Sureye Dön

Nahl Suresi Suresi, 41. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda yurtlarından göçenlere mutlaka dünyada güzel yurtlar vereceğiz ve ahiret mükafatıysa elbette bundan da büyüktür bilseler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Dinini İslâmla değiştirmesinden dolayı, haksızlığa uğrayıp, Allah yolunda yerlerini, yurtlarını terkedenlere gelince, biz onları şüphesiz bu dünyada,  güzel bir yere  yerleştireceğiz  ama ahirette  kazanacakları ödül, daha da büyük olacaktır. Eğer hicretten geri kalanlar ve tüm insanlar bunu bilselerdi, o zulüm yurdunda bir saniye bile kalmak istemezlerdi.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Zulme uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri (rahatını ve menfaatini feda edip herkesin huzura kavuşacağı Hakk nizam kurulsun diye gayret gösterenleri) dünyada şüphesiz güzel bir biçimde yerleştireceğiz (başarıya eriştireceğiz); ahiret karşılığı ise daha büyüktür. Keşke (insanlar bunu) bilmiş olsalardı (ve ölüm sonrasına hazırlık görselerdi).
A

Ahmet Tekin Meali

Baskı, zulüm ve işkenceye uğradıktan sonra, Allah yolunda, memleketlerinden, özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edenleri, dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz, devlet kurduracağız. Eğer bilmiş olsalardı, âhiretin, ebedî yurdun mükâfatı elbette daha büyüktür.
A

Ahmet Varol Meali

Zulme uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri dünyada güzelce yerleştireceğiz. Ahiret karşılığı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
A

Ali Bulaç Meali

Zulme uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri dünyada şüphesiz güzel bir biçimde yerleştireceğiz; ahiret karşılığı ise daha büyüktür. Bilmiş olsalardı.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Kendilerine zulüm yapıldıktan sonra Allah yolunda (dinini korumak için) hicret edenleri, elbette dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. (kureyşin zulmünden hicret edenleri, iyi bir surette Medine'de yerleştiririz). Ahiret mükâfatı ise, muhakkak ki daha büyüktür, eğer iman etmiyenler bunu bilseler...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Kendilerine zulmedildikten sonra Allah yolunda hicret edenleri bu dünyada güzelce yerleştireceğiz… Ahiret ücreti ise daha büyüktür. Keşke bilseydiler!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Zulme uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onları dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse, âhiretin ödülü elbette daha büyüktür.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Zulüm gördükten sonra, Allah yolunda, göçmen olanları, dünyada güzelce yerleştiririz; ahretin sevabı da, bilirlerse çok büyük !
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Zülmə mə’ruz qaldıqdan sonra Allah uğrunda hicrət edənləri dünyada gözəl bir yerdə sakin edəcəyik. Axirət mükafatı (Cənnət) isə daha böyükdür. Kaş (kafirlər və hicrətdən geri qalanlar bunu) biləydilər!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Haksızlığa uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını terk edenlere gelince; kesinlikle onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz. Ama onların ahiretteki mükâfatı çok daha büyük olacaktır. (İman etmeyenler) keşke bunu bilselerdi.
C

Cemil Said (1924)

41, 42. Zulüm gördükden sonra Allâh uğrunda hicret idenlere dünyâda güzel bir mekân vireceğiz. Lâkin âhiretde mükâfât daha büyük olacakdır. Âh bilselerdi! Sabır idenler ve Allâh’a tevekkül iylerler idi.
D

Diyanet Vakfı Meali

Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onları dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse ahiretin mükâfatı elbette daha büyüktür.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Haksızlığa uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerleştiririz. Ahiret ecri ise daha büyüktür, keşki bilseler!
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükâfatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, biz dünyada mutlaka onları güzel bir yere yerleştiririz. Halbuki bilirlerse ahiretin mükafatı elbette daha büyüktür.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Allah uğrunda zulme ma'ruz olduktan sonra hicret edenlere gelince de, elbette onları Dünyada güzel bir surette yerleştiririz, maamafih âhıret ecri her halde daha büyüktür, eğer bilseler
E

Emrah Demiryent Meali

Zulme uğradıktan sonra, (zulüm diyarını terk ederek) Allah yolunda hicret eden (mü’min) leri, bu dünyada kesinlikle güzel bir yurda (beldeye) yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse âhirette (kendilerine) verilecek olan mükâfat, elbette çok daha büyüktür.
E

Erhan Aktaş Meali

Zulme uğramalarından sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, kesinlikle dünyada iyi bir yere yerleştiririz. Ahiret ödülü ise daha büyüktür. Keşke hicretten geri kalanlar bunu bilselerdi!
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı anlar kim yirlerinden ayrıldılar Tañrı’da ya'nį rıżāsında andan śoñra kim žulm olındılar yirlendürevüz anları dünyede görklü. daħı āħiret müzdi uluraķdur eger oldılar bilürler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Zulme uğratıldıklarından sonra Allah yolunda hicret edenleri biz dünyâda elbette güzel bir suretde yerleşdiririz. Âhiret mükâfatı ise her halde daha büyükdür. (Kâfirler bunu) bilmiş olsalardı..
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Zulme uğratıldıktan sonra Allah uğrunda hicret edenleri dünyada güzel bir biçimde yerleştireceğiz. Ahiret mükâfatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
H

Hayrat Neşriyat Meali

Kendilerine zulmedildikten sonra Allah yolunda hicret edenleri, dünyada mutlaka güzelce yerleştiririz. Âhiret mükâfâtı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
K

Kadri Çelik Meali

Zulme uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri dünyada şüphesiz güzel bir biçimde yerleştireceğiz; ahiret karşılığı ise daha büyüktür. (Keşke) Bilmiş olsalardı!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Zulme uğramaları yüzünden Allah uğrunda göç edenleri muhakkak ki biz bu dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz; âhiret ecri ise elbette daha büyük olacaktır. Keşke bilseler!
M

M. Pickthall (English)

And those who became fugitives for the cause of Allah after they had been oppressed, We verily shall give them goodly lodging in the world, and surely the reward of the Hereafter is greater, if they but knew;
M

Mahmut Kısa Meali

Zulme uğradıktan sonra, zulüm diyarını terk ederek Allah yolunda hicret edenleri, bu dünyada güzel bir yurda yerleştireceğiz. Ahirette verilecek mükâfat, elbette çok daha büyüktür, bir bilselerdi!
M

Mahmut Özdemir Meali

Zulme uğradıktan sonra Allah uğrunda hicret etmiş kimseleri, evet onları Dünya’da bir güzelliğe yerleştiririz.
Âhiret’in ödülü ise daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı!
M

Mehmet Okuyan Meali

Haksızlığa uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onları dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. [*] Ahiretin ödülü elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
M

Mehmet Türk Meali

Zulme uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri, şüphesiz dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz; (onların) âhiret mükâfatları ise çok daha büyüktür.¹ (Ah o kâfirler) bunu bir bilselerdi!²
M

Mehmet Çakır Meali

Haksızlığa maruz kalarak Allah için yurdunu yuvasını terk edenleri bu dünyada güzel yerlere konuşlandırıp yerleştireceğiz. Ahret ödülü elbette daha değerlidir. Ancak, bunun değerini bilse bilse
M

Mehmet Çoban Meali

Allah yolunda yürüdükleri için zulme uğrayanlardan hicret edenleri dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse ahiretin mükâfatı daha büyüktür.
M

Muhammed Esed Meali

İMDİ, [benimsediği dinden ötürü] zulme uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını ⁴¹ terk edenlere gelince; Biz onları, şüphesiz, bu dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz; ⁴² ama onların ahirette hak ettikleri ödül daha da büyük olacaktır. [Hakkı inkar edenler böylece] bir anlayabilselerdi, ⁴³
M

Mustafa Çavdar Meali

Beri taraftan, zulme ve işkenceye uğradıktan sonra Allah yolunda yurtlarını terk edip göç edenlere gelince; onları dünya hayatında güzel bir yurt ve imkâna kavuşturacağız. Ahiret ödülü ise, o çok daha büyük olacaktır. İnanmayanlar keşke bunu anlayabilseler. 2/218, 3/195, 4/97-100, 9/20, 16/110
M

Mustafa İslamoğlu Meali

BERİ YANDAN, uğradıkları zulmün ardından Allah yolunda hicret edenlere gelince:[²¹²⁵] kesinlikle onları dünyada güzel bir konuma yerleştireceğiz, fakat öte dünyadaki karşılıkları çok daha büyük olacaktır. (İnkârcılar) keşke kavrayabilselerdi
O

Orhan Kuntman Meali

Zulme uğradıktan sonra, Allah uğrunda (yurtlarından) göç edenleri biz elbette dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz, ahiret mükafatı ise elbette daha büyüktür. (Daha hayırlıdır)
O

Osman Fırat Meali

Zulme uğradıktan sonra Allah için yurtlarından ayrılanları, bu dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz; ahiret mükâfatı ise daha büyüktür; keşke bilselerdi.
S

Sardorxon Jahongir

Kofirlar tomonidan zulm qilinganlaridan keyin Alloh yo‘‎lida hijrat qilganlarni, albatta, bu dunyoda ham go‘‎zal maskanlarga joylashtiramiz. Oxirat mukofoti esa, yanada kattaroqdir. Koshki, buni odamlar bilsalar edi!
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler ki hicret itdiler Allāh yolına, özlerine ẓulm olduḳdan ṣoñra. Vire‐çek‐biz anlara dünyāda eylükler ve āḫiret müzdi. Uluraḳdur eger bilseñüz.
S

Suat Yıldırım Meali

Zulme mâruz kaldıktan sonra Allah uğrunda hicret edenleri, elbette dünyada güzel bir yere yerleştiririz. Âhiret mükâfatı ise daha büyüktür. Bunu bir bilselerdi!
S

Süleyman Ateş Meali

Kendilerine zulmedildikten sonra Allah uğrunda göç edenleri, dünyada güzelce yerleştireceğiz, (onlara vereceğimiz) ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilseler!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Dûçâr-ı zulüm oldukdan sonra Allâh içün hicret idenleri dünyâda iyi bir menzile iskân ideriz. Ve âhiret ecri daha büyükdür. Eğer bunı bilseler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Haksızlığa uğradıktan sonra Allah yolunda hicret[*] edenleri dünyada güzel yerlere yerleştiririz. Bunun öbür dünyadaki ödülü daha büyüktür. Keşke bilebilselerdi.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Zulme uğratıldıktan sonra Allah uğrunda hicret edenlere biz, dünyada elbette güzelce mekân tutturacağız. Âhiretin ödülü mutlaka daha büyüktür. Bir bilselerdi!
Y

Yusuf Ali (English)

To those who leave their homes in the cause of Allah, after suffering oppression-(2067) We will assuredly give a goodly home in this world; but truly the reward of the Hereafter will be greater. If they only realised (this)!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve o kimseler ki, zulme uğratıldıklarından sonra Allah uğrunda hicret ettiler. Elbette onları dünyada güzelce bir surette yerleştireceğiz ve ahiret mükâfaatı ise elbette daha büyüktür. Eğer bilir olsalar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Âhiret ödülü ise hiç kuşkusuz daha büyüktür. Keşke bilmiş olsalardı!
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve (inançlarından dolayı her türlü) zulme (haksızlık, baskı ve işkenceye) uğradıktan sonra Allah yolunda (yurdunu terk etmek zorunda kalarak) hicret etmiş olanlara gelince; elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Eğer bilirlerse ahiretin mükâfatı (onlar için) elbette daha büyüktür.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Zulüm ve baskı gördükten sonra, Allah yolunda hicret edenleri, dünyada kesinlikle daha güzel yerlere yerleştiririz. Ahiret yurdundaki karşılıklarının daha büyük olduğunu bir bilseler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Zulüm gördükten sonra Allah için hicret edenleri dünyada güzel yerlerde barındıracağız. Âhiret mükâfatı ise daha büyüktür. Eğer bilseler [²].
İ

İsmail Yakıt

Zulme uğradıktan sonra Allah yoluna hicret edenlere gelince, onları dünyada güzelce yerleştiririz ve ahiret mükâfatı da daha büyüktür. Keşke bilseler!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimseler ki kendilerine kıyıcılık edildikten sonra Allah için göçmüşlerdir, Biz onları bu dünyada güzel yerlere yerleştiririz. Onların öbür dünyadaki karşılıkları ise ne de olsa daha büyük olacaktır. Tanımazlar bunu bir bilselerdi.
Ş

Şaban Piriş Meali

Zulme uğradıktan sonra Allah için hicret edenleri biz, dünyada güzel bir yere yerleştiririz. Ahiret sevabı ise daha büyüktür. Bir bilseler.

Nahl Suresi 41. Ayet Meali ve Tefsiri

Nahl Suresi 41. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 41. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 41. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 41. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim