Sureye Dön

Kâf Suresi Suresi, 45. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Biz daha iyi biliriz ne dediklerini ve senin, onlara, dilediğini yapacak bir kudretin yok, artık, azaptan korkana Kur'an'la öğüt ver.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Biz o inkârcıların ne dediklerini daha iyi biliriz. Senin onları zorla yola getirmeye de gücün yetmez. Ama sen yine de, benim uyarımdan korkanlara, bu Kur'ân vasıtasıyla hatırlatmada bulun.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Nebim!) Biz onların (Senin ve Dinim hakkında) neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver. (Gerisini Bize bırak ve seyret ki sonları nasıl olacaktır?)
A

Ahmet Tekin Meali

Biz onların söylediklerini iyi biliriz. Sen onlara zorbalıkla, diktatörlükle İslâm'ı kabul ettirmeye memur değilsin. O halde, benim tehdidimden korkanlara, bu Kur'ânı tebliğ et, Kur'ân ile öğüt ver.
A

Ahmet Varol Meali

Biz onların ne söylediklerini daha iyi biliyoruz. Sen onların üzerlerinde bir zorlayıcı değilsin. O halde sen tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver.
A

Ali Bulaç Meali

Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Biz, onların (Kureyş kâfirlerinin) neler demekte olduklarını pek alâ biliyoruz. Sen de onlara karşı (imana) zorlayıcı değilsin. O halde sen benim tehdîdlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüd ver.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Biz, onların ne dediğini çok iyi biliyoruz. Ve sen, onlara karşı zorlayıcı olamazsın. Sen sadece, azabımdan korkanları Kur’an ile uyar!
B

Bayraktar Bayraklı Meali

O halde onların ne dediklerini en iyi biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Sen, benim tehdidimden korkanlara Kur'ân ile öğüt ver![581]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Biz onların dediklerini iyi biliriz, sen onları zorlayıcı değilsin, benim korkutmamdan korkan bir kimseyi Kur'an ile öğütle
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz onların nə dediklərini çox gözəl bilirik. (Ya Peyğəmbər!) Sən onlara zor edən (onları zorla imana gətirən) deyilsən. Sən Mənim təhdidimdən (əzabımdan) qorxablara Qur’anla öyüd-nəsihət ver!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Biz onların, (inkârcıların diriliş konusunda) ne söylediklerini iyi biliriz. Sen onları hiçbir şekilde (inanmaya) zorlayamazsın. Ama sen yine de benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver. 
C

Cemil Said (1924)

Biz kâfirlerin ne dediğini pek a’lâ biliyoruz. Sen ânları icbâr idecek değilsin. Tehdîdlerimden korkanlara Kur’ân ile nasîhat it.
D

Diyanet Vakfı Meali

Biz onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onların dediklerini Biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran'la öğüt ver.*
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O hâlde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur’an ile öğüt ver.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Biz onların söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onlara karşı zor kullanacak değilsin. O halde sen, benim tehdidimden korkanlara bu Kur'ân ile öğüt ver.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Biz pek a'lâ biliyoruz ki ne diyorlar, maamafih sen onlara karşı bir cebbar değilsin, şimdi sen benim veîdlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüd ver
E

Emrah Demiryent Meali

Biz onların (müşriklerin) ne söylediklerini, (öldükten sonra dirilmeyi inkâr ettiklerini) gâyet iyi biliyoruz. Sen onların üzerlerinde bir zorlayıcı değilsin. (Hakkı kabul ettirmek için zor kullanacak değilsin.) O hâlde (Habibim, o haddi aşan kâfirlerin söylediklerine üzülme), sen tehdidimden (azabımdan) korkanlara, Kur’ân’la öğüt ver (meye devam et).
E

Erhan Aktaş Meali

Onların ne dediklerini en iyi Bileniz. Sen, onları zorla yola getirecek değilsin. O halde Benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an'la öğüt ver.
E

Eski Anadolu Türkçesi

biz bilüriregüz anı kim eydürler. daħı degülsin anlaruñ üzere musallaŧ pes öġüde ķur’ān-ıla anı kim ķorķar ķorķıtmaġumdan.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Biz onların neler demekde olduklarını çok iyi bileniz. Onların üstünde bir zorba değilsin sen. Onun için benim tehdidimden korkacaklara (sâdece) Kur'an ile öğüt ver.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onların söylediklerini biz daha iyi biliriz. Sen onlar üzerinde zor kullanacak değilsin. O halde tehdidimden korkanlara Kur’ân ile hatırlatma yap.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Biz onların söylemekte olduklarını en iyi bileniz; sen ise onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin; o hâlde, tehdîdimden korkanlara Kur'ân ile nasîhat et!
K

Kadri Çelik Meali

Biz onların neler söylemekte olduklarını daha iyi biliriz ve sen onların üzerinde bir zorlayıcı da değilsin; o halde benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onların ne dediklerini biz daha iyi biliyoruz. Sen onları zorlamakla görevli değilsin, uyarımızı ciddiye alanlara Kur’an’ı durmadan oku!
M

M. Pickthall (English)

We are best aware of what they say, and thou (O Muhammad) art in no wise a compeller over them. But warn by the Qur’an him who feareth My threat.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Peygamber! Biz onların bu uyarılar karşısında ne söylediklerini gâyet iyi biliyoruz. Üzülme, sen onlar üzerinde bir zorlayıcı değilsin.Senin görevin, onları zorla imana getirmek değildir. Sen ancak uyarabilirsin, fakat doğrudan doğruya Allah’ın kitabıyla: Öyleyse, uyarılarımdan korkanlara Kur’an ile öğüt ver!
M

Mahmut Özdemir Meali

Ne söylüyorlarsa, biz çok iyi biliyoruz. Sen onlar üzerinde zorlayıcı değilsin.
Benim va’îdimden / vaadimden / tehdidimden korkan kimselere Kur’ân ile öğüt ver!
M

Mehmet Okuyan Meali

Onların söylediklerini çok iyi bileniz. Sen onların üzerinde asla zorba değilsin. [*]Tehdidimden korkanlara (gerçeği) Kur’an’la hatırlat! [*]
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı da değilsin. Öyleyse Benim tehdidimden korkanlara, Kur’ân ile nasîhat et.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! biz onların ne dediklerini biliyoruz. Onların başında bitecek halin de yok. Sen, sadece benim tehditlerimden korkanları Kuran’la yatıştır yeter.
M

Mehmet Çoban Meali

Biz inkârcıların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde baskı yapan bir zorba değilsin. Onlara hiçbir şeyi zorla kabul ettiremezsin. O halde sen sana bildirdiğimiz gerçekleri, insanların iyiliği için yaptığımız uyarıları onlara anlat! İnanıp inanmamaları seni ilgilendirmez. Senin görevin sadece bildirmek, sadece uyarmaktır. Öğüt almak için sana gelenlere Kur’an ile öğüt ver! Onları Kur’an’la eğit!
M

Muhammed Esed Meali

Biz onların, [o yeniden dirilmeyi inkar edenlerin] ne söylediklerini iyi biliyoruz; ve sen onları hiçbir şekilde [inanmaya] zorlayamazsın. Ama sen yine de Benim uyarımdan korkabileceklere bu Kur’an aracılığıyla hatırlatmada bulun.
M

Mustafa Çavdar Meali

Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onları zorla inandıracak değilsin. Öyleyse sen benim tehdidimden korkanlara Kuran ile öğüt vermeye devam et! 6/19, 21/45, 87/9-10
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Biz onların neler söylediğini çok iyi biliyoruz; ne ki sen onları zorla (inandıracak) bir zorba değilsin:[⁴⁶⁹⁹] şu halde sen, Benim tehditlerimden korkanları bu Kur’an aracılığıyla uyarmaya devam et!
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Biz onların -senin hakkında- neler dediklerini elbet biliriz. Sen onların üzerine bir zorba değilsin. (Hidayete zorlamak senin görevin değildir) Sen ancak tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.
O

Osman Fırat Meali

Biz ne söylediklerini biliyoruz. Ve sen onların üzerine zorba değilsin; vaad ettiğimden korkana Kur’an’la hatırlat.
S

Sardorxon Jahongir

Biz kofirlar aytayotgan gaplarni yaxshi bilamiz. Ey Rasulim, siz ularning ustida dinga majburlovchi emassiz. Bas, ushbu Qur’on bilan Mening tahdidimdan qo‘‎rqadigan kishilarga nasihat qiling.
S

Satıraltı Meal (1534)

Biz bilürüz anlar söylegeni. Daḫı sen anlar üstine musallaṭ degülsin. Pesögütle Ḳur’ān‐ıla ol kimseleri ki benüm ‘aẕābumdan ḳorḳarlar.
S

Suat Yıldırım Meali

Biz onların aykırı iddialarını pek iyi biliyoruz, ama sen onları kuvvet kullanarak imana getirecek bir zorba değilsin. Sen sadece uyaran bir elçisin. Senin yapacağın iş, sadece tehdidimden endişe edecek kemseleri Kur'ân ile irşad etmektir. [13, 40; 88, 21-22; 2, 272]
S

Süleyman Ateş Meali

Biz onların ne dediklerini biliyoruz. Sen onların üstünde bir zorlayıcı değilsin, sadece tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Biz onların didiklerini biliriz. Sen onların üzerine cebr idici değilsin. 'Azâb ve va'îdimizden korkanlara Kur'ân'la va'az it.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Biz onların ne dediğini iyi biliriz. Sen üstlerinde bir zorba değilsin; tehdidimden korkanları Kur’an ile bilgilendir.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üstüne bir zorba değilsin. O halde, benim tehdidimden korkanlara sadece Kur'an'la öğüt ver.
Y

Yusuf Ali (English)

We know best what they(4985) say; and thou art not one to overawe them by force. So admonish with the Qur´an such as fear My Warning!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Biz onların neler söyler olduklarını pek iyi bileniz ve sen onların üzerlerine bir cebredici değilsin. Artık Benim tehdidim- den korkacaklara Kur'an iIe öğüt ver.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Onların ne dediğini Biz pekalâ biliyoruz. Sen onlar üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Benim tehdidimden korkanlara sen Kur'ân ile öğüt ver.
İ

İhsan Aktaş Meali

(Resulüm!) Biz onların ne söylediklerini iyi biliriz. Zaten sen onların (insanların) üzerinde bir zorlayıcı değilsin (onları hiçbir şekilde inanmaya, İslam’ı kabul etmeye zorlayamazsın, böyle bir yetkin de yoktur). Ama sen yine de (bütün insanlara ve özellikle) benim uyarımdan korkabileceklere (uyarılarımı önemseyip dikkate alabilecek kimselere) bu Kur’an aracılığıyla (sadece) öğüt ver. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Biz onların söylediklerinin hepsini en iyi bileniz. Sen onları zorlayıcı değilsin. Sen, benim vaat ettiğimden korkanları, yalnızca Kur’an ile hatırlat / öğüt ver.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Biz onların dediklerini herkesten iyi biliriz, sen onları zorla yola getirecek değilsin. O/nun için benim tehdidimden korkanlara Kur/an/la ihtarda bulun.
İ

İsmail Yakıt

Onların söylediklerini Biz çok iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin.²⁴ O hâlde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur’an’la öğüt ver.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onların bütün dediklerini herkesten iyi biliyoruz. Onları zorlamak sana düşmez. Onun için Benim verdiğim göz dağından korkanları Kur’an ile öğütle.
Ş

Şaban Piriş Meali

Onların söylediklerini biz daha iyi biliriz. Sen, onları zorlayacak değilsin. Bu sebeple tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

Kâf Suresi 45. Ayet Meali ve Tefsiri

Kâf Suresi 45. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kâf Suresi 45. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kâf Suresi 45. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kâf Suresi 45. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim