Sureye Dön

İsrâ Suresi Suresi, 73. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar, sana vahyettiğimizden başka şeyler düzüp bize iftira etmen için az kaldı ki seni bile fitneye düşüreceklerdi ve o vakit seni dost edineceklerdi işte.
A

Abdullah Parlıyan Meali

O yolunu şaşırmış kimseler, bizim sana vahyettiğimizden, başka birşey ortaya atasın diye seni ayartarak, seni vahyettiğimiz gerçeklerden uzaklaştırmaya çalışmaktalar. Öyle ki, bunu başarabilselerdi, seni hemen kendilerine dost edinirlerdi.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ey Resulüm!) Onlar (müşrikler) neredeyse, Sana vahyettiğimizden başkasını Bize karşı düzüp uydurman (ve Kur’an’ı onların keyfine göre yorumlaman) için Seni fitneye düşüreceklerdi. (Sen onların isteğine uyarsan) O zaman Seni de dost edineceklerdi.
A

Ahmet Tekin Meali

Seni sana vahyettiklerimizden ayırarak, vahyimizin dışında, bizim adımıza, gelişigüzel şeyler uydurman konusunda az kalsın büyük bir sıkıntıya sokacaklardı. Bunu başarabilselerdi, kesinlikle seni dost edineceklerdi.
A

Ahmet Varol Meali

Onlar neredeyse, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı iftira etmen için seni fitneye düşürecek ve o zaman seni dost edineceklerdi.
A

Ali Bulaç Meali

Onlar neredeyse, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı düzüp uydurman için seni fitneye düşüreceklerdi; o zaman seni dost edineceklerdi.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Az kalsın seni bile, sana vahy ettiğimizden başkasını bize iftira edesin diye, fitneye düşüreceklerdi ve o takdirde seni dost edineceklerdi. (Bu âyet-i kerime, Sakîf kabilesinin, Hz. Peygamber efendimizden din hükümlerini kendi menfaatlerine uygun olarak değiştirmesini istemeleri üzerine nâzil olmuştur.)
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Adımıza başka şeyler uydurman için neredeyse seni, sana vahyettiğimiz hakikatlerden caydıracaklardı. İşte o zaman seni dost edineceklerdi.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Bize karşı başka bir şey uydurman için, az kalsın sana vahyettiğimiz şeyden seni saptıracaklardı. O zaman seni dost edineceklerdi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Bize başka bir şey iftiran için, vahiy etmiş olduğumuz şeyden seni şaşırayazdılar, böylecene seni dost tutarlardı
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Ya Rəsulum! Qur’andan) qeyri bir şeyi yalandan Bizə istinad edəsən (iftira yaxasan) deyə, (müşriklər) səni hardasa o sənə vəhy etdiyimizdən sapdıracaqdılar. Belə olacağı təqdirdə, səni, sözsüz ki, özlərinə dost tutacaqdırlar.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Bu inkârcılar,) az kalsın, sana vahyettiğimiz (Kur’an) dışında birtakım sözler uydurup bize yakıştırman (ve Kur’an’ın ayetleriymiş gibi insanlara okuman) için seni fitneye düşüreceklerdi. (Bunu başarabilselerdi) o zaman seni dost edineceklerdi.
C

Cemil Said (1924)

Teşvîkleriyle seni bizim vahy iylediğimizden uzaklaşdıracaklar ve başka vahiyler ile iftirâk itmeğe sevk iyleyecekler. O vakit sana dost nazarıyla bakacaklar idi.
D

Diyanet Vakfı Meali

Müşrikler, sana vahyettiğimizden başka bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için seni, nerdeyse, sana vahyettiğimizden saptıracaklar ve ancak o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Seni, sana vahyettiğimizden ayırıp başka bir şeyi Bize karşı uydurman için uğraşırlar. O zaman seni dost edinirler.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı. (Eğer böyle yapabilselerdi) işte o zaman seni dost edinirlerdi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Ey Muhammed!) Az kalsın seni bile, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı iftira edesin diye, fitneye düşüreceklerdi ve o takdirde seni dost edineceklerdi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Az daha seni bile, sana vahyettiğimizden gayrısını bize karşı iftira edesin diye, fitneye düşüreceklerdi ve o takdirde seni halîl ittihaz edeceklerdi
E

Emrah Demiryent Meali

(Resûlüm!) sana vahyettiğimizden gayrısını bize yakıştırman için, (müşrikler kendi akıllarınca) neredeyse senin (dahi) aklını çelecekler ve (yaptıkları planlar tutarsa) o zaman seni dost edineceklerdi.
E

Erhan Aktaş Meali

Onlar, fitneyle¹ neredeyse seni, sana vahyettiğimizden ayırarak, ondan başkasını Bize karşı uyduran bir iftiracı konumuna düşüreceklerdi.² O zaman seni halil³ edinirlerdi.
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ yaķın oldılar kim fitneye bıraġalar seni andan kim vaḥy eyledük saña tā yalan baġlayasın üzerümüze andan ayruķ daħı andan dutalar seni dost.
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Akıllarınca) onlar sana vahy etdiğimizden başkasını uydurub bize (atf ve) iftira edesin diye seni bile hemen hemen fitneye düşürecekler, o takdirde seni (candan) dost edineceklerdi.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar, sana vahyettiğimizden başka bir şeyi bize karşı iftira etmen için az kalsın seni fitneye düşüreceklerdi. İşte o zaman seni dost edinirlerdi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Habîbim, yâ Muhammed!) Neredeyse (o müşrikler) seni dahi, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı iftirâ edesin diye, gerçekten fitneye düşüreceklerdi ve(sen onlara uysaydın) o takdirde seni dost edineceklerdi.
K

Kadri Çelik Meali

Onlar neredeyse, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı düzüp uydurman için seni fitneye düşüreceklerdi; o zaman da seni mutlaka dost edinirlerdi.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

O putperestler, sana vahyettiklerimizden başka şeyleri yalan yere bize yamayasın diye neredeyse seni ayartıp ondan saptıracaklar, işte o zaman seni kendilerine dost sayacaklardı.
M

M. Pickthall (English)

And they indeed strove hard to beguile thee (Muhammad) away from that wherewith We have inspired thee, that thou shouldst invent other than it against Us; and then would they have accepted thee as a friend.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey Muhammed! Bu inkârcılar, sana vahyettiğimiz Kur’an haricinde birtakım sözler uydurup Bize yakıştırman ve o sözleri Allah’ın ayetleriymiş gibi insanlara okuman için az kalsın seni kandırarak, gönderdiğimiz bu Kur’an’dan saptıracaklardı! Ve dediklerini yapmış olsaydın, o zaman seni kendilerine en yakın dost edineceklerdi.
M

Mahmut Özdemir Meali

Bize karşı ondan başkasını uydurman için sana vahyettiğimizden seni fitneye düşüreyazdılar.
İşte o zaman seni halîl / dost edinirler.
M

Mehmet Okuyan Meali

(Müşrikler), sana vahyettiğimizden (Kur’an’dan) başka bir şeyi bize iftira etmen için neredeyse seni fitneye düşüreceklerdi. İşte o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi.
M

Mehmet Türk Meali

(Ey Muhammed!) O (müşrikler) Bizim sana vahyettiğimizin dışında, Bize karşı başka şeyler uydurursan seni dost edineceklerini (bile söyleyerek) seni deniyorlar.
M

Mehmet Çakır Meali

Resulüm! Seni, sana vahyettiğimiz sözlerden koparmak için, oyunlar üretiyorlar. Bazı şeyleri bize mal etmeni istiyorlar. Ancak o takdirde seninle dost olacaklarmış.
M

Mehmet Çoban Meali

Onlar sana ayetlerimizden başka bir sözü: "Bu da Allah’tan gelen vahiydir." diyerek seni sözlerine çağırırlar. Çıkarlarına uygun gördükleri sözleri bizim üzerimize atmaya çalışırlar. Böyle yaparak seni saptırmaya çalışırlar. Onların dediklerini yaparsan seni candan dost kabul edeceklerini söylerler.
M

Muhammed Esed Meali

O [YOLUNU şaşırmış] kimseler, Bizim adımıza, vahyettiğimizden başka bir şey ortaya atasın diye seni ayartarak, seni vahyettiğimiz [gerçeklerden] uzaklaştırmaya çalışmaktalar; öyle ki, bunu başarabilselerdi seni hemen kendilerine dost edinirlerdi! ⁸⁸
M

Mustafa Çavdar Meali

Az kalsın seni ayartıp, sana vahyettiğimiz Kuran dışında; bizim adımıza birtakım şeyler uydurtarak, böylece bize iftira etmeni sağlayacaklardı ve o takdirde seni Halil/dost edineceklerdi. 5/48-49, 11/12, 28/87
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İŞTE o (tipler), eğer ellerinden gelseydi, sana vahyettiğimizin dışında Bizim adımıza birtakım şeyler tedarik edesin diye seni dahi baştan çıkararak tuzağa düşürmeye kalkışmışlardı; o zaman bunu başarabilselerdi, seni de dost edineceklerdi.[²³⁰⁹]
O

Orhan Kuntman Meali

(Ey Muhammed) Müşrikler (akıllarınca ) sana vahyettiğimizden başkasını uydurup, bize atıf edesin diye seni fitneye düşürmeye yeltendiler. Güya o takdirde seni candan dost edineceklerdi! (İmana geleceklerdi)
O

Osman Fırat Meali

O sana vahyettiğimiz hususunda, neredeyse seni şaşırtacaklardı ki bizim üzerimize bir şey uydurman için; (eğer o iftirayı atsaydın) işte o zaman seni aralarına alırlardı.
S

Sardorxon Jahongir

Ey Rasulim, mushriklar sizga Bizning sha’nimizga vahiydan boshqa narsani to‘‎qib chiqarishingiz uchun aldab, burib yuborishlariga oz qoldi. Agar ularning xohishlariga yursangiz, u holda sizni do‘‎st qilib olar edilar.
S

Satıraltı Meal (1534)

Yaḳın oldılar ki fitneye düşüreler seni, saña vaḥy eyledügümüz aḥkāmdan iftirā eylemeg‐içün bizüm üstümüze özgesini. Ol vaḳtda seni dost idinürlerdi.
S

Suat Yıldırım Meali

Az kalsın, seni bile sana vahyettiğimizden başka bir şeyi uydurup, Bize mal etmen için akılları sıra kandıracak ve ancak o takdirde seni dost edineceklerdi.
S

Süleyman Ateş Meali

Az daha onlar, baskı ile seni, sana vahyettiğimizden ayırarak ondan başkasını üstümüze atman için kandıracaklardı. İşte o zaman seni dost edinirlerdi.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Az kaldı ki sana vahy iylediğimizden seni aldadub bize onun gayrıyla iftirâ itdireler. Öyle yapsa idin seni dost ittihâz iderlerdi. [²]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Başka bir şey uydurup üzerimize atasın diye sana sıkıntı verip az kalsın sana vahyettiğimiz şeyden ayıracaklardı. O zaman seni dost(veli) edinirlerdi.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Az kalsın seni, sana vahyettiğimizden uzaklaştırarak ondan gayrısını uydurup bize isnat edesin diye fitneye düşüreceklerdi. İşte o takdirde seni dost edinirlerdi.
Y

Yusuf Ali (English)

And their purpose was to tempt thee away from that which We had revealed unto thee, to substitute in our name something quite different;(2269) (in that case), behold! they would certainly have made thee (their) friend!
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve onlar az kalsın sana vahyettiğimiz şeyden başkasını Bize iftira edesin diye seni fitneye düşüreceklerdi. O zaman seni elbette dost edineceklerdi.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Sana vahyettiğimizden başka birşeyi Bize yakıştırman için, akıllarınca seni fitneye düşürecekler ve o zaman seni dost edineceklerdi.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve onlar, sana vahyettiğimizden başka bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için, (sandılar ki) seni, neredeyse sana vahyettiğimizden saptırabilecekler ve işte o zaman seni hemen bir halil (kendi izlerinden giden bir dost olarak) kabul ederlerdi.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sana vahy ettiğimizden başka sözleri, bizim adımıza uydurman için, neredeyse seni yanıltacaklardı. (Bizim adımıza yalan uydursaydın) O zamanda sana yakınlaşacaklardı.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar vahyettiğimiz şeyden başkasını bize iftira edesin diye seni az kalsın o vahiyden döndüreceklerdi, o zaman seni candan bir dost edineceklerdi.
İ

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Onlar, neredeyse seni fitneye sürükleyecekler; sana vahyettiğimizden başka şeyler uydurarak bunları Bize isnat eden bir iftiracı durumuna düşürecekler ve işte o zaman seni dost edinecekler.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Az kalsın senin gönlüne bildirdiğimizden seni ayıracaklardı, bir başkasının uydurup da Bizim üzerimize atasın diye. Böyle yapsaydın onlar seni kendilerine yardak edineceklerdi.
Ş

Şaban Piriş Meali

-sana vahyettiğimizden başka bir şeyi bizim hakkımızda uydurarak neredeyse seni fitneye düşüreceklerdi. İşte O zaman seni dost edineceklerdi.

İsrâ Suresi 73. Ayet Meali ve Tefsiri

İsrâ Suresi 73. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İsrâ Suresi 73. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İsrâ Suresi 73. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İsrâ Suresi 73. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim