Sureye Dön

Mâide Suresi Suresi, 103. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Allah, ne bahireyi meşru kılmıştır, ne saibeyi, ne vasilayı, ne de hamı; fakat kafir olanlar, Allah'a, yalan yere iftira ederler ve onların çoğunun da aklı ermez.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Bazı hayvan cinslerinin, batıl inanç ve düşüncelerle binilmemesi, kesilmemesi ve batıl ilahlara adanması şeklinde işaretlenmesi ve insanların kullanımından alıkonması, Allah'ın emri değildir. Ama Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, kendi uydurdukları yalanları Allah'a yakıştırırlar ve onların çoğu akıllarını asla kullanmazlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Allah Bahire1’den, Saibe2’den, Vasiyle3’den ve Ham4’dan hiçbirini (meşru) kılmamıştır. Ancak kâfirler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. (Dinde olmayan şeyi Allah’ın emri gibi gösteriyorlar veya Allah’ın emirlerini tersine çeviriyorlar.) İşte bunların çoğunluğu (yaptıkları işin kötülüğüne ve başlarına gelecek belanın büyüklüğüne) akıl erdirmez (ve vicdanına göre hareket etmez kimselerdi).
A

Ahmet Tekin Meali

Beş batın yavru veren, beşinci batın yavrusu erkek olan devenin, faydalanılmaktan vazgeçilerek kulağının yarılıp salıverilmesinin; dertten kurtuluş adağı olarak bir hayvanın faydalanılmaktan vazgeçilip putlara adanarak salma gezer halde bırakılmasının; peşpeşe birkaç dişi yavru doğuran devenin (veya koyunun) doğurduğu erkek yavrunun putlara adanmasının; on batın döl veren erkek devenin sırtına yük vurulmamasının, başıboş bırakılarak yayılmasının ve su içmesinin engellenmemesinin kutsallığının meşruiyyetiyle ilgili Allah herhangi bir hüküm koymamıştır. Fakat kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler Allah adına yalan uydurarak iftira etmektedirler. Onların çoğu akıllarını kullanarak dinin hakikatini kavrayamıyorlar.
A

Ahmet Varol Meali

Kulağı yarılıp salıverilen, putlara adanan, erkek dişi ikizler doğuran ve on defa yavru yapmasından dolayı sırtına yük vurulmayan hayvanlarla ilgili uygulamaların hiçbirini Allah emretmemiştir. Ancak kâfirler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdiremiyor. [18]
A

Ali Bulaç Meali

Allah Bahriye'den Saibe'den Vasiyle'den ve Ham'dan hiç birini (meşru) kılmamıştır. Ancak inkâr edenler, Allah'a karşı yalan düzüp-uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdirmez.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Allah, (câhiliyyet devrindeki âdet üzere) kulağı yarılıp salıverilen ve putlara adak yapılan develerle, putlar için kesilen erkek koyunların ve sırtı yüke haram kılınan develerin hiç birini meşru kılmamıştır. Fakat, küfredenler, Allah'a yalan uydururlar. Onların çoğunun akılları ermez.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Allah, bahire, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey yasallaştırmamıştır. Fakat o kâfirler, Allah adına yalan uyduruyorlar. Ve onların çokları da akıl etmez.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Allah bahîre, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey yapmamıştır. Fakat inkârcılar, kendi uydurdukları yalanları Allah'a yakıştırırlar ve onların birçoğu akıllarını asla kullanmazlar.[108]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Allah, sütünü sağmamakçin ayrılan, putlara adanmış olan, ikiz doğuran, yük vurulmayan develer yaratmamıştır, kâfirler yalanla Allaha iftira eder, pek çokları akılsızdır
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Bəhirə, saibə, vəsilə və haminin heç birisini Allah (sizin üçün müəyyən edib) qanuni buyurmamışdır. Lakin kafirlər Allaha qarşı yalan uydururlar. Onların (kafirlərə uyan camaatın) əksəriyyəti isə (bu cür iddiaların Allaha qarşı böhtan, iftira olduğunu) dərk etmirlər.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Allah, (cahiliye devrindeki âdet üzere hayvanlar için) “bahire”, “saibe”, “vesile” ve “ham” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat inkârcılar, Allah’a yalan uydururlar. Zaten onların çoğu akıllarını kullanmazlar (körü körüne tabi olurlar). 
C

Cemil Said (1924)

(Bahîra) (Sâibe) (Vehîle [Vesîle]) ve (Hâm) [2] hakkında Allâh bir şey bildirmemişdir, kâfirler bu yalanları tertîb ile Allâh’a isnâdâtda bulunurlar ekserisi akılsızdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

Allah bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey (meşru) kılmamıştır. Fakat kâfirler, yalan yere Allah'a iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları çalışmaz.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah, kulağı çentilen, salıverilen, erkek dişi ikizler doğuran, on defa yavrulamasından ötürü yük vurulmayan hayvanların adanmasını emretmemiştir; fakat inkar edenler Allah'a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akletmezler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah, ne “Bahîre”, ne “Sâibe”, ne “Vasîle”, ne de “Hâm” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.[162]
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah, ne "bahîre"yi, ne "sâibe"yi, ne "vesile"yi ve ne de "hâm"ı meşru kılmıştır. Fakat küfredenler, Allah'a yalan iftira etmektedirler. Onların çoğunun akılları ermez.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

ne bahıyre, ne sâibe, ne vasıyle, ne ham'dan hiç birini Allah meşru' kılmadı, lâkin küfretmekte olan kimseler, Allah namına yalan söyliyerek ona iftira ediyorlar, çoklarının da aklı irmez
E

Emrah Demiryent Meali

Allah, (koyun ve deve gibi bazı hayvanlara kutsallık atfederek, onlara binilmemesi, kesilmemesi yahut kulaklarının yarılıp işaretlendikten sonra putlara adanması ve böylelikle insanların kullanımından alıkonmasıyla ile ilgili olarak o hayvanlara) “Bahîre”, “Sâibe”, “Vasîle” ve “Hâm” diye (isimler vermediği gibi hiç kimseye böyle) bir şey emretmiş (de) değildir. Fakat o kâfirler (bize böyle yapmamızı Allah emretti demekle) Allah adına yalan söyleyerek ona iftira ediyorlar. Onların çoğu aklını kullanmayanlardır.
E

Erhan Aktaş Meali

Allah, ne “Bahîre” ne “Sâibe” ne “Vâsile” ne de “Ham”¹ diye bir şeyi meşru kılmadı. Fakat gerçeği yalanlayan nankörler, yalan söyleyerek Allah'a iftira ediyorlar. Ve onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.²
E

Eski Anadolu Türkçesi

ķılmadı Tañrı ya'nį buyurmadı hįç deve kim biş gez botlayıcaķ ķulaġın yıralar andan hįç kimse binmeye aña daħı yük urmayalar boġazlamayalar ne daħı deve kim butlar içün yā on dişi botlayıcaķ sumaya śalı-vireler āźād ola ne daħı ķoyun kim ikiz doġura biri irkek biri dişi kim irkegi boġazlamayalar dişisi içün ne daħı buġra deve kim anuñ bilinden on köşek ola andan anı butlar içün śalıvireler kimse binmeye. velįkin anlar kim kāfir oldılar yalan baġlarlar Tañrı üzere yalanı daħı çoķı anlaruñ añlamazlar.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Allah ne «Bahıyre» den, ne «Sâibe» den, ne «Vasiyle» den, ne de «Ham» dan hiç birini (meşru) kılmamışdır. Fakat o küfredenler Allaha karşı («Bize bunları o emretmişdir» diye) yalan düzerler. Onların çoğunun (avamının) ise akılları ermez.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Bahire, Sâibe, Vesile, Hâm (gibi isimler vererek bazı hayvanların insanların kullanımından men edilmesi) Allah’ın emri değildir. İnkâr edenler Allah’a iftira ediyor. Onların çoğu akıllarını kullanmaz.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Allah, ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle, ne de hâm'dan hiçbirini (meşrû')kılmamıştır;(3) fakat inkâr edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar! Çünki onların çoğu akıl erdiremezler.
K

Kadri Çelik Meali

Allah, beşinci doğurduğu erkek olan kulağı çentilmiş deveyi, adak olarak adanan deveyi, dişi ve erkek olmak üzere ikiz doğuran koyunu ve dölünden on deve meydan gelmiş olan erkek deveyi (kesmemek, yememek ve binmemek üzere salıvermeyi) karar kılmamıştır. Fakat küfre sapanlar Allah'a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akıl etmezler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah bahîre, sâibe, vasîle ve hâm ile (diye bazı hayvanların işaretlenip kullanımdan alıkonması) ilgili bir buyruk koymamıştır. Fakat inkârcılar kendi uydurdukları yalanları Allah’a yakıştırmaya çalışıyorlar; onların çoğu akıllarını ¬kullanmıyorlar.
M

M. Pickthall (English)

Allah hath not appointed anything in the nature of a Bahirah or a Saibah or a Wasilah or a Hami, but those who disbelieve invent a lie against Allah. Most of them have no sense.
M

Mahmut Kısa Meali

Allah, İslâm öncesinde putperestlerin, Allah’ın helâl kıldığı bazı hayvanları birtakım bâtıl inançlar ve saçma geleneklerle bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye nitelendirip kutsal ilan ederek bu hayvanların etinden, sütünden, sırtından, vs. kendilerini mahrum bırakmalarını emretmiş değildir. Tam aksine, bu kâfirler, Allah adına yalanlar uyduruyorlar. Çünkü onların çoğu, akıllarını kullanmazlar.
Câhiliye döneminde Araplar, sonuncusu erkek olmak üzere beş kez doğum yapan deveye bahira; tutulduğu bir hastalıktan kurtulan kimsenin putlara adadığı deveye saibe derlerdi ki, artık hiç kimse bunlara ne binebilir, ne kesebilir, ne de sütünü sağabilirdi.
Koyun dişi doğurursa kendilerinin, erkek doğurursa tanrılarının olurdu. Şâyet ikisini birden doğurursa, dişiden dolayı erkeği de kurban etmezlerdi ki, buna da vasile derlerdi.
Bir de, kendisinden on kez döl alınan erkek deveye hâm derlerdi ki, bunun sırtına binmeyi haram sayar ve istediği yerde serbestçe otlamasına izin verirlerdi.
İşte bu kâfirler, en büyük nîmetlerden biri olan düşünebilmeyi o derece ihmal etmişlerdir ki:
M

Mahmut Özdemir Meali

Allah, ne Bahîra’dan, ne Sâibe’den, ne Vasîle’den, ne Hâm’dan meşru kıldı.
Ama inkâr etmiş olanlar, Yalan’ı Allah’a iftira ediyorlar. Onların çoğu akletmez.
M

Mehmet Okuyan Meali

Allah [bahîrah], [sâibeh], [vasîleh] ve [hâm] [*] diye bir şey (haram) kılmamıştır. Fakat kâfir olanlar, Allah’a yalan uydurur. Onların çoğu akıl etmez.
M

Mehmet Türk Meali

Allah kulağı yarılan, adak olarak bırakılan, biri erkek biri dişi olmak üzere ikiz doğuran ve on defa doğurunca yük vurulmayan hayvanların (adanmasını) hoş görmemiştir. Fakat kâfirler çoğunun akılları ermediği halde, kendi yalan(lar)ını Allah’a yakıştırıyorlar.
M

Mehmet Çakır Meali

Allah, enenmiş, binme yasaklı, ikiz doğurgan ve yükten muaf hayvan diye bir sınıflama yapmış değildir. [2] Bunlar, Allah'a karşı inkarcıların uydurması. Onların çoğu akıl edemiyor.
M

Mehmet Çoban Meali

Allah Putperestlerin: "Bahîre, Sâibe, Vasîle, Hâm" diye niteledikleri şeyleri meşru kılmamıştır. İnkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten onların çoğunun aklı ermez. Şunu bilin ki atalar dininden gelen bu tür geleneklerin, bu tür kuralların tamamı kaldırılmıştır.
M

Muhammed Esed Meali

BAZI hayvan cinslerinin bâtıl inançlarla işaretlenmesi ve insanların kullanımından alıkonması, Allah’ın emri değildir: ¹²⁴ Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, kendi uydurdukları yalanları Allah’a yakıştırırlar. Ve onların bir çoğu akıllarını asla kullanmaz:
M

Mustafa Çavdar Meali

Allah ne bahîre ne sâibe ne vasîle ve ne de hâm (Diye bazı hayvanlara) kutsallık vermedi.1 Fakat küfredenler bu sapık inançlarını Allah’a isnat ederek iftira ediyorlar.2 Onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.3 153/19...23, 210/17, 13/33, 321/10, 10/100
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ne bahîra ve sâibe, ne de vasîle ve hâm[⁹⁹⁶] (adı altında, hayvanların bâtıl inançlarla yaratılış amacı dışına çıkarılmaları) Allah’ın emri değildir. Fakat hakikati inkârda ısrar edenler, kendi uydurdukları yalanları Allah’a yakıştırıyorlar. Zira onların çoğu kafalarını kullanmıyorlar.
O

Orhan Kuntman Meali

Allah, bahîre, sâibe, vasîle ve hâm gibi şeyleri (putperestlikle ile ilgili batıl inançları) meşru kılmamıştır, ancak kafirler, Allah’a iftira etmektedirler. O cahillerin buna akılları ermez, (bu batıl inançlara uyup giderler)
O

Osman Fırat Meali

Allah, Bahire, Saibe, Vasile ve Ham diye (uydurduğunuz hurafeler) bir şey kılmadı; lakin inkar edenler Allah’a yalanla iftira ediyorlar; onların ekserisi akletmiyorlar.
S

Sardorxon Jahongir

Allohbahiyra, soiba, vasiyla, hom”, – deb atalgan hayvonlar xususida biror amr qilmagan. Lekin kufr keltirgan kimsalar Alloh sha’niga yolg‘‎on to‘‎qiyaptilar. Chunki ularning ko‘‎pchiligi aql ishlatmaydilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Tañrı Ta‘ālā ḳılmadı ḥarām eylemedi ḳulaġı kesilen ḥayvānları, daḫı sāyibolanları, daḫı vaṣl eyleyenleri ḥimāyet eyleyen ḥayvānları daḫı. Līkin kāfirolanlar iftirā iderler Tañrı ḥaḳḳına yalanı, daḫı anlaruñ çoġınuñ ‘aḳlı yoḳdur,fehm eylemezler.
S

Suat Yıldırım Meali

Allah ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle, ne de hâm diye bir şey bildirmemiştir. Fakat, o kâfirler bu inançlarını Allah'a mal ederek O'na iftira etmişlerdir. Onların ekserisinin akılları ermez.
S

Süleyman Ateş Meali

Allah, bahire, saibe, vasile ve ham diye bir şey yapmamıştır. Fakat inkar edenler, Allah'a yalan uyduruyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh bahîre, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey kılmadı. [²] Lâkin kâfirler Allâh'a yalan yere iftirâ iderler. Onların çoğı bunı idrâk ve ta'akkul itmezler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah ne Behireyi, ne Sahibeyi, ne Vasılayı, ne Hâm’ı meşru kılmıştır. ”Bunlar cahiliyet devrinde Arapların tapıp kurban ettikleri develerin isimleridir” ama kâfir olanlar yalanlarını Allah’a mal ederler ve çoğu aklını kullanmaz[*].
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Allah ne bahîre yapmıştır ne sâibe ne vasîle ne de hâm. Ne var ki küfre sapanlar yalan uydurarak Allah'a iftira ediyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.
Y

Yusuf Ali (English)

It was not Allah who instituted (superstitions(809) like those of) a slit-ear she- camel, or a she-camel let loose for free pasture, or idol sacrifices for twin-births in animals, or stallion-camels freed from work: It is blasphemers who invent a lie against Allah. but most of them lack wisdom.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Allah Teâlâ bahireden, saibeden, vasileden ve hâmden hiçbirini (meşru) kılmamıştır. Fakat kâfir olanlar Allah Teâlâ'ya karşı yalan söyleyerek iftirada bulunurlar. Ve onların çokları ise akıl erdiremezler.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bahîre, sâibe, vasîle ve hâm'ı(29) Allah size bildirmiş değildir; kâfirler Allah adına yalan uyduruyorlar. Zaten onların çoğunun aklı ermez.
İ

İhsan Aktaş Meali

Allah, (cahiliye dönemindeki adet üzere) bahîra’dan, sâibe’den, vasîle’den ve hâm’den hiçbirini (batıl inançlarla yaratılış amacı dışına çıkarılmaları meşru) kılmamıştır. Fakat (hakikati) inkâr etmiş olanlar, kendi uydurdukları yalanları Allah’a yakıştırıyorlar. Oysa onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah ne bahire’i, ne saibe’i, ne vesile’i ve nede Haam’ı[10] emretmemiş, yalnız gerçekleri inkâr edenler Allah adına yalan söylemişlerdir. Onların çoğu aklını kullanmayanlardır.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Allah ne bahire, ne sâibe, ne vasile, ne hâm/e [⁵] yapmamıştır, fakat kâfir olanlar Allah/a kendiliklerinden yalan söylüyorlar. Onların pek çoğunun da böyle olduğuna akılları ermez.
İ

İsmail Yakıt

Allah ne bir “bahîre”, ne bir “sâibe”, ne bir “vasîle” ne de bir “hâm” var etmiştir³⁴. Fakat inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar/iftira atıyorlar. Onların pek çoğu akıllarını kullanmıyorlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah ne Bahıyre, ne Saibe, ne asıyle, ne de Ham denilen hayvanlara inanın diye buyurmadı. Ancak tanımıyanlar Allah’a karşı yalan uydurdular. Onların pek çoğu aklı yatmayan kimselerdir.
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah, bahîre, sâibe, vesîle ve hâm (diye bir şeyler) belirlemedi. Fakat küfredenler Allah'a yalan yere iftira ediyorlar. Onların çoğu akletmezler.

Mâide Suresi 103. Ayet Meali ve Tefsiri

Mâide Suresi 103. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Mâide Suresi 103. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Mâide Suresi 103. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Mâide Suresi 103. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim