Sureye Dön

Mâide Suresi Suresi, 66. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Tevrat'ın, İncil'in ve Rablerinden sana indirilen kitabın hükümlerini tutsalardı tepelerinden ayaklarının altlarından nimetlere nail olurlar, onları yerlerdi. İçlerinde geri ve aşırı olmayan insaf ehli de var, fakat çoğunun yaptığı işler, ne de kötü.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Eğer onlar Tevrat'a, İncil'e ve Rableri tarafından kendilerine indirilen Kur'ân'a inanıp, doğru dürüst hayatlarına uygulasalardı, kuşkusuz hiçbir yönden yoksulluk görmezlerdi, sürekli nimet içinde olurlardı. Onlardan aşırı gitmeyip orta yolu tutan bir topluluk vardır, ama pek çoğu ne kötü işler yapıyorlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ve şayet onlar (Yahudi ve Hristiyanlar; bozulmamış) Tevrat’ı, İncil’i ve (şimdi) kendilerine Rablerinden indirileni (Kur’an’ı) ayakta tutsalardı (ve geçerli kılıp uygulasalardı), elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (gökten ve yerden Allah’ın verdiği sayısız nimetleri) yiyeceklerdi. (Gerçi bunların) İçlerinde aşırı olmayan (haksızlık ve ahlâksızlıktan sakınan mutedil) bir ümmet (topluluk da) vardır. (Ama) Onlardan çoğunun yaptıkları ise ne kötü ve çirkindir!
A

Ahmet Tekin Meali

Onlar, yazılı ve şifahî bilgileri, sünneti içeren Tevrat'ın ve İncil'in hükümlerini açıklayarak yerine getirseler, Rablerinden kendilerine indirilenleri, Kur'ân'ı gereğince uygulamış olsalardı, hem üstlerindeki, hem de ayaklarının altındaki nimetlerden bol bol yerlerdi. Onların arasında mûtedil tutkun, yetişmiş, maksada ulaştıran hak yolu tutan, ehl-i tevhid olan bir cemaat da var. Onlardan çoğunun işledikleri ameller ne kadar kötüdür.
A

Ahmet Varol Meali

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine Rablerinden indirileni uygulasalardı üstlerinden ve ayaklarının altından (nimetler) yerlerdi. İçlerinde orta yolu tutturan bir topluluk var. Ama çoğunun yapmakta oldukları işler pek kötüdür!
A

Ali Bulaç Meali

Ve eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine Rablerinden indirileni (Kur'an'ı) ayakta tutsalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (sayısız nimeti) yiyeceklerdi. İçlerinde aşırı olmayan (mutedil) bir ümmet vardır. Onlardan çoğunun yaptıkları ise ne kötüdür!
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Bir de onlar, Tevrat'a, İncil'e, Rablerinden kendilerine indirilen bütün ilâhî kitaplara inanarak amel edip duraydılar, şüphesiz ki, hem üstlerinden (ağaç meyvalarından) hem de ayaklarının altlarından (hububatlardan= tahıllardan) yiyeceklerdi (bol bol rızıklanacaklardı). İçlerinden bir topluluk mûtedildir. (Hz. Peygambere iman etmişlerdir). Fakat çoğu ne fena işler yapıyorlar!
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Eğer onlar, Tevrat, İncil ve Rablerinden kendilerine ineni uygulatsaydı, üstlerinden (meyvelerden) ve altlarından (zirai mahsulâttan) bol bol yiyeceklerdi. Onlardan doğru yolu bulmuş bir toplum var. Fakat çokları da çok kötü işler yapıyorlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rabblerinden onlara indirileni doğru dürüst uygulasalardı, elbette hem üstlerinden/gökten hem de ayaklarının altlarından/yerden yerlerdi. Onlardan aşırılığa kaçmayan bir zümre vardır, fakat çoğunun yaptıkları ne kötüdür!
B

Besim Atalay Meali (1965)

Eğer onlar Tevrat ile İncil'i, Tanrıları katından onlara geleni de, elde tutsalardı, yerin göğün nimetini yerlerdi, onlardan bir bölük taşkınlık etmez, çoklarının yaptıkları kötüdür
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Əgər onlar Tövrata, İncilə və Rəbbi tərəfindən özlərinə nazil edilənə (ilahi kitabların sonuncusu olan Qur’ana) düzgün əməl etsəydilər, onlar həm (başları) üstündə, həm də ayaqları altında olanlardan (göylərin və yerin ne’mətlərindən) yeyərdilər. Onlar arasında mö’tədil (islam dininə qarşı heç bir ədavət bəsləməyib onun müqəddəsliyini e’tiraf edən) bir camaat vardır. Lakin onların çoxusunun gördüyü işlər necə də pisdir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Ve eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve onlara Rableri tarafından indirilmiş olanı (Kur’an-ı) dosdoğru uygulasalardı gökyüzünün ve yerin tüm nimetlerinden yararlanırlardı. İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir topluluk vardır, ama onların çoğunun yaptıkları şeyler pek çirkindir.
C

Cemil Said (1924)

Eğer Tevrat’a ve İncil’e ve rablerinin gönderdiği kitâblara tevfîk hareket ide idiler yerdeki ve gökdeki mimetlerden istifâde iderler idi. Bir kısmı sıdk ile hareket idiyorlar. Fakat ekserîsinin a’mâli ne kadar fenâdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden onlara indirileni (Kur'an'ı) doğru dürüst uygulasalardı, şüphesiz hem üstlerinden, hem de ayaklarının altından yerlerdi (yeraltı ve yerüstü servetlerinden istifade ederek refah içinde yaşarlardı). Onlardan aşırılığa kaçmayan (iktisatlı, mutedil) bir zümre vardır; fakat çoğunun yaptıkları ne kötüdür!  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kuran'ı gereğince uygulasalardı, her yönden nimete ermiş olurlardı. İçlerinde orta yolu tutan bir zümre vardı, çoğunun işledikleri ise kötü idi.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni (Kur’an’ı) gereğince uygulasalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (bol bol rızık) yiyeceklerdi. Onlardan orta yolu tutan bir zümre vardır. Ama onların birçoğunun yaptığı ne kötüdür!
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı, hem üstlerindeki, hem de ayaklarının altındaki (nimetlerden bol bol) yerlerdi. Onların arasında ılımlı bir grup da vardı. Böyle olmakla beraber onların çoğunun yaptıkları ne kadar kötüdür!
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

eğer onlar Tevratı ve İncili ve Rabları tarafından kendilerine sair indirileni doğru tutsalardı elbette hem üstlerinden yerlerdi hem ayaklarının altından, içlerinden mu'tedil bir ümmet yok değil, lâkin çoğu ne kötü işler yapıyorlar
E

Emrah Demiryent Meali

Ve şâyet onlar (yahûdî ve hıristiyanlar, tahrif edilmemiş) Tevrât’ı, İncîl’i ve Rablerinden kendilerine de bildirileni (Kur’ân’ın hükümlerini hakkı ile) uygulasalardı, *hem üstlerindeki hem de ayaklarının altındaki nimetlerden yerlerdi. İçlerinde (peygambere düşmanlıkta) aşırılığa kaçmayan bir zümre de vardır. Fakat onlardan birçoğunun yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
E

Erhan Aktaş Meali

Eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve Rabb'lerinden kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı hem üstlerinden hem de ayaklarının altından¹ yiyeceklerdi. İçlerinde muktesid² bir topluluk var. Ve onlardan çoğu da kötü işler yapıyorlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eger bayıķ anlar dururalar-ıdı tevrįt’i daħı anı kim indürinildi anlaruñ yaña [59a] çalabılarından yiyeler-idi üstünlerinden daħı ayaķları altından. ya'nį yuķarudan yaġmur yaġadı aşaġıdan ot bitdi. bir nicesi anlaruñ bir bölükdür orta dutıcılar daħı çoķı anlardan ne yavuz oldı ol kim işlerler!
H

Hasan Basri Çantay Meali

Bir de eğer onlar Tevrâtı, İncili ve Rablerinden kendilerine indirilen (Kur'ânın hükümlerîn) i dosdoğru tutsalar (tatbîk ve icra etseler) di muhakkak ki hem üstlerinden, hem ayaklarının altından yiyeceklerdi. (Her taraflarından Allahın ni'metlerine gark olacaklardı). İçlerinde iktisatçı (mutedil, tarafsız, yahud iktisâd bilgisine vâkıf) bir zümre de vardır. Onlardan bir çoğunun yapmakda oldukları ise ne kadar kötüdür.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirileni uygulasalardı onları baştan ayağa nimetlere boğardık. İçlerinde aşırılığa kaçmayan bir ümmet olsa da çoğunun yaptıkları ne kötüdür!
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve eğer gerçekten onlar, Tevrât'ı, İncîl'i ve Rablerinden kendilerine indirilen(Kur'ân)ı hakkıyla tatbîk etselerdi, mutlaka üstlerinden (yağmurlar ve meyvelerle rızıklandırılırlar) ve ayaklarının altından (yetişen nice mahsûllerden) yerlerdi. İçlerinde(peygambere düşmanlıkta) aşırılığa kaçmayan bir ümmet vardır. Fakat onlardan birçoğu var ki, yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
K

Kadri Çelik Meali

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve rablerinden kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (sayısız nimetler) yerlerdi. Onlardan orta yolu tutan (aşırı olmayan) bir zümre vardır ve onlardan çoğunun ise yapmakta oldukları pek de kötüdür!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Şayet onlar Tevrat’ı, İncil’i ve rableri tarafından onlara indirileni doğru dürüst uygulamış olsalardı göğün ve yerin türlü türlü nimetlerinden yararlanırlardı. İçlerinde aşırılığa kaçmayan bir zümre var; onlardan bir çoğunun yaptıkları işler ise pek kötüdür.
M

M. Pickthall (English)

If they had observed the Torah and the Gospel and that which was revealed unto them from their Lord, they would surely have been nourished from above them and from beneath their feet. Among them there are people who are moderate, but many of them are of evil conduct.
M

Mahmut Kısa Meali

Evet, eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rab’leri tarafından kendilerine gönderilen bu son ilahi vahyi içtenlikle kabullenip hayatın her alanında uygulamış olsalardı, hiçbir yoksulluk görmezlerdi. Onları tepeden tırnağa nîmetlere boğardık; böylece üstlerinden yağan göğün ve ayaklarının altından fışkıran yerin nîmetlerinden yararlanırlar ve yerlerdi. Gerçi içlerinde, aşırılıktan uzak, ölçülü ve dengeli insanlar da yok değil fakat çoğunluğu, o kadar kötü işler yapıyorlar ki!
O hâlde, Müslümanlara büyük bir görev düşüyor:
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve onlara rabblerinden indirilmiş olanları gereğince uygulasalardı, elbette, üzerlerinden ve ayaklarının altından yerlerdi.
İçlerinden orta yolu tutan bir ümmet vardır.
Onlardan birçoğu ne kötü şeyler işliyorlar! ***
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden onlara indirileni (Kur’an’ı) tam olarak uygulasalardı, şüphesiz ki hem üstlerinden hem de ayaklarının altından (verilen pek çok nimet) yerlerdi. [*] Onlardan aşırılığa kaçmayan bir topluluk vardır; [*] (fakat) çoğunun yaptıkları ne kötüdür!
M

Mehmet Türk Meali

Eğer onlar (önce) Tevrât’ı ve İncil’i (sonra da) Rableri tarafından kendilerine indirilen (Kur’an’ı) gereğince uygulasalardı, hem üstlerindeki hem de ayaklarının altındaki nîmetlerden¹ yerlerdi. Onların aralarında aşırılığa kaçmayan ılımlı bir grup² olmakla birlikte, onların çoğunun yaptıkları şey, çok kötüdür.
M

Mehmet Çakır Meali

Eğer onlar, Tevrat, İncil ve Allah tarafından indirilen hükümlerin gereğini yapıp da hayata yansıtmış olsalardı, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında olabilirdi. Onlar içinde ılımlılar da olmakla birlikte çoğunlukla pis işler yapıyorlar...
M

Mehmet Çoban Meali

Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbin tarafından sana gönderilen Kur’an’ı gereğince uygulasalardı; onlara altlarından üstlerinden bolca nimetler verilirdi. Onlardan orta yolu tutan bir topluluk vardır. Ancak onların çoğunun yaptıkları çok kötüdür.
M

Muhammed Esed Meali

eğer onlar Tevrat’a, İncil’e ve Rableri tarafından kendilerine indirilmiş olan bütün [vahiy]lere uymuş olsalardı, gökyüzünün ve yerin tüm nimetlerinden yararlanırlardı. Onların bir kısmı doğru bir yol tutarlar; çoğuna gelince, yaptıkları ne kötüdür onların! ⁸⁴
M

Mustafa Çavdar Meali

Yine onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kuran’ı gereğince uygulasalardı nimetler içinde yüzerlerdi.1 İçlerinden itidalli ve ölçülü olan ve söz dinleyen kimseler de vardır2 fakat onların çoğunun yaptıkları ne kötüdür? 15/68, 42/13, 231/32, 3/113-114-11, 325/44
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve kendilerine Rableri tarafından indirilenleri uygulamış olsalardı,[⁹⁵⁸] gökten ve yerden gelen tüm nimetlerden yararlanırlardı. Onlardan doğru, âdil bir yol tutturanlar var. Çoğuna gelince: ne berbat şeyler yapıyorlar!
O

Orhan Kuntman Meali

Eğer onlar Tevrat ile İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirileni (onlardaki hüküm ve haberleri, her türlü tahriften uzak tutarak koruyup) uygulamış olsalardı! (Muhammed s.a.s.'in peygamber olduğuna elbet iman ederlerdi. Çünkü onun sıfatı, Tevrat ile İncil’de bildirilmişti) Elbette ki, onları hem üstlerinden (gökten inecek yağmurun bereketinden) hem de altlarından (toprağın ürünlerinden) nimetlere gark ederdik, içlerinde orta yolu tutan (aşırılığa kaçmayan) bir topluluk vardır, ama çoğunun yapmakta olduğu şey, çok çirkin ve kötüdür.
O

Osman Fırat Meali

Eğer onlar Tevratı, İncili ve Rablerinden kendilerine indirileni (Kur’an’ı) uygulasalardı, üstlerinden ve ayaklarının altından nimetlenirlerdi. Onlardan Muksitler (mutedil, ölçülü) bir topluluk da vardır ve onlardan birçoğu da ne kötü işler işlerler.
S

Sardorxon Jahongir

Agar ular Tavrotga, Injilga va Robbilari tomonidan ularga nozil qilingan Qur’on hukmlariga to‘‎g‘‎ri amal qilganlarida edi, tepalaridan ham, oyoq ostilaridan ham rizq yegan bo‘‎lar edilar. Shu bilan birga, ularning orasida haddan oshmagan adolatli toifa ham bor. Lekin ulardan aksariyatining qilayotgan ishlari juda yomondir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eger anlar durġursalardı Tevrātı, İncīli daḫı ya‘nī içindeki buyruḳlarıdutsalardı, daḫı durġursalar özlerine inen buyruḳları Çalaplarından, yiye‐lerdi dürlü ni‘metleri başları üstinden ve ayaḳları altından. Anlaruñ ba‘żısı isrāf eylemez. Līkin çoḳ kişi anlardan ne ḳatı yaman işlerler.
S

Suat Yıldırım Meali

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rab'leri tarafından kendilerine indirilen Kur'ân'ın hükümlerini hakkıyla yerine getirselerdi, muhakkak ki yukarıdan yağmur gibi yağan ve yerden biten nimetler içinde kalır, onlardan yerlerdi. Onlardan mûtedil bir zümre de vardır, ama onların çoğunun yaptıkları şeyler pek çirkin işlerdir. [7, 96; 30, 41; 7, 159; 57, 27; 35, 32-33]
S

Süleyman Ateş Meali

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı, muhakkak ki üstlerinde(ki ağaçların meyvelerinde)n ve ayaklarının altın(daki ürünler)den yerlerdi. İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir ümmet var, ama onlardan çoğu, ne kötü işler yapıyorlar?
S

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer onlar Tevrât ve İncîl'in ve rableri tarafından onlara indirilen kitâbların ahkâmını yerine getirselerdi üstlerinden ve ayaklarının altından ekl iderlerdi (ni'met gökden yağar ve yerden biterdi) Onlardan bir ümmet-i mukteside (îmân iden bir takım) vardır. Ve çokları ise fenâ şeyler işlerler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Eğer onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni[*] uygulasalardı, üstlerinden ve altlarından nimetlere boğulurlardı. Aralarında dengeli davranan bir toplum(ümmet) vardır ama onlardan çoğunun davranışı ne kötüdür!
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine indirilmiş olanı gerektiği şekilde uygulasalardı elbette ki hem üstlerinden hem ayaklarının altından rızıklanacaklardı. İçlerinde orta yolu izleyen bir topluluk var. Ama onların çoğunluğunun yapmakta olduğu ne kadar da kötü!
Y

Yusuf Ali (English)

If only they had stood fast by the Law, the Gospel, and all the revelation that was sent to them from their Lord, they would have enjoyed happiness from every side.(776) There is from among them a party on the right course: but many of them follow a course that is evil.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve eğer onlar Tevrat'ı ve İncil'i ve onlara Rableri tarafından indirilmiş olanı dosdoğru tutsalar idi elbette hem üstlerinden hem de ayakları altından yiyeceklerdi. Onlardan mutedil bir cemaat vardır. Onlardan birçoğunun yaptıkları ise ne kadar fenadır!
Ü

Ümit Şimşek Meali

Eğer onlar Tevrat'ın, İncil'in ve Rablerinden onlara indirilmiş olan şeylerin hakkını verselerdi, başlarının üzerinden ve ayaklarının altından nimetlerle besleneceklerdi. Gerçi onlardan orta yolda olanlar da vardır; birçoğunun yapmakta olduğu ise pek kötü birşeydir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve eğer onlar (o malum yahudi ve hıristiyanlar geçmişte; bozulmamış) Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirilmiş olanları (bütün vahiyleri) ayakta tutmuş olsalardı, (onlara inanıp hakkıyla uygulasalardı), elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (gökten yağan yağmur sayesinde yetişen mahsullardan ve yeraltı kaynaklarından Allah’ın verdiği sayısız nimetleri) yiyeceklerdi. (Bunların) içlerinde aşırı olmayan (haksızlık ve ahlâksızlıktan sakınan iktisatlı mutedil) bir topluluk (da) vardır. (Ama) onlardan çoğunun yaptıkları ise ne kötü ve çirkindir! *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onlar Tevrat’ı, İncil’i ve onlara indirilen Rablerinin emirlerini günlük hayatlarında yaşasalardı, onların tepelerinden ve ayaklarının altlarından rızklar yağardı. Onlardan, Allah’ın indirdiği kitaplarla amel edip, orta yolu takip edenler var. Ama onlardan pek çoğunun yaptığı ne kötü şeylerdir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Eğer onlar Tevrat/ı, İncil/i, Rabbileri tarafından kendilerine inzal olunanı [¹] yerine getirselerdi onlar üstlerinden, ayakları altından yerlerdi [²]. Kendileri arasında itidal sahibi [³] ümmet vardır. Çoğu ise ne kötü işler işler.
İ

İsmail Yakıt

Şayet onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve kendilerine Rablerinden indirilmiş olanı dosdoğru uygulamış [ekâmû] olsalardı, elbette hem üstlerinden hem de ayakları altında/yerde bulunan sayısız nimetlerden yerlerdi. Gerçi onların içinde orta yolu tutan [muktesidatun] bir topluluk [ummet] var ama onlardan çoğunun yapmakta olduğu şeyler ne kötü!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bir de eğer onlar Tevrat’a, İncil’e, çalaplarından kendilerine bildirilenlere dört elle sarılsalardı, yerin üstündeki, altındaki azıklardan bol bol yiyeceklerdi. Onların arasında kendini bilen bir topluluk da vardır. Ancak bir çoğunun yaptıkları ne çirkindir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kur'an'ı gereğince uygulasalardı üzerlerindeki ve altlarındaki (nimetlerden bol bol) yerlerdi. İçlerinden orta yolu tutan bir ümmet vardır, fakat onların çoğunun yaptıkları ise ne kötüdür.

Mâide Suresi 66. Ayet Meali ve Tefsiri

Mâide Suresi 66. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mâide Suresi 66. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mâide Suresi 66. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mâide Suresi 66. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim