Sureye Dön

Kâf Suresi Suresi, 19. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ölüm baygınlığı, gerçek olarak gelip çattı mı buydu işte denir, senin kaçıp durduğun.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ölüm baygınlığı gerçek olarak gelip çattı mı, ona işte bu senin kaçıp durduğun şeydir denilir.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bir gün kesinlikle) O ölüm sekerat ve sersemliğinin gelmesi haktır ve (insana) "İşte bu, senin yan çizip-kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman haliniz nasıl olacaktır?)
A

Ahmet Tekin Meali

Kurulu ilâhî düzenin gereği, varlığında şüphe olmayan hak ilâh Allah'ın icraatıyla ölüm sarhoşluğu gerçekleştiği zaman:
“İşte ey insan, bu senin öteden beri kaçtığın şeydir.”denir.
A

Ahmet Varol Meali

Bir de ölüm sarhoşluğu gerçek olarak gelmiştir. "İşte bu kendisinden kaçtığın şeydir."
A

Ali Bulaç Meali

O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) 'İşte bu, senin yan çizip-kaçmakta olduğun şeydir' (denildiği zaman da).
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Bir de ölüm sarhoşluğu (can çekişme) gerçek olarak gelmiştir. (Ey insanoğlu!) işte bu, senin kaçıp durduğun şey!...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve hak ile (o insanın) ölüm sekeratı başlar. İşte (ey insan!) kaçıp kurtulmak istediğin şey budur.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelecek, “İşte ey insan! Bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir” denecek.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Gerçekten ölümün devşirmesi gelince: «İşte budur kendisinden kaçmış olduğun
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Ölüm (ölüm bihuşluğu), həqiqətən, gələcəkdir. (Ey insan!) Bu sənin qorxub qaçdığın (cürbəcür vasitələrlə canını qurtarmaq istədiyin) şeydir!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Bir gün) ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona: “İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” (denir).
C

Cemil Said (1924)

Sekerât-ı mevt geldiği vakit "İşte te’hîrine çalışdığın ölüm" dinilecekdir.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir de: İşte (ey insan) bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir, denir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir, ey insan, işte bu senin öteden beri korkup kaçtığın şeydir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, “İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” denir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, "Ey insan! İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir." denir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve ölüm sekeratı hakk ile geldikte: işte diye: o senin kaçıp durduğun
E

Emrah Demiryent Meali

(Yeniden diriltilmeyi inkâr eden kâfire) sekerât-ı mevt (ölüm baygınlığı) bir hakikat olarak gelir de ona, “İşte bu, senin öteden beri kaçıp kurtulmak istediğin (hoşlanmadığın) şeydir!” diye, hitap edilir.
E

Erhan Aktaş Meali

Ölümün sarhoşluğu kaçınılmaz bir gerçek olarak gelince, “İşte senin kaçtığın şey budur!”
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı geldi ķatılıġı uś giderici ölümüñ ḥaķįķat-ıla. “şol oldur kim olduñ-ıdı andan döneridüñ” ya'nį ķaçar-ıduñ.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Bir gün bakarsın ki) ölüm baygınlığı, gerçek olarak gelmiş. «İşte bu, senin kaçıb durduğun şey» (denilmiş) dir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Derken ölüm sarhoşluğu bir gerçek olarak gelir. İşte buydu kaçıp durduğun şey!
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ve ölüm sarhoşluğu hak olarak gelmiştir. (O vakit ona:) “(Ey insan!) İşte bu, kendisinden kaçıp durduğun şeydir!” (denilir.)
K

Kadri Çelik Meali

Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir. (Ey insan!) İşte bu senin öteden beri korkup uzaklaştığın şeydir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bu durumda iken ölüm sarhoşluğu kaçınılamaz bir gerçek olarak çöküverir. (Ona şöyle denir:) “İşte bu, senin kendisinden kaçıp durduğun şeydir!”
M

M. Pickthall (English)

And the agony of death cometh in truth. (And it is said unto him): This is that which thou wast wont to shun.
M

Mahmut Kısa Meali

Ve bu durum, hayat boyu böyle sürüp gider. Sonunda, ilâhî hikmet veadâlet gereğince, ölüm sarhoşluğu tüm gerçekliğiyle gelip çatar: “İşte, ey insan, bir ömür boyu kaçıp durduğun kaçınılmaz gerçek budur!” denilir.
Daha sonra, kapkaranlık bir kâbuslar âlemi... Ve bir gün, telaşla yerinden fırlar:
M

Mahmut Özdemir Meali

Ölüm’ün baygınlığı Hakk ile geldi: -"Bu, kendisinden kaçıyor olduğun şeydir".
M

Mehmet Okuyan Meali

Ölüm sarhoşluğu gerçeği getirir; (insana) “İşte bu, senin kaçtığın şeydir!” (denir).
M

Mehmet Türk Meali

Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelince, (insana): “İşte bu, senin kendisinden hep kaçıp durduğun şeydir!” denilir.
M

Mehmet Çakır Meali

Ey insan! habire kaçmaya çalıştığın ölüm sakraması, bir gün bütün çıplaklığı ile karşına geçip dikilecek:
M

Mehmet Çoban Meali

İnsana ölüm gerçeği gelir. Şaşkınlık içindedir. Sanki sarhoş gibi yalpalamaya başlar. Aklı muhakemesi yerinden oynar. Korkusundan bütün dengelerini yitirir. Ona: "İşte bu senin öteden beri kaçıp durduğun kıyametin." denilir.
M

Muhammed Esed Meali

Ve [sonra,] ölüm kâbusu, kendisiyle beraber [asıl] gerçeği de ¹³ ortaya koyacaktır -işte bu, [ey insan,] senin her zaman kaçtığın şeydir!-
M

Mustafa Çavdar Meali

Ölüm anının sarhoşluğu insanı ölümün acı gerçeği ile yüz yüze getirince ona denir ki: -İşte bu senin köşe bucak kaçtığın şey! 33/13...16, 62/6.8
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Derken ölüm kâbusu tüm gerçekliğiyle çıkagelir; (ki) işte bu (ey insan), senin köşe bucak kaçtığın şeydir!
O

Orhan Kuntman Meali

Ölüm baygınlığı geldiğinde ona: "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir!" (Bir türlü inanmak istemediğin ahiret hayatının başlangıcıdır) diye nida olunur. (Kıyamete dek kabrinde durur)
O

Osman Fırat Meali

Ve (derken) ölüm sarhoşluğu gerçek olarak geldi. İşte bu senin kaçıp durduğundur.
S

Sardorxon Jahongir

Mana jon chiqish paytidagi o‘‎lim mastligi haqiqatan yetib keldi. Ey inson, bu o‘‎lim sen undan qochib yurgan narsadir.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı geldi ölüm esrüklügi ḥaḳḳ‐ıla. Eyidile aña: Budur evvelki, sen andanḳaçarduñ.
S

Suat Yıldırım Meali

Vakti geldiğinde ölüm sekeratı başlayınca, can çekiştiği sırada insana “İşte” denir, “senin en çok nefret edip kaçtığın şey! ”
S

Süleyman Ateş Meali

Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldi. İşte (ey insan) bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Emr-i Hak ile ölüm bî-hoşlığı geldiği vakit melekler ona: "İşte nefret idüb kaçdığın mevt budur" dirler.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ölüm sarhoşluğu, o gerçeği (ölümü) getirir; işte kaçıp durduğun şey!
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ölüm sarhoşluğu hak olarak geldi. İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir.
Y

Yusuf Ali (English)

And the stupor of death(4955) will bring Truth (before his eyes): "This was the thing which thou wast trying to escape!"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve ölümün şiddeti bihakkın gelince: «İşte bu, kendisinden kaçınır olduğun şey» (denilecektir).
Ü

Ümit Şimşek Meali

Derken ölüm sarhoşluğu gerçekten geliverir. İşte buydu kaçıp durduğun şey!
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve (bu durum, hayat boyu böyle sürüp gider,) sonunda, (emrimiz gereğince), ölüm baygınlığı tüm gerçekliğiyle gelip çatar: “İşte, (ey insan, her zaman) kaçıp durduğun (kaçınılmaz gerçek) budur!” (Yani hesaba çekilmek üzere bir gün mutlaka öleceksin!)
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Mutlak olan ölüm sarhoşluğu geldiğinde, gözcü “İşte kendisinden kaçtığın ölüm budur.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Ona ölümün şiddeti doğru olarak gelince [²] ona «— İşte bu, öteden beri nefret edip kaçtığın şeydir» denir.
İ

İsmail Yakıt

Ölüm anının sarhoşluğu gerçekten gelir de (ona), “İşte bu senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” (denir).
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah’ın buyruğu ile ölüm onu sarsmıya başalayınca ona denilecek: "İşte senin kaçındığın bu!"
Ş

Şaban Piriş Meali

Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, ona denir ki:-İşte senin kaçıp durduğun şey!

Kâf Suresi 19. Ayet Meali ve Tefsiri

Kâf Suresi 19. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Kâf Suresi 19. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Kâf Suresi 19. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Kâf Suresi 19. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim