Sureye Dön

Kehf Suresi Suresi, 14. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve kalplerini gerçeğe bağladık kalkıp da Rabbimiz, göklerin ve yeryüzünün Rabbidir, ondan başka bir mabuda tapmayız biz ve andolsun ki böyle bir şey söyledik mi gerçekten uzaklaşmış oluruz dedikleri zaman.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Kalplerini gerçeğe bağlamıştık. Öyle ki, kalkıp ayaklandıkları zaman yanlış yoldaki soydaşlarına veya mü'minlere zulmeden yöneticilerine: “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir” demişlerdi. “Biz asla O'ndan başka sahte ilahlara yalvarıp yakarmayacağız. Bunun aksini söylersek, çok çirkin birşey dile getirmiş oluruz.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Onların kalplerini rabıta ile (sağlam münasebet ve muhabbetle Hakka) bağlayıp güçlü ve metanetli kılmıştık. (Kâfir ve zalim Kralın önünde) Kalkıp dediler ki: “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’ndan başkasını İlah diye çağırmayız (ve sizin bâtıl yollarınıza uymayız. Şayet öyle yaparsak) gerçekten saçmalamış ve sapıtmış oluruz!” (Böylece Kralın ve adamlarının şaşkınlık ve sapkınlık içinde olduklarını vurguluyorlardı.)
A

Ahmet Tekin Meali

Onların akıllarını, kalplerini metin kıldık, sıkıntılara karşı iradelerini bileyledik. O yiğit gençler, ülkenin hükümdarının karşısına dikilerek:
“Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbidir. Biz onun dışında, kulları durumundakilere tanrı deyip, asla yalvarmayız. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.” dediklerini insanlara hatırlat.
A

Ahmet Varol Meali

Biz onların kalplerini sağlam kılmıştık. (Kralın önünde) durduklarında şöyle dediler: "Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O'ndan başkasına tapmayacağız. Aksi takdirde, andolsun ki, çok saçma bir söz söylemiş oluruz.
A

Ali Bulaç Meali

Onların kalpleri üzerinde (sabrı ve kararlılığı) rabtetmiştik; (Krala karşı) Kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: 'Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbi'dir; ilah olarak biz O'ndan başkasına kesinlikle tapmayız, (eğer tersini) söyleyecek olursak, andolsun, gerçeğin dışına çıkarız.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

(Padişah Dekyanos kâfirin huzurunda putlara tapmayı terkeden bu yiğitler), ayağa kalkıp da: “-Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir; asla ondan başkasına ilâh deyip tapmayız, o takdirde muhakkak saçma söylemiş oluruz.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Biz onların kalplerini sağlamlaştırdık. Kalktılar, “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmeyeceğiz. İşte o zaman (O’na eş koşarsak,) çok zulümlü, haksız bir söz söylemiş oluruz.”
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Onların kalplerini sağlamlaştırdık. O yiğitler, o ülkenin hükümdarı karşısında ayağa kalkarak dediler ki: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O'ndan başkasına tanrı demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Biz onların yüreklerin sağlamladık; kalktıklarında, dediler ki: «Bizim Tanrımız, göklerin de, yerin de Tanrısıdır, ondan özge bir Tanrıya dua etmeyiz, başka türlü dersek, biz taşkınlık ederiz
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar (rum qeysəri bütpərəst Diqyanusun hüzurunda) durub: “Rəbbimiz göylərin və yerin Rəbbidir. Biz Ondan başqa heç bir tanrıya ibadət etməyəcəyik. Əks təqdirdə, (Allahdan başqasına tapınacağıq, - söyləsək, küfr) danışmaqda həddi aşmış (ifrata varmış) olarıq!” – dedikləri zaman onların ürəklərinə qüvvət (mətanət) vermişdik.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Kalplerini öyle sağlamlaştırmıştık ki, doğrulup (birbirlerine): “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz asla O’ndan başkasına kulluk etmeyeceğiz, yalvarıp yakarmayacağız, (eğer böyle bir şey yaparsak) çok çirkin bir şey yapmış oluruz!”
C

Cemil Said (1924)

Kalblerini tahkîm itdik. Kalkdıkları vakit: "Bizim rabbimiz semâvâtın ve arzın rabbidir, Ândan başka Allâh’a tapmıyacağız. Yoksa bir cürüm işlemiş oluruz"
D

Diyanet Vakfı Meali

Onların kalplerini metîn kıldık. O yiğitler (o yerin hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: «Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan başkasına tanrı demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

13,14,15. Onların olayını sana Biz gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış birkaç gençti. Onların hidayetlerini artırmış ve kalblerini pekiştirmiştik. Durup, şöyle demişlerdi: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O'nu bırakıp başka bir tanrıya yalvarmayız, yoksa and olsun ki, batıl söz söylemiş oluruz. Şu bizim milletimiz, Allah'ı bırakıp O'ndan başka tanrılar edindiler. Onların gerçek olduğuna apaçık delil getirmeleri gerekmez mi? Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir?"
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

14,15. Kalkıp da, “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O’ndan başkasına asla ilâh demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, O’ndan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?” dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Oranın hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan başkasına ilâh deyip tapmayız, yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

O vakıt ki kıyam ettiler de dediler: bizim rabbımız Göklerin ve Yerin rabbı, biz ıhtimali yok ondan başka bir ilâhe tapmayız, doğrusu o surette cidden saçma söylemiş oluruz
E

Emrah Demiryent Meali

Biz onların kalplerini (sabır ve metanet ile) kuvvetlendirdik. (Putlara tapmayı reddeden bu yiğitler, hükümdar Dakyanus kâfirine karşı) kıyam ettiklerinde, demişlerdi ki: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına ilâh demeyiz, (şayet) öyle bir şey yapacak olursak, haddi aşan bir söz söylemiş oluruz.
E

Erhan Aktaş Meali

Onların kalplerini pekiştirdik. Kıyam ederek¹: “Bizim Rabb'imiz, göklerin ve yeryüzünün Rabb'idir” dediler. Ondan başkasını asla ilah diye çağırmayız. Yoksa kesinlikle saçmalamış oluruz.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı baġladuķ göñülleri üzere ol vaķt kim ŧurdılar pes eyittiler “çalabumuz gökler çalabı’sıdur daħı yirüñ. hergiz oķımayavuz andan ayruķ Tañrı bayıķ eyittük eger ayruķ Tañrı oķırsavuz andan ḥaddan geçmek.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

14,15. Ve (zaalim hükümdarın önünde) dikilib de: «Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına Tanrı demeyiz. (Dersek) o halde, andolsun ki, hakıykatden uzaklaşmış oluruz. Şunlar, şu bizim kavmimiz Ondan (Allahdan) başka Tanrılar edindiler. Bunların üzerine baari açık bir bürhan getirselerdi ya. Artık Allaha karşı yalan yere iftira edenlerden daha zaalim kimdir?» dedikleri zaman onların kalblerini (sabr ve sebat ile tamamen Hakka) bağlamışdık.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onların düşüncelerini sağlamlaştırdık. Kıyam ettiklerinde: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz kesinlikle O’ndan başkasına ilah olarak kulluk etmeyiz. Aksini söyleyecek olursak yemin olsun ki saçmalamış oluruz.” demişlerdi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve (kralın önünde) ayağa kalktıklarında onların kalblerini kuvvetlendirdik de şöyle dediler: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir! O'ndan başkasına aslâ ilâh olarak yalvarmayız! Yoksa yemîn olsun ki bâtıl söz söylemiş oluruz.”
K

Kadri Çelik Meali

Onların kalplerini (sabır ve kararlılıkla) pekiştirmiştik de (krala karşı) kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. İlah olarak biz O'ndan başkasına kesinlikle tapmayız, (eğer tersini) söyleyecek olursak, şüphesiz gerçeğin dışına çıkarız.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

(Haksızların karşısında) ayağa kalkıp şöyle derken onların yüreklerini güçlendirdik: “Bizim rabbimiz, göklerin ve yerin rabbidir; O’ndan başkasına asla tanrı deyip yakarmayız. Yoksa kesinlikle yanlış bir şey dillendirmiş oluruz.
M

M. Pickthall (English)

And We made firm their hearts when they stood forth and said: Our Lord is the Lord of the heavens and the earth. We cry unto no god beside Him, for then should we utter an enormity.
M

Mahmut Kısa Meali

Ve sarsılmaz bir cesaret ve kararlılıkla yüreklerini perçinlemiştik. Hani onlar, zâlim yöneticilerin karşısına dikilerek haykırmışlardı: “Bizim kendisine boyun eğeceğimiz biricik Efendimiz, göklerin ve yerin gerçek sahibi, yöneticisi ve Rabb’i olan Allah’tır!Bu yüzden biz, O’ndan başka bir ilahın egemenliğini asla tanımayacak; zulüm sistemini ayakta tutmak için uydurduğunuz o sahte ilahlarınıza hiçbir zaman yalvarıp yakarmayacağız! Aksi hâlde, Rabb’imizin asla razı olmayacağı saçma bir söz söylemiş oluruz!”
M

Mahmut Özdemir Meali

Kıyam ettiklerinde / kalkıp diklendiklerinde kalblerine kuvvet verdik. Dediler ki:
-"Bizim rabbimiz Yer’in ve Gökler’in rabbidir.
O’ndan başka bir ilaha asla dua etmeyeceğiz / yalvarmayacağız.
O zaman haktan uzak / saçma söylemiş oluruz".
M

Mehmet Okuyan Meali

Onların kalplerini sağlam kılmıştık. Hani onlar ayağa kalkarak şöyle demişlerdi: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’nun peşi sıra hiçbir ilaha asla yalvarmayacağız. O takdirde şüphesiz ki saçma konuşmuş oluruz. [*]
M

Mehmet Türk Meali

Ve Biz, onların kalplerine metanet de verdik.¹ Onlar kıyam ettiklerinde: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbi’dir; biz Ondan başkasını ilâh kabul edip asla tapmayız. (Eğer bunun tersini) söyleyecek olursak işte o zaman, gerçekten saçmalamış oluruz.” dediler.
M

Mehmet Çakır Meali

kalpleriyle bağlantı kurduk. Aralarında şöyle bir konuşma geçti: Biri: " bizim Tanrımız, göklerin ve yerin sahibidir. " Diğeri: " Ondan başka bir tanrıya asla el açmayız. " Öbürü: " O zaman biz de saçmalamış oluruz. "
M

Mehmet Çoban Meali

Onların kalplerini güçlendirmiştik. Ayağa kalkıp dediler ki: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına ilah demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz!"
M

Muhammed Esed Meali

kalplerini pekiştirmiştik; öyle ki, doğrulup [birbirlerine]: ¹⁵ “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir”, demişlerdi “Biz asla O’ndan başkasına yalvarıp yakarmayacağız, [çünkü böyle bir şey yaparsak] çok çirkin bir şey dile getirmiş oluruz!
M

Mustafa Çavdar Meali

Ve onların yüreğine cesaret vermiş ve şöyle demişlerdi: – Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin rabbidir. O’ndan başka bir ilaha asla dua ile yalvarmayacağız. Aksi halde gerçeğe aykırı saçma sapan bir söz söylemiş oluruz. 6/56, 19/65, 21/56
M

Mustafa İslamoğlu Meali

ve yüreklerini (imanda) sabit kılmıştık. (Küfre) başkaldırdıkları zaman (aralarında) şöyle konuşmuşlardı: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir! Asla O’nu bırakıp da, ilâh diye başkalarına kulluk etmeyiz! Hadi böyle dedik diyelim, işte o zaman haktan uzaklaşıp haddi aşmış oluruz.
O

Orhan Kuntman Meali

Onların kalplerine sabır ve metanet aşılamıştık ki (o yerin zalim olan hükümdarının karşısında) ayağa kalkarak "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir, biz O'ndan başkasını ilah edinip asla tapmayız, aksi takdirde biz doğru yoldan uzaklaşmış oluruz" diyebilmişlerdi. (Hükümdar onlara ceza vermeden evvel bir hafta mühlet verince de, kendi aralarında)
O

Osman Fırat Meali

Onlar ayağa kalkıp: “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O’ndan başka bir ilah çağırmayız; çağırırsak saçma bir şey söylemiş oluruz” dedikleri zaman, kalplerini sapasağlam yapmıştık.
S

Sardorxon Jahongir

Biz ularning qalblarini iymon bilan quvvatlantirdik. O‘‎shanda ular zolim shoh qarshisida turib: “Bizning Robbimiz osmonlar va Yerning Parvardigoridir. Undan boshqa Ilohga aslo iltijo qilmaymiz. Aks holda, nohaq so‘‎zni aytgan bo‘‎lamiz”, – dedilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ṣabr eylemek bile berkitdük yüreklerini. Ol vaḳt ki muḥkem durdılarAllāh yolında. Eyitdiler: Bizi yaradan Tañrı gökleri ve yirleri yaradandur,didiler. Ṭapmaz‐biz andan özge bāṭıl ma‘būdlara. Ol vaḳtda biz ḥaḳdan ıraḳsöz itmiş olur‐biz.
S

Suat Yıldırım Meali

Kalplerine kuvvet ve metanet verdik de onlar ayağa kalkıp: “Rabbimiz, dediler, göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan başka hiçbir ilaha yönelmeyiz. Şayet böyle bir şey yapacak olursak, gerçek dışı, pek saçma bir söz söylemiş oluruz. ”
S

Süleyman Ateş Meali

Kalblerinin üstüne metanet bağlamıştık. Kalktılar, dediler ki: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O'ndan başkasına Tanrı demeyiz. Yoksa saçma söylemiş oluruz."
S

Süleyman Tevfik (1927)

(Zamânın meliki karşısında) durub: "Rabbimiz göklerin ve yerin rabbidir. Ondan başka bir ilâha 'ibâdet itmeyiz, eğer 'ibâdet ideriz der isek yalan söylemiş oluruz" didikleri zamân biz onların kalblerine kuvvet ve cesâret virdik.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kalplerini de sağlamlaştırmıştık. Kalkıp demişlerdi ki "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir[*]. Biz onunla aramıza bir ilah koyup yalvarmayız. Öyle olsa gerçek dışı bir konuşma yapmış oluruz.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Kalpleriyle aramızda bir bağ kurduk/kalplerini dayanıklı kıldık. Kalkıp şöyle dediler: "Rabbimiz, göklerin ve yerin rabbidir. O'ndan başka hiçbir ilaha yakarmayız. Aksini yaparsak saçma söz söylemiş oluruz."
Y

Yusuf Ali (English)

We gave strength to their hearts:(2343) Behold, they stood up(2344) and said: "Our Lord is the Lord of the heavens and of the earth: never shall we call upon any god other than Him: if we did, we should indeed have uttered an enormity!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve onların kalplerini kuvvetlendirdik, o vakit ki kıyam ettiler de dediler ki: «Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir, O'ndan başkasına bir ilâh diye tapamayız. Diyecek olsak elbetteki haktan pek uzak bir söz söylemiş oluruz.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Hükümdara karşı çıktıklarında, Biz onların kalplerine metanet verdik. Onlar “Rabbimiz, Göklerin ve Yerin Rabbidir,” dediler. “Biz ondan başka bir tanrıya dua etmeyiz; öyle birşey yaparsak saçmalamış oluruz.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onların gönüllerini (yurtlarından çıkıp gitmek üzere iman, sabır ve kararlılıkla) pekiştirmiştik de (zalim krala karşı) kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerkürenin (tüm evrenin) Rabbidir. Biz O’ndan başka bir ilaha asla dua ile yalvarmayız. (Eğer tersini) söyleyecek (veya yapacak) olursak, şüphesiz gerçeğin dışına çıkmış oluruz.”
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Onların “Rabbimiz göklerin ve yerinde Rabbidir. Biz ondan başkasını ilah edinip, asla o sahte ilahlara yardım etmesi için dua etmeyeceğiz. Eğer böyle yaparsak inandığımız doğrulardan uzaklaşmış oluruz” demişler ve inandıklarını yaşamlarına geçirdikleri için (kıyam etmişler), bizde onların kalplerinin doğru inançlarını pekiştirmiştik.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar, padişahlarının önünde durup şöyle söyledikleri zaman onların kalplerine kuvvet ve metanet vermiştik: «— Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. O/ndan başka hiçbir tapacağa tapmayız. Böyle [⁸] dersek küfürde haddi aşmış bir söz söylemiş oluruz».
İ

İsmail Yakıt

Biz onların kalplerinin üstüne (metânet) bağlamıştık/ kalplerini güçlü kılmıştık. (Müşrik baskılara karşı) kalktılar dediler ki: “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’ndan başkasına asla tanrı demeyiz. (Yoksa) Andolsun biz gerçeğe aykırı/saçma bir söz söylemiş oluruz.”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yüreklerini de pekiştirmiştik. O gün onlar durup şunu demişlerdi: "Bizim çalabımız yerlerin, göklerin çalabıdır. Biz Onu bırakıp da başka bir tanrıya tapmayız. Eğer tapacak olursak ant olsun ki sınırları aşmış oluruz.
Ş

Şaban Piriş Meali

Ayağa kalkarak:-Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan başka bir ilaha dua etmeyeceğiz. Yoksa batıl söz söylemiş oluruz, dedikleri zaman onların kalplerini sağlamlaştırmıştık.

Kehf Suresi 14. Ayet Meali ve Tefsiri

Kehf Suresi 14. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kehf Suresi 14. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kehf Suresi 14. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kehf Suresi 14. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim