Gerçekten, onlardan önce gelip geçenler de düzenler kurdular, Allah, yapılarını temellerinden yıktı da tavan, başlarına yıkılıverdi ve hem de bu azap, anlayamadıkları bir yerden gelip çattı onlara.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Gerçekten onlardan önce gelip geçenler de, Allah'a karşı düzenler kurmuşlardı. Allah onların yapılarını temelden yıktı da, tavanları başlarına göçüverdi ve hem de bu azap, anlayamadıkları bir yerden gelip çattı onlara.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Onlardan öncekiler de (böyle), hileli-düzenler tertiplemişlerdi de, Allah(ın azap emri) gelip onların kurdukları (şeytani) yapıların temellerini (yıkıp geçti), bunun üzerine üstlerindeki tavan tepelerine çöküverdi; böylece azap onlara hiç farkında ve şuurunda olmadıkları yerden gelmişti (ve işleri bitirilmişti).
A
Ahmet Tekin Meali
Onlardan öncekiler de peygambere, dine, dindarlara karşı sinsi planlar yapmışlardı. Allah onların binalarını temellerinden söktü. Üstlerindeki tavan da, tepelerine çöktü. Bu azap onlara farkedemedikleri bir yerden gelmişti.
A
Ahmet Varol Meali
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah'ın emri onların yapılarının temellerine gelmişti ve böylece tavan üstten tepelerine çökmüştü. Azab onlara hiç farketmedikleri bir yönden gelmişti.
A
Ali Bulaç Meali
Onlardan öncekiler, hileli-düzenler kurmuşlardı da, Allah(ın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azab onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Mekke kâfirlerinden önce gelenler de hileler kurmuşlardı. Allah da kurdukları binalara (kudretiyle) temellerinden geldi de, çatı, tepelerinden üzerlerine çöktü. Böylece azap, kendilerine duyamıyacakları yerden geldi.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Allah’ın emri, kurdukları binanın temellerine geldi, dam üstten başlarına yıkıldı ve azap, fark edemedikleri bir yerden başlarına geldi.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Onlardan öncekiler de peygamberlere hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü, tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, fark edemedikleri bir yerden gelmişti.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Bunlardan önce de al eylediler, temelinden sarstı Allah yapılarını, çatısını da üstlerinden başlarına çökertti, bilinmiyen yönden üzerlerine azap gönderdi
B
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlardan əvvəlkilər də hiylə qurmuşdular. Allah onların binalarını təməlindən sarsıtdı, dərhal tavanları başlarına çökdü və heç özləri də (hiss edib) bilmədilər ki, əzab onlara haradan gəldi.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) hile ve tuzak kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarını temellerinden yıkmıştı da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Azap onlara hiç fark edemedikleri yerden gelmişti.
C
Cemil Said (1924)
Evvel gelen kâfirler hîle itdiler. Allâh ânların binâlarını temelinden yıkdı. Sakf başlarına yıkıldı. Hiç intizâr itmedikleri tarafdan dûçâr-ı ’azâb oldılar.
D
Diyanet Vakfı Meali
Onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmişti.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Evet, onlardan evvelkiler hiyleler kurmuşladı, Allah da kurdukları bünyana kaidelerinden geldi de sekıf, tepelerinden üzerlerine çöktü ve azâb kendilerine duyamıyacakları cihetten geldi
E
Emrah Demiryent Meali
Onlardan önceki (kâfir) ler de (peygamberlerine) tuzak kurmuşlardı. Allah (kudretiyle) onların binalarını temellerinden sökmüş (ve böylece) üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Bu azap onlara, fark edemedikleri bir yerden (ansızın) gelmişti.
E
Erhan Aktaş Meali
Onlardan öncekiler de düzen kurmuşlardı. Allah, onların yapılarını temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Onlara, bu azap, hesaba katmadıkları yerden geldi.¹
E
Eski Anadolu Türkçesi
bayıķ yavuz śandı anlar kim anlardan ilerü-di pes geldi Tañrı ya'nį buyruġı dįvarlarına temellerinden pes düşdi anlaruñ üzere ŧām örtüsi üstlerinden. daħı geldi anlara 'aźāb ol yirden kim bilmezler.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Kendilerinden öncekiler de (tıbkı müşrikler gibi peygamberleri aleyhine) faasid pilânlar kurmuşlardır. Nihayet Allah, onların binalarını tâ temellerinden (yıkmayı) diledi de üstlerindeki tavan tepelerine göçdü (onları helak etdi). Hem bu azâb onlara şuurlarının eremeyeceği tarafdan gelmişdir.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Kendilerinden öncekiler de düzen kurmuşlardı. Ancak Allah binalarını temelinden yıkmış, üzerlerindeki tavan da başlarına çökmüştü. Azap onlara fark edemedikleri yerden gelmişti.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Şübhesiz onlardan öncekiler de tuzak kurmuştu; fakat Allah('ın emri) binâlarına temellerinden geldi de tavan, tepelerinden üzerlerine çöktü ve azab onlara (böylece)ummayacakları bir yerden geldi.(2)
K
Kadri Çelik Meali
Onlardan öncekiler de düzenler kurmuşlardı; sonunda Allah onların binalarını temellerinden sökmüştü de üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Bu azap onlara, farkında olmadıkları bir yerden gelmişti.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Bunlardan öncekiler de tuzak kurmuşlar, ama Allah da onların evlerini temellerinden sökmüş, üstlerindeki tavan tepelerine inmiş, böylece hiç farkında olmadıkları bir yerden kendilerine ceza ansızın gelmişti.
M
M. Pickthall (English)
Those before them plotted, so Allah struck at the foundations of their building, and then the roof fell down upon them from above them, and the doom came on them whence they knew not;
M
Mahmut Kısa Meali
Kendilerinden önceki çağlarda hüküm süren kâfirler deinananlara karşı planlar hazırlamış türlü tuzaklar kurmuş, Allah’ın nurunu söndürmek için nice hileler düzenlemişlerdi fakat Allah, onların binalarını temelinden öyle bir sarstı ki, tavanları başlarına yıkılıverdi ve böylece, hiç beklemedikleri bir anda, nereden geldiğini bile anlamadıkları korkunç bir azapla yüz yüze geldiler! Fakat cezaları, yalnızca bundan ibaret kalmayacak:
M
Mahmut Özdemir Meali
Onlardan öncekiler tuzak kurdular.
Allah onların yapılarına Temeller’den geldi.
Üstlerinden Çatı üzerilerine çöktü.
Azâp onlara fark etmedikleri bir yönden geldi.
M
Mehmet Okuyan Meali
Elbette onlardan öncekiler de (peygamberlere) tuzak kurmuşlardı. Sonunda Allah da onların temellerinden binalarına gelmiş, [*] üstlerinden tavan da tepelerine çökmüştü. Bu azap, onlara fark edemedikleri bir yerden gelmişti.
M
Mehmet Türk Meali
Onlardan öncekiler¹ de (kendilerine göre) tuzaklar kurmuşlardı. (Sonunda) Allah(ın helâk) emri onların ummadıkları bir yerden, yani binalarının temellerinden gelince, üstlerindeki tavan(ları) tepelerine çöküverdi.²
M
Mehmet Çakır Meali
Eski kavimler, ne tuzaklar geliştirdiler, Ama Allah, hepsini temelden bozdu, yukarıdan tavan, üslerine çöktü, Felaket, ummadıkları yerden geldi.
M
Mehmet Çoban Meali
Onlardan öncekiler de Allah’ı kandıracaklarını zannederek hilelere başvurdular. İnsanları aldatmak için bizim dediğimizi yapın, bir günahı varsa bizimdir demişlerdi. Kendi günahlarına saptırdıkları insanların günahlarını da eklemişlerdi. Sonunda onların binalarını temellerinden söktük. Gökyüzü bir felaket olarak üzerlerine çöktü. Şimşekler, yıldırımlar, yağmurlar, tsunamiler, hortumlar onları yerle bir etti. Başlarına böyle bir azabın geleceğini düşünmüyorlardı.
M
Muhammed Esed Meali
Onlardan önce gelip geçenler de birtakım zındıkça düzenler kurmuşlardı; ¹⁹ ama işte, Allah onların kurduğu yapıları ²⁰ temellerinden çökertti; öyle ki, tavanları başlarına yıkıldı ²¹ ve nereden geldiğini daha anlamadan azap apansız yakalayıverdi onları.
M
Mustafa Çavdar Meali
Onlardan öncekiler de tuzaklar kurmuşlardı. Fakat Allah, onların kurdukları o bina gibi sapasağlam tuzakları; ta temelinden çökertmiş ve çatısını da başlarına geçirmişti ve nereden geldiğini anlayamadan azap onları yakalayıvermişti. 10/13, 14/13-14, 22/45, 30/9-42, 41/15-16
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Doğrusu, onlardan öncekiler de zaafı ustaca gizlenmiş düzenler kurmuşlardı;[²¹¹⁰] fakat Allah onların kurdukları yapıları temellerinden sarstı ve sonunda üstlerindeki tavan başlarına çöktü: zira daha nereden geldiğini anlayamadan azap onlara ulaşıvermişti.
O
Orhan Kuntman Meali
Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) tuzak kurmuşlardı. (Halkı Allah yolundan alıkoymaya çalışmışlardı) Fakat Allah, binalarını temellerinden söküp, tavanlarını başlarına çökertti ki, bu azap onlara fark edemedikleri bir yönden (ansızın) geldi. (Bu azap onlara dünyadayken verilen cezadır, ahirette ise daha beteri vardır, ki)
O
Osman Fırat Meali
Melekler, o kendilerine zulmedenleri vefat ettirirken, onlar bir teslimiyetle: “Biz kötülüklerden işlemedik” (derler). (Melekler): “Aksine Allah sizin yaptıklarınızı kesinlikle bilicidir” derler.
S
Sardorxon Jahongir
Darhaqiqat, ulardan oldingi kofirlar ham o‘z payg‘ambarlariga shunday makrlarni qilgan edilar. Shunda Alloh ularning tuzgan makr binolarining poydevorlari bilan yiqitdi. Bas, binolarining tomi ularning ustlariga quladi va o‘zlari sezmagan tarafdan ularga azob keldi.
Kendilerinden önceki kâfirler de peygamberler için hileler, tuzaklar kurmuşlardı. Ama neticede Allah onların binalarını ta temellerinden yıktı da üstlerindeki tavan tepelerine çöktü. Hem de bu azap onlara hiç fark edemedikleri bir yerden geldi. [5, 64; 59, 2]
S
Süleyman Ateş Meali
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah, binalarına temellerinden gelmiş, üstlerindeki tavan, başlarına çökmüştü! Ve azab onlara ummadıkları yerden gelmişti.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlardan evvelki akvâm da mekr ve hîle itdiler. Allâh Te'âlâ onların temellerini esâsından kazdı ve tavanlarını, üzerlerinden başlarına düşürdi. Ve onlara bilmedikleri yerden 'azâb geldi.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Kendilerinden önce gelenler de oyun kurmuşlardı. Allah yapılarını temellerinden sarsmış ve çatılarını tepelerine yıkmıştı. O azap onlara hiç beklemedikleri yerden gelmişti.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Onlardan öncekiler tuzak kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarına temellerinden çarpmış da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Azap onlara hiç fark edemedikleri yerden gelmişti.
Y
Yusuf Ali (English)
Those before them did also plot (against Allah.s Way): but Allah took their structures from their foundations, and the roof fell down on them from above; and the Wrath seized them from directions they did not perceive.(2049)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Muhakkak ki, onlardan evvelkiler de hilede (hud'ada) bulunmuşlardı. Nihâyet Allah Teâlâ'nın emri onların binalarının temellerine geldi de artık tavanları yukarılarından üzerlerine çöküverdi ve onlara azap anlayamadıkları bir cihetten gelivermişti.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Onlardan öncekiler de tuzaklar kurmuşlardı. Derken Allah(5) onların binalarına temellerinden geldi de tavanları başlarına çöktü. Böylece, hiç ummadıkları bir yerden azap onlara erişti.
İ
İhsan Aktaş Meali
Onlardan önce gelip geçen (ve onlar gibi inkâr, zulüm ve kibirde ısrar eden)ler de, (elçilere ve tebliğ ettiklerine karşı) düzen kurmaya yeltenmişlerdi. Fakat Allah, onların yapılarını (hile, plan ve düzenlerini) temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Öyle ki, nereden geldiğini daha anlamadan azap apansız yakalayıverdi onları.*
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlardan öncekiler de pek çok tuzaklar (hileler) hazırladı. Allah da oturdukları binalarına (azap emrini) vermiş, binalarının tavanları da üzerlerine çöküvermiş ve böylece azap, onlara bilmedikleri bir yerden gelivermiştir.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlardan evvelkiler de mekr-ü hilede bulunmuşlardı. Allah onların binalarını tâ temelinden sarstı, hemen tavan başlarına çöktü, farkında olmadıkları cihetten onlara azap geldi.
İ
İsmail Yakıt
Andolsun, kendilerinden öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah da binalarını temellerinden yıkmış [fe-etâ] ve üstlerindeki tavan da başlarına çökmüştü. Çünkü azap farkına varamadıkları yerden gelmişti.
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Kendilerinden önce gelenler de böyle düzen kurmuşlardı. Derken Allah onların yapılarını ta temellerinden sarsmayı diledi de üstlerindeki çatı başlarına indi. Hem de bu azap onlara hiç beklemedikleri bir yerden geliverdi.
Ş
Şaban Piriş Meali
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah, bir anda binalarını temellerinden çökertmiş ve çatıları başlarına devrilmişti. Azap, onlara hissetmedikleri bir yönden gelmişti.
Nahl Suresi 26. Ayet Meali ve Tefsiri
Nahl Suresi 26. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 26. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 26. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 26. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?