Sureye Dön

Muhammed Suresi Suresi, 30. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve dileseydik onları, sana gösterirdik de yüzlerinden tanırdın elbet ve elbette sözlerinden tanırsın, anlarsın onları ve Allah, yaptıklarınızı bilmektedir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Biz dileseydik, o münafıkları sana gösterirdik, ama onları sen yüz çizgilerinden tanırsın, hiç şüphesiz konuşmalarından da tanıyacaksın. Allah tüm yaptıklarınızı bilmektedir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Elçimiz!) Eğer dilersek, elbette onları (münafıkları) Sana gösterir (ve bildirirdik), böylelikle onları simalarından tanırdın. Yemin olsun ki, zaten Sen (o münafık dönekleri) sözlerini konuşma tarzından (ve gerçekleri çarpıtma ve hıyanetlerine bahane uydurma tavırlarından da) anlarsın... Allah (hepinizin niyetlerini ve) amellerinizi bilip durmaktadır.
A

Ahmet Tekin Meali

Bizim sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, onları, münafıkları ve hasta ruhluları sana gösterirdik. Sen onları simalarından tanırsın. Andolsun ki, sen, onları, incitici konuşma tarzlarından da tanırsın. Allah amellerinizi biliyor.
A

Ahmet Varol Meali

Dileseydik onları sana gösterirdik, sen onları simalarından tanırdın. Andolsun ki sen onları sözlerinin üslubundan tanırsın. Allah amellerinizi bilir.
A

Ali Bulaç Meali

Eğer dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle onları simalarından tanırsın. Andolsun, sen onları, sözlerin söyleniş tarzından da tanırsın. Allah, amellerinizi bilir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Dilesek, biz onları (münafıkları) sana gösteriverirdik de kendilerini bütün simaları ile tanırdın. Fakat mutlaka sen, onları, lâkırdılarının edasından tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Eğer isteseydik, onları sana gösterirdik. Ve sen, onları yüzlerinden tanırdın. Ve elbette sen onları söz ve üsluplarından tanırsın. Allah ise, bütün yaptıklarınızı bilir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Biz dileseydik, onları sana gösterirdik de sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları konuşma üsluplarından tanırsın. Allah işlediklerinizi bilir.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Dileseydik sana onları gösterirdik, sen de, benizlerinden tanırdın, sözlerindeki ezgiden dahi, Allah bilir sizin işlerinizi
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Peyğəmbər!) Əgər Biz istəsəydik, onları (münafiqləri) mütləq sənə göstərər, sən də onları mütləq üzlərindən tanıyardın (amma, bəlkə, tövbə edib dində səmimi olsunlar deyə, onları heç kəsə tanıtmadıq). Sən onsuzda onların danışıq tərzlərindən mütləq tanıyacaqsan. Allah sizin (bütün) əməllərinizi bilir! (Bu ayə nazil olduqdan sonra tanınmayan münafiqlər qorxudan ağızlarını açıb bir kəlmə danışmırdılar).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ey Muhammed!) Eğer dileseydik, onları sana gösterirdik de sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun, sen onları konuşma tarzlarından (seslerinin tonundan) da tanırsın. Allah, bütün yaptıklarınızı biliyor.
C

Cemil Said (1924)

Eğer istese idik ’alâmetleri sana gösterir, sana bildirir idik. Sen ânları sözlerinin edâsından teşhis idersin. Allâh a’mâlinizi bilür.
D

Diyanet Vakfı Meali

Biz dileseydik onları sana gösterirdik de, sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki sen onları konuşma tarzlarından tanırsın. Allah işlediklerinizi bilir.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Eğer dileseydik, Biz onları sana gösterirdik; sen de onları yüzlerinden tanırdın. And olsun ki sen, onları konuşmalarından da tanırsın; Allah işlediklerinizi bilir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz dileseydik, onları sana gösterirdik de, sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun, sen onları, konuşma tarzlarından da tanırsın. Allah, yaptıklarınızı bilir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ey Muhammed! Eğer biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Dilesek biz onları sana gösteriverirdik de kendilerini bütün sîmâlarıyle tanırdın ve her halde sen onları lakırdılarının edasından tanırsın, Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm!) Eğer dileseydik, onları (n munâfık olduklarına dair, yüzlerine bazı alâmetler koyar ve o alâmetleri) sana gösterirdik de, sen onları, (bu) alâmetlerinden tanırdın. Kasem olsun ki, sen (bu alâmetler sayesinde) onları konuşmalarından da tanırdın. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla bilir.
E

Erhan Aktaş Meali

Eğer isteseydik onları sana tanıttırırdık. Sen de onları simalarından tanırdın. Yine de sen; onları, konuşma tarzlarından tanırsın. Allah, yaptıklarınızı bilir.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eger dilemişmissedük gösteredük saña anları pes biledüñ-idi anları 'alāmetleriyile. daħı bilesin anları söz eġmeġinde daħı Tañrı bilür 'amellerüñüzi.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Eğer biz dilersek sana onları her halde gösteririz de sen de kendilerini mutlakaa simalarından tanırsın. Andolsun sen onları sözlerinin üslûbundan da tanırsın. Allah amel (ve hareket) terinizi bilir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Dileseydik onları sana gösterirdik, sen de onları simalarından tanırdın. Yemin olsun, sen onları konuşma tarzlarından da tanırsın. Allah, yaptıklarınızı bilir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hâlbuki dileseydik, onları (o münâfıkları) elbette sana gösterirdik de kendilerini muhakkak sîmâlarından tanırdın.(1) Yine de onları mutlaka konuşma(larının) üslûbundan tanırsın. Allah ise, amellerinizi bilir.
K

Kadri Çelik Meali

Eğer biz dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle sen onları simalarından tanımış olursun. Şüphesiz sen onları, sözlerinin anlatım biçiminden de tanırsın. Allah, amellerinizi bilir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

İstersek şüphesiz onları sana gösteririz de yüzlerindeki işaretlerden kendilerini tanırsın. Kuşkusuz konuşma tarzlarından sen onları bileceksin. Allah bütün yaptıklarınızı bilir.
M

M. Pickthall (English)

And if We would, We could show them unto thee (Muhammad) so that thou shouldst know them surely by their marks. And thou shalt know them by the burden of their talk. And Allah knoweth your deeds. .
M

Mahmut Kısa Meali

Heyhât! Eğer dileseydik, ey Muhammed, gaybın perdelerini açar ve münâfıkların maskesini düşürerek onları sana gösterirdik ve sen onları görür görmez yüzlerinden tanırdın. Fakat imtihân hikmeti gereğince, size gaybı bildirmeyeceğiz. Ama yine de sen, onları davranışlarından ve konuşma tarzlarından tanıyabilirsin.
O hâlde, ey müminler! İkiyüzlülerin saf dışı bırakıldığı bir İslâm toplumu oluşturmak için var gücünüzle çalışın. Unutmayın ki, Allah bütün yaptıklarınızı bilmektedir.
M

Mahmut Özdemir Meali

Dilersek onları sana elbette gösterirdik; onları simalarından da tanırdın. Onları Söz’ün uslûbundan da tanırsın.
Allah, amellerinizi (işlediklerinizi) biliyor.
M

Mehmet Okuyan Meali

Biz dileseydik onları sana gösterirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın; konuşma tarzlarından da tanıyorsun (tanıyor olurdun). [*]Allah işlerinizi bilmektedir.
M

Mehmet Türk Meali

Eğer Biz, dileseydik elbette o (münafıkları) sana bildirirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın. Aslında sen onları konuşma tarzlarından da tanırsın.¹ Ve Allah, bütün yaptıklarınızı çok iyi bilir.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! isteseydik, onları sana gösterir, sen de kendilerini simalarından tanırdın. Hatta onları, bozuk şivelerinden tanıyacaksın. Allah, tüm yaptıklarınızın farkındadır.
M

Mehmet Çoban Meali

Dileseydik onları sana gösterirdik! Sen onları simalarından ve konuşma üsluplarından tanırdın! Allah yaptığınız işleri bilir.
M

Muhammed Esed Meali

Eğer dileseydik onları sana açıkça gösterirdik ki görünür/dış işaretlerine bakıp ³⁵ onları kesin olarak teşhis edebilesin: ama [öyle olsa bile,] sen onları seslerinin tonundan ³⁶ mutlaka tanırsın. Ve Allah yaptığınız her şeyi bilir [ey insanlar:]
M

Mustafa Çavdar Meali

Biz isteseydik onları sana tek tek gösterirdik. Sen de simalarından tanırdın. Sen onları konuşmalarındaki tarz ve üsluptan zaten tanıyorsun. Unutmayın ki Allah yapıp ettiğiniz her şeyi bilmektedir. 4/62, 9/42
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Eğer isteseydik, onları sana kesin gösterirdik ve elbet sen de onları kendi (gerçek) yüzleriyle tanımış olurdun;[⁴⁵⁷³] yine de sen onları, konuşma tarzından mutlaka tanırsın; ama Allah bütün yaptıklarınızı bilir.
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Eğer biz dileseydik onları (münafıkları tek tek) sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Muhakkak ki sen (zaten) onları, konuşma tarzlarından tanırsın! (Güzel konuşurlar ama yalan söylerler, sözlerinde durmazlar. Ey insanlar) Allah, yaptığınız her şeyi bilir.
O

Osman Fırat Meali

Ve dileseydik onları sana gösterirdik; sende onları simalarından ve konuşma tarzlarından tanırdın. Ve Allah amellerinizi bilmektedir.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Muhammad, agar xohlasak, albatta, sizga o‘‎sha munofiqlarni ko‘‎rsatib qo‘‎ygan bo‘‎lar edik. U holda siz ularni belgilaridan tanib olgan bo‘‎lar edingiz. Qasamki, albatta, siz ularni zohiran iymon, aslida esa kufr bo‘‎lgan so‘‎z ohangidan tanib olasiz. Alloh qilayotgan barcha amallaringizni bilib turadi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eger biz dilese‐y‐dük anları saña gösterürdük. Bilürsin anları ‘alāmetleri‐y‐le. Daḫı bilürsin anları sözi egri söylemekde. Tañrı Ta‘ālā bilür anlaruñ ‘amel‐lerini.
S

Suat Yıldırım Meali

Eğer dileseydik onları sana tek tek gösterirdik, sen de onları simalarından tanırdın. Hatta sen onları ifadelerinden, ses tonlarından kesinlikle tanırsın. Allah bütün işlerinizi bilir.
S

Süleyman Ateş Meali

Biz dileseydik onları sana gösterirdik, sen onları simalarından tanırdın ve onları sözlerinin üslubundan tanırdın. Allah yaptığınız işleri bilir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer istemiş olsa idik onları size gösterirdik ve sîmâlarından nifâk 'alâmetini size bildirirdik. Sen ânları sözlerinin tarzından ve sûret-i telaffuzlarından bilirsin. Allâh Te'âlâ 'amellerinizi bilir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Tercihimiz farklı olsaydı onları sana gösterirdik, sen de yüzlerinden tanırdın. Ama onları, sözlerinin içeriğinden tanıyabilirsin. Allah bütün işlerinizi bilir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dileseydik onları sana mutlaka gösterirdik de sen onları yüzlerinden kesinlikle tanırdın. Zaten sen onları, sözlerinin tarzından da tanırsın. Allah tüm yaptıklarınızı biliyor.
Y

Yusuf Ali (English)

Had We so wiled, We could have shown them up to thee, and thou shouldst have known them(4854) by their marks: but surely thou wilt know them by the tone of their speech! And Allah knows all that ye do.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve eğer dilesek elbette onları sana gösteriveririz de onları herhalde simâlarıyla bilirsin. Andolsun ki, onları lâkırdılarının üslûbundan da bilirsin. Ve Allah ise bütün amellerinizi bilir.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Dileseydik Biz onları sana gösterirdik de yüzlerinden tanırdın. Ama sen onları konuşma biçimlerinden de tanırsın. Allah ise bütün işlerinizi bilir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve eğer biz dileseydik, onları (o münafıkları) sana gösterirdik, ama onları sen yüz çizgilerinden tanırsın ve elbette konuşmalarından da tanıyacaksın. Oysa Allah da tüm yaptıklarınızı bilmektedir.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Biz dilersek sana o ikiyüzlüleri gösteririz. Zaten sen onları yüzlerinden tanırsın ve tutarsız konuşmalarından da onları kesinlikle teşhis edersin. Allah sizin yaptıklarınızı biliyor.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Biz dileseydik, onları sana tanıttırırdık. Sen de onları simalarından tanırdın. * Sen yine onları sözlerinin ahenginden tanırsın. Allah amellerinizi bilir.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Şayet Biz isteseydik onları sana gösterirdik, sen de onları simalarından tanırdın. Andolsun sen onları konuşma tarzlarından da tanırsın. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Eğer Biz dileseydik ne de olsa onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden, söz söyleyişlerinden kesenkes tanırdı. Allah bütün işlediklerinizi bilir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Dileseydik, onları sana elbette gösterirdik. Zaten sen onları simalarından tanırsın. Konuşma uslûblarından da onları tanıyabilirsin. Allah, çalışmalarınızı bilir.

Muhammed Suresi 30. Ayet Meali ve Tefsiri

Muhammed Suresi 30. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Muhammed Suresi 30. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Muhammed Suresi 30. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Muhammed Suresi 30. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim