Sureye Dön

Nahl Suresi Suresi, 110. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Sonra şüphe yok ki Rabbin, mihnetlere uğradıktan sonra yurtlarından göçenleri ve sabredenleri yarlıgar; zorla dine aykırı söz söyledikten sonra da Rabbin, şüphe yok ki onların suçlarını örter, rahimdir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Sonra şüphe yok ki, Rabbin işkenceye uğradıktan sonra, yurtlarından göçenlerin, sonra Allah yolunda üstün çabalar gösterip, her türlü güçlüklere göğüs gerenlerin yanındadır. Rabbin çok bağışlayan ve çok acıyandır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Sonra gerçekten Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra (dini ve davası yolunda) hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekçisidir). Şüphesiz Senin Rabbin, bundan sonra da gerçekten Bağışlayandır, Esirgeyendir.
A

Ahmet Tekin Meali

Bir de, temel hak ve hürriyetlerinin engellenerek, baskı, zulüm ve işkenceye mâruz kalmalarının ardından, memleketlerinden, özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edip, Allah yolunda hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad edenlerin, cihadın sıkıntılarına, güçlüklerine, şer'î sorumluluklara katlananların yanında senin Rabbin vardır. Senin Rabbin bu feragat ve fedakârlıktan sonra, onları koruma kalkanına alır, onlara karşı çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
A

Ahmet Varol Meali

Sonra Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin sonra cihad eden ve sabredenlerin (yanındadır). Bundan sonra Rabbin elbette bağışlayandır, rahmet edendir.
A

Ali Bulaç Meali

Sonra gerçekten Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekçisidir). Şüphesiz senin Rabbin, bundan sonra da gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Sonra muhakkak ki Rabbin, eziyyet edildikten sonra Mekke'den hicret edenlerin, arkasından da savaşanların ve sabredenlerin yardımcısıdır. Bundan sonra, şüphe yok ki Rabbin Gafûr'dur, Rahîm'dir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

(İşte bu kâfirlerden sonra, onlara mukabil) şüphesiz senin Rabbin, dini bir fitneye maruz bırakıldıktan sonra hicret eden, sonra cihad eden ve sabredenler ile beraberdir. Ve şüphesiz, fitneye düşürülmekten sonra da senin Rabbin, Gafur ve Rahimdir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Şüphesiz Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret edip ardından da sabrederek cihad edenlerin yardımcısıdır. Bütün bunlardan sonra Rabbin elbette çok affedicidir; merhamet sahibidir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Evet senin Tanrın da sıkıntı çekerek göçmen olan kimseleri, sonra savaşanları, sabır dahi edenleri, çektikleri şeyden sonra, hem bağışlar, hem yarlıgar
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Fitnəyə mə’ruz qaldıqdan sonra hicrət edənləri, daha sonra cihad edib (bu yolda hər cür əzab-əziyyətə) səbr edənləri isə (bütün) bunlardan sonra Rəbbin, şübhəsiz ki, bağışlayandır, (onlara) rəhm edəndir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret eden, sonra (Allah yolunda) cihada devam eden ve (böylelikle) güçlüklere göğüs gerenlerin yardımcısıdır. Hiç kuşkusuz Rabbin, bundan sonra da (iman edecekler için) çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.
C

Cemil Said (1924)

Ma’mâfih Allâh felâkete dûçâr oldukdan sonra memleketini terk idüb Allâh yolunda mücâhede iden ehl-i sabra karşu gafûr ve rahîmdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Sonra şüphesiz Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret edip, ardından da sabrederek cihad edenlerin yardımcısıdır. Bütün bunlardan sonra Rabbin elbette çok bağışlayan, pek esirgeyendir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Rabbin, türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah uğrunda savaşan ve sabreden kimselerden yanadır. Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Sonra şüphesiz Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret eden, sonra cihad eden ve sabreden kimselerin yardımcısıdır. Bunlardan sonra Rabbin elbette çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sonra şüphesiz ki rabbın o mihnete mübtelâ olmalarının arkasından hicret eyleyen, sonra mücahade ve sabreden kimseler hakkında şüphesizdir ki rabbın bunun arkasından elbette gafurdur rahîmdir
E

Emrah Demiryent Meali

Ve ayrıca (şunu da bil ki), hiç şüphesiz Rabbin, (müşrikler tarafından, baskı, zulüm ve) işkencelere uğratılmalarının ardından hicret edenlerin, sonra cihat edenlerin ve sabredenlerin yardımcısıdır. Hiç şüphesiz ki Rabbin, bundan sonra (yaşadıkları bu acı imtihânların ardından) onları (n geçmişte yaptıkları hatalarını) bağışlayacak ve (onlara) merhametiyle muamele edecektir.
E

Erhan Aktaş Meali

Sonra, Rabb'in, zulme uğrayıp hicret etme zorunda kalan, ardından da cihat edip, sabredenlerin¹ yanındadır. Rabb'in, onlara karşı Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

andan, bayıķ çalabuñ, anlara kim ayrıldılar yirlerinden, andan: śoñra kim 'aźāb eylenildiler, bunları incitdüginden śoñra gitdiler; andan, çalışdılar, daħı ķatlandılar. bayıķ çalabun, andan śoñra, yarlıġayıcıdur, raḥmet ķılıcı.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Bundan) sonra (şunu bil ki) senin Rabbin işkencelere uğratıldıklarından sonra (yurdlarından) hicret edenlerin, (bundan) sonra da (durmayıb) savaşanların, göğüs gerenlerin lehinedir şübhesiz. Hakıykat, senin Rabbin bunların ardından da cidden çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir. (Bu) kat'îdir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden ve ardından cihat edip sabredenlere gelince, bundan sonra elbette Rabbin onlara karşı bağışlayıcıdır, merhametlidir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Sonra şübhesiz Rabbin, eziyet edilmelerinin (ve küfre zorlanmalarının) ardından hicret edenler, sonra cihâd edenler ve sabredenler hakkında, bütün bunlardan sonra muhakkak ki Rabbin, elbette (bu güzel hâllerine binâen onlar için) Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
K

Kadri Çelik Meali

Sonra gerçekten Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekçisidir). Hiç şüphesiz senin Rabbin, bütün bunlardan sonra gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Öte yandan, bilesin ki rabbin, eziyetlerle sınandıktan sonra yurtlarından göçenlerin, ardından çabalarını sürdürüp sabır gösterenlerin yardımcısıdır; artık bu yapılanlardan sonra rabbin elbette çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
M

M. Pickthall (English)

Then lo! thy Lord for those who become fugitives after they had been persecuted, and then fought and were steadfast lo! thy Lord afterward is (for them) indeed Forgiving, Merciful
M

Mahmut Kısa Meali

Ve ayrıca şunu da bil ki, senin Rabb’in, gerek uğradıkları baskı ve işkenceler, gerekse dünya malına aşırı tutkuları yüzünden dinlerini terk ederek fitneye kapıldıktan sonra yeniden kendisini toparlayan, bu hâle düşmelerine sebep olan ülkeyi, ortamı veya arkadaş çevresini terk edip, Müslümanca yaşayabilecekleri bir yere hicret eden, ardından da, zulüm ve haksızlıkların yeryüzünden kaldırılması için Allah yolunda cihâda katılan ve bu uğurda karşılaşacağı zorluklara göğüs gererek sabreden o tövbekâr müminlere karşı, evet, yaşadıkları bunca acı tecrübelere, düştükleri nâhoş durumlara rağmen, elbette senin Rabb’in, onlara karşı bağışlayıcı, merhametli davranacaktır. Hem bu dünyada, hem de mahşer gününde:
M

Mahmut Özdemir Meali

Yine senin rabbin, fitneye / işkenceye maruz kaldıklarının ardından hicret etmiş, sonra cihad etmiş ve sabretmiş olanlar için, evet senin rabbin, bunun sonrasınan da elbette rahîm gafûrdur.
M

Mehmet Okuyan Meali

Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret edip ardından da sabrederek [cihad] edenlerin (fedakârlık yapanların yardımcısıdır). Bun(lar)dan sonra Rabbin elbette çok bağışlayandır, çok merhametlidir. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Sonra kesinlikle Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından da cihad edip sabredenlerin, yanındadır. Şüphesiz Rabbin, tüm bu (olup bitenler)den sonra da (onlar hakkında) gerçekten affedicidir, merhametlidir.¹
M

Mehmet Çakır Meali

Öte yandan senin Rabb'in, hicret edenlerin yanında olacaktır: yani içinde bulundukları kargaşa ortamından kaçıp, mücadelesine devam eden ve sıkıntılara göğüs gerenlerin. Rabb’in ise, hep olduğu gibi bundan sonra da yine engin hoşgörülü, yine sevgi doludur.
M

Mehmet Çoban Meali

Rabbin eziyet edildikten sonra hicret edip, ardından da azimle ve kararlılıkla Allah yolunda mücadele edenlerin yardımcısıdır. Bütün bunlardan sonra; yaptıkları hatalar yüzünden inananları Rabbin ortada bırakmaz. Onlara karşı çok bağışlayandır. Onları koruması altına alır.
M

Muhammed Esed Meali

Ve yine bil ki, Rabbin, kötülüğün ayartısını ¹³⁶ gördükten sonra onun hüküm sürdüğü bölgeyi terk edenlerin ve o günden bu yana [Allah yolunda] üstün çabalar gösterip güçlüklere göğüs gerenlerin yanındadır; işte böyle bir dönüşümden sonra çok acıyıp-esirgeyen gerçek bağışlayıcı elbette senin Rabbindir!
M

Mustafa Çavdar Meali

Öte yandan Rabbin, baskı ve zulme uğradıktan sonra yurtlarından göç eden, sonra da Allah yolunda bütün gayretini sarf eden ve her türlü sıkıntıya direnip sabreden kimseleri gözetecektir. Zira senin Rabbin bundan sonra onlara bağışlama ve merhametiyle muamele edecektir. 2/218, 3/195, 4/97-100, 9/20, 16/41
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sonra yine unutma ki Rabbin, ağır işkence altında (kendilerine dayatılanı kabul ederek) fitneye düşürülmelerinin[²²⁰²] ardından hicret edenleri, (Allah yolunda) tüm çabasını harcayan ve direnenleri gözetecektir; evet, çünkü senin Rabbin, o (ağır acının) ardından[²²⁰³] elbette tarifsiz bağışıyla, eşsiz rahmetiyle muamele edecektir.
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) muhakkak ki Rabbin; eziyete uğradıktan sonra yurtlarından göç eden, sonra da (Allah yolunda) savaşan ve sabreden kullarını mükafatlandıracaktır. Şüphe yok ki Rabbin (böyle kullarına karşı) çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır! (Onların kusurlarını affeder ve rahmetine erdirir)
O

Osman Fırat Meali

Sonra şüphesiz senin Rabbin; fitneye (baskı ve zulme) uğratıldıktan sonra hicret edenler, cihat edenler ve sabredenlerden yanadır. Şüphesiz ki senin Rabbin bunlardan sonra bağışlayıcıdır, merhametlidir.
S

Sardorxon Jahongir

Albatta, Robbingiz fitnalarga duchor qilinganlaridan so‘‎ng Makkadan Madinaga hijrat qilganlar, keyin Alloh yo‘‎lida jihod qilib, bunday mashaqqatlarga sabr qilganlar uchun yordamchidir. Albatta, Robbingiz gunohlarni kechiruvchi – G‘‎ofur va marhamati keng bo‘‎lgan – Rahim Zotdir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Andan ṣoñra senüñ Çalabuñ, ol kişiler ki hicret itdiler ‘aẕāb olduḳdanṣoñra, andan ġazālıḳ eylediler ve ṣabr itdiler, taḥḳīḳ senüñ Çalabuñ andanṣoñra günāhlar baġışlayıcıdur, raḥmet eyleyicidür.
S

Suat Yıldırım Meali

Bundan sonra şunu bil ki: Şüphesiz ki senin Rabbin, mihnet ve işkenceye, zulme ve baskıya uğradıktan sonra mücahede edip sabreden, ardından da hicret edenlerle beraberdir. Evet Rabbin, onların bütün bu güzel hareketlerine karşılık elbette onları bağışlayıp ihsanda bulunacaktır. Çünkü O gafurdur, rahîmdir.
S

Süleyman Ateş Meali

Sonra Rabbin, şunların şu işkenceye uğratıldıktan sonra göç eden, sonra savaşan ve sabredenlerin yanındadır. Elbette (bütün) bun(lar)dan sonra Rabbin bağışlayan, esirgeyendir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Sonnra 'azâbı çekdikden sonra hicret ve sonra cihâd idüb âlâm ve meşâkka sabır idenlere rabbin, evvel işledikleri günâhı 'afv ider rahîmdir. [¹]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Senin Rabbin var ya işte senin Rabbin, çektirilen sıkıntılardan sonra hicret eden sonra da mücadele (cihad)[*] eden ve sabırlı olanları çok bağışlar ve onlara ikram eder.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kuşkusuz, Rabbin; işkenceye uğratıldıktan sonra hicret eden, ardından da cihat edip sabreden kişiler yanındadır. Bütün bunlardan sonra senin Rabbin elbette cömertçe affedecek, cömertçe merhamet edecektir!
Y

Yusuf Ali (English)

But verily thy Lord,- to those who leave their homes after trials and persecutions,-(2147) and who thereafter strive and fight for the faith and patiently persevere,- Thy Lord, after all this is oft-forgiving, Most Merciful.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Sonra muhakkak ki, fitneye uğratıldıklarından sonra hicret edenleri, sonra da cihadda bulunanları ve sabredenleri Rabbin (mükâfaatlandıracaktır). Şüphe yok ki, senin Rabbin onun ardından da elbette yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Şunu da bil ki, Rabbin, eziyete uğradıktan sonra hicret eden ve sonra da sabredip cihad eden kimseler için, hiç kuşkusuz, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Sonra şüphesiz Rabbin, fitneye (mihnet ve işkenceye, zulme ve baskıya) maruz kaldıktan sonra, yurtlarından göç etmiş olanların ve ardından Allah yolunda (üstün) çabalar gösterip, her türlü güçlüklere göğüs germiş bulunanların yanındadır. Hiç şüphesiz Rabbin, bundan sonra da (iman edecekler için) gerçekten bağışlayandır, merhamet edendir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sonra senin Rabbinin, başlarına gelen belalardan (fitne) sonra, oraları terk edip hicret edenleri, mücadele edenleri (savaşanlar) ve başlarına gelenlere sabredenleri, elbette ki Rabbin bağışlayan ve onlara merhametli olandır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bundan sonra bil ki Rabbin, mihnete tutulup hicret, sonra cihat edip katlananları yarlıgar, bağışlar. Rabbin bu mihnetten sonra onları yarlıgar, bağışlar.
İ

İsmail Yakıt

Sonra, muhakkak ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihat edip sabreden/ göğüs geren kimselerin yanındadır. Elbette Rabbin bunlardan da öte [ba’dihâ] Gafûr’dur, Rahîm’dir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra gerçekten senin çalabın türlü üzüntüler çektikten sonra göçenler, ondan sonra da Allah uğrunda savaşıp katlananlar iledir. Gerçekten senin çalabın bundan sonra kesin olarak yarlıgayıcıdır; esirgeyicidir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Sonra,Rabbin, eziyete uğradıktan sonra hicret eden, mücadele veren ve sabreden kimseleri, Rabbin, ondan sonra da bağışlar ve merhamet eder.

Nahl Suresi 110. Ayet Meali ve Tefsiri

Nahl Suresi 110. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Nahl Suresi 110. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Nahl Suresi 110. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Nahl Suresi 110. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim