Sureye Dön

Nahl Suresi Suresi, 116. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Yalanlar uydurup dile getirerek Allah'a iftira etmeyin şu helaldir, bu haram diye; şüphe yok ki yalan söyleyip Allah'a iftira edenler, kurtulmazlar, muratlarına ermezler.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Kendi dillerinizin uydurmasıyla Allah'a iftira ederek, “Bu helaldir, şu haramdır” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan düzenler asla kurtuluşa erişemezler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla (kendi kafanızdan) şuna helâl, buna haram demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ulaşamayacaklardır.
A

Ahmet Tekin Meali

Dillerinizin, kendinizin uydurduğu yalanlara dayanarak:
“Bu helâldir, meşrûdur, şu haramdır” demeyin, Allah adına yalan uydurmuş olursunuz. Allah adına yalan uyduranlar kesinlikle, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eremezler.
A

Ahmet Varol Meali

Dillerinizin yalan yere nitelendiregeldikleri için: "Bu helaldir, bu da haramdır" demeyin, Yoksa Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
A

Ali Bulaç Meali

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Dillerinizin “Bu helâldır, şu haramdır” diye yalan olarak vasıflandırdığı şeyi söylemeyin ki, Allah'a yalan iftira etmiş olursunuz. Şüphe yok ki, Allah'a yalan uyduranlar, asla kurtulamazlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Dillerinizin anlattığı yalana dayanarak, “bu helaldir, şu haramdır” demeyin. Nihayet Allah’a iftira etmiş olursunuz. Allah namına yalan uyduranlar, hiç şüphesiz felah bulmazlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, “Bu helâldir, şu da haramdır” demeyin! Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.[278]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Dilinizi alıştırıp yalana, Allaha iftira için: «Bu helaldir, bu haramdır» demeyin ! Yalan yere Allaha iftiracılar kurtulmazlar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Diliniz (bizə belə əmr edildiyi deyə) yalana vərdiş etdiyi üçün (dəlilsiz-sübutsuz): “Bu halaldır,o haramdır!” – deməyin, çünki (bununla) Allaha iftira yaxmış olursunuz. Allaha iftira yaxanlar (axirət əzabından) nicat tapmazlar!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: “Bu helâldir, bu da haramdır” demeyin, çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
C

Cemil Said (1924)

Diliniz yalan söylemeğe meyyâl oldığı halde "Bu helâldir, bu harâmdır" dimeyiniz Allâh’a iftirâ idebilürsiniz Allâh’a iftirâ idenler felâh bulmazlar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak «Bu helâldir, şu da haramdır» demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Diliniz yalana alışmış olduğu için, "şu haram, bu helaldir" demeyin, zira Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise, saadete şüphesiz erişemezler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Dillerinizin yalan vasfetmesi ile: "Şu helaldir, şu haramdır" demeyin; aksi halde Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sade dilinizin yalan tavsıfile şu halâl, şu haram demeyin ki yalanı Allaha iftira etmiş olursunuz, şüphe yok ki yalanı Allaha iftirâ edenler felâh bulmazlar
E

Emrah Demiryent Meali

(Tarafımızdan bildirilmiş ilâhî bir hükme dayanmadan) kendi dillerinizle uydurmuş olduğunuz sözleri esas alarak “Şu helâldir, bu harâmdır” diyerek, Allah adına yalan uydurmayın. Şüphesiz Allah adına yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
E

Erhan Aktaş Meali

Kendi yalanlarınızı, Allah'a dayandırarak, dilinize geldiği gibi yalan yanlış, “Şu helâldir, şu haramdır.” demeyin. Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıranlar, kurtuluşa eremezler.¹
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyitmen, aña kim śıfat eyler dillerüñüz yalanı: “uşbu ḥelāldür, daħı uşbu ḥaramdur” tā yalan baġlayasız Tañrı üzere, [143b] yalan. bayıķ anlar kim yalan baġlar Tañrı üzere, yalan, ķurtılmayalar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Dillerinizin yalan yere vasıflandırageldiği şeyler için: «Şu halâldır, bu haramdır» demeyin. Çünkü (bu suretle) Allaha karşı yalan düzmüş olursunuz. Allaha yalan düzenler ise, şübhe yokdur ki felah bulmazlar.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Dillerinizin yalan yanlış nitelendirmesiyle şuna helal, buna haram demeyin. Yoksa Allah hakkında yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ulaşamazlar.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hem dillerinizin yalanı vasfediyor olması sebebiyle: “Bu helâldir, şu da haramdır” demeyin; çünki Allah'a yalanı iftirâ ediyor olursunuz. Şübhesiz ki Allah'a yalan iftirâ edenler, kurtuluşa ermezler.(3)
K

Kadri Çelik Meali

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla, “Şuna helal, buna haram” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Ağzınıza geldiği gibi yalan yanlış konuşarak, “Bu helâldir, bu haramdır” demeyin; çünkü Allah hakkında asılsız şey söylemiş olursunuz; Allah hakkında asılsız şey söyleyenler de kesinlikle iflah olmazlar.
M

M. Pickthall (English)

And speak not, concerning that which your own tongues qualify (as clean or unclean), the falsehood: "This is lawful, and this is forbidden," so that ye invent a lie against Allah. Lo! those who invent a lie against Allah will not succeed.
M

Mahmut Kısa Meali

Dillerinizle uydurduğunuz yalanlara dayanarak, öyle rastgele “Şu helâldir, bu haramdır!” demeyin, yoksa kendi uydurduğunuz yalanları Allah’a mal etmiş olursunuz. Unutmayın ki, Allah adına yalan uyduranlar, asla kurtuluşa eremezler!
M

Mahmut Özdemir Meali

Yalan’ı Allah’a iftira etmeniz için, dillerinizin vasfettiği (nitelediği) şeyler hakkında "bu halâldir, şu haramdır" diye Yalan’ı söylemeyin!
Yalan’ı Allah’a iftira edenler, iflâh olmazlar / kurtuluşa ermezler.
M

Mehmet Okuyan Meali

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak “Şu helaldir, şu da haramdır!” demeyin; sonunda Allah’a yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a yalan uyduranlar kurtulamazlar. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Allah adına yalan söylemiş olmamanız için dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak,¹ “şu helal, bu da haramdır” demeyin.² Çünkü Allah adına yalan söyleyenler, asla iflah olmazlar.
M

Mehmet Çakır Meali

Siz de ağız alışkanlığı ile bilir bilmez iki de bir: " şu helâl şu haram " deyip durmayın. Çünkü böyle yaparak Allah’ı, kendi yalanınıza ortak ediyorsunuz. Allah'ı yalanlarına ortak edenler iflah olamaz.
M

Mehmet Çoban Meali

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: "Bu helâldir, şu haramdır." demeyin! Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa erişemez. Bilin ki; helal ve haram hükmü koymak sadece Allah’a aittir. Kim bundan saparsa; helal haram hükmü koyma hakkı verdiklerini ilahlaştırmış, Rabbine ilahlıkta onları ortak ederek şirke düşmüştür.
M

Muhammed Esed Meali

Buna göre, artık, kendi yalanınızı (adeta) Allah’a isnad ederek öyle dilinize geldiği gibi yalan-yanlış “bu helaldir, şu haramdır” demeyin; ¹⁴¹ çünkü, haberiniz olsun, Allah’a yalan isnad edenler asla kurtuluşa erişemezler!
M

Mustafa Çavdar Meali

Artık bundan böyle gelişi güzel, yalan yanlış konuşarak “Şu helaldir, şu haramdır” demeyin; aksi halde uydurduğunuz yalanı Allah’a iftira etmiş olursunuz. Hiç şüphe yok ki, Allah’a iftira edenler asla iflah olmazlar. 3/78, 6/93, 10/17, 29/17
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Artık, dillerinizle yalan beyanda bulunup, üstelik uydurduğunuz yalanı (da) Allah’a isnat ederek “Bu helâldir, bu da haramdır!” demeyin! Çünkü uydurdukları yalanı Allah’a isnat edenler asla kurtuluşa eremezler.
O

Orhan Kuntman Meali

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: "Şu helaldir, bu haramdır" demeyin, yoksa Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz Kuşkusuz, Allah’a karşı yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler.
O

Osman Fırat Meali

Ve kendi kendilerinizin vasıflandırmasıyla yalandan “Bu helâldir, bu haramdır” demeyin; yalandan Allah’a iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz ki Allah’a yalandan iftira edenler iflah olmaz.
S

Sardorxon Jahongir

Allohga nisbatan yolg‘‎on to‘‎qish uchun tillaringizga kelgan yolg‘‎onni gapirib: “Bu halol va bu harom”, – deb aytmanglar. Albatta, Allohga nisbatan yolg‘‎on to‘‎quvchi kimsalar najot topmaydilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eyitmeñüz siz dilüñüz‐ile söyledügüñüz yalana. Bu ḥalāldur ve buḥarāmdur dimeñüz iftirā eyleyüp Allāh ḥaḳḳına yalanı. Ol kişiler kiiftirā iderler Allāh ḥaḳḳına yalanı, iflāḥ olmazlar.
S

Suat Yıldırım Meali

Kendi dillerinizin yalan yanlış nitelendirmesiyle uydurduğunuz yalanı Allah'a mal ederek “bu helâldir, şu haramdır” demeyin. Çünkü Allah adına yalan söyleyenler asla iflah olmazlar.
S

Süleyman Ateş Meali

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Şu helaldir, şu haramdır," demeyin, sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise iflah olmazlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh'a yalandan iftirâ itmek içün ağzınıza gelen yalanlarla "Bu helâldir bu harâmdır" diye söylemeyiniz. Allâh Te'âlâ'ya yalanla iftirâ idenler felâh bulmazlar.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah’a karşı yalan uydurmak için dillerinizin süslediği yalanla “Bu helaldir, bu haramdır” demeyin. Bu yalanı Allah’a atfetmeyin. Yalanlarını Allah’a atfedenler umduklarına kavuşamazlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle "Şu helaldir, şu da haramdır!" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.
Y

Yusuf Ali (English)

But say not - for any false thing(2153) that your tongues may put forth,- "This is lawful, and this is forbidden," so as to ascribe false things to Allah. For those who ascribe false things to Allah, will never prosper.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Lisanlarınızın yalan yere vasıflandırdığı şeyler hakkında «Şu helâldir ve şu haramdır» demeyiniz ki, Allah'a karşı yalan iftirada bulunmuş olursunuz. Şüphe yok ki, Allah'a karşı yalan yere iftirada bulunanlar felâha eremezler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Kendi dillerinizin yakıştırdığı yalanlarla “Şu helâl, bu haram” diyerek Allah adına yalan uydurmayın. Çünkü Allah adına yalan uyduranlar iflâh olmazlar.
İ

İhsan Aktaş Meali

Artık, dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helaldir, şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtulamazlar.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Dillerinizde yalanları alışkanlık haline getirip, Allah adına yalan söyleyerek, rast gele bu helaldir, şu haramdır demeyin. Allah adına yalan söyleyenler, asla kurtuluşa eremezler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Allah/a karşı yalan uydurmak sadedinde, lisanlarınızın uydurmasıyle "- Bu helâldir, o haramdır" demeyin. Çünkü Allah/a karşı yalan uyduranlar umduklarına ermezler.
İ

İsmail Yakıt

Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı “Şu helaldir, şu haramdır” deyip durmayın, Allah üzerine yalan söyleyen müfteriler olursunuz.⁴³ Muhakkak ki Allah üzerine yalan uyduranlar asla mutluluğa/kurtuluşa ermezler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Bu helaldir, bu haramdır" diye Allah’a karşı kendi kendinize uydurduğunuz yalanları ortaya atmayın. Çünkü Allah’a karşı yalan uyduranlar onmazlar.
Ş

Şaban Piriş Meali

Dilleriniz yalana alışkın olması sebebiyle “Allah hakkında yalan uydurmuş olmamak için “bu helaldir, şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremez.

Nahl Suresi 116. Ayet Meali ve Tefsiri

Nahl Suresi 116. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 116. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 116. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 116. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim