûcizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Rasûlüm, sana da Kur'an'ı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara anlatasın olur ki; iyice düşünürler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
43, 44. Senden önce, kendilerine vahyettiğimiz, mucizeler ve kitaplarla teyid ettiğimiz bazı erlerden (melekler değil) başka göndermedik. Eğer siz bilmiyorsanız, ehl-i zikirden (ilim ve keşif ehlinden) sorun. Seninle de, insanlara açıklamak üzere ve düşünmeleri için onlara inen Kur’anı gönderdik.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Apaçık mucizelerle ve kitaplarla gönderildiler. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için ve düşünsünler diye, sana da bu Kur'ân'ı indirdik.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onları belgelerle, kitaplarla gönderdik, insanlara indirileni, bildirmençin, sana öğüt indirdik, ola ki düşüneler
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz onları (peyğəmbərliklərinin doğru olduğunu sübut edən) açıq-aşkar mö’cüzələr və kitablarla göndərdik. Sənə də Qur’anı nazil etdik ki, insanlara onlara göndəriləni (hökmləri, halal-haramı) izah edəsən və bəlkə, onlar da düşünüb dərk edələr!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(O Peygamberleri) apaçık mucizelerle ve sayfalarla/kitaplarla (gönderdik). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, kendilerine indirilen (ayetler)i insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.
C
Cemil Said (1924)
O peygamberleri mu’cizeler ve kitâblar ile inzâl iyledik. Sana Kur’ân gönderdik. İnsanlara gönderilen dîni anlat ki tefekkür itsünler.
D
Diyanet Vakfı Meali
Apaçık mucizeler ve kitaplarla (gönderildiler). İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı indirdik.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
43,44. Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’an’ı indirdik.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Biz o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Beyyinelerle ve kitablarla; sana da bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni nâsa anlatasın ve gerek ki tefekkür edeler
E
Emrah Demiryent Meali
(O peygamberler) apaçık mu‘cizeler ve kitaplarla (kavimlerine) gönderildiler. İnsanlara, kendilerine gönderileni (helâlleri ve harâmları) açıklaman ve (böylece onların) düşünüp öğüt almaları için sana da bu Kur’ân’ı vahyettik.
E
Erhan Aktaş Meali
Onları¹ beyyinelerle² zeburlarla³ gönderdik. Sana da zikri⁴ indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin.5 Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
E
Eski Anadolu Türkçesi
ḥüccetler-ile daħı kitāblar-ile. daħı indürdük senüñ anmaķ ya'nį ķur’ān tā bellü eyleyesin ādemįlere anı kim indürinildi anlara daħı anuñ-içün kim anlar endįşe eyleyeler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
(O peygamberler) apaçık bürhanlarla (mu'cizelerle) ve kitablarla (gönderildiler. Habîbim) biz sana da Kur'ânı indirdik. Tâki insanlara, kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın ve tâki onlar da iyice fikirlerini kullansınlar.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onları açık deliller ve zeburlarla (:sayfalar) gönderdik. Sana da zikri indirdik ki insanlara kendilerine indirileni açıkça bildiresin. Umulur ki düşünürler.
H
Hayrat Neşriyat Meali
(O peygamberleri) mu'cizelerle ve kitablarla (gönderdik). Sana da, kendilerine indirileni (helâl ve harâmı) insanlara açıklayasın diye Zikr'i (Kur'ân'ı) indirdik; tâ ki düşünsünler.
K
Kadri Çelik Meali
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye indirdik.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
O peygamberleri apaçık delillerle ve kutsal metinlerle gönderdik. İnsanlara indirdiklerimizi kendilerine açıklaman için ve (ola ki üzerinde) düşünürler diye sana da uyarıcı kitabı indirdik.
M
M. Pickthall (English)
With clear proofs and writings; and We have revealed unto thee the Remembrance that thou mayst explain to mankind that which hath been revealed for them, and that haply they may reflect.
M
Mahmut Kısa Meali
Allah, her devirde insanlar arasından elçiler seçmiş ve onları, hakîkati gözler önüne seren apaçıkdelillerle ve hikmet dolu kitaplarla insanlığı aydınlatmak üzere göndermiştir. Ve işte ey Muhammed, sana da hikmet, uyarı ve öğütlerle dolu bu Zikri gönderdik ki, kendilerine indirilen bu son ilâhî vahyi, —onun pratik hayata uygulanmasının bireysel ve toplumsal bir modelini de ortaya koyarak— tüm insanlığa açıkça bildiresin ve böylece onlar, Allah’ın ayetlerini düşünüp ibret alabilsinler. Fakat yine de, Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat programından yüz çevirenler olacak:
M
Mahmut Özdemir Meali
Zebûrlar (Kitaplar) ve Beyyineler (Açık Belgeler) ile!
Onlara (iletilmek üzere) indirilmiş olanı İnsanlar’a beyan etmen için sana da Zikr’i indirdik. Umulur ki düşünürler.
M
Mehmet Okuyan Meali
43,44. Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. [*] Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, [zikr] (Vahiy) ehline sorun! [*]Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için [*] ve düşünsünler diye sana da [zikr]i (Kur’an’ı) indirdik. [*]
M
Mehmet Türk Meali
(O Peygamberleri) açık mûcizeler ve yazılmış kitaplarla (gönderdik).¹ Sana da insanlara indirilen (emir ve yasakları) belki düşünürler diye açıklaman için Kur’an’ı indirdik.
M
Mehmet Çakır Meali
Hem de mucize ve Kitap destekli olarak. Sana, unutulmaz bir Anı indirdik. Artık inenleri halkına izah edip kendilerini düşünceye salacaksın...
M
Mehmet Çoban Meali
"Biz daha önce de erkeklerden Resuller seçtik! Vahiylerimizde açıkladığımız gerçekleri insanlara duyurdular. Geçmiştekiler gibi sana da okunan bir kitap gönderdik! Vahiylerimizi insanlara açıkla! İnsanlar düşünsün! Ayetlerimizi anlasın! Öğüt alıp cezamızdan kurtulsunlar!"
M
Muhammed Esed Meali
[Onlar size, kendilerini] apaçık delillerle ve hikmet dolu ilahî kitaplarla ⁴⁷ [desteklediğimiz peygamberlerin ölümlü adamlardan başka kimseler olmadığını söyleyeceklerdir]. Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilegelen mesajın ⁴⁸ aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın ve onlar da böylece belki düşünürler.
M
Mustafa Çavdar Meali
Onları hakikatin apaçık belgeleri ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin diye sana da bu Kuran’ı indirdik. Bunu belki derinlemesine düşünürler. 5/67, 9/70, 11/57, 13/40, 29/18, 35/25
M
Mustafa İslamoğlu Meali
(Biz onları) hakikatin açık belgeleri ve hikmet yüklü sayfalarla[²¹²⁷] (göndermiştik). İşte sana da bu uyarıcı vahyi indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın[²¹²⁸] ve belki onlar da bu sayede düşünürler.
O
Orhan Kuntman Meali
O peygamberleri açık mucizeler ve kitaplar ile gönderdik; (Ey Muhammed) Biz sana da, Kur'an’ı indirdik ki, insanlara kendilerine (Rablerinden) indirilen emir yasakları açıkça anlatasın, onların da bu nasihatlerden, düşünüp ibret alması gerekir.
O
Osman Fırat Meali
(Resulleri) beyanatlarla ve sayfalarla (vahyettik). Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki insanlara ne indirildiğini açıklayasın ve umulur ki düşünürler.
S
Sardorxon Jahongir
Biz payg‘ambarlarni aniq hujjatlar va kitoblar bilan yuborganmiz. Sizga esa odamlarga nozil qilingan hukmlarni ularga bayon qilib berishingiz uchun eslatma bo‘lgan bu Qur’onni nozil qildik. Shoyadki, Allohning oyatlari haqida tafakkur qilsalar va ulardan ibrat olsalar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Mu‘cizātlar bile ve kitāblar bile ve indürdük saña Ḳur’ānı beyān eylemeg‐içün ḫalḳa, özlerine inen şerī‘atlara, illā kim tefekkür idesiz.
S
Suat Yıldırım Meali
Evet, belgeler, mûcizeler ve kitaplarla gönderdik onları. Sana da ey Resulüm bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni insanlara açıklayasın. Umulur ki düşünüp anlarlar. [17, 93-94; 25, 20; 21, 8; 18, 110]
S
Süleyman Ateş Meali
Açık kanıtları ve Kitapları. Sana da o Zikr'i indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, ta ki düşünüp öğüt alsınlar.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Biz onları mu'cizât ve kitâblar ile gönderdik ve kendilerine nâzil olan emir ve nehyi nâsa beyân itmen içün de sana Kur'ân'ı inzâl iyledik. Şâyed ki tefekkür ideler.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Onları mucizelerle ve hikmet dolu sayfalarla[1] gönderdik. O Zikri (Kitabı) sana da indirdik ki kendilerine gönderilenin ne olduğunu o insanlara açık açık anlatasın[2], belki düşünürler.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri/Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık-seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.
Y
Yusuf Ali (English)
(We sent them) with Clear Signs and Scriptures(2070); and We have sent down unto thee (also) the Message; that thou mayest explain clearly to men what is sent for them, and that they may give thought.
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
(O peygamberleri) Açık mûcizeler ile ve kitaplar ile (gönderdik) ve sana da Kur'an'ı indirdik ki, kendilerine indirilmiş oldukları(emir ve nehyi) nâsa açıkça anlatasın ve gerek ki onlar da tefekkür edeler.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onları apaçık deliller ve kitaplarla gönderdik. Sana da, kendilerine indirilmiş olanı insanlara açıklaman için Kur'ân'ı indirdik—tâ ki iyice düşünsünler.(7)
İ
İhsan Aktaş Meali
(O elçileri) deliller (kanıtlar) ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni okuyasın (ilan edesin) ve (böylece) onlar da (kendilerine indirilen o Kur’an üzerinde) iyice düşünsünler, diye.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar açık deliller ve vahy den oluşan sayfalarla gönderildiler. Sana da, öğütlerle dolu kitabı, onlara indirilenleri açıkça bildirmen için indirdik ki, belki düşünürler.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara açık mucizeler, Kitaplar indirdik. Sana da Kur/an/ı inzal ettik ki nâs/a kendilerine indirilen emir ve nehyi beyan edesin, onlar da tefekkür etsinler.
İ
İsmail Yakıt
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve hikmet dolu sayfalarla [zubur] gönderdik. Sana da Zikr’i/Kur’an’ı indirdik ki insanlara kendilerine indirileni açıklayasın. Ola ki düşünüp öğüt alırlar.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bu elçiler açıklayıcı belgelerle, kitaplarla geldiler. Sana da Kur’an’ı bildirdik. Kendilerine gönderilenin ne olduğunu insanlara açıkça anlatasın, onlar da düşünsünler diye.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onları açıklanmış belgeler ve kitaplarla (gönderdik.) Sana da “zikri” indirdik. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için. Umulur ki onlar da düşünürler.
Nahl Suresi 44. Ayet Meali ve Tefsiri
Nahl Suresi 44. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 44. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 44. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 44. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?