Sureye Dön

Nahl Suresi Suresi, 37. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onları doğru yola sevketmek için üstlerine düştükçe düşsen de şüphe yok ki Allah, sapıklığı kabul edeni doğru yola getirmez ve onlara bir tek yardımcı da yoktur.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onları doğru yola sevketmek için, üzerlerine düştükçe düşsen de şüphe yok ki, Allah sapıklığı kabul edeni, doğru yola getirmez ve onlara birtek yardımcı da yoktur.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Resulüm!) Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar hırsla istesen de, şüphesiz Allah (çirkin işleri ve şirkleri nedeniyle doğru yoldan) saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edicileri (ve şefaatçileri) de yoktur (ve olmayacaktır).
A

Ahmet Tekin Meali

Sen, kâfirlerin hidayete ermelerini, hak yolda olmalarını ne kadar istesen de, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanıdığı akıllı ve sorumlu varlıkları Allah, doğru yola sevketme lütfunda bulunmaz. Onların yardım edenleri de yoktur.
A

Ahmet Varol Meali

Sen onların hidayete ermelerini çok arzulasan da Allah saptırdığını hidayete eriştirmez. Onların yardımcıları da olmaz.
A

Ali Bulaç Meali

Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar tutkuyla istesen de, Allah, şüphesiz saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edecek yoktur.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Ey Rasûlüm) sen, o kâfirlerin hidayet bulmalarına çok istekli isen (de çare yok), her halde Allah dalâlette bırakacağı kimselere hidayet vermez. Onların hiç bir yardımcısı da yoktur.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Sen onların doğru yola gelmeleri için hırs göstersen de, Allah, (hak ettikleri için) saptırdıklarını doğru yola iletmez. Onlar kendilerine yardımcılar da bulamazlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Rasûlüm, sen onların hidayete ermesine çok düşkünlük göstersen de, bil ki Allah'ın saptırdığı kimseyi kimse hidayete erdiremez. Onların yardımcıları da yoktur.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onların doğru yolu tutmaların istesen de, sapıtanı Allah kılavuzlamaz, onlar için yardımcı da bulunmaz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum!) Sən onların doğru yola gəlməsini həddindən artıq istəsən də (bunun heç bir faydası yoxdur). Çünki Allah yoldan çıxartdıqlarını (bir daha) doğru yola salmaz. Onlara (Allahın əzabından xilas olmaqla) kömək edənlər də olmaz!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bırakacağı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.
C

Cemil Said (1924)

Ânların hidâyete sevk olunmalarını ister isen bunı bil ki Allâh dalâlete sevk itdiğini artık hidâyete sevk itmez, ânlar müzâheretden mahrûm olacaklardır.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Resûlüm!) Sen, onların hidayete ermelerine çok düşkünlük göstersen de bil ki Allah, saptırdığı kimseyi (dilemezse) hidayete erdirmez. Onların yardımcıları da yoktur.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onların doğru yolda olmalarına ne kadar özensen, yine de Allah, saptırdığını doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da olmaz.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Ey Muhammed!) Sen o kâfirlerin hidayete ermelerini ne kadar istesen de Allah, saptırdığı kimseyi hidayete erdirmez. Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sen onların hidayet bulmalarına harîs isen her halde Allah dalâlette bırakacağı kimselere hidayet vermez, onların yardımcıları da yoktur
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm!) Sen, onların hidâyete ermelerini ne kadar istesen de, Allah, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediklerinden dolayı tercih ettikleri sapkınlıkta bıraktığı kimseleri (onlar tövbe edip hakka yönelmedikleri müddetçe) doğru yola iletmez. Onların (Allah’ın azabına karşı) hiçbir yardımcıları da yoktur.
E

Erhan Aktaş Meali

Sen, onların, hidayete ermelerini, ne kadar çok istersen iste; sapkınlıkta kararlı olanlara, Allah hidayet etmez. Onlar için bir yardımcı da bulunmaz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

eger ḥāriŝ olasın anlaruñ ŧoġru yol dutmaġına daħı bayıķ Tañrı ŧoġru yol göstermez aña kim azdurur. daħı yoķdur anlaruñ arķa viriciler..
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Habîbim) sen onların hidâyet bulmalarına (ne kadar) hırs göstersen şübhe yok ki Allah dalâletde bırakacağı kimselere (bu) hidâyet (i) nasıyb etmez. Onların (azâblarını önleyecek) bir yardımcıları da yokdur.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Sen onların hidayete ulaşmalarını ne kadar çok istesen de Allah dalâlette bıraktığını hidayete ulaştırmaz. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Habîbim, yâ Muhammed!) Onların hidâyete ermelerine ne kadar hırs göstersen de, şübhesiz ki Allah, (hak ettiklerinden dolayı) dalâlete attığı kimseleri hidâyete erdirmez; onlar için hiçbir yardımcı da yoktur!
K

Kadri Çelik Meali

Sen, onların hidayete ermeleri için ne kadar hırslansan da Allah, şüphesiz saptırdığına hidayet etmez, onlar için yardım edecek yoktur.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Sen onların doğru yola yönelmelerini tutku derecesinde istesen de Allah, yoldan çıkardığı kimseyi hidayete erdirmez. Onların asla yardımcıları da olmaz.
M

M. Pickthall (English)

Even if thou (O Muhammad) desirest their right guidance, still Allah assuredly will not guide him who misleadeth. Such have no helpers.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Müslüman!Sen onların doğru yola gelmelerini ne kadar arzu etsen de, Allah koyduğu yasalar çerçevesinde saptırdığı hiç kimseyi —kendisi doğru yola yönelmediği sürece— hidâyete erdirecek değildir. Ve bile bile sapıklığı tercih eden bu insanlara, Hesap Gününde hiç kimse yardım edemeyecektir! Neden mi?
M

Mahmut Özdemir Meali

Onların hidayetini çok arzu etsen de, şüphesiz Allah, sapan / saptıran kimseleri hidayete eriştirmez.
Onlar için hiçbir yardım eden de yoktur.
M

Mehmet Okuyan Meali

Sen onların doğru yola ulaşmalarına çok düşkünlük göstersen de bil ki Allah saptırdığı (sapkınlığını onayladığı) kimseyi (kişi dilemediği sürece) doğru yola ulaştırmaz. [*] Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) Sen, onların doğru yolu bulmalarını son derece istesen de kesinlikle Allah sapkınlıkta bırakacağı kimseleri (dilemezse)¹ hak yola ulaştırmaz. Onların (âhirette kendilerini azaptan kurtaracak) yardımcıları da yoktur.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Sen onları düze çıkarmak için habire çırpınıyorsun ama boşuna, Allah, şaşırttığı kuluna, daha yol vermez, bu gibilere sahip çıkan da olmaz...
M

Mehmet Çoban Meali

Kuşkusuz sen onların doğru yola gelmelerini çok istesen de sapıklıkta ısrar ettiği için Allah’ın dünyadaki seçimine karışmadığı kimseyi doğru yola iletemezsin. Onların yardımcıları da yoktur.
M

Muhammed Esed Meali

İmdi, sen [o hakkı inkarda ısrarlı olanların] doğru yola erişmelerini tutkuyla istesen de, [bil ki,] Allah, sapıklık içinde kalmalarına hükmettiği kimseleri doğru yola eriştirmez; ³⁷ ve böyleleri [Kıyamet Günü’nde] kendilerine yardımcı da bulamayacaklardır.
M

Mustafa Çavdar Meali

Sen, onların doğru yola girmelerini ne kadar çok istersen iste şu bir gerçek ki; Allah sapıklığı tercih edeni doğru yola yöneltmez ve bunların yardımcısı da olmayacaktır. 4/88, 7/186, 13/33, 30/29, 39/23
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sen onların doğru yolu bulmasını ne kadar istersen iste, ama unutma ki Allah’ın sapıklığa mahkûm ettiğini kimse doğru yola yöneltemez;[²¹²²] onlara yardım eden de bulunmaz!
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Sen o müşriklerin hidayete ermeleri için ne kadar gayret etsen (faydasızdır). Çünkü Allah, sapıklıkta bırakacağı kimseyi hidayete erdirmez ve onları (azaptan kurtaracak) bir yardımcıları da yoktur.
O

Osman Fırat Meali

(Ey Resul!) Eğer sen onların hidayeti için ne kadar hırs göstersen de, kesinlikle Allah’ın saptırdığını hidayete erdiremezsin ve onlar için bir yardımcı da olmaz.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, agar siz u mushriklarning hidoyat topishlariga qattiq qiziquvchi bo‘‎lsangiz, bilingki, Alloh O‘‎zi adashtiradigan kimsalarni aslo hidoyat qilmaydi va ularga hech kim yordam beruvchilardan bo‘‎lmaydi
S

Satıraltı Meal (1534)

Eger cehd eyleseñ yā Muḥammed anlaruñ hidāyetine, pes Tañrı Ta‘ālāhidāyet virmez azġunluḳ diledügi kimseye. Anlara yardım idici daḫıyoḳdur.
S

Suat Yıldırım Meali

Sen onların hidâyete gelmelerine ne kadar düşkün olsan da, şunu bil ki: Allah dalâlette bıraktığı kimselere hidâyet vermez. Onlara yardım eden de bulunmaz. [5, 41, 11, 34; 7, 186; 10, 96-97]
S

Süleyman Ateş Meali

(Ey Muhammed) Sen onların yola gelmelerini ne kadar istesen de Allah şaşırttığını yola getirmez ve onların yardımcıları da olmaz!
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Yâ Muhammed) Sen onların hidâyetlerine harîs isen de (fâidesi yokdur) Allâh dalâletini istediği kimseyi hidâyet itmez ve onlara yardımcı da yokdur.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Yola gelmeleri için ne kadar çırpınırsan çırpın, Allah, sapık saydığı kişiyi[1] yola getirmez. Bu gibilerin yardımcıları da olmaz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sen onların iyiye ve doğruya ulaşmalarını tutkuyla istesen de Allah, saptırdığına yol göstermez. Hiçbir yardımcıları da olmaz onların.
Y

Yusuf Ali (English)

If thou art anxious for their guidance, yet Allah guideth not such as He leaves to stray.(2062)And there is none to help them.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Sen onların hidâyet bulmalarına haris olsan da (faidesizdir). Çünkü Allah Teâlâ dalâlete düşürdüğüne hidâyet etmez ve onlar için yardımcılardan bir kimse de yoktur.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Sen onların hidayetlerine düşkün olsan da, Allah saptırdığına hidayet vermez; onların bir yardımcısı da olmaz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah (kendi iradeleriyle inkâr edip sapıklığı tercih etmeleri sebebiyle) sapık saydığı (sapıklıkta bulduğu) kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onların doğru yola gelmeleri için, ne kadar çaba gösterirsen göster, şüphesiz ki Allah’ın sapıklık içinde bıraktıklarını doğru yola iletmez ve onların yardımcıları da yoktur.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onların hidayet bulmalarına haris olsan ne fayda! Çünkü Allah yoldan çıkardığı kimselere hidayet etmez. Onların azaplarını defedecek hiçbir yardımcıları yoktur.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sen onların doğru yola erişmelerini ne kadar istesen de muhakkak ki Allah saptırdığını doğru yola iletmez ve onların yardımcıları da olmaz.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onları doğru yola getirmek için ne kadar çırpınsan boştur. Çünkü Allah bir kere saptırdığını bir daha doğru yola iletmez. Hem bu gibilerin yardımcıları da olmaz.
Ş

Şaban Piriş Meali

Sen, onların doğru yola girmelerini çok arzu etsen de Allah saptırıcılara yol göstermez. Onların hiç bir yardımcısı da yoktur.

Nahl Suresi 37. Ayet Meali ve Tefsiri

Nahl Suresi 37. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 37. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 37. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 37. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim