Sureye Dön

Kehf Suresi Suresi, 49. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Kitap ortaya konmuştur, suçluları görürsün ki o kitapta yazılı olan şeyler yüzünden korku içinde ve eyvahlar olsun bize derler, ne biçim kitap bu, ne küçük bir şey bırakmış, ne büyük, hepsini de sayıp dökmüş ve ne yaptılarsa hepsini de karşılarında bulurlar ve Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Herkesin dünyada yapıp ettiğinin kaydedildiği kitap, ortaya konulmuştur. Suçluların o kitapta yazılı olan şeyler yüzünden, irkildiklerini görürsün. Onlar eyvah derler. Nasıl bir kitapmış bu! Ne küçük birşey bırakmış, ne büyük, hepsini de sayıp dökmüş. Ne yaptılarsa hepsini de karşılarında bulurlar ve böylece Rabbinin kimseye haksızlık etmediğini anlarlar.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Herkesin önlerine bütün amellerinin kayıtlı olduğu) Kitap konulmuştur; artık suçlu-günahkârların, onda (amel dosyasında kayıtlı) olanlardan dolayı dehşetle-korkuya kapıldıklarını göreceksin. “Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bırakmayıp her şeyi sayıp-döküyor?” diye (pişmanlık göstereceklerdir. Bütün) yapıp-ettiklerini (önlerinde) hazır bulacaklar (ve şaşkınlık geçireceklerdir.) Rabbin hiç kimseye (ve hiçbir şekilde) zulmetmeyendir.
A

Ahmet Tekin Meali

Kitap, amel defteri ortaya konmuştur. İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, günahkârların amel defterinde yazılı olanlardan korktuklarını, çekindiklerini görürsün.
“Vay başımıza gelenlere, bu nasıl kitapmış, nasıl amel defteri imiş? Büyük küçük hiçbir şey bırakmadan yaptıklarımızın hepsini sayıp dökmüş.” derler. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiçbir kimseye haksızlık etmeyecek, zulmetmeyecektir.
A

Ahmet Varol Meali

Kitap (önlerine) konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden dolayı korkuya kapıldıklarını görürsün. "Yazık bize! Bu kitaba da ne oluyor ki, küçük büyük hiçbir şey bırakmayıp saymış" derler. Yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
A

Ali Bulaç Meali

(Önlerine) Kitap konulmuştur; artık suçlu-günahkarların, onda olanlardan dolayı dehşetle-korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki: 'Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bırakmayıp her şeyi sayıp-döküyor?' Yapıp-ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Amel defterleri (ellerine) konmuştur. Artık o mücrimleri göreceksin ki, (defterlerinde yazılı) günahlardan korkmuşlar ve şöyle diyorlar; “-Eyvah bize! Bu deftere ne olmuş, (günahlarımızdan) küçük büyük bırakmayıp hepsini toplamış!” Onlar, bütün yaptıklarını (defterlerinde) hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin, hiç kimseye zulmetmez.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve o gün kitap ortaya konulur, suçluların içinde oldukları ortamdan korktuklarını görürsün. “Ne oluyor bu kitaba! Küçük büyük, kapsamadığı hiçbir şey bırakmıyor” derler. Ve yaptıklarını önlerinde hazır bulurlar. Ve Rabbin hiç kimseye asla zulmetmez.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Kitap ortaya konunca, suçluların orada yazılı bulunanlardan korktuklarını görürsün. Onlar, “Vay halimize! Ne oluyor bu kitaba! Küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıyor?” derler. Yaptıklarını hazır bulurlar. Ama Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Defterleri konulacak, günah etmiş olanları görürsün, defterde olanlardan korkarak diyecekler ki: «Yazık bize! Ah, bu defter yok olaydı; küçük, büyük bırakmamış, hep saymış!»; ne iş yapmışlarsa, hazır bulurlar, hiç kimseye Tanrın haksızlık etmez!
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Qiyamət günü hər kəsin) əməl dəftəri qarşısına qoyulacaq. (Ya Rəsulum! O zaman) günahkarların orada (yazılmış) olanlardan qorxduqlarını görəcəksən. Onlar belə deyəcəklər: “Vay halımıza! Bu necə bir kitab imiş! O Bizim heç bir kiçik və böyük günahımızı gözdən qaçırmadan hamısını sayıb yazmışdır ki!” Onlar (dünyada) etdikləri bütün əməllərin (öz qarşılarında) hazır durduğunu görəcəklər. Rəbbin heç kəsə haqsızlıq etməz! (Hər kəs öz əməlinin cəzasını alacaqdır!)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Amellerin bulunduğu) kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın (Sabit Diskin) içindekilerden dolayı korkuya kapılmış görürsün. Bir yandan da: “Vay başımıza gelenlere! Ne biçim kitapmış bu; küçük büyük hiçbir davranışımızı atlamamış” derler. Onlar (bütün) yaptıklarını (en ince detayına kadar önlerinde) hazır bulurlar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez. 
C

Cemil Said (1924)

Herkesin a’mâlinin yazılı oldığı kitâb ellerine virilecek orada yazılmış olan şeylerden dolayı mücrimînin dûçâr-ı havf olarak "Hayf bize" didiklerini göreceksin Bu kitâbda en küçük ef’âlden en büyük ef’âle kadar hepsi yazılıdır. Hepsini görecekler Allâh kimseye zulüm itmez.
D

Diyanet Vakfı Meali

Kitap ortaya konmuştur: Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. «Vay halimize! derler, bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!» Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Amel defteri ortaya konunca, suçluların, onda yazılı olanlardan korktuklarını görürsün, "Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!" derler. İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

O gün herkesin amel defteri ortaya konulmuştur. Ey Muhammed! Günahkârların, amel defterlerinden korkarak: "Eyvah bize! Bu nasıl deftermiş ki, büyük küçük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış dökmüş" dediklerini görürsün. Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Defter de konulmuştur, artık o mücrimleri görürsün bulundukları haileden halecanlar içinde titreşiyor ve diyorlardır: «Eyvah bize! bu defter de ne acayib ne küçük komuş ne büyük hepsini zaptetmiş» ve bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır, Rabbın kimseye zulmetmez
E

Emrah Demiryent Meali

(Herkesin, bütün amellerinin kayıtlı olduğu) kitap (ortaya) konulmuştur. Suçluları, kitabın içindekilerden (dolayı), korkuya kapıldıklarını görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Ve Rabbin, hiç kimseye (hiçbir şekilde) zulmetmeyendir.
E

Erhan Aktaş Meali

Ve kitap ortaya kondu. O zaman suçluların onda olanlardan ürperdiklerini görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitap ki, büyük-küçük saymadık hiçbir şey bırakmamış.” derler. Yaptıkları her şeyi hazır buldular. Senin Rabb'in, hiç kimseye haksızlık yapmaz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķonıldı nāme pes göresin yazuķluları ķorķıcılar andan kim anuñ içindedür daħı eyidürler “iy vāveyli bize! “ne oldı uşbu nāmeye ķomaz giçi yazuķdan ne daħı ulu yazuķdan illā śaydı anı!” daħı buldılar anı kim işlediler ḥāżır daħı eylemez [154b] çalabuñ kimseye.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Kitab (meydana) konmuşdur. Görürsün ki günahkârlar onun içinde (yazılı) olanlardan (müdhiş) korkudadırlar. «Eyvah bize, derler, bu kitaba ne olmuş, küçük büyük hiç bir şey bırakmayıb onları saymış»! Onlar (bütün) işlediklerini hazır bulmuşlardır. Rabbin hiçbir (kimseye) haksızlık etmez.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Kitap (:amel defteri) ortaya konulunca, mücrimlerin kitabın içindekilerden dolayı kaygılandıklarını görürsün. “Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki küçük büyük hiçbir şey bırakmayıp her şeyi sayıp döküyor?” derler. İşlediklerini önlerinde hazır bulurlar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve kitab (amel defteri, ortaya) konulmuştur. Artık günahkârları görürsün ki onda(yazılı) olanlardan korkan kimseler olarak: “Vay hâlimize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş?” derler.(2) Böylece yaptıklarını hazır olarak bulmuşlardır. Rabbin ise hiç kimseye zulmetmez.
K

Kadri Çelik Meali

(Önlerine) Kitap konulmuştur; artık suçlu günahkârların, onda olanlardan dolayı dehşetle korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki: “Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük her şeyi sayıp döküyor?” Yapıp ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Artık kitap (amel defteri) ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, “Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” dediklerini görürsün. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
M

M. Pickthall (English)

And the Book is placed, and thou seest the guilty fearful of that which is therein, and they say: What Kind of a book is this that leaveth not a small thing nor a great thing but hath counted it! And they find all that they did confronting them, and thy Lord wrongeth no one.
M

Mahmut Kısa Meali

Derken, bütün iyiliklerin, kötülüklerin kaydedildiği kitaplarortaya konacak; bunun üzerine suçluların, orada yazılı olanları görünce, bundan dolayı korkudan titrediklerini göreceksin; “Vay başımıza gelenler!” diye feryat edecekler, “Bu nasıl bir kitapmış ki, küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini sayıp dökmüş!” Böylece, dünyada iken ne yapmışlarsa, hepsini karşılarında görecekler ve Rabb’in hiç kimseye zerre kadar haksızlık etmeyecek.
Çünkü Allah, insanı iyilik yapabilecek özelliklerde yaratmış, dostunu ve düşmanını da ona önceden tanıtmıştı:
M

Mahmut Özdemir Meali

Kitap ortaya konulmuştur. İçindeki şeylerden korkarak Suçlular’ı titremiş / ürpermiş görürsün.
Diyorlar ki: -"Eyvah bize! Bu kitap ne acayip!
Ne küçük bırakıyor, ne de büyük, hepsini tek tek sayıp döküyor!".
İşledikleri şeyleri hazır buldular.
Senin rabbin kimseye zulmetmez.
M

Mehmet Okuyan Meali

Kitap (amel defteri) ortaya konulacaktır. [*] Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmakta olduklarını göreceksin. (Onlar) “Ah, vay hâlimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş!” diyecekler. Yaptıklarını (karşılarında) hazır bulacaklardır. Rabbin, kimseye haksızlık etmeyecektir.
M

Mehmet Türk Meali

Ve amel defter(ler)i¹ (önlerine) konur. (İşte o zaman) günâhkârların, onda olanlardan dolayı dehşete kapıldıklarını ve: “Vay başımıza gelenlere! Bu nasıl bir kitapmış (böyle?) Küçük büyük demeden (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş.” dediklerini görürsün. (İşte onlar) böylece tüm yaptıklarını karşılarında tastamam hazır bulurlar. (Şunu iyi bil ki) Rabbin hiç kimseye asla zulmetmez.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! o gün herkesin sicili ortaya çıkacak, Hatta sicilin içeriğinden dolayı sen,suçluların şaşkın şaşkın: " Allah Allah! N'oluyor bu kitaba! Büyük küçük saymadık bir şey bırakmamış " dediklerini duyacaksın. O gün herkes, yaptığını ve Rabb'inin kimseye haksızlık etmediğini bizzat görecek...
M

Mehmet Çoban Meali

Yeryüzünde yaşarken yasalarına uymanız için gönderilen kitap, hesap günü ortaya konulur. Sonra yaşadığınız hayatın kayıtlarının yapıldığı kendi kitaplarınız ortaya konulur. Kitaplar ortaya konulunca, suçlular kitaplarının içinde bulunduğu şeylerden korkuya kapılır: "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki, küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
M

Muhammed Esed Meali

Ve [o Gün, herkesin dünyada yapıp-ettiklerine dair] sicil(ler) önlerine konduğunda, suçluların orada (yazılı) olanlardan irkildiklerini görürsün; “Vah bize! Nasıl bir sicilmiş bu! Küçük, büyük hiçbir şey bırakmamış, her şeyi hesaba geçirmiş!” derler. Ve yapıp-ettikleri her şeyi (kaydedilmiş olarak) önlerinde bulurlar; ve Rabbinin kimseye haksızlık yapmadığını [anlarlar].
M

Mustafa Çavdar Meali

Sonunda tutulan kayıtlar amel defterleri ortaya konulduğunda günahkârların orada yazılanlardan dehşete düşüp şöyle dediklerini görürsün: “Eyvahlar olsun bize bu nasıl bir kitapmış ki büyük küçük dememiş ne varsa hepsini sayıp dökmüş.” Ve yapıp ettikleri her şeyi orada kayıtlı bulacaklar. Zira senin Rabbin kimseye haksızlık etmez. 21/47, 69/18, 75/10...19
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Sonunda tutulan kayıt (önlerine) konulur; bunun üzerine suçluların orada gördüklerinden dolayı dehşetle irkildiklerini[²⁴⁰¹] ve şöyle dediklerini görürsün: “Vah başımıza gelenleeer! Bu nasıl bir kayıtmış ki küçük büyük dememiş, hepsini bir bir sayıp dökmüş!”[²⁴⁰²] Ve yapıp ettikleri her şeyi (kayda alınmış olarak) önlerinde bulurlar; zira senin Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
O

Orhan Kuntman Meali

Ve o gün kitap (herkesin amel defteri) ortaya konur. Günahkarların amel defterlerinde yazılı olanlardan dehşete kapıldıklarını görürsün. Onlar: "Eyvah bizlere (Ey helakimiz, nerdesin? Gel, artık şu korkunç sonu görmeye takatimiz kalmadı) Bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük amelimizin hepsini saymış, tesbit etmiş?" diye feryad ederler. İşte onlar (dünyadayken) yapmış oldukları (iyi kötü) herşeyi (amel defterlerinde) hazır (yazılmış) bulurlar. Rabbin hiçbir kimseye haksızlık etmez. (Herkese hak ettiği mükafat veya cezasını verir.) (Ey kafirler bu uyarılardan ibret alın da, sizi cehenneme sürükleyen şeytanın peşinden gitmeyin)
O

Osman Fırat Meali

Kitap (işlenen her şey) ortaya konulduktan sonra suçluları bir görsen; onun (kitabın) içindekilerden korkarak derler ki: "Vah bize, bu kitaba ne oluyor! Büyük küçük hiçbir şey ihmal edilmemiş, istisnasız her şey kaydedilmiş." Neyi işlemişlerse orada hazır bir vaziyette buldular. Senin rabbin kimseye zulmetmez.
S

Sardorxon Jahongir

So‘‎ng har bir kishining nomai a’moli bitilgan kitobi o‘‎z qo‘‎liga keltirib qo‘‎yiladi. Bas, gunohkorlarning undagi yozilgan narsalardan qo‘‎rquvga tushib: “Holimizga voy bo‘‎lsin! Bu qanday kitobdirki, na kichik va na katta gunohni qoldirmay, barchasini hisoblab qo‘‎yibdi”, – deyishlarini ko‘‎rasiz. Ular qilgan neki amallari bo‘‎lsa, barchasini hozir holda topadilar. Robbingiz hech kimga zulm qilmaydi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı kitāblar ḳonula mīzāna, pes göresin yaman kişileri ḳorḳarlar anuñiçinde olandan. Daḫı eydürler: Helāklik oldı bize, ne oldı bu kitāba ki ḳoymaz kiçi günāhı ve daḫı ulu günāhı, illā anı ṣaymışdur. Daḫı işledükleri[n] ḥāżırṭapdılar. Daḫı sizi yaradan Tañrı hīç kimseye ẓulm eylemez.
S

Suat Yıldırım Meali

İşte herkesin hesap defteri önüne konuldu. Mücrimlerin defterdeki kayıtlardan korktuklarını ve şöyle dediklerini görürsün: “Eyvah bize! Bu deftere de ne oluyor? Ne küçük komuş, ne büyük, yazılmadık şey bırakmamış! ”Böylece yaptıkları her şeyi yanlarında buldular. Şu kesin ki Rabbin kimseye zulmetmez. [3, 30; 75, 13; 4, 40; 21, 47]
S

Süleyman Ateş Meali

Kitap (ortaya) konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden korkarak: "Vah bize, bu Kitaba da ne oluyor, ne küçük ne de büyük hiçbir şey bırakmıyor, her (yaptığımız) şeyi sayıp döküyor!" dediklerini görürsün. Yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Rabbin kimseye zulmetmez.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ve defter-i a'mâl ortaya vaz' olunur. Mücrimleri görirsin ki o defterdeki şeylerden korkarlar ve "Vah başımıza! Bu nasıl bir defter ki ne küçük ve ne büyük bir şey terk itmeyüb hepsini saymışdır" dirler ve onda, işlediklerini kâmilen yazılı bulurlar. Rabbin kimseye zulüm itmez.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Defterleri önlerine konur. Günahkarların, defterde olanlardan korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki "Eyvah! Bu nasıl defter ki küçük büyük bırakmadan hepsini sayıp dökmüş.“ Yaptıkları her şeyi karşılarında hazır bulurlar. Senin Rabbin kimseye yanlış yapmaz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kitap ortaya konulmuştur. Günahkârların, onun içindekilerden korkup ürpererek şöyle dediklerini görürsün: "Vay başımıza! Ne biçim kitap bu! Ne küçük bırakmış ne büyük. Hepsini sayıp dökmüş!" Yapıp ettiklerini hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmiyor.
Y

Yusuf Ali (English)

And the Book (of Deeds) will be placed (before you); and thou wilt see the sinful in great terror because of what is (recorded) therein; they will say, "Ah! woe to us! what a Book is this! It leaves out nothing small or great, but takes account thereof!" They will find all that they did, placed before them: And not one will thy Lord treat with injustice.(2391)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve kitap (suhuf-u âmâl) meydana konmuştur. Artık günahkârları, onda olanlardan dolayı korkar kimseler görürsün ve derler ki: «Eyvah bizlere! Bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bir şey bırakmaksızın hepsini saymış, tesbit etmiş!» Ve yapmış oldukları şeyleri hazır buldular ve Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Kitap ortaya konmuştur. Mücrimleri onda yazılı olandan korkar halde görürsün. “Eyvah bize,” derler. “Bu kitabın hali ne? Küçük büyük hiçbir şeyi eksik bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” Böylece, yaptıkları herşeyi önlerinde bulurlar. Rabbin ise hiç kimseye haksızlık yapmaz.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Herkesin dünyada yapıp ettiğinin kaydedildiği) kitap (sicil, hayat filmi) önlerine konur. Artık suçluların o kitapta yazılı olan şeyler yüzünden, irkildiklerini görürsün. Onlar eyvah derler. Nasıl bir kitapmış bu! Ne küçük birşey bırakmış ne büyük, hepsini de sayıp dökmüş. Ve ne yaptılarsa hepsini de karşılarında bulurlar ve böylece Rabbinin kimseye haksızlık etmediğini anlarlar.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Kitap ortaya konulduğunda, içinde olanlardan dolayı suçluların, korku içine düştüklerini görürsün. Sonra onlar “Vay halimize! Bu nasıl bir kitap ki? Büyük dememiş, küçük dememiş bırakmadan, hepsini sayıp içine almış” derler. Onlar yaptıkları her şeyi karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin asla haksızlık yapmaz.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Âmal defterleri ortaya konulur. Günahkârları görürsün kî oradaki yazılardan korkarlar, «— Eyvah! Bize, neye bu âmal defterleri küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini saymış dökmüş, derler. Yaptıklarını hep önlerinde hazır bulurlar. Senin Rabbin hiçbir ferde zulüm etmez [⁴].
İ

İsmail Yakıt

Kitap/amel defteri, ortaya konur. Suçluların/günahkârların, orada yazılı olanlardan dolayı dehşete kapıldıklarını/ şafaklarının attığını [muşfikîn] görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitap/amel defteri ki, sayıp dökmediği büyük küçük hiçbir şey bırakmamış” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. (Ey Peygamber!) Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kitap ortaya konur. Görüyorsun, suçlular onun içindekilerden dolayı korkuya düşmektedirler. Derler ki: "Başımıza gelenler! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük ne varsa hepsini sayıp dökmüş. Onlar bütün ettiklerini karşılarında bulurlar. Senin çalabın hiç kimseye karşı kıyıcılık etmez.
Ş

Şaban Piriş Meali

Kitap ortaya konulduğunda suçluların onda (kayıtlı) olandan korktuklarını görürsün. Eyvah bize, bu kitap büyük küçük demeden hepsini olduğu gibi ortaya koyuyor. Yaptıklarını hazır bulurlar, Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Kehf Suresi 49. Ayet Meali ve Tefsiri

Kehf Suresi 49. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kehf Suresi 49. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kehf Suresi 49. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kehf Suresi 49. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim