Sureye Dön

Kehf Suresi Suresi, 62. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Oradan geçtikten sonra Musa, genç arkadaşına kuşluk yemeğimizi getir dedi, gerçekten de şu yolculuk, yordu bizi.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Orayı geçtiklerinde, Musa genç arkadaşına: “Kuşluk yemeğimizi getir” dedi. “Gerçektende şu yolculuk çok yordu bizi.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Vaktâki (varmaları gereken yere gelip) geçtiklerinde (Musa) genç yardımcısına dedi ki: "Yemeğimizi getir bize ki (karnımızı doyuralım), andolsun bu yaptığımız yolculuktan gerçekten yorulduk (ve iyice acıktık)."
A

Ahmet Tekin Meali

İki denizin birleştiği yeri geçtikleri zaman Mûsâ genç arkadaşına, öğrencisine:
“Kahvaltımızı getir. Gerçekten, biz bu yolculuğumuzda epey yorulduk.” dedi.
A

Ahmet Varol Meali

Orayı geçtiklerinde (Musa) genç adamına dedi ki: "Azığımızı getir. Andolsun, bu yolculuğumuzdan dolayı yorgun düştük."
A

Ali Bulaç Meali

(Varmaları gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa) genç-yardımcısına dedi ki: 'Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız-yolculuktan gerçekten yorulduk.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

İki deniz kavşağını geçtikleri zaman, Mûsa, genç arkadaşına: “-Kuşluk yemeğimizi getir, gerçekten biz bu yolculuğumuzdan yorgun düştük.” dedi.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

(İki denizin birleştiği yeri) geçtiklerinde, Musa hizmetçisine: “Yemeğimizi getir. Andolsun! Bu seferimizde ağır bir yorgunluk çektik.” dedi.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İkisi de orayı geçip gittiklerinde Mûsâ, genç adamına, “Kuşluk yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuzdan dolayı iyice yorulduk” dedi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Biraz ilerlediler, çömezine dedi ki: «Getir kuşluk yemeğini, bu yolculuk bizi yordu ! »
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar (iki dənizin qovuşduğu yerdən) keçib getdikləri zaman (Musa) gənc dostuna dedi: “Nahar yeməyimizi gətir. Bu səfərimiz bizi lap əldən saldı!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(İki denizin birleştiği yeri) geçtiklerinde (Musa,) genç arkadaşına: “Azığımızı getir bakalım, gerçekten bu yolculuğumuzda çok yorgun düştük” dedi.
C

Cemil Said (1924)

Mecme’ul bahreyni geçdikden sonra Mûsâ şakîrdine: "Ta’âmımızı vir, bu seyâhatde çok yorulduk" didi.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına: Kuşluk yemeğimizi getir bize. Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Oradan uzaklaştıklarında Musa, yanındaki gence: "Azığımızı çıkar, and olsun bu yolculuğumuzda yorgun düştük" dedi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence, “Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük” dedi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

İki denizin birleştiği yeri geçtikleri zaman, Musa genç arkadaşına: "Kuşluk yemeğimizi getir. Gerçekten biz bu yolculuğumuzda epey yorulduk" dedi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bu sûretle vakta ki geçtiler fetâsına getir, dedi: Kuşluk yemeğimizi, hakikaten biz bu seferimizden yorgunluğa giriftar olduk
E

Emrah Demiryent Meali

(Hızır ile buluşacakları yeri) geçip gittiklerinde, (Mûsâ,) hizmetinde bulunan gence, “Bize yemeğimizi getir. Gerçekten, bu yolculuğumuzda epey yorulduk” dedi.
E

Erhan Aktaş Meali

Epey bir mesafe aldıktan sonra, genç arkadaşına, “Yolculuğumuz nedeniyle iyice yorulduk, haydi sabah yemeğimizi getir.” dedi.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim geçdiler eyitti yigidine “getür bize ķuşlıķ öyünümüzi bayıķ gördük biz seferümüzden uşbu armaķ.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Vaktaki (oradan geçip gitdiler) Musa gene (adamın) a dedi ki: «Kuşluk yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuzdan, andolsun, yorgun düşdük».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Oradan ayrıldıklarında Musa, beraberindeki gence: “Yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuz gerçekten de bizi yorgun düşürdü.” dedi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Sonunda (Mûsâ oradan) uzaklaştıklarında genç (arkadaş)ına: “Kahvaltımızı bize getir (de yiyelim), gerçekten bu yolculuğumuzda yorgun düştük” dedi.
K

Kadri Çelik Meali

(Varmaları gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa) genç delikanlısına dedi ki: “Yemeğimizi getir bize; şüphesiz bu yaptığımız yolculuktan gerçekten yorulduk.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ genç adama, “Yiyeceğimizi getir. Gerçekten şu yolculuğumuz yüzünden yorgun düştük” dedi.
M

M. Pickthall (English)

And when they had gone further, he said unto his servant: Bring us our breakfast. Verily we have found fatigue in this our journey.
M

Mahmut Kısa Meali

Oradan biraz uzaklaşınca, Mûsâ yardımcısına, “Azığımızı getir de karnımızı doyuralım!” dedi, “Doğrusu bu yolculuk, bizi epeyce yordu.”
M

Mahmut Özdemir Meali

Bir mesafe katettiklerinde / yol aldıklarında "genç hizmetçi arkadaşı"na:
-"Yiyeceğimizi getir! Bu yolculuğumuzda epeyce yorgun düştük" dedi.
M

Mehmet Okuyan Meali

(İki denizin birleştiği yeri) geçip gittiklerinde (Musa beraberindeki) gence “Azığımızı bize getir! Şüphesiz ki bu yolculuğumuz nedeniyle çok yorulduk.” demişti.
M

Mehmet Türk Meali

(Oradan biraz) uzaklaştıklarında (Mûsa) hizmetçisine: “Azığımızı getir bakalım, gerçekten yolculuğumuzdan dolayı yorgun düştük.” dedi.
M

Mehmet Çakır Meali

Kavşağı geçince delikanlıya: " hadi öğle yemeğimizi getir artık, çünkü bu seyahatte pestilimiz çıktı " dedi.
M

Mehmet Çoban Meali

Bir müddet yol aldıktan sonra Musa beraberindeki gence: "Öğle yemeğimizi getir. Yolculuğumuzdan dolayı yorgun düştük." dedi.
M

Muhammed Esed Meali

Ve biraz uzaklaştıktan sonra [Musa] yardımcısına: “Öğlen azığımızı çıkar” dedi, “doğrusu, bu yolculuk bizi bir hayli yordu!”
M

Mustafa Çavdar Meali

İki denizin birleştiği yeri geçince Musa yanındaki gence: – Haydi, azığımızı getir de yiyelim bu yolculuk bizi bir hayli yordu, dedi.
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Ve bir miktar uzaklaştıklarında, (Musa) yardımcısına “Azığımızı çıkar” dedi, “doğrusu bu yolculuk bizi hayli yormuştur.”
O

Orhan Kuntman Meali

Oradan bir hayli uzaklaşmışlardı ki, Musa yardımcısına: "Kuşluk yemeğimizi çıkar, bu yolculuğumuzdan gerçekten yorgun düştük" dedi.
O

Osman Fırat Meali

Ne zaman ki orayı geçip gittiler, (Mûsâ) genç adamına dedi ki: "Yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzda yorulduk."
S

Sardorxon Jahongir

Ikki dengizning tutashgan joyidan o‘‎tganlarida, Muso yigitiga: “Bizga tushligimizni keltir, haqiqatan, bu safarimizdan juda charchadik”, – dedi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ḳaçan ki geçdiler Mūsā eyitdi ṭapuçısına ki Yūşa‘ bin Nūndur: Getür bizeyimegümüzi, taḥḳīḳ biz ṭapduḳ bu seferümüzde çoḳ zaḥmet.
S

Suat Yıldırım Meali

Buluşma yerini farkına varmaksızın geçip gidince Mûsâ yardımcısına: “Getir artık kahvaltımızı! ” dedi, “Gerçekten bu seyahatimizde epey yorgun düştük. ”
S

Süleyman Ateş Meali

Orayı geçip gittiklerinde (Musa) uşağına: "Kahvaltımızı bize getir (de yiyelim), andolsun ki, bu yolculuğumuzdan (epey) yorgunluk çektik." dedi.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Oradan geçüb gitdiler. (Dinlenmek içün oturduklarında) Mûsâ şâkirdine "Yimeğimizi getir, çünki bu seyahatden bize yorgunluk hâsıl oldı" didi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Oradan geçtikten sonra Musa genç arkadaşına dedi ki "Getir şu kuşluk yemeğimizi; bu yolculuk bizi iyice yordu."
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Orayı geçtiklerinde Mûsa, genç arkadaşına dedi ki: "Hadi, getir şu sabah yemeğimizi. Vallahi bu yolculuğumuz yüzünden epey çektik."
Y

Yusuf Ali (English)

When they had passed on (some distance), Moses said to his attendant: "Bring us our early meal; truly we have suffered much fatigue(2409) at this (stage of) our journey."
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki geçip gittiler. (Hazreti Mûsa) Genç arkadaşına dedi ki: «Bize kuşluk yemeğimizi getir, biz bu yolculuğumuzda muhakkak ki yorgunluğa uğradık.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Buluşma yerini geçtiklerinde, Musa genç hizmetkârına “Yemeğimizi getir,” dedi. “Bu yolculuğumuz bizi gerçekten yorgun düşürdü.”
İ

İhsan Aktaş Meali

Orayı geçtiklerinde (Musa,) genç arkadaşına (yardımcısına): “Azığımızı (hazırlayıp) getir bakalım, gerçekten bu yolculuğumuzdan dolayı yorgunluğa uğradık (yorgunluğa düştük)” dedi.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Yolda bir müddet gittikten sonra Musa genç arkadaşına “Bu kadar yorucu yolculuktan sonra yemeğimizi getir (yiyelim)” dedi.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki (Mecma/ül - bahreyn)/i geçtiler. Musa hadimine «— Kuşluk yemeğimizi getir de yiyelim, * biz bu yolculukta yorgun düştük» dedi.
İ

İsmail Yakıt

(Orayı) geçtiklerinde Musa genç arkadaşına¹⁴, “Öğle azığımızı getir (yiyelim). Andolsun bu yolculuğumuzdan dolayı epey yorulduk” dedi.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Oradan geçip gittikten sonra Musa delikanlıya dedi: "Getir şu yemeğimizi. Ant olsun ki yolculuk bizi iyice yormuş."
Ş

Şaban Piriş Meali

O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: -Yiyeceğimizi getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük, dedi.

Kehf Suresi 62. Ayet Meali ve Tefsiri

Kehf Suresi 62. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kehf Suresi 62. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kehf Suresi 62. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kehf Suresi 62. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim