Sureye Dön

Kalem Suresi Suresi, 26. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ama bahçeyi o perişan haliyle görünce: “Herhalde biz yanlış yere gelmişiz, bizim bahçe burası değildir veya biz sapık insanlarız fakir ve yoksulları haklarından mahrum etmeye çalışıyoruz” dediler.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ama onu (bahçeleri tarumar edilmiş) görünce: "Muhakkak biz (gideceğimiz yeri ve yolu) şaşırmışız ve yanlış gelmişiz" demişlerdi.
A

Ahmet Tekin Meali

Bağı, bahçeyi gördüklerinde:
“Galiba biz yanlış yere geldik.” dediler.
A

Ahmet Varol Meali

Fakat onu (bahçeyi) gördüklerinde: "Herhalde yanlış geldik" dediler.
A

Ali Bulaç Meali

Ama onu görünce: 'Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız' dediler.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Vakta ki o bahçeyi (böyle yanmış kapkara) gördüler : “-Biz, herhalde yanlış gelmişiz.” dediler.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Bahçeyi gördükleri zaman: “Bir gerçekten yolumuzu şaşırdık…
B

Bayraktar Bayraklı Meali

25,26,27,28. Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, “Biz yanlış yere geldik” dediler. Kimileri de, “Hayır, biz mahvolmuşuz” dediler. İçlerinden en feraset sahibi, “Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?” dedi!”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bahçelerin görünce, derler ki: «Biz yolu şaşırmışız
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Bağı) bu vəziyyətdə (yanıb külə dönmüş) gördükdə dedilər: “Yəqin ki, (yolumuzu) azmışıq!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Fakat bahçeyi o halde görünce: “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız (yanlış yere geldik)!” dediler.
C

Cemil Said (1924)

26,27. Bağçenin ne hâle geldiğini gördükleri vakit "Eyvah biz yanılmışız meyvelerimiz mahv oldı" diyu bağırdılar.
D

Diyanet Vakfı Meali

Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

26,27. Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Fakat bahçeyi o hâlde gördüklerinde, “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!” dediler.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Vakta ki o bağı gördüler, biz, dediler: her halde yanlış gelmişiz
E

Emrah Demiryent Meali

Fakat bahçelerini (yanmış/küle dönmüş bir hâlde) gördüklerinde, “Galiba biz yolumuzu şaşırdık da yanlış bir yere geldik” dediler.
E

Erhan Aktaş Meali

Fakat onu gördüklerinde: “Herhalde yanlış yere geldik!” dediler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim gördiler anı eyittiler “bayıķ biz azmışlaruz.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Fakat onu (bu halde) görüverince dediler ki: «Her halde biz yanlış gelenleriz».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Ama bahçeyi görünce: “Biz kesinlikle yolumuzu şaşırdık.” dediler.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Fakat orayı (bahçeyi o perişan hâlde) gördüklerinde: “Muhakkak biz, elbette(bahçesinin yolunu) şaşıran kimseleriz (her hâlde yanlış yere geldik!)” dediler.
K

Kadri Çelik Meali

Ama onu görünce, “Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmış olmalıyız” dediler.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

26-27. Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.
M

M. Pickthall (English)

But when they saw it, they said: Lo! we are in error!
M

Mahmut Kısa Meali

Derken bahçelerine varıp da, onu yanmış, yıkılmış bir hâldegörünce, “Galiba biz yolumuzu şaşırdık!” dediler.
M

Mahmut Özdemir Meali

Orayı gördüklerinde dediler ki: -"Biz, elbette yolu şaşırdık".
M

Mehmet Okuyan Meali

Fakat bahçeyi gördüklerinde “Biz (herhâlde) yolumuzu şaşırdık!” demişlerdi.
M

Mehmet Türk Meali

26,27. Ama o (bahçeyi o halde) görünce (önce): “Biz herhalde yanlış gelmişiz” dediler. (Sonra da): “Hayır, biz tam tersine (bütün servetimizden) yoksun bırakıldık.” dediler.
M

Mehmet Çakır Meali

26,27. afalladılar: " Aaa! Galiba yeri şaşırdık. // Yoo. Olamaz! Mahvolduk " dediler.
M

Mehmet Çoban Meali

Bahçelerini görünce: "Herhalde biz yolu şaşırıp yanlış bahçeye geldik." dediler. Bahçelerini tanıyamamışlardı. Çünkü bahçelerinin yerinde kupkuru simsiyah topraklar bulunuyordu. Her şey yanıp kül olmuştu.
M

Muhammed Esed Meali

Ama bahçeye bakıp onu [tanınmaz halde] görünce: “Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız!” diye bağırdılar;
M

Mustafa Çavdar Meali

Nihayetinde bahçeyi gördüklerinde şaşkınlık içinde: -Biz herhalde yanlış bir yere geldik, dediler. 57/20
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Derken, bahçeyi o halde görünce (tanıyamadılar ve) “Biz yolumuzu şaşırmışız (galiba)” dediler.
O

Orhan Kuntman Meali

Fakat bahçelerini -yanmış kül olmuş halde- görünce (ilkin) "Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız" dediler. (Fakat sonra gerçeği anladılar da)
O

Osman Fırat Meali

Ne zaman ki onu (bahçeyi) gördüler: "Kuşkusuz biz (bu bizim bahçe değil) yanlış geldik" dediler.
S

Sardorxon Jahongir

Bas, qachonki, u bog‘‎ni kulga aylangan holda ko‘‎rgan paytlarida, avval: “Chindan ham, bizlar boshqa boqqa kelib, yo‘‎ldan adashib qoldik, – dedilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki anı ol ḥālde gördiler, eyitdiler: Biz azmışlaruz.
S

Suat Yıldırım Meali

Bahçeyi görünce: apışıp kaldılar. “Galiba yolu şaşırdık, yanlış yere geldik! ” dediler.
S

Süleyman Ateş Meali

Fakat bahçeyi görünce: "Herhalde biz yolu şaşırdık." dediler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Bostanı görince: "Biz yolumızı şaşırdık" didiler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Bahçeyi görünce: “Biz, kesinlikle başka bir yere geldik!” dediler.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Fakat bahçeyi görünce: "Yahu, biz yanlış gelmişiz." dediler!
Y

Yusuf Ali (English)

But when they saw the (garden), they said: "We have surely lost our way:(5611)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki o bostanlarını (o halde) gördüler, dediler ki: «Şüphe yok bizler elbette sapık kimseleriz.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bir de ne görsünler! “Herhalde biz yanlış geldik” dediler.
İ

İhsan Aktaş Meali

Onu (bahçelerini o hâlde) gördükleri zaman (burası bahçemiz değil) “mutlaka biz yolu şaşırmış olmalıyız!’’dediler.
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sonra tarlada ürünlerini gördüklerinde “Galibe biz yolumuzu şaşırdık” dediler.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Bahçeyi harap olmuş görünce tereddüde düşerek «— Yolu şaşırmışız,
İ

İsmail Yakıt

Fakat (bahçeyi) gördüklerinde dediler ki: “Biz mutlaka yolu şaşırdık.”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak, bahçeyi öyle görünce: "Biz yolu şaşırdık" dediler.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onu gördüklerinde:-Yolu şaşırdık, dediler.

Kalem Suresi 26. Ayet Meali ve Tefsiri

Kalem Suresi 26. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kalem Suresi 26. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kalem Suresi 26. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kalem Suresi 26. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim