Sureye Dön

Lokman Suresi Suresi, 7. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ona ayetlerimiz okununca başını çevirir; sanki duymaz onu, sanki iki kulağında da ağırlık var; artık müjdele onu elemli bir azapla.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Böyle birine mesajlarımız okunup aktarıldığında, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir, işte ona acıklı bir azabı müjdele.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ona karşı ayetlerimiz okunduğunda, sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık bulunuyormuş gibi, büyüklük taslayarak (müstekbirce ve “Onun asıl yorumu bize öğretildi, biz seçkin kimseleriz” dercesine) sırtını çevirip dönmektedir. Artık Sen ona acı bir azap ile müjde ver (ki başına gelecekleri görecektir).
A

Ahmet Tekin Meali

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman sanki bunları işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak, serkeşlik, zorbalık ederek yüz çevirip engelleme tedbirleri alırlar. Sen de onlara can yakıp inleten müthiş azâbın, derilerini kavuran ateşin haberini ver.
A

Ahmet Varol Meali

Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki onları duymamış, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklenerek arkasını döner. Onu acıklı bir azapla müjdele.
A

Ali Bulaç Meali

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak sırtını çevirir. Artık sen ona acı bir azap ile müjde ver.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, sanki onları işitmemiş, kulaklarında sağırlık varmış gibi, kibirlenerek yüz çevirir. (Ey Rasûlüm) sen de onu acıklı bir azab ile müjdele.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman, büyüklenerek sırt çevirir. Sanki onları hiç işitmemiştir. Sanki kulaklarında kurşun vardır. İşte sen onu elem verici bir azap ile müjdele!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Ona âyetlerimiz okunduğu zaman sanki bunları işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi kibirlenerek yüz çevirirler. Sen de ona acıklı bir azabı müjdele!
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ona bizim âyetlerimiz okununca sanki kulaklarında ağırlık varmış da, işitmiyor gibi kasalıp yüz döner, onu sen, acı bir azapla müjdeleyesin
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Və ayələrimiz ona oxunduğu zaman onları eşitmirmiş, qulaqlarında ağırlıq (karlıq) varmış kimi təkəbbürlə arxasını çevirər. (Ya Rəsulum!) Sən də ona şiddətli bir əzabla (axirətdə cəhənnəm odunda yanacağı ilə) müjdə ver!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da onu hiç işitmemiş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte onu can yakıcı bir azapla müjdele!
C

Cemil Said (1924)

Bizim âyâtımız okundığı vakit sanki işitmiyor imiş, kulakları tıkanmış gibi kibir ile başını çevirene ’azâb-ı elîm ihbâr it.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ona âyetlerimiz okunduğu zaman, sanki bunları işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. Sen de ona acıklı bir azabın müjdesini ver!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Ayetlerimiz sapık kimseye okunduğu zaman sanki kulaklarında ağırlık var da işitmiyormuş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte ona can yakıcı azabı müjde et.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ona âyetlerimiz okunduğu zaman; onları hiç işitmemiş gibi, kulağında bir ağırlık var da büyüklenerek arkasını döner. Ona, elem dolu bir azabı müjdele.[429]
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onun karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. İşte onu, acı verecek bir azab ile müjdele.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Karşısında âyetlerimiz okunduğu vakıt da kibirlenerek ensesini döner, sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış, sen de onu elîm bir azâb ile müjdele
E

Emrah Demiryent Meali

Ona âyetlerimiz okunduğu zaman, sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak sırtını döner. (Resûlüm,) ona, elem dolu bir azabı müjdele!
E

Erhan Aktaş Meali

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki onları duymamış, sanki kulakları sağırmış gibi, küstahça umursamazlıktan gelir. Öyleyse onu, çok acı veren bir azaptan haberdar et.
E

Eski Anadolu Türkçesi

[219a] daħı ķaçan oķınur anuñ üzere āyetlerümüz yüz döndürdi boyun virmeyici-y-iken taman işitmedi gibi anı taman iki ķulaġı içinde śaġırlıķ var. pes muştıla aña aġrıdıcı 'aźābı.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Ona âyetlerimiz okunduğu zaman sanki bunları işitmemiş, sanki iki kulağında bir sağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir, işte onu çok acıklı bir azâb ile müjdele!
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Ona ayetlerimiz okunduğunda sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. Onu elim bir azapla müjdele!
H

Hayrat Neşriyat Meali

Kendisine âyetlerimiz okunduğu zaman da, sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi kibirli bir kimse olarak yüz çevirir. İşte onu (pek) elemli bir azâb ile müjdele!
K

Kadri Çelik Meali

Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki onları işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak sırtını çevirir. Artık sen ona acıklı bir azap ile müjde ver.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Böyle birine âyetlerimiz okunduğunda sanki kulaklarında ağırlık varmış da onu işitemiyormuş gibi büyüklük taslayarak sırt çevirir. Ona acıklı bir azabı müjdele!
M

M. Pickthall (English)

And when Our revelations are recited unto him he turneth away in his pride as if he heard them not, as if there were a deafness in his ears. So give him tidings of a painful doom.
M

Mahmut Kısa Meali

Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki kulaklarında sağırlık varmış da onu hiç duymuyormuş gibi, anlamsız bir kibre kapılarak küstahça sırt çevirir! O hâlde onu, can yakıcı bir azap ile müjdele!
M

Mahmut Özdemir Meali

Bizim âyetlerimiz ona okunduğu zaman sanki kulaklarında ağırlık / sağırlık var gibi, sanki işitmemiş gibi, müstekbirce (büyüklük taslayarak) yüz çevirdi.
Onu acıveren bir azâp ile müjdele!
M

Mehmet Okuyan Meali

Ona ayetlerimiz [tilavet] edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, sanki bunları duymamış, sanki kulaklarında (s)ağırlık varmış gibi kibirlenerek yüz çevirir. [*] Onu, elem verici bir azapla müjdele!
M

Mehmet Türk Meali

Âyetlerimiz okunduğunda, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da onları işitmiyormuş gibi büyüklük taslayarak yüz çeviren adamı,¹ acıklı bir azapla müjdele.
M

Mehmet Çakır Meali

Kendisine ayetlerimiz okunurken sanki kulağında ağırlık var da o yüzden duymazmış gibi yaparak kaçıp gidiyor. Resulüm ona, kıvrandıran acılardan söz et...
M

Mehmet Çoban Meali

Böylelerine ayetlerimiz okunduğu zaman sanki daha önce hiç işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirirler. Sen böylelerine acıklı bir azabın müjdesini ver!
M

Muhammed Esed Meali

Böyle birine mesajlarımız aktarıldığında, sanki kulaklarında bir sağırlık varmış da onları hiç duymamış gibi, küstahça yüz çevirir: ⁵ işte ona [öteki dünyada] acıklı azabı haber ver!
M

Mustafa Çavdar Meali

Böyle birine ayetlerimiz okunduğu zaman, sanki kulaklarında kurşun varmış da hiç işitmemiş gibi yüz çevirir. İşte böylesini can yakıcı bir azapla uyar. 45/6...10
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Böyle birine âyetlerimiz okunduğu zaman sanki kulaklarında kurşun varmış gibi hiç aldırmadan serkeşçe yüz çevirir: İşte böylesini elem verici bir azap ile müjdele.
O

Orhan Kuntman Meali

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, sanki hiç işitmemiş veya iki kulağında sağırlık varmış gibi, büyük taslayarak sırtını döner gider. (Ey Muhammed) İşte onu (bu gibi kimseleri) çok çetin bir azab ile müjdele. (Ki bu ihtar müjdesiyle belki akılları başlarına gelir)
O

Osman Fırat Meali

Ve ona ayetlerimiz okunup anlatıldığı zaman, arkasına dönerek büyüklük taslar, duymamış, kulaklarında duymaya karşı bir ağırlık varmış gibi davranır. Artık onu acıklı bir azapla müjdele.
S

Sardorxon Jahongir

Qachonki, unga oyatlarimiz tilovat qilinsa, uni eshitmagandek bo‘‎ladi, go‘‎yo quloqlarida og‘‎irlik bordek, kibrlanib, haqdan yuz o‘‎girib ketadi. Bas, unga alamli azob haqida “xushxabar” berib qo‘‎ying.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ve ḳaçan anlar üstine oḳunsa bizüm āyetlerümüz, yüz ḳaytarur büyük‐lenüp özüni işitmez gibi eyler, ṣanasın ḳulaġında ṣaġırlıḳ vardur. pes anla‐ra ulu ‘aẕābı muştıla.
S

Suat Yıldırım Meali

Kendisine âyetlerimiz okunduğunda, sanki onları işiten kendisi değilmiş gibi, sanki kulaklarında ağırlıklar varmış gibi, son derece kibirli olarak sırtını dönüp uzaklaşır. Onlara gayet acı bir azap verileceğini müjdele!
S

Süleyman Ateş Meali

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki onları hiç işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak döner. Ona acı bir azabı müjdele.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ona âyetlerimiz okundukda onı işitmiyormuş ve kulağında sağırlık varmış gibi geri döner ve yüzüni çevirir. Onı elemli 'azâb ile tebşîr it.[¹]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ona ayetlerimiz okunduğunda büyüklenir, sanki hiç duymamış, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi sırt çevirir. Ona acıklı bir azap müjdesi ver.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ayetlerimiz ona okunduğunda, böbürlenerek yüzünü çevirir. Sanki onları hiç işitmemiştir, sanki kulaklarında bir ağırlık vardır. İşte böylesini, korkunç bir azapla muştula.
Y

Yusuf Ali (English)

When Our Signs are rehearsed to such a one, he turns(3585) away in arrogance, as if he heard them not, as if there were deafness in both his ears: announce to him a grievous Penalty.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve ona karşı âyetlerimiz okunduğu vakit, sanki onu işitmemiş, sanki iki kulağında bir sağırlık varmış gibi böbürlenerek ensesini döner. Artık onu pek acıklı bir azap ile müjdele.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Ona âyetlerimiz okunduğunda, sanki kulağında bir ağırlık varmışçasına, hiç duymamış gibi kasılarak arkasını döner. Sen onu acı bir azapla müjdele.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve ona (Allah yolundan saptırmaya çalışana) âyetlerimiz okunduğu zaman sanki hiç işitmiyormuş, kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak arkasını çevirir. İşte ona (öteki dünyada) acıklı bir azabın olduğunu haber ver!
İ

İlyas Yorulmaz Meali

O kimseye ayetlerimiz okunduğu zaman, okunan ayetleri işitmemiş ve sanki iki kulağıında bir ağırlık varmış gibi, büyüklenerek arkasını döner gider. Onu (böyle davrananları) acıklı bir azapla müjdele.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

O/na âyetlerimiz tilâvet olundu mu sanki bunu işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi kibir göstererek yüz çevirip gider, artık sen onu acıklı bir azapla müjdele.
İ

İsmail Yakıt

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da onu duymuyormuş gibi böbürlenerek yüz çevirir. Ona can yakıcı bir azabı müjdele!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ona belgelerimiz okundu mu, sanki bunları işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış da işitmiyormuş gibi büyüklük taslayıp yüzçevirir. Artık ona acıklı bir azabı müjdele.
Ş

Şaban Piriş Meali

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman, sanki işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklenerek yüzçevirir. Ona acı bir azap müjdele.

Lokman Suresi 7. Ayet Meali ve Tefsiri

Lokman Suresi 7. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Lokman Suresi 7. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Lokman Suresi 7. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Lokman Suresi 7. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim