Sureye Dön

Kehf Suresi Suresi, 5. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ne onların bir bilgisi var, ne atalarının; ağızlarından çıkan söz, ne de büyük söz. Onlar, ancak yalan söylüyorlar.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah çocuk edindi iddiasıyla ilgili, ne kendilerinin, ne de babalarının doğru bir bilgisi var. Ne ağır bir söz bu ağızlarından çıkan. Yalandan başka birşey söylemiyorlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Bu konuda (hâşâ Allah çocuk edindi iddiasında) ne kendilerinin (şirke sapanların), ne de atalarının hiçbir bilgisi (ve geçerli belgesi) bulunmamaktadır. Ağızlarından çıkan söz ne (kadar da) büyük (ve ağır bir günahtır). Onlar(ın hâşâ Allah çocuk edindi iddiaları) sadece yalandır (ve iftiradır).
A

Ahmet Tekin Meali

Ne onların, Allah evlât edindi diyenlerin, ne de atalarının bu konuda doğru bir bilgileri var. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar kesinlikle yalan yanlış şeyler söylüyorlar.
A

Ahmet Varol Meali

Bu konuda ne onların ne de atalarının bir bilgisi var. Ağızlarından çıkan söz ne kadar büyüktür! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
A

Ali Bulaç Meali

Bu konuda kendilerinin ve atalarının hiç bir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne (kadar da) büyük. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Allah çocuk edindiğine dair ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de (taklid ettikleri) babalarının. Ağızlarından çıkan o söz ne büyük!... Onlar, ancak yalan söylüyorlar.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

“Allah evlat edindi” diyenlerin ne kendilerinin ne de ecdatlarının bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan, (vebali ağır) ne büyük bir sözdür! Onlar, ancak yalan söylüyorlar.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Bu hususta ne kendilerinin ne de atalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından ne büyük söz çıkıyor! Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ne onların bilgisi var, ne de atalarının, ağızlarından çıkan söz ne de büyüktür, onlar ancak yalan söyler
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Bu barədə nə onların özlərinin, nə də (təqlid etdikləri) atalarının heç bir biliyi yoxdur. Onlar çox böyük-böyük danışırlar. (Ağızlarından çıxan söz necə də böyük küfrdür). Onlar ancaq yalan deyirlər!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Allah çocuk edindi diyenlerin) bu konuda ne kendilerinin bilgisi vardır ne de atalarının. Bu ağızlarından çıkan ne ağır bir sözdür! (Gerçekte) onların söyledikleri ancak yalandan ibarettir.
C

Cemil Said (1924)

Bu bâbda hiç bir şey bilmiyorlar, babaları da bilmiyorlardı. Ağızlarından çıkan bu söz büyük bir günâh ve yalandır.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ne onların (Allah evlât edindi, diyenlerin), ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan bu söz ne büyük oldu! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah'ın çocuk edindiğine dair ne kendilerinin ve ne de babalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından çıkan söz ne büyük iftiradır. Onlar yalnız ve yalnız yalan söylerler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Bu konuda ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ne büyük bir söz (bu) ağızlarından çıkan! Onlar ancak yalan söylüyorlar.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Buna dâir ne kendilerinin ılmi vardır ne de babalarının, o ne büyük bir kelime ki ağızlarından çıkıyor, sırf bir yalan söylüyorlar
E

Emrah Demiryent Meali

Onların, (“Allah çocuk edindi” diyenlerin) bu hususta ne kendilerinin ne de atalarının (ilâhî vahye dayanan) bir bilgisi vardır. Ağızlarından çıkan söz (iftira ve günah olarak) ne büyük bir sözdür. Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
E

Erhan Aktaş Meali

Buna dair kendilerinin de atalarının da hiçbir bilgileri yoktur. Çok büyük söz ediyorlar. Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
E

Eski Anadolu Türkçesi

yoķdur anlaruñ aña hįç bilmek ne daħı atalarınuñ. ulu oldı ya'nį sözleri sözdin yaña çıķar aġızlarından. eyitmezler illā yalan.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Ne onların, ne atalarının buna dâir hiç bir ilgisi yokdur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük! Onlar yalandan başkasını söylemezler.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Bu konuda kendilerinin de atalarının da hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan bu kelime ne büyüktür! Onlar ancak yalan söylerler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Buna (Allah'a çocuk isnâdına) dâir ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de atalarının! Ağızlarından çıkan bir söz olarak (bu iddiâları) ne büyük (bir küfür) oldu! (Onlar)yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
K

Kadri Çelik Meali

Bu konuda ne kendilerinin, ne de babalarının hiç bir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz pek de büyük! Onlar yalandan başkasını söylemiyorlar.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bu konuda ne onların ne de atalarının bir bilgisi var. Ağızlarından çıkan bu söz ne kadar çirkin! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
M

M. Pickthall (English)

(A thing) whereof they have no knowledge, nor (had) thee fathers. Dreadful is the word that cometh out of their mouths. They speak naught but a lie.
M

Mahmut Kısa Meali

Bu konuda kendileri de, körü körüne izledikleri ataları da, doğru bir bilgiye sahip değiller. Ağızlarından dökülen bu sözler ne kadar çirkin ve küstahça! Gerçekte onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar. Üstelik bütün uyarılara rağmen, inatla hakîkatten yüz çeviriyorlar.
M

Mahmut Özdemir Meali

Onlar için de, ataları için de, onunla ilgili hiçbir bilgi yoktur. Ağızlarından çıkan kelime (söz) büyük kaçtı.
Sadece yalan söylüyorlar.
M

Mehmet Okuyan Meali

Onların da atalarının da bu konuda hiçbir bilgisi yoktur! Ağızlarından çıkan söz ne de büyük (çirkin)! [*] Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
M

Mehmet Türk Meali

Bu söz hakkında kendilerinin de babalarının da bildikleri hiçbir şey yoktur. Ağızlarından çıkan bu kelime ne (kadar da) büyük oldu.¹ Onlar sadece yalan söylüyorlar.
M

Mehmet Çakır Meali

Halbuki ne onların ne de atalarının çocuk edinme konusunda herhangi bir bilgileri yok. Ağızlarından çıkan laf çok büyük. Söyledikleri de tamamen yalan.
M

Mehmet Çoban Meali

Bu konuda kendilerinin ve atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz Allah’a büyük bir iftiradır. Onlar ancak yalan söylüyorlar.
M

Muhammed Esed Meali

(Oysa,) O’nun ² hakkında ne kendilerinin, ne de atalarının doğru bir bilgisi var: Ne ağır bir söz, bu ağızlarından çıkan! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar!
M

Mustafa Çavdar Meali

Oysa ne onların ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan ne dehşet bir kelime öyle! Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar. 6/93, 11/18-19, 10/69
M

Mustafa İslamoğlu Meali

(Kaldı ki) ne onlar ne de ataları,[²³⁴³] bu konuda[²³⁴⁴] (sahih) bir bilgiye sahip değildirler;[²³⁴⁵] ağızlarından öylesine çıkmış pek dehşet bir söz bu: onlar bunu demekle sadece yalan söylemiş oluyorlar.
O

Orhan Kuntman Meali

Buna dair ne kendilerinin ne de atalarının bir bilgisi (bir delili) vardır. Ağızlarından çıkan o söz ne büyüktür. (Bu sözleri onlara ne kadar büyük bir sorumluluk yükler) Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
O

Osman Fırat Meali

Onların da babalarının da ona (çocuk edinmeye) dair bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan bu söz ne büyük (bir) sözdür! Eğer hâlâ söylüyorlarsa kesinlikle o bir yalandır.
S

Sardorxon Jahongir

Zotan, mushriklarning o‘‎zlarida ham ota-bobolarida ham u haqida hech qanday ilm yo‘‎qdir. Og‘‎izlaridan chiqayotgan bu so‘‎z juda og‘‎irdir. Ular faqat yolg‘‎on so‘‎zni aytyaptilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Yoḳdur anlaruñ ‘ilmi, atalarınuñ daḫı ‘ilmi yoḳdur. Ulu kelime çıḳar aġız‐larından. Anlar söylemezler, illā yalan ve bühtān.
S

Suat Yıldırım Meali

Bu hususta, ne kendilerinin ne de babalarının hiçbir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan o söz ne dehşetli bir söz! Ama onların iddia ettikleri, sırf yalandan ibaret!
S

Süleyman Ateş Meali

Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından ne büyük (küstahça) söz çıkıyor! Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
S

Süleyman Tevfik (1927)

4,5- Ve yine o kitâbla, ne kendilerinde ve ne babalarında bir 'ilim olmadığı halde sırf cehâlet ile Allâh'ın oğlı vardır diyenleri inzâr iyle ki onların ağızlarından çıkan bu söz pek büyük günâh oldı. Allâh Te'âlâ hakkında ancak yalan söylerler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah’ın çocuğu olduğuna dair onların elinde bir bilgi olmadığı gibi atalarının elinde de yoktur. Ağızlarından ne ağır sözler çıkıyor! Onlar sadece yalan söylüyorlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ona ilişkin ne kendilerinin bir ilmi vardır ne de atalarının. Söz olarak ne büyüktür ağızlarından çıkıveren! Onlar bir yalandan başka şey söylemiyorlar.
Y

Yusuf Ali (English)

No knowledge have they of such a thing, nor had their fathers. It is a grievous thing that issues from their mouths as a saying.(2330) What they say is nothing but falsehood!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Buna dair ne kendilerinin bir bilgisi vardır ve ne de babalarının. Ne büyük bir söz ki, ağızlarından çıkıyor. Onlar başka değil, ancak yalan söylüyorlar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bu konuda ne onların bir bilgisi var, ne atalarının. Ağızlarından çıkan ise, pek büyük bir sözdür. Fakat söyledikleri yalandan başka birşey değildir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ne onların (Allah evlât edindi diyenlerin), ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan bu söz ne büyük oldu! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah çocuk edindi diyenlerin bu konuda hiçbir bilgileri olmadığı gibi, atalarının da bilgileri yoktu. Ağızlarından dökülen sözler gerçekten çok büyük laflar. Onlar yalnızca yalan söylüyorlar.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Böyle diyenlerin ne kendilerinin, ne babalarının bu bapta bir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan o söz ne büyük bir sözdür! Onlar yalandan başka bir şey söylemezler.
İ

İsmail Yakıt

Bu hususta/O’nun hakkında ne kendilerinin ne de babalarının/atalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından çıkan ne kadar da büyük/ağır bir söz [kelime]! Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ne kendilerinin ne de atalarının bunun üzerine hiçbir bilgisi yoktur. ağızlarından çıkan söz ne büyük! Oysaki onlar yalnız yalan söylüyorlar.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onların da atalarının da o konu hakkında bir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz büyük bir günahtır. Çünkü söyledikleri yalandan başka bir şey değildir.

Kehf Suresi 5. Ayet Meali ve Tefsiri

Kehf Suresi 5. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kehf Suresi 5. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kehf Suresi 5. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kehf Suresi 5. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim