Sureye Dön

Mâide Suresi Suresi, 118. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlara azap edersen şüphe yok ki onlar, senin kullarındır ve eğer yarlıgarsan şüphe yok ki sensin üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi bulunan.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Şayet onları azaba çarptırırsan, şüphesiz onlar senin kullarındır. Ve eğer onları bağışlarsan, doğrusu sen çok güçlü ve üstün olansın. Yaptığın herşeyi yerli yerince yapansın.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ya Rabbi!) “Eğer onları azaplandırırsan, şüphesiz onlar Senin kullarındır (her türlü takdir ve tasarruf Senin hakkındır); eğer onları (cehalet ve gafletleri dolayısıyla) bağışlarsan, şüphesiz Azîz olan, Hakîm olan Sensin Sen (Allah’ım).”
A

Ahmet Tekin Meali

“Eğer onlara ceza verirsen, onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan Sen, sadece Sen, kudretli, hikmet sahibi ve hükümransın."
A

Ahmet Varol Meali

Eğer onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Şayet kendilerini bağışlarsan, şüphe yok ki sen yücesin, hakimsin."
A

Ali Bulaç Meali

Eğer onları azablandırırsan, şüphesiz onlar Senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz aziz olan, hakim olan Sen'sin Sen.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Eğer onlara azab edersen, şüphe yok ki, onlar senin kullarındır; ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki, sen, mutlak galibsin ve hükmünde hikmet sahibisin” der.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Eğer onlara azap verirsen, onlar Sen’in kullarındır. Eğer affedersen, şüphesiz affetme gücü ve hikmeti Sen’de vardır.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Eğer kendilerine azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin.”[111]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Onlara azap edersen, onlar senin kullarındır, bağışlarsan sen emresin, sen bilge
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Əgər onlara əzab versən, şübhə yoxdur ki, onlar Sənin qullarındır. Əgər onları bağışlasan, yenə şübhə yoxdur ki, Sən yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibisən” (İstədiyin bəndəyə əzab verməyə, istədiyini bağışlamağa və hər hansı bir məsələni həkimanə həll etməyə qadir olan ancaq Sənsən!)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

“Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki, onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın) ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki sen, mutlak galipsin ve hükmünde hikmet sahibisin.”
C

Cemil Said (1924)

"Ânlara cezâ ider isen senin hikmetindir. Zîrâ ânlar senin ’ibâdındır. Eğer ’afv ider isen takdîrindir, sen ’azîz ve hakîmsin" didi.
D

Diyanet Vakfı Meali

Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin» dedi.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Onlara azabedersen, doğrusu onlar Senin kullarındır; onları bağışlarsan, Güçlü olan, Hakim olan şüphesiz ancak Sensin."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Eğer onlara azab edersen, onlar senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen daima üstünsün, hikmet sahibisin".
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

eğer onlara azab edersen şüphe yok ki senin kullarındırlar ve eğer kendilerine mağfiret kılarsan yine şübhe yok ki sen o azîz, hakîmsin
E

Emrah Demiryent Meali

Eğer onlara azap edersen, şüphesiz, onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın), ve eğer onları bağışlarsan, yine hiç şüphe yok ki her işinde mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibi olan (yalnızca) sensin.”
E

Erhan Aktaş Meali

Eğer onlara azap edersen onlar Sen'in kullarındır. Ve eğer onları bağışlarsan, Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Sen'sin.”
E

Eski Anadolu Türkçesi

“eger 'aźāb eyleyeseñ anlara, bayıķ anlar ya'nį kāfirler ķullaruñdur. daħı eger yarlıġayasañ, bayıķ sensen güci yiter dürüst işlü dürüst sözlü.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

«Eğer kendilerine azâb edersen şübhe yok ki onlar Senin kullarındır. Eğer onları yarlığarsan mutlak gaalib (ve) yegâne hüküm ve hikmet saahibi olan da hakıykaten Sensin Sen».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Eğer onlara azap edersen onlar senin kullarındır. Şayet onları bağışlarsan sen Azîz’sin, Hakîm’sin.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

“Eğer onlara azâb edersen, artık şübhesiz ki onlar, senin kullarındır. Eğer onlara mağfiret edersen, yine şübhe yok ki Azîz (kudreti dâimâ galib gelen), Hakîm (her işi hikmetli olan) ancak sensin!”
K

Kadri Çelik Meali

“Onlara azap edersen, doğrusu onlar senin kullarındır; onları bağışlarsan, şüphesiz güçlü ve hikmet sahibi olan ancak sensin.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Şayet onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen, hiç kuşku yok sen hem izzet hem hikmet sahibisin.”
M

M. Pickthall (English)

If Thou punish them, lo! they are Thy slaves, and if Thou forgive them (lo! they are Thy slaves). Lo! Thou, only Thou art the Mighty, the Wise.
M

Mahmut Kısa Meali

“Şâyet onlara azap edersen, şüphesiz onlar, bu cezayı hak etmiş olsalar bile, Senin affına muhtaç âciz kullarındır ve eğer onları bağışlarsan, şüphesiz merhamet ve hikmetinle bunu yapmaya da kadirsin. Zira Sen, sonsuz kudret ve hikmet sahibisin.”
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlara azâp edersen, onlar, senin kullarındır. Onları bağışlarsan, sen, gerçekten Hakîm Azîz’sin.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onlara azap edersen şüphesiz ki onlar, senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Onları bağışlarsan şüphesiz ki güçlü ve doğru hüküm veren yalnızca sensin.” [*]
M

Mehmet Türk Meali

“Eğer onlara azap edersen, onlar Senin kullarındır yok eğer onları bağışlarsan, şüphesiz Sen çok güçlüsün, hüküm (ve hikmet) sahibisin.” (diyecek.)
M

Mehmet Çakır Meali

Eğer yakacak olursan, onlar senin kulların. Bağışlayacak olursan, ne diyebilirim ki. Güçlü ve egemen olan sensin. "
M

Mehmet Çoban Meali

"Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki; onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan şüphe yok ki, sen mutlak güçlüsün. Hüküm ve hikmet sahibisin!"
M

Muhammed Esed Meali

Şayet onları azaba çarptırırsan -şüphesiz onlar Senin kullarındır; ve eğer onları bağışlarsan- şüphesiz yalnız Sensin kudret sahibi, hikmet sahibi!”
M

Mustafa Çavdar Meali

“Eğer onlara azap edersen, onlar şüphesiz senin kullarındır. Şayet onları bağışlarsan, şüphesiz üstün ve yüce olan ve her şeyi yerli yerince yapan sensin.”
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Eğer onlara azab edersen, şüphe yok ki onlar Senin kullarındır; yok eğer onları bağışlarsan, hiç şüphesiz her işinde mükemmel olan tek Sensin, her hükmünde tam isabet eden de yalnız Sen!”[¹⁰¹¹]
O

Orhan Kuntman Meali

Eğer kendilerine azap edersen, kuşkusuz onlar senin kullarındır, (kimin küfürde direndiğini bilirsin ve hak ettiği cezayı verirsin) Eğer onları (pişman olduklarında) bağışlarsan, (buna kim engel olabilir?) Şüphe yok ki, herşeye gücü yeten, hüküm ve hikmet sahibi olan ancak Sensin!" diyecek (ümmeti için Rabbinden şefaat dileyecek)
O

Osman Fırat Meali

Eğer onlara azap edersen, muhakkak ki onlar senin kullarındır; eğer onları bağışlarsan, mutlaka sen üstün ve hakim olansın.
S

Sardorxon Jahongir

Agar ularni azoblasang, shubhasiz, ular Sening bandalaringdir. Bordi-yu ularni mag‘‎firat qilsang, albatta, Sen izzati ulug‘‎ – Aziz va hikmat egasi bo‘‎lgan – Hakim Zotsan.
S

Satıraltı Meal (1534)

Eger ‘aẕāb eyleseñ anlara, pes anlar senüñ ḳullaruñdur ve eger ‘afv eyleseñanlardan, taḥḳīḳ sen ġālibsin emrüñe, ḥükm idicisin ḳullaruñ arasında.
S

Suat Yıldırım Meali

116, 117, 118. Hem Allah Teâlâ: “Ey Meryem oğlu İsa! ” Sen mi insanlara “Beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı edinin” dedin? sorguladığı vakit o şöyle diyecek: “Hâşa! Sen şerikden ve her noksandan münezzehsin Ya Rabbî! Hakkım olmayan bir şeyi söylemem doğru olmaz, bana yakışmaz. ” “Hem söylediysem malûmundur elbet. Benim varlığımda olan her şeyi Sen bilirsin, ama ben Sen'in Zatında olanı bilemem. Bütün gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen'sin. ”“Sen ne emrettinse ben onlara, bundan başka bir şey söylemedim. Dediğim hep şu idi: “Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. ”“Ya Rabbî! Ben aralarında olduğum müddetçe onları kolladım. Fakat vakta ki Sen beni aralarından tutup aldın, onları görüp denetleyen yalnız Sen kaldın. Sen gerçekten her zaman, her şeye hakkıyla şahitsin. Eğer onları cezalandırırsan, şüphe yok ki onlar Sen'in kullarındır. Onları affedersen, aziz-u hakîm (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibi) ancak Sen'sin. ” [4, 172]
S

Süleyman Ateş Meali

Eğer onlara azabedersen, onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın); eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen daima üstünsün, hüküm ve hikmet sahibisin!
S

Süleyman Tevfik (1927)

"Eğer onları dûçâr-ı 'azâb ider isen onlar kullarındır (kimsede hakk-ı i'tirâz yokdur) eğer 'afv ider isen sen kâdir-i mutlak ve hakîmsin" didi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Eğer azap edersen onlar senin kullarındır. Ama bağışlarsan üstün olan sen, doğru kararlar veren sensin.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Onlara azap edersen, onlar senin kullarındır. Ama onları bağışlarsan hiç kuşkusuz, sen tüm gücün sahibi, tüm hikmetlerin sahibisin."
Y

Yusuf Ali (English)

"If Thou dost punish them, they are Thy servant: If Thou dost forgive them, Thou art the Exalted in power, the Wise."(832)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Eğer onları muazzep kılarsan şüphe yok ki, onlar senin kullarındır. Ve eğer onları yarlığarsan yine şüphesiz ki, azîz olan, hakîm olan ancak Sen'sin.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

“Onlara azap edersen, onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz ki Sen kudreti herşeye üstün olan sonsuz hikmet sahibisin.”
İ

İhsan Aktaş Meali

Eğer onlara azap edersen, şüphesiz ki onlar (bu cezayı hak etmiş olsalar bile), senin (affına muhtaç âciz) kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki (merhamet ve hikmetinle bunu yapmaya da kadirsin. Çünkü) sen çok güçlü (üstün) olansın. (Her konuda) doğru hüküm verensin. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

“Eğer onlara azap edersen, elbetteki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, muhakkak ki sen çok güçlü olan ve her şeye en doğru hükmü veren sensin” dedi.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

«Eğer onlara azap edersen onlar senin kullarındır. Şayet onları (bağışlarsan) yadigarsan senin için aciz yoktur. Çünkü galib-i yekta da sensin, hakim de sensin».
İ

İsmail Yakıt

“Eğer onlara azap edersen, onlar Sen’in kullarındır. Eğer onları bağışlarsan muhakkak ki Sen Aziz’sin, Hakîm’sin” diyecektir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Eğer onları azaba uğratacak olursan onlar senin kullarındır da onun için. Eğer onları yarlıgayacak olursan Sen erklisin, doğruyu bildiricisin de onun için.
Ş

Şaban Piriş Meali

Eğer onlara azap edersen, onlar, şüphesiz senin kullarındır. Şayet onları bağışlarsan, şüphesiz sen aziz ve hakimsin.

Mâide Suresi 118. Ayet Meali ve Tefsiri

Mâide Suresi 118. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mâide Suresi 118. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mâide Suresi 118. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mâide Suresi 118. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim