Sureye Dön

Mümtehine Suresi Suresi, 13. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ey inananlar, Allah'ın gazabına uğrattığı toplulukla dostluk etmeyin; gerçekten de onlar, ahiretten, tamamıyla ümitlerini kesmişler, nitekim kafirler de, kabirlerdekilerden tamamıyla ümit kesmişlerdir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ey inananlar! Allah'ın gazap ettiği kimseler olan Yahudilerle dostluk etmeyin. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, mezarlıktakilerin geri dönmelerinden nasıl ümitlerini kesmişlerse, o Yahudiler de ahiret ve sevabından ve nimetlerinden, öylece ümit kesmiş kimselerdir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ey iman edenler! Allah’ın gazabına uğramış bir kavmi (fikren ve fiilen sapıtıp Yahudileşmiş, şirke ve zulme yönelmiş kesimleri, sakın) veli (yönetici) edinmeyin!.. (Zira bunlar küfür ve zulüm ehlidir.) Ki, kâfirler (dünyaya geri dönmeleri konusunda) kabirde olanlardan (ölülerin dirilip kalkmalarından) ümitlerini kestikleri gibi, onlar da ahiretten ümitlerini kesmiş (sadece dünyaya yönelmiş)lerdir.
A

Ahmet Tekin Meali

Ey iman nimetine kavuşanlar, kendilerine Allah'ın gazap ettiği milletlerle, yahudilerle dostluklar, ittifaklar kurmayın. İşlerinizin idaresini onlara bırakarak, onları kendinize hâkim hale getirmeyin. Onlar, kâfirlerin, kabirdekilerin dünyaya dönüşlerinden, yeniden diriltilmelerinden ümit kestikleri gibi, bile bile Muhammed'e, Kur'ân'a iman etmemeleri sebebiyle âhiretteki, ebedî yurttaki nasiplerinden, lütuf ve rahmetten, kurtuluştan ümit kesmişlerdir.
A

Ahmet Varol Meali

Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine kızdığı bir topluluğu dost edinmeyin. İnkâr edenler kabirlerde bulunanlardan ümit kestikleri gibi onlar da ahiretten ümit kesmişlerdir.
A

Ali Bulaç Meali

Ey iman edenler, Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinmeyin; ki onlar, kafirlerin mezar halkından umut kesmeleri gibi ahiretten umut kesmişlerdir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ey iman edenler! Öyle bir kavmi dost edinmeyin ki, Allah onlara gazab etmiş, ahiretten ümidi kesmişler ve mezarlıklarda yatan kâfirlerin ümidsiz halleri gibi, ümidsizliğe düşmüşlerdir, (Allah'ın rahmetinden ümidlerini kesmişlerdir).
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ey iman edenler! Allah’ın gazabına uğrayan, kâfirlerin kabirdeki ölülerden ümit kestikleri gibi, Ahiretten ümit kesen bir toplumu dost edinmeyin.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Ey iman edenler! Allah'ın gazap ettiği bir toplumu dost edinmeyiniz! Zira onlar, kâfirler kabirlerindekilerden ümit kestikleri gibi, âhiretten ümit kesmişlerdir.[633]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ey inanmış olanlar! Allahın kakıdığı bir ulusla dost olmayınız, mezarlarda yatanlarla, kâfirler nice umut kesmişlerse, ahretten de öylecene umutların kesmişlerdir
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Ey iman gətirənlər! Allahın qəzəbinə düçar olmuş bir qövmlə dostluq etməyin. Kafirlər qəbiristan əhlindən (ölülərin qiyamət günü diriləcəyindən) ümidlərini üzdükləri kimi, onlar da axirətdən (axirətdə Allahın mərhəmətindən) ümidlərini üzmüşlər!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Ey inananlar! Allah’ın gazabına uğramış bir topluluğu dost edinmeyin! Çünkü (âhireti inkâr edenler) kabir ehliyle bir daha görüşüp bir araya gelmekten nasıl ümitsizse, onlar da (kalıcı ve aşağılayıcı azabı gerektiren suçları sebebiyle) ahiretten öyle ümitsizdirler.
C

Cemil Said (1924)

Ey mü’minler! Allâh’ın gadabına uğrayan akvâm ile dostluk itmeyiniz, kâfirler kabirlerde bulunanların dirileceğinden ümîdlerini kesdikleri gibi bunlar da âhiretin hayrından nâ-ümîddirler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, kâfirlerin kabirlerdekilerden(onların dirilmesinden) ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmişlerdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Ey inananlar! Allah'ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin; inkarcıların kabirde bulunan kimselerden umutlarını kestikleri gibi, onlar da, ahiretten umutlarını kesmişlerdir.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği, kabirlerdeki kâfirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş[542] bir toplumu dost edinmeyin.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ey inananlar, Allah'ın gazab ettiği kimselerle dostluk etmeyin. Kâfirler, mezarlık halkından nasıl ümidi kesmişse, onlar da ahiretten öyle ümidi kesmişlerdi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ey o bütün iyman edenler! Öyle bir kavmı dost tanımayın ki Allah kendilerine gazabetmiş, Âhıretten ümidi kesmişler, eshabı kuburdan olan kâfirlerin me'yusiyyetleri gibi ye'se düşmüşlerdir.
E

Emrah Demiryent Meali

Ey îmân edenler! Allah’ın gazap ettiği bir topluluğu (yahûdî kâfirlerini) dost edinmeyin. Zira onlar, (diğer) kâfirlerin (müşriklerin) kabirlerdekilerden (onların diriltilmesinden) ümit kestikleri gibi âhiretten ümit kesmişlerdir.
E

Erhan Aktaş Meali

Ey iman edenler! Allah'ın gazap ettiği halka dönmeyin.¹ Gerçeği yalanlayan nankörlerin, mezarlık halkından ümitlerini kestikleri gibi² onlar da ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

iy anlar kim įmān getürdiler! dostlıķ eylemeñ bir ķavm-ıla kim ķaķıdı Tañrı anlara ya'nį cuḥūdlar. bayıķ nevmįd oldılar āħiretde nite kim nevmįd oldı kāfirler, sinle islerinden.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Ey îman edenler, üzerlerine Allahın gazab etdiği o kavm ile dost olmayın ki mezarların yaranından olan kâfirler nasıl ümidlerini kesdilerse onlar da öylece âhiretden ümidlerini kesmişlerdir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Ey iman edenler! Allah’ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi veli edinmeyin. Onlar kâfirlerin, kabir halkının (yeniden diriltilmesinden) umut kestiği gibi ahiretten umut kesmişlerdir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ey îmân edenler! Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir kavmi (yahudileri) dost edinmeyin; gerçekten (onlar,) kâfirlerin kabir ehlinden (ölülerin dirilmesinden) ümidlerini kestiği gibi, âhiretten ümidlerini kesmişlerdir.
K

Kadri Çelik Meali

Ey iman edenler! Allah'ın gazabına uğrayan bir topluluğu dost edinmeyin. Çünkü bunlar kâfirlerin mezardakilerden ümitlerini kestikleri gibi ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Ey iman edenler! Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinmeyin. Onlar, inkârcıların kabirlerdekilerden ümit kestikleri gibi âhiretten ümit kesmişlerdir.
M

M. Pickthall (English)

O ye who believe! Be not friendly with a folk with whom Allah is wroth, (a folk) who have despaired of the Hereafter as the disbelievers despair of those who are in the graves.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey iman edenler! Kendilerine ilâhî vahiy bilgisi verildiği hâlde, ihtirâslarının peşinden sürüklenerek dünyevî çıkarlarının kulu kölesi olan ve böylece Allah’ın gazâbına uğrayan bir topluluğu —yani Yahudileri ve Yahudileşen kimseleri— kendinize koruyucu, yönetici, yandaş, müttefik ve dost edinmeyin! Çünkü onlar, gâyet iyi bildikleri ilâhî prensiplere ihânet ettiklerinden, âhiretten tamamen umut kesmişlerdir; tıpkı, âhireti inkâr eden kâfirlerin, mezardaki cansız bedenlerin yeniden dirilişinden umut kestikleri gibi!
M

Mahmut Özdemir Meali

Ey iman edenler!
Allah’ın gazap ettiği bir kavmi veliyy edinmeyin!
Kâfirler’in Kabir arkadaşlarından (sahiplerinden) ümit kestiği gibi
Âhiret’ten ümit kesmişlerdir.
M

Mehmet Okuyan Meali

Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği (hiçbir) topluluğu dost edinmeyin! [*] Onlar, kâfirlerin mezarlar halkından (ölülerden) ümit kestikleri gibi elbette ahiretten ümit kesmişlerdir.
M

Mehmet Türk Meali

Ey îman edenler! Allah’ın gazabına uğrayan ve kâfirlerin kabirde bulunan kimselerden umutlarını kestikleri gibi, âhiretten umutlarını kesen bir toplumu,¹ sakın dost edinmeyin.
M

Mehmet Çakır Meali

Sevgili müminler! Allah'ın öfke duyduğu bir toplum ile içli dışlı olmayın. Çünkü onların, ahiret hayatından beklentileri yoktur. Zaten inkarcılar ölülerin dirileceğine inanmazlar.
M

Mehmet Çoban Meali

Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin! Zira onlar, kâfirlerin mezardakilerden umudu kestikleri gibi ahiretten umut kesmişlerdir.
M

Muhammed Esed Meali

SİZ EY imana ermiş olanlar! Allah’ın gazabına uğrayan toplum ile dost olmayın! ²² Onlar[ı dost edinenlerin] öteki dünya ile ilgili hiçbir ümitleri kalmamıştır; ²³ tıpkı bu hakikat inkarcılarının, [şimdi] mezarlarında yatanları [tekrar görme] ümitlerini kaybetmiş bulunmaları gibi. ²⁴
M

Mustafa Çavdar Meali

Ey iman edenler, Allah’ın gazabına uğramışlarla birlik olmayın. Çünkü onlar, kâfirlerin kabirlerde yatan ölülerin yeniden dirilişinden ümit kestikleri gibi ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
M

Mustafa İslamoğlu Meali

SİZ ey iman edenler! Allah’ın gazabına uğrayan bir kavim olan ve kabirdekilerin (tekrar dirileceğinden) ümit kesen (müşrik) kâfirler gibi âhiretten ümit kesen (Yahudileri), dost ve müttefik edinmeyin![⁵⁰⁷⁴]
O

Orhan Kuntman Meali

Ey iman edenler, Allah’ın gazap ettiği bir kavim (Kureyş müşrikleri) ile dostluk etmeyin. Zira onlar, kâfirler -nasıl kabirdekilerden (onların dirilmesinden) umud kesmişlerse -onlar da ahiretten öyle umud kesmişlerdir. (Onlar ancak kabirdeki ataları dirilirse iman edeceklerini bildiren gafillerdir, ne kadar uyarılsalar imana gelmezler)
O

Osman Fırat Meali

Ey iman edenler! Allah’ın üzerlerine gazap ettiği bir topluma yüzünüzü çevirmeyin. Onlar ahiretten ümit kestiler; tıpkı kafirlerin kabirdekilerden ümit kestiği gibi.
S

Sardorxon Jahongir

Ey iymon keltirganlar, Allohning g‘‎azabiga duchor bo‘‎lgan qavmni do‘‎st tutmanglar. Xuddi barcha kofirlar qabr egalarining qayta tirilishlaridan noumid bo‘‎lganlaridek, ular ham oxiratdan noumid bo‘‎lgandirlar.
S

Satıraltı Meal (1534)

İy mü’minler, dost idinmeñüz bir ḳavmi, Tañrı Ta‘ālā anlara ġazab eyledi, ümīẕ kesdiler āḫiretden. Nite kim ümīẕ kesdi kāfirler sinler ehlin‐den. |
S

Suat Yıldırım Meali

Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir güruhu dost edinmeyin. Onlar ki ölüp kabre giren bir kâfir nasıl âhiret mutluluğundan ümidini kesmişse, kendileri de âhiretten öyle ümitlerini kesmişlerdir.
S

Süleyman Ateş Meali

Ey inananlar, Allah'ın kendilerine gazabettiği; kafirlerin mezarlık halkından umudu kestiği gibi ahiretten umudu kesmiş olan bir topluluk ile dostluk etmeyin!
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ey Mü'minler! Allâh'ın gadab itdiği kavim ile dostluk itmeyin. (Yahûdîlerle). Onlar, kâfirlerin, ölenlerin ba's olunmalarından me'yûs oldukları gibi âhiretden me'yûs olmuşlardır. [¹]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ey inanıp güvenenler (müminler)! Allah’ın öfkesini hak eden bir topluluğa yakınlık göstermeyin.Onlar, kabirlerde olan kafirlerin umut kesmeleri gibi[*] ahiretten ümitlerini keserler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir toplulukla dostluk kurmayın! Çünkü bunlar âhiretten ümitlerini kesmişlerdir. Tıpkı, kabir halkından olan inkârcıların, ümitlerini kestikleri gibi…
Y

Yusuf Ali (English)

O ye who believe! Turn not (for friendship) to people on whom is the Wrath of Allah,(5429) of the Hereafter they are already in despair, just as the Unbelievers are in despair about those (buried) in graves.(5430)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ey imân etmiş olanlar! Bir kavim ile dostlukta bulunmayın ki, Allah onların üzerine gazap etmiştir. Muhakkak ki ahiretten ye'se düşmüşlerdir. Nasıl ki kâfirler, kabirlerde bulunanlardan ümitlerini kesmişlerdir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Ey iman edenler! Allah'ın gazap ettiği bir topluluğu veli edinmeyin. Çünkü mezardakilerin tekrar diriltilmesinden kâfirler nasıl ümit kesmişlerse, onlar da âhiretten öylece ümitlerini kesmişlerdir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ey iman etmiş olanlar! (Yaptıkları zulüm ve kötülükler yüzünden) kendilerine Allah’ın azap etmesini dilediği bir topluluğu veli (yönetici, lider ve temsilci) edinmeyin; inkârcıların mezarlık halkından (ölmüş olanların yeniden dirilip dünyaya dönüşlerinden) ümit kestikleri gibi (iman etmemeleri ve yaptıkları kötülükler sebebiyle) onlar da ahiretten (ebedi yurttaki nasiplerinden, lütuf ve rahmetten, kurtuluştan) ümit kesmişlerdir. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ey İman edenler! Allah’ın üzerlerine öfke yağdırdığı bir topluluğa sığınıp, onların korumaları altına girmeyin. Onlar, nasıl ki daha önceki doğruları inkâr edipte kabirlerde ki ölenlerinden (tekrar bir daha hayata dönmelerinden) ümitlerini kestikleri gibi, ahiret hayatından da ümitlerini kesmişlerdir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Mü/minler! Allah/ın hışmına uğramış olan kimselerle dostluk etmeyin, mezara giren kâfirlerin ümitsizliğe düştükleri gibi onlar da Âhiretin felahından nevmittirler [²].
İ

İsmail Yakıt

Ey inananlar! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği bir toplumu [kavm] dost edinmeyiniz. Zira onlar, inkâr edenlerin kabir ehlinden umutlarını kestikleri gibi, ahiretten de umutlarını kesmişlerdir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ey inananlar! Allah’ın öfkesine uğrıyan kimselere sakın yakınlık göstermeyin. Tanımazlar sinlerindeki ölülerin dirileceğinden nasıl umutsuz iseler, öbür dünyadan da öyle umutsuzdurlar.
Ş

Şaban Piriş Meali

-Ey iman edenler, Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir toplumu dost edinmeyin. Onlar, kabirdeki kafirlerden ümitlerini kestikleri gibi, ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.

Mümtehine Suresi 13. Ayet Meali ve Tefsiri

Mümtehine Suresi 13. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mümtehine Suresi 13. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mümtehine Suresi 13. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mümtehine Suresi 13. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim