Sureye Dön

Muhammed Suresi Suresi, 21. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

İtaat etmek ve güzel söz söylemek gerekti, derken işe iyice sarılınca da Allah'ın gerçek söylediğini kabul etselerdi görürlerdi ki bu, kendilerine daha da hayırlı olmaktadır.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah'ın çağrısına uymak ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman, cihad işlerinde Allah'a sadık kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Mü’minlere düşen, cihad davetini ve görevini) İtaat ve ma’ruf (güzel bir) sözle (karşılamaktı). Böylece iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah’a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olacaktı. (Yani, lafa gelince; Allah’a, Resulüne, Hakk dava ve devlet liderine itaatten ve cihaddan bahsetmek kolaydır, ama iş ciddiye bindiği zaman sadakat gösterenler pek azdır.)
A

Ahmet Tekin Meali

Allah'ın ve Rasulünün emirlerine, devletin kararlarına itaat etmeleri, imanlarının gereği meşrûiyyet sınırları içinde söz söylemeleri icap eder. Plan kesin karara bağlandığı zaman, Allah'ın, emrine, hükmüne, icraatına sadâkat gösterselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
A

Ahmet Varol Meali

İtaat ve güzel sözdü. İş kesinlik kazanınca Allah'a karşı doğruluk (sadakat) gösterselerdi muhakkak kendileri için daha hayırlı olurdu.
A

Ali Bulaç Meali

İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah'a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Fakat bir itaat ve güzel bir söz, onlar için hayırlıdır. Sonra (cihadın farziyetine dair) emir kesinleşince, Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette haklarında daha hayırlı olurdu.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

(Kendilerinden istenilen, normal) bir itaat ve güzel bir söz idi. Eğer iş ciddiye bindiği zaman, Allah’a verdikleri sözde doğru çıkmış olsalardı, onlar için daha yararlı olurdu.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onların görevi, itaat etmek ve güzel söz söylemektir. Savaşa karar verildiğinde, Allah'a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlara düşen başeğmekle, hayırlı söz; iş'te azim olunca, Allaha bağlansalar onlar için hayırlıdır
B

Bunyadov-Memmedeliyev

İtaət etmək və gözəl bir söz demək (sənin əmrini dinməz-söyləməz yerinə yetirmək). İş qətiləşdiyi (onlara cihad vacib olduğu) zaman Allaha (verdikləri və’də) sadiq olsaydılar, sözsüz ki, onlar üçün daha yaxşı olardı!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

20-21.İman edenler: “Keşke (savaş hakkında) bir sûre (vahiy) indirilseydi ya!” derler. Fakat hükmü apaçık bir vahiy indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde (şüphe ve nifaktan) bir hastalık bulunanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa (gerçek mü’minlere düşen) itaat etmek ve (Allah’ın emri karşısında) verilmesi gereken en uygun cevabı vermektir. Sonra savaşa karar verildiğinde, Allah’a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu. 
C

Cemil Said (1924)

20,21. Mü’minler "Kâşki cihâd hakkında bir sûre nâzil ola idi" dirler. Lâkin muhârebeyi emr iden kat’iyyu’l müfâd bir sure nâzil oldığı vakit kalbleri marîz olanların sana ölüm korkusıyla bîtâb düşmüş gibi bakdıklarını görirsin. Halbuki itâ’at ve ’azîm izhârıyla Allâh’a sadâkât haklarında daha hayırlı olur.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Onların vazifesi) itaat ve güzel sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

20,21. İnananlar: "Keşke bir süre indirilse de cihada çıksak" derlerdi. Fakat hükmü açık bir süre inip, orada savaş zikredilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusuyla bayılmış kimselerin bakışları gibi, sana baktıklarını gördün. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddileşince Allah'a verdikleri yeminde doğruluk gösterselerdi, onların iyiliğine olurdu.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah’a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah'ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Fakat bir tâat ve bir güzel söz, sonra emir kat'ıyyet kesbedince Allaha sadakat etselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu
E

Emrah Demiryent Meali

20-21. (Şüphesiz bir şekilde kalben) îmân etmiş olanlar, “Keşke (cihadı emreden) bir sûre gönderilmiş olsaydı” derler. Muhkem (hükmü apaçık) bir sûre gönderilip de onda cihattan söz edilince (mü’minler sevinirken), kalplerinde (nifak gibi büyük bir manevi) hastalık bulunan (munâfık) ların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa (Allah’ın emrine) itaat etmeleri ve (hakka teslimiyetlerini ifade eden) güzel söz söylemeleri, onlar için daha uygundu. İş kesinleştiği zaman Allah’a verdikleri söze sadık kalsalardı, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
E

Erhan Aktaş Meali

İtaat etmek ve maruf¹ söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince² Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için daha hayırlı olurdu.
E

Eski Anadolu Türkçesi

ŧa'at daħı eyü söz ya'nį yigrekdür anlara pes ķaçan becid ola iş pes eger ŧoġru olsalardı Tañrı’ya oladı yigrek anlara.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Onların vazîfesi) tâatdı, güzel söz söylemek (tatlı dil kullanmak) dı. Bunun için onlar, iş ciddîleşince, derhal Allaha (verdikleri sözde) sadâkat gösterselerdi kendileri için elbet hayırlı olurdu.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

İtaat ve ma’ruf (:uygun) sözdür. Fakat iş ciddiyet kazanınca Allah’a sadâkat gösterselerdi onlar için daha hayırlı olurdu.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Onlara düşen,) itâat etmek ve (böyle zamanlarda teslîmiyetini gösteren) güzel (söz)söylemektir. Öyle ki iş ciddîleştiği zaman, artık Allah'a sâdık kalsalardı, elbette kendileri için hayırlı olurdu.
K

Kadri Çelik Meali

(Cihad için bir sure indirilmesi temennisi bir tür) İtaat ve güzel sözdür. Fakat iş kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman şayet onlar Allah'a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Güzel olan itaattir, dinen ve örfen makbul sözdür. Durum (savaş emri) kesinlik kazanınca Allah’a karşı sadâkat gösterselerdi onlar için hayırlı olacaktı.
M

M. Pickthall (English)

Obedience and a civil word. Then, when the matter is determined, if they are loyal to Allah it will be well for them.
M

Mahmut Kısa Meali

Allah’ın emrine gönülden itaat etmek ve O’nun yolunda mücâdeleye hazır olduğunu ifâde ederek güzel sözler söylemek! İş ciddiye bindiği ve düşman askerleriyle karşı karşıya gelindiği sırada, Allah’a verdikleri sözü yerine getirselerdi kendileri için iyi olurdu. Fakat sözlerinden dönüverdiler!
M

Mahmut Özdemir Meali

Örfe uygun bir söz ve itaatdir.
Emr / İş kararlaştırılıp kesinleştiği zaman Allah’a sadık kalsalardı / doğru söyleselerdi, onlar için hayırlı olurdu.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Onların görevi) itaat ve güzel söz(dür). İş ciddiye bindiği zaman Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için hayırlı olurdu.
M

Mehmet Türk Meali

20,21. (Ey Muhammed!) Îman edenler: “Keşke (kâfirlerle savaşmamıza izin veren) bir sûre indirilseydi.” diyorlar. Fakat (bu konuda hükmü) açık bir sûre indirilip de savaş söz konusu olunca,¹ kalplerinde hastalık olanların sana, kendilerine ölüm baygınlığı gelmiş gibi baktıklarını görürsün. Aslında onlara yakışan;² (Allah’ın emrine) itaat etmek ve uygun olanı söylemekti. İş ciddiye bindiği zaman, Allah’a verdikleri sözde dursalardı elbette kendileri için bu daha hayırlı olurdu.
M

Mehmet Çakır Meali

itaat ve yapıcı bir söz olmalıydı. İş ciddiye binince Allah'a karşı dürüst olsalardı onlar için herhalde daha iyi olurdu.
M

Mehmet Çoban Meali

Hâlbuki ayetlere itaat etmeleri, aralarında güzel söz söylemeleri daha hayırlıdır. Savaş konusunda iş ciddileşince verdikleri sözü yerine getirselerdi daha iyi olurdu.
M

Muhammed Esed Meali

[Allah’ın çağrısına] uymak ve [O’nun] rızasını kazanabilecek bir söz (söylemek)tir: ²⁷ konu [O’nun indirdiği vahiy tarafından] çözümlendiği için Allah’a karşı sadık olmak onların kendi iyiliği içindir.
M

Mustafa Çavdar Meali

Emre itaat ve güzel söz söylemektir. Fakat savaş işi kesinleşince böyle davranmadılar. Hâlbuki Allah’a verdikleri söze sadık kalsalardı kendileri için daha hayırlı olurdu. 9/48, 58/8-9
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(vahyi) izlemek ve (emir verilince) de olumlu bir söz söylemektir; ve iş ciddiye bindiği zaman da Allah’a verdikleri söze sadık kalırlarsa, kendileri için elbet çok iyi olur.
O

Orhan Kuntman Meali

(Oysa onların görevi, Rablerinin emrine) itaat ve güzel sözdü! (Baş üstüne, demekti) İş ciddiye bindiğinde, Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
O

Osman Fırat Meali

Emredilen bir işe başlanacağı zaman, itaat ve maruf üzere söz olmalı. Allah’a sadakat onlar için hayırlı olur.
S

Sardorxon Jahongir

Ularning itoat qilishi va yaxshi so‘‎z so‘‎zlashi lozim edi. Endi, qachonki, ish muqarar bo‘‎lganda, ular Allohga sodiq qolsalar, albatta, o‘‎zlari uchun yaxshi bo‘‎lar edi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Muṭī‘ olmaḳ ve yaḫşı söz yigrekdür. Pes ḳaçan iş cid olsa, eger girçek olsa‐lardı īmānda, ol kendülere yigreg‐idi.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlara düşen: İtaat etmek ve tatlı söz söylemektir. İş ciddiye bindiğinde, Allah'a verdikleri sözde dursalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu.
S

Süleyman Ateş Meali

Onlara düşen, ita'at etmek ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a verdikleri söze sadık kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
S

Süleyman Tevfik (1927)

İmdi onlar içün itâ'at ve kavl-i ma'rûf evlâdır. Mü'minler kıtâle 'azîmetlerinde eğer münâfıklar da evvelki sözlerinde sâdık olsalardı onlar içün hayırlı idi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Oysa onlara düşen, boyun eğip uygun bir söz söylemektir. İş kesinleşince Allah'a verdikleri sözü yerine getirirlerse elbette faydasını görürler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

İtaat ve güzel bir söz! İş budur. İş ciddileşince, Allah'a verdikleri söze sadık olsalardı kendileri için daha iyi olurdu.
Y

Yusuf Ali (English)

Were it to obey and say what is just, and when a matter(4846) is resolved on, it were best for them if they were true to Allah.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

(Onlar için) İtaat ve güzel söz (yaraşır). Sonra (savaş) emri, kat'iyyet kesbedince eğer Allah'a sadâkatta bulunsalar idi elbette kendileri için hayırlı olurdu.
Ü

Ümit Şimşek Meali

İtaat ve güzel söz. İş ciddîleştiğinde Allah'a verdikleri sözde dursalardı, onlar için daha hayırlı olurdu.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Oysa onlara düşen) itaat etmek ve güzel (uygun) söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman Allah’a (verdikleri sözde) sadakat gösterselerdi, kendileri için daha iyi olurdu.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

(Allah’a) İtaat etmek ve uygun bir söz söylemek vardır. (Herhangi) Bir işte güçlük çıktığında Allah’ı anıp (büyüklüğünü) doğrularlarsa, onlar için daha hayırlı olurdu.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara itaat, tatlı dil düşer l. İş ciddileşince Allah/ın emrinde sadık kalsalardı haklarında daha iyi olacaktı [²].
İ

İsmail Yakıt

İtaat ve güzel bir sözdür. Sonra emir kesinleştiği zaman, Allah’a bağlılık gösterselerdi elbette daha hayırlı olurdu.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara yakışan boyun eğmekti, uygun olanı söylemekti. İşe girişilince de Allah’a karşı verdikleri sözü tutsalardı onlar için daha iyi olurdu.
Ş

Şaban Piriş Meali

Bir işe azmedince itaat etmek ve güzel söz söylemektir. Eğer Allah'a bağlı kalsalardı, kendileri için daha iyi olurdu.

Muhammed Suresi 21. Ayet Meali ve Tefsiri

Muhammed Suresi 21. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Muhammed Suresi 21. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Muhammed Suresi 21. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Muhammed Suresi 21. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim