Sureye Dön

İsrâ Suresi Suresi, 5. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

O iki taşkınlıktan birincisinin mukadder zamanı gelince size, azap etmede çetin, kuvvetli kullarımızı gönderdik de yurdunuzun ta içine girip sizi araştırdılar ve bu, yerine getirilen bir vaatti.
A

Abdullah Parlıyan Meali

O iki taşkınlıktan birincisinin zamanı gelince, size azap etmede çetin, kuvvetli kullarımızı gönderdik de, bunlar ülkede sizi aramak için kıyı bucak girmedik yer bırakmadılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü ki, böylece gerçekleşmiş oldu.”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Nitekim (bunlardan) ilk vaid (birinci azgınlığınızı cezalandırma vakti) geldiği zaman güç ve şiddet sahibi kullarımızı (İslam kaynaklarında Buhtunnasr, Batılılarca Nabukadnezar denen komutanı ve ordularını) üzerinize gönderdik de sizi evlerin aralarına kadar girip araştırıp (buldular, yurtlarınızı ve zulüm saltanatlarınızı yıktılar). Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü (ve tarihte aynen gerçekleşmiş bulunmaktaydı.)
A

Ahmet Tekin Meali

“Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar evlerin aralarında dolaşarak sizi aradılar, araştırdılar. İlk uyarı, vakti gelince böylece yerine getirilmiş oldu.”
A

Ahmet Varol Meali

Nitekim bu ikiden birincisinin vakti gelince üzerinize pek zorlu kullarımızı gönderdik ve onlar evlerin aralarına kadar girip (sizi) araştırdılar. Bu yerine gelecek bir vaaddi.
A

Ali Bulaç Meali

Nitekim (ikiden) ilk vaid geldiği zaman, güç ve şiddet sahibi kullarımızı üzerinize gönderdik de (sizi) evlerin aralarına kadar girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlardan birinci fesadınızın ceza vakti gelince kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı üzerinize musallat ettik de (onlar sizi yakalayıp öldürmek veya esir etmek için) evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu, yapılması kesinleşmiş bir vaad idi.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Birincisinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı göndeririz. Evler arasından sizi ararlar. Bu, mutlaka yerine getirilecek bir vaattir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Birincisinin vakti geldiği zaman, pek güçlü olan kullarımızı üzerinize saldık ve evlerin arasında dolaştılar. Bu yerine gelmiş bir vaad idi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

İlkinin cezası gelip çatınca, çok sert olan kullarımızı, üstünüze gönderdik, dolaştılar yurtlarında, bu herhalde yerine gelecek bir vait idi
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlardan (o fitnə-fəsadın) birincisinin (cəza) vaxtı gələndə üstünüzə çox güclü qullarımızı (Büxtünəssəri, yaxud Calutu orduları ilə birlikdə) göndərdik. Onlar (sizi öldürmək, əsir almaq və qarət etmək üçün) evlərinizin arasında gəzib dolaşırdılar (sizi tə’qib edirdilər). Bu və’d artıq yerinə yetirildi. (Siz Zəkəriyyanı öldürdünüz, onlar da sizi qətl edib, əsir alıb, yurdunuzu xaraba qoydular).
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Nihayet bu iki bozgunculuktan birincisinin vakti gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan bazı kullarımızdan gönderdik. Onlar (sizi yakalamak için) evlerinizin arasına kadar sokuldular. (Bu,) yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.
C

Cemil Said (1924)

O iki fesâdın cezâsı va’desi geldiği vakit size karşu gâyet şedîdu’l hareke kullarımızı gönderdik ma’bedinizin içine kadar girdiler, va’d-i cezâ icrâ olundı.
D

Diyanet Vakfı Meali

Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Bu ikiden birincisinin vakti gelince, üzerinize pek güçlü olan kullarımızı salacağız. Onlar memleketlerinizde her köşeyi kontrollerine alacaklar. Bu, yerine gelecek bir vaaddir."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va’d idi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Birincisinin zamanı gelince,üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Onlar, evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

İmdi birincisinin va'desi geldiği vakıt üzerinize milkiniz, şiddetli harb ehli bir takım kullar göndereceğiz de onlar tâ evlerin arabalarına girib araştıracaklar, ve bu fı'le çıkarılmış bir va'd oldu
E

Emrah Demiryent Meali

Nihâyet bu iki bozgunculuktan ilkinin (azap) zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, (sayı ve donanım yönünden) çok güçlü ve çok şiddetli (savaşan) birtakım kullarımızı gönderdik. (Onlar sizi yakalayıp öldürmek veya esir etmek için) evlerinizin aralarına kadar girip araştırdılar. Bu (azap, ezelî ilmimiz ile bildiğimiz ve) yapılması kesinleşmiş bir vaat idi. (Ve böylece vadedilen ceza gerçekleşmiş oldu.)
E

Erhan Aktaş Meali

Birincisinin zamanı gelince çok güçlü kullarımızı üzerinize gönderdik. Yurtlarının içlerine kadar girdiler, işgal ettiler. Böylece yapılan uyarı gerçekleşmiş oldu.
E

Eski Anadolu Türkçesi

pes ķaçan gele va'desi ol ikinüñ viribiyevüz üzerüñüze ķullar bizüm çalış [144b] isleri ķatı pes gezdiler sarāylar arasında daħı oldı va'de işlenilmiş.
H

Hasan Basri Çantay Meali

İşte o ikiden birinci (fesadlarının ceza) va'de (si) gelince (muhaarebede) çok çetin bir kuvvete mâlik olan kullarımızı üzerinize musallat kıldık da onlar evlerin aralarına kadar girib (sizi) araşdırdılar. (Bu), yerine getirilmiş bir va'd idi.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Nitekim o iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince, güç ve şiddet sahibi olan kullarımızı üzerinize gönderdik de sizi evlerin aralarına kadar girip araştırdılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaatti.
H

Hayrat Neşriyat Meali

(Onlara dedik ki:) “Artık, o ikisinden birincisinin va'desi geldiği (ve baştan çıktığınız) zaman, üzerinize şiddetli (kendileri de isyankâr), harb ehli bizim (mahlûkumuz)olan birtakım kullar gönderdik de (sizi) evlerin aralarına kadar girip araştırdılar. Bu (zilletemahkûmiyetiniz) ise, yerine getirilmiş bir va'd idi.”
K

Kadri Çelik Meali

“O ikiden (iki taşkınlıktan) birincisinin vakti gelince, kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı üzerinize göndeririz de (sizi) evlerin aralarına kadar girip araştırırlar. Bu yerine gelecek kesin bir sözdür.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bu iki fesattan ilkinin zamanı gelince üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşıp köşe bucak her tarafı aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.
M

M. Pickthall (English)

So when the time for the first of the two came, We roused against you slaves of Ours of great might who ravaged (your) country, and it was a threat performed.
M

Mahmut Kısa Meali

Bu çıkaracağınız fesat ve bozgunlardan ilkinin cezalandırılma zamanı gelince, güçlü kuvvetli ve acımasız kullarımızı üstünüze salacağız; öyle ki, bunlar, ülkenizi tamamen işgal edip hepinizi kılıçtan geçirecekler, hattâ evlerinizin arasında yakalayıp öldürecekleri bir Yahudi arayacaklar. Şüphesiz bu, gerçekleşmesi kaçınılmaz bir vaaddir.
M

Mahmut Özdemir Meali

Birinci’sinin va’desi geldiği zaman üzerinize çok şiddetli savaşçı kullarımızı seçip gönderdik de Yurtlar’ı baştanbaşa ele geçirdiler. Yerine gelmiş bir vaad olarak olan oldu.
M

Mehmet Okuyan Meali

Bunlardan ilkinin (cezalandırma) zamanı gelince, üzerinize güçlü kullarımızı salmıştık da evlerin aralarını bile köşe bucak aramışlardı. Bu, yerine getirilmiş bir vaatti.
M

Mehmet Türk Meali

Nitekim o iki (kargaşa)dan ilkinin zamanı gelince, üzerinize oldukça güçlü ve acımasız kullarımızı¹ gönderdik de onlar (sizi) evlerin aralarına kadar girip araştırdılar. Bu gerçekleşmiş bir sözdü.²
M

Mehmet Çakır Meali

Birincisinin vakti gelince, üzerinize acımasız ordular gönderdik. Bunlar ülkeyi karış karış taradılar. Sonunda ferman, infaz edildi.
M

Mehmet Çoban Meali

Bunlardan ilkinin zamanı gelince üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Yok etmek için evlerinizin arasında dolaşarak sizi aradılar. Bu ceza yaptıklarınız yüzünden verilmiş bir sözdü. Elbette biz zalim toplulukları onlardan daha zalimleriyle yok ederiz.
M

Muhammed Esed Meali

Bu yüzden bunlardan ilki hakkında yapılan ön-uyarı(nın günü) gelip çattığında kavgada çok çetin kullarımızdan saldık üzerinize, öyle ki bunlar ülkede kıyı-bucak girmedik yer bırakmadılar; ve ön-uyarının gereği böylece bütünüyle yerine gelmiş oldu. ⁷
M

Mustafa Çavdar Meali

Bunlardan ilkinin cezalandırma vakti geldiğinde, çok güçlü ve saldırgan kullarımızı üzerinize musallat ettik. Onlar sizi yok etmek için ülkeyi köşe bucak taradılar ve böylece vaat edilen ceza gerçekleşmiş oldu. 6/65
M

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte bu iki uyarıdan birincisinin vakti geldiğinde, sizin üzerinize şu Bizim (belalı) kullardan saldırı gücü çok yüksek olanları musallat ettik;[²²²⁶] öyle ki, bunlar köşe bucak her yeri arayıp taradılar:[²²²⁷] zira bu, sadece (böyle yapanlar için) konulmuş bir yasanın[²²²⁸] uygulanmasıydı.
O

Orhan Kuntman Meali

Birincisinde; üzerinize çok güçlü kullarımızı musallat ettik, (sizi perişan ettiler, sizi öldürmek için) evlerinizin aralarını bile araştırdılar. Bu azap yerine getirilmesi gereken bir vaad idi. (ki bu hezimeti hak etmiş idiniz, gerçekleşti)
O

Osman Fırat Meali

İlk bozgunculuğun vakti gelince, üzerinize şiddetli güç sahibi kulumuzu ortaya çıkardık; bulunduğunuz diyarın içlerinde sizi araştırdılar ve bu, yerine gelmesi gereken bir sözdü.
S

Sardorxon Jahongir

Bas, qachonki, o‘‎sha ikki buzg‘‎unchilikdan birinchisining va’da vaqti kelganida, sizlarning ustingizga jazolash uchun shiddatli quvvatga ega bo‘‎lgan bandalarimizni yubordik. Ular hovlilarni oralab kezdilar. Bu qilinishi kerak bo‘‎lgan va’da edi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Pes ḳaçan gelse evvelkilerüñ ‘iḳābı va‘desi, gönderür‐biz üstüñüze bizümḳullarumuzı ki muḥkem ḳuvvetlülerdür, ya‘nī Buḫtunnasar çerisi. Pes göz‐ler sizi isteyüp evlerüñüz ortasında sizi öldürmeg‐içün. Daḫı ol Allāhuñva‘desi‐y‐idi, işlendi.
S

Suat Yıldırım Meali

Onlardan birincisinin vâdesi gelince, kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı sizin üzerinize musallat ettik de onlar sizi yakalayabilmek için evlerin aralarına bile girerek her tarafı didik didik edip araştırdılar. Bu, yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.
S

Süleyman Ateş Meali

Birincisinin zamanı gelince üzerinize çok güçlü kullarımızı gönderdik, evlerin aralarına girip (sizi) araştırdılar. Bu, yapılması gereken bir va'd idi.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Birinci fesâdın cezâsı vakti geldikde üzerinize kullarımızdan büyük kuvvet ve satvet sâhibi birini gönderdik. Memleketin her tarafında sizi aradılar. Bu, her halde vâki' olacak bir va'd idi. [¹]
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Birincisinin sonu gelince savaş gücü yüksek kullarımızı üzerinize saldık; evlerin içine kadar girdiler. Bu söz, yerine getirildi[*].
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Nihayet, o ikiden birincinin vadesi geldiğinde, üzerinize aşılmaz bir güce sahip kullarımızı gönderdik de onlar, barınakların aralarına girip araştırdılar. Ve bu, yerine getirilmiş bir vaat idi.
Y

Yusuf Ali (English)

When the first of the warnings came to pass, We sent against you Our servants given to terrible warfare:(2175) They entered the very inmost parts of your homes; and it was a warning (completely) fulfilled.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

İmdi o ikiden (iki fesattan) birini vadesi (vakt-i cezası) gelince üzerinize Bizim çok şiddetli kuvvet sahibi olan kullarımızdan göndereceğiz. Artık evlerin aralarını bile araştıracaklardır. Bu, bir yerine getirilmiş hükümden ibaret bulunmuştur.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Bunlardan birincisinin vadesi dolduğunda, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı saldık da onlar evlerinizin aralarına kadar girdiler. Bu, yerine getirilecek bir vaad idi.
İ

İhsan Aktaş Meali

O ikisinden ilkinin zamanı gelince, (zulüm ve azgınlıkta bulunduğunuz için) üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Onlar, evlerin aralarına kadar girip araştırdılar (sizi buldular, yurtlarınızı ve zulüm saltanatlarınızı yıktılar). Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Haber verdiğimiz iki vaatten ilkinin zamanı geldiğinde, bizim tarafımızdan, olağan üstü güçlere sahip kullarımızı sizin üzerinize göndermiş ve her tarafta evlerinize kadar sizi arayıp çıkarmışlardı. Bu gerçekleşmiş bir vaatti.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlardan birinci fesatlarının mücazat vâdesi gelince biz satvet ve şiddet sahibi birtakım kullarımızı üzerinize göndermiştik. Onlar da diyarınızın arasında sizi tâkip etmişlerdi [⁷]. Bu ise herhalde yerine gelecek bir vâde idi.
İ

İsmail Yakıt

Nihayet (bozgunculuktan) ilkinin zamanı gelince (cezalandırmak için) üzerinize çok güçlü kullarımızı gönderdik; onlar evlerin içlerine kadar girip araştırdılar. Bu gerçekleşen bir vaat idi.³
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O iki cezadan ilkinin günü gelince en sert dövüşen kullarımızı üzerinize gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Böylece ceza verilmiş oldu."
Ş

Şaban Piriş Meali

Birincisinin zamanı gelince, üzerinize çok şiddetli savaşçı kullarımızı gönderdik de ülkeyi baştan başa ele geçirdiler. Bu, gerçekleşmiş bir hüküm idi.

İsrâ Suresi 5. Ayet Meali ve Tefsiri

İsrâ Suresi 5. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İsrâ Suresi 5. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İsrâ Suresi 5. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İsrâ Suresi 5. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim