Sureye Dön

Mülk Suresi Suresi, 27. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Azabın yaklaştığını gördüler mi kafir olanların yüzleri kararır ve işte denir, bu, isteyip durduğunuz şey.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Azabın yaklaştığını gördüler mi, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin yüzleri bir tuhaf olup çirkinleşir ve o zaman onlara denecek ki: “Sizin aradığınız ve istediğiniz bu idi.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Derken (o şüphe ettikleri ve hiç beklemedikleri; Hakkın ve mazlumların galibiyetini, inkârcıların ve münafıkların ise acı akıbetini) çok yakından gördüklerinde, o (inkâr ve nankörlükle) küfre düşen (hain ve zalim kimse)lerin yüzleri kötüleşip (pişmanlık ve perişanlık içinde) karardı (ve kararacaktır) ve onlara: “İşte bu, sizlerin (hiç olmayacak diye savunduğunuz) ve davet edilip durduğunuz şeydir” denildi (ve denilecek. Böylece, akılsızlık, haksızlık ve ahlâksızlıkları yüzlerine vurulacaktır).
A

Ahmet Tekin Meali

Azâbı yakından gördükleri zaman, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin yüzleri fenalaşacak. Kendilerine:
“İşte, inkârlarınız ve alaylarınızla isteyip durduğunuz azap budur.” denecek.
A

Ahmet Varol Meali

Nihayet onu yakında gördüklerinde inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve: "İşte bu, (gerçekleşmeyeceğini) ileri sürüp durduğunuz şeydir" denir.
A

Ali Bulaç Meali

Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o inkâr edenlerin yüzleri kötüleşip-karardı. Ve: 'İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir' denildi.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Nihayet vakti gelip de o (vaad olunan) azabı yakından gördüklerinde o kâfir olanların yüzleri kötüleşivermiştir ve onlara şöyle denilmiş olacaktır: “- İşte sizin istediğiniz (ve vuku bulmaz dediğiniz) azap budur!...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O vaad yakınlaştığında o kâfirlerin yüzü çirkinleşecektir. Onlara: “İşte gerçekleşmesini istediğiniz şey budur!” denilecektir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onu yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin suratları asılır ve kendilerine, “İşte durmadan istediğiniz azap budur!” denilir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onun yaklaştığın gördüklerinde, kâfirlerin yüzleri ekşiyecek, onlara denilecek ki: «İşte, aradığınız!»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Kafirlər əzabın yaxınlaşdığını gördükləri zaman üzləri eybəcər kökə düşəcək (qaralacaq) və onlara: “Sizin (dünyada) istədiyiniz (və həmişə istehza edib inanmadığınız) əzab budur!” – deyiləcəkdir.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Fakat azabı gördükleri zaman, inkârcıların yüzleri simsiyah kesilecek ve (kendilerine): “İşte sizin arayıp durduğunuz (azap) budur” denilecektir.
C

Cemil Said (1924)

Lâkin kıyâmeti yakından gördükleri vakit yüzleri ekşiyecekdir, ânlara "İşte taleb itdiğiniz" dinilecekdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Azabı yaklaşırken gördükleri zaman, inkar edenlerin yüzleri çirkinleşip kararır; onlara: "Sizin arayıp durduğunuz işte budur" denir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, “İşte bu, (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şeydir” denir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onu yakın görünce inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Derken vaktı gelip de onu yakından gördüklerinde o küfredenlerin yüzleri kötüleşiverdi. Ve denildi ki işte, o sizin kendilerine da'vet edip durduğunuz budur
E

Emrah Demiryent Meali

Onu, (azabı) yakından gördükleri zaman, kâfirlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine), “İşte (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şey budur!” buyurulacak.
E

Erhan Aktaş Meali

Onu yakından gördükleri zaman, gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzleri kötüleşti. Onlara: “İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şey!”¹ denildi.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim gördiler anı yaķın oldı zişt oldı yüzleri anlaruñ kim kāfir oldılar. daħı eyidildi “uşbu oldur kim olduñuz-idi anı dilersiz.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Artık onu yakında gördükleri zaman o küfredenlerin yüzleri kötü bir haale getirilmiş ve (onlara) «İşte bu, sizin (çarçabuk istediğiniz ve aksini) iddia etdiğiniz şeydir» denilmişdir (denilecek).
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Nihayet onu yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti ve: “İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şeydir.” denildi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Nihâyet onu (o kıyâmeti) yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve (kendilerine): “İşte kendisini (acele ederek) isteyip durduğunuz (azab) budur!” denilir.
K

Kadri Çelik Meali

Nihayet onu (azabı) pek yakında gördüklerinde, o kâfirlerin yüzleri kötüleşip kararır ve “İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir” denilir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Ama onu yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kara çıkacak ve (kendilerine), “İşte sizin isteyip durduğunuz budur!” denilecektir.
M

M. Pickthall (English)

But when they see it nigh, the faces of those who disbelieve will be awry, and it will be said (unto them): This is that for which ye used to call.
M

Mahmut Kısa Meali

Kur’an’dan gâfil yaşayanlar, ölüm gerçeğini göz ardı ederek bir ömür sürecekler fakat sonunda, onun iyice yaklaştığını gördükleri anda, duydukları korku ve pişmanlık yüzünden inkârcıların suratları simsiyah kesilecek ve o zaman onlara, “İşte, küstahça alay ederek isteyip durduğunuz azap budur!” denilecek.
M

Mahmut Özdemir Meali

Onu yakın olarak gördüklerinde inkâr etmiş olanların yüzleri kötüleşti. Onlara denildi ki: -"İstiyor olduğunuz budur!".
M

Mehmet Okuyan Meali

Onu yakın(ların)da gördüklerinde, kâfir olanların yüzleri asılmış olacaktır ve kendilerine “İşte aceleyle istediğiniz (gün) budur!” denecektir. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Sonunda o (azabı) yakından gördükleri zaman, kâfirlerin yüzleri kapkara kesilir ve (onlara): “Sizin isteyip durduğunuz işte budur!” denilir.
M

Mehmet Çakır Meali

Felaketi yakından gördüklerinde inkarcıların yüzü kapkara kesilecek. " işte merak edip durduğunuz an " denecek.
M

Mehmet Çoban Meali

Yalanladıkları azabı gördükleri zaman inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir. Onlara: "İşte bu alay ederek isteyip durduğunuz cezadır." denilir.
M

Muhammed Esed Meali

Ama sonunda, bu [gerçekleşme]nin yakın olduğunu gördükleri zaman, hakikati inkar edenlerin yüzleri acı ile buruşacak ve onlara: “İşte [o kadar küçümseyerek] çağırıp durduğunuz şey budur!” denilecek.
M

Mustafa Çavdar Meali

O (azapla) karşı karşıya geldiklerinde o nankör kâfirlerin yüzü kapkara kesilecek ve kendilerine; “Alay ederek ‘gelsin de görelim’ dediğiniz azap işte budur” denilecek. 10/27, 80/40-41
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Fakat onun çok yakın olduğunu gördükleri zaman, inkâra şartlanmış olanların suratları asılacak; dahası kendilerine denilecek ki: “İşte (gelmeyeceğini) iddia edip durduğunuz (gün) budur!”
O

Orhan Kuntman Meali

(Onlar şimdi inkâr ederler) Ama o azabı yakinen gördükleri zaman, o kâfirlerin yüzleri dehşetten kapkara kesilecek ve onlara: "İşte sizin, ne zaman ne zaman?” diye alay ettiğiniz azap budur" denilecek.
O

Osman Fırat Meali

Ne zaman ki onun yaklaşmasını gördüler, o kafirlerin yüzleri karardı ve denildi ki: "Bu, sizin kendisini çağırdığınız şeydir."
S

Sardorxon Jahongir

Bas, qachonki, ular qiyomat azobini yaqindan ko‘‎rganlarida, kofirlarning yuzlari qora bo‘‎ladi va ularga: “Mana shu sizlar so‘‎ragan narsa”, – deyiladi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki ḳıyāmeti yaḳın görseler, ḳarara yüzleri kāfirlerüñ. Daḫıeyidile anlara: Bu siz va‘de olunduġuñuzdur.
S

Suat Yıldırım Meali

Onu yanıbaşlarında buldukları zaman inkâr edenlerin kederden yüzleri mosmor kesilir. Kendilerine: “İşte sizin isteyip durduğunuz şey! ” denilir.
S

Süleyman Ateş Meali

Onu yakın görünce inkar edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Yakında kıyâmeti gördüklerinde kâfirlerin yüzleri buruşur ve çirkin olur. Onlara: "İşte bu, sizin dünyâda iken da'vet idüb 'acele itdiğiniz 'azâbdır" denilür.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

O tehdidi yakından görünce ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) yüzleri fenalaşır ve onlara “Öğrenmek istediğiniz şey budur” denir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onu yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Şöyle denildi: "O habire çağırıp durduğunuz şey budur."
Y

Yusuf Ali (English)

At length, when they see it close at hand,(5587) grieved will be the faces of the Unbelievers, and it will be said (to them): "This is (the promise fulfilled),(5588) which ye were calling for!"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki, onu (o azabı) yakın bir halde görüverdiler. Kâfir olmuş olanların yüzleri çirkinleşmiş oldu ve denildi ki: «İşte bu odur ki, siz bunu talep ettiniz.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onu yakınlarında gördükleri an, o kâfirlerin yüzleri simsiyah kesilir. Onlara “İstediğiniz şey işte bu” denir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Nihayet (vakti gelip) onu yakında gördüklerinde inkâr etmiş olanların yüzleri kötüleşir ve: ’İşte bu, (gerçekleşmeyeceğini) ileri sürüp durduğunuz şeydir’ denir. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Vaat edilen gün ile karşılaştıklarında, o günü inkâr edenlerin yüzleri çok çirkinleşir ve onlara “İşte bu çağırıp durduğunuz gün” denir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Kâfirler azabın yaklaşmakta olduğunu görecekleri zaman, çehreleri kararacak [¹] onlara «— İşte istediğiniz azap budur, neye tasalanıyorsunuz?» denecek.
İ

İsmail Yakıt

Nihayet (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kapkara kesilir ve onlara, “İşte isteyip durduğunuz şey budur” denilir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık günün yaklaştığını görünce tanımazların yüzleri ekşiyecek. Onlara denilecek: "İşte sizin çarçabuk kavuşmak istediğiniz budur."
Ş

Şaban Piriş Meali

O'nu yakından gördükleri zaman, inkarcıların yüzleri simsiyah kesilir. Onlara denir ki:-İşte, isteyip durduğunuz şey!

Mülk Suresi 27. Ayet Meali ve Tefsiri

Mülk Suresi 27. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mülk Suresi 27. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mülk Suresi 27. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mülk Suresi 27. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim