Artık bu seti aşmaya da güçleri yetmez, delmiye de güçleri yetmez.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Ve böylece set inşa edilmiş oldu. Öyle ki, artık onların düşmanları, ne onu aşabildiler, ne de onda gedik açabildiler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Böylelikle, (tehlikeli ve teknolojik güç sahibi zalimler, oluşturulan tunç ve bronzdan daha sağlam engeli bir daha) ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
A
Ahmet Tekin Meali
Artık Ye'cüc ve Me'cüc bu seti ne aşabildiler, ne de delebildiler.
A
Ahmet Varol Meali
Böylece onlar (Ye'cuc ve Me'cuc) ne onu aşmaya ne de delmeye güç yetirebildiler.
A
Ali Bulaç Meali
Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Artık onu (seddi), ne aşabildiler, ne de delebildiler.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Artık onu ne aşmaya güçleri yetti ne de delebildiler.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Ye'cüc ve Me'cüc onu ne aşmaya ne de onda bir delik açmaya güç yetirebildiler.
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onu geçemezler, delemezler de» dedi
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Yə’cuc–Mə’cuc tayfaları) artıq nə (səddi) aşa bildilər, nə də onu dəlib keçə bildilər.
C
Cemal Külünkoğlu Meali
Ve böylece (set inşa edilmiş oldu, öyle ki) artık onların düşmanları (Ye’cüc ve Me’cûc) ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
C
Cemil Said (1924)
Ye’cûc ve Me’cûc kavmi yapılan divarı ne aşabildiler, ne delebildiler.
D
Diyanet Vakfı Meali
Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Artık Yecüc ve Mecüc onu ne aşabildiler ve ne de delip geçebildiler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Artık Ye'cuc ve Me'cuc bu seti ne aşabildiler ne de delebildiler.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Artık onu ne aşabilirler ne de delebilirler
E
Emrah Demiryent Meali
(Ve böylece set inşa edilmiş oldu, öyle ki yeryüzünde bozgunculuk yapan, Ye’cûc ve Me’cûc kavimleri) artık ne onu aşmaya ne de delmeye güç yetirebildiler.
E
Erhan Aktaş Meali
Artık onu aşmaya ve yarıp geçmeye güç yetiremediler.
E
Eski Anadolu Türkçesi
pes güçleri yitmedi kim üstine bineler anuñ daħı güçleri yitmedi anı delmeġe.
H
Hasan Basri Çantay Meali
Artık onu aşmıya da güc yetiremediler, onu delmiye de muktedir olamadılar.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Böylece onu ne aşabildiler ne de delebildiler.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Artık (Ye'cüc ve Me'cüc) onu ne aşmaya güç yetirebildiler! Ne de onu delmeye tâkatleri yetti!
K
Kadri Çelik Meali
Böylelikle ne onu aşabildiler, ne de onu delmeye güç yetirebildiler.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Artık onu ne aşabildiler ne de delebildiler.
M
M. Pickthall (English)
And (Gog and Magog) were not able to surmount, nor could they pierce (it).
M
Mahmut Kısa Meali
Böylece, iki dağı birleştiren mükemmel, hârika bir set inşâ etti. Öyle ki, bundan böyle saldırgan topluluklar, yüzyıllar boyunca ne bu seti aşabildiler, ne de onda bir gedik açabildiler.
M
Mahmut Özdemir Meali
Artık onu ne üstünden aşabildiler, ne de gedik (delik) açabildiler.
M
Mehmet Okuyan Meali
(Artık [Ye’cûc] ve [Me’cûc]) o (seddi) ne aşabilmiş ne de onu delebilmişlerdi.
M
Mehmet Türk Meali
Böylece, (Ye’cuc ve Me’cuc) o seddi asla aşamadılar ve kesinlikle de delemediler.
M
Mehmet Çakır Meali
Artık düşmanlar, ne üzerinden aşabildiler, ne de delebildiler.
M
Mehmet Çoban Meali
Zulüm yapan zalimler yapılan setti aşmaya ve delmeye güç yetiremediler.
M
Muhammed Esed Meali
Ve böylece [set inşa edilmiş oldu, öyle ki] artık onların düşmanları ⁹⁸ ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
M
Mustafa Çavdar Meali
Bundan sonra düşmanları ne o seddi aşabildi ne de orada bir gedik açabildi.
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Evet, artık onların (düşmanları) ne onu aşabiliyorlardı, ne de onda bir delik ve gedik açabiliyorlardı.
O
Orhan Kuntman Meali
Artık Ye'cuc ile Me'cuc o şeddi ne aşabildiler, ne de delip geçebildiler!
O
Osman Fırat Meali
Artık onun (setin) ne sırtına çıkabilirler ne de onu delebilirler.
S
Sardorxon Jahongir
Endi, Ya’juj va Ma’juj qabilasi u to‘siqning ustiga chiqishga ham, uni teshib o‘tishga ham kuchlari yetmaydi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Pes güçleri yitişmedi anuñ üstine çıḳmaġa, daḫı güçleri yitişmedi anı del‐mege.
S
Suat Yıldırım Meali
Artık o Ye'cüc ve Me'cüc'ün, ne seddi aşmaya, ne de onda delik açmaya güçleri yetmedi.
S
Süleyman Ateş Meali
Artık (Ye'cuc Me'cuc) onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
S
Süleyman Tevfik (1927)
Ye'cûc ve Me'cûc o seddin üzerine çıkmağa ve onı delmeğe kâdir olmayalar.
S
Süleymaniye Vakfı Meali
“Artık onu aşmaya güçleri yetmeyeceği gibi delmeye de güçleri yetmez.”
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Artık onu ne aşabildiler ne delebildiler.
Y
Yusuf Ali (English)
Thus were they made powerless to scale it or to dig through it.(2443)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık ne onun üstüne çıkmaya kâdir oldular ve ne de onun için delik açmaya güçleri yetti.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Ondan sonra ne seddi aşabildiler, ne de onda bir delik açabildiler.
İ
İhsan Aktaş Meali
Ve böylece (sed inşa edilmiş oldu, öyle ki) artık onların düşmanları (bozguncu olan Ye’cüc ve Me’cüc kavimleri) ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
“Bundan sonra onların (Ye’cüc ve Me’cüc’ün) ne bu settin üzerini aşmaya, nede o set üzerinde bir delik açmaya güçleri yetmez” dedi.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Artık Ye/cüç ve Me/cüc/ün onu üzerinden aşmaya, ve altından delmeye güçleri kalmadı.
İ
İsmail Yakıt
Artık onlar/Yecüc ve Me’cüc onu ne aşabildiler ne de delip geçebildiler:
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Artık Yecuç ile Mecuç onu ne aşmaya ne de delmeye güç yetiremediler.
Ş
Şaban Piriş Meali
Artık, seddi aşmaya güçleri yetmedi ve delip geçmediler.
Kehf Suresi 97. Ayet Meali ve Tefsiri
Kehf Suresi 97. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kehf Suresi 97. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kehf Suresi 97. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kehf Suresi 97. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?