Sureye Dön

İsrâ Suresi Suresi, 18. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Kim, şu hemencecik, pek tez geçen dünyayı dilerse biz de dilediğimize, dilediğimiz şeyi hemencecik veririz orada, sonra biz, cehennemi de onun için halkettik, oraya kınanmış, kovulmuş bir halde girer.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Her kim, bu çarçabuk geçen dünya hayatını dilerse, orada dilediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını verir, sonra da onu kınanmış ve mahrum bırakılmış olarak gireceği cehenneme sokarız.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Her kim ki çarçabuk olanı (peşin ve geçici dünya arzularını) ister (de ahireti önemsemezse), orada istediğimiz kimseye, dilediğimiz (nimetleri) çabuklaştırıp (kolaylaştırırız, ama öldükten) sonra da ona cehennemi (yurt) kılarız; kınanmış ve kovulmuş olarak ona (cehenneme) atılır.
A

Ahmet Tekin Meali

Kim, dünya hayatının günlük geçici kazancını isterse, istediğimize, sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olan kadarını dünyada âcilen veririz. Sonra da, ona cehennemi hazırlarız. Kınanmış ve rahmetimizden kovulmuş olarak orada yanar.
A

Ahmet Varol Meali

Kim bu çabucak geçeni (dünyayı) isterse, orada istediğimiz kimseye, dilediğimizi çabucak veririz. Sonra ona cehennemi nasip ederiz. Oraya kınanmış, (rahmetten) kovulmuş olarak ulaşır.
A

Ali Bulaç Meali

Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız, sonra ona cehennemi (yurt) kılarız; ona, kınanmış ve kovulmuş olarak gider.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Kim ameli ile dünya menfaatını isterse, dilediğimiz kimseye istediğimiz şeyi, dünyada peşin veririz; sonra da onu cehennem'e koyarız; kötülenmiş ve rahmetten koğulmuş bir halde ona ulaşır.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Kim, önce olan dünya hayatını isterse, eğer onun için bir şey dilemiş isek, o şeyi hemen ona veririz. Sonra ona Cehennemi nasip ederiz. Kınanmış ve kovulmuş olarak orada kavrulur.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Kim bu geçici dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen veririz, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Kim ki çabuk geçen bu dünyayı isterse —dilediğimiz gibi— istediğimiz denli veririz ona, cehennemi yurt kılacağız; yerilerek, sürülerek azaba tıkılırlar da
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Hər kəs fani dünyanı istəsə, dilədiyimiz şəxsə istədiyimiz ne’məti orada tezliklə verərik. Sonra isə (axirətdə) ona Cəhənnəmi məskən edərik. O, (Cəhənnəmə) qınanmış, (Allahın mərhəmətindən) qovulmuş bir vəziyyətdə daxil olar!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar nimet veririz. Fakat (dünyalık nimetlerle şımararak yaptığı kötülüklere karşılık) sonra onu cehenneme yollarız, o da horlanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak oraya girer. 
C

Cemil Said (1924)

Yalnız sür’at ile geçecek olan bu dünyânın servetini taleb idenlere hemân istediğimiz kadar virdik. Fakat sonra ânlara cehennemi ihzâr iyledik. Orada her şeyden mahrûm ve zelîl olarak yanacaklardır.
D

Diyanet Vakfı Meali

Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Dünyayı isteyene istediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girer.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Her kim peşin isterse, dünyada ona, istediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını peşin veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; kınanmış ve (rahmetimizden) kovulmuş olarak oraya girer.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Her kim peşin istiyorsa ona Dünyada peşin veririz, dilediğimiz kadar istediğimize, sonra da ona Cehennemi tahsıs ederiz, mezmun, matrud bir halde ona yaslanır
E

Emrah Demiryent Meali

Her kim ki çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) ister (de âhireti önemsemezse), orada (dünyada) dilediğimiz kimseye, dilediğimiz (nimetler) i hemen veririz. Sonra da (dünyalık nimetlerle şımararak, yaptığı kötülüklere karşılık) ona cehennemi (yurt) kılarız da kınanmış ve kovulmuş olarak oraya (cehenneme) atılır.
E

Erhan Aktaş Meali

Kim aceleciyi¹ isterse, dilediğimiz kimseye dilediğimiz şeyi çabuklaştırırız. Sonra onun için Cehennem'i mekân yaparız. Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
E

Eski Anadolu Türkçesi

her kim ola diler bu cihān ivdürevüz anuñ-içün anuñ içinde anı kim dilerüz aña kim dilerüz. andan ķılavuz anuñ-içün ŧamuyı gire aña 'ayıblanmış sürilmiş.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Kim bu çarçabuk geçen (dünyâyı) dilerse biz de burada ona, (evet) kimi dilersek ona, dileyeceğimiz şey'i çarçabuk veririz. Sonra da onu cehenneme sokarız. O, buraya kınanmış ve (rahmetimizden) koğulmuş olarak ulaşır.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Kim geçici dünyayı isterse ona dilediğimiz kadarını orada hemen veririz, sonra ona cehennemi hazırlarız. Oraya kınanmış ve kovulmuş olarak gider.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Kim çabuk geçen (bu dünyay)ı isterse, (artık) orada istediğimiz şeyi kimin için dilersek, kendisine çabucak veririz; sonra ona Cehennemi tahsîs ederiz; kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
K

Kadri Çelik Meali

Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız. Sonra da ona cehennemi (yurt) kılarız da ona, kınanmış ve kovulmuş olarak gider.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Kim bu geçici dünyayı isterse burada istediğimiz kimseye dilediğimiz şeyleri veririz; sonra da onu cehenneme göndeririz; oraya kınanmış ve kovulmuş olarak girer.
M

M. Pickthall (English)

Whoso desireth that (life) which hasteneth away, We hasten for him therein that We will for whom We please. And afterward We have appointed for him hell; he will endure the heat thereof, condemned, rejected.
M

Mahmut Kısa Meali

Her kim yalnızca şu gelip geçici olan dünyanın zevk ve arzularını istiyorsa, bu dünyada dilediğimiz kimseye, dilediğimiz kadar nîmeti peşin olarak hemen veririz; öyle ki, hepsi çalışmasının karşılığını tam olarak alır fakat sonunda, ona cehennemi ebedî yurt yaparız; alçaltılmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş bir hâlde oraya girer!
M

Mahmut Özdemir Meali

Kim Acele’yi (Acil Olan’ı / Dünya’yı) istiyorduysa, ona orada ne dilersek isteyeceğimiz kimseye acele ettik.
Sonra ona Cehennem’i hazırladık.
Oraya kınanmış kovulmuş olarak yaslanır / atılır.
M

Mehmet Okuyan Meali

Kim bu çabucak geçen (dünyayı) isterse, ona yani (helakini) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen veririz. Sonra da onu kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme yerleştirmiş (olacağız).
M

Mehmet Türk Meali

Kim, geçici dünya arzularını isterse, orada dilediğimiz kadarını, istediğimiz kimselere hemen veririz,¹ sonra da onu kınanmış ve kovulmuş olarak gideceği yer olan cehenneme sokarız.
M

Mehmet Çakır Meali

Biz, dünyayı isteyene, istediğimiz kadarını ivedilikle veririz. Ama sonra yaka paça cehenneme de ayarlarız.
M

Mehmet Çoban Meali

Dünya hayatı çabuk geçer. Kısa ömrünüz için dünyanın zenginliklerini isterseniz verilir. Sonra zenginlikleri ne yaptığınıza bakarız. Verdiğimiz zenginlikleri insanların aleyhine kullanıyor, insanların haklarını çalıyor, haksızlıkla zulüm yapıyorsanız cehennemle cezalandırırız.
M

Muhammed Esed Meali

Kim ki, bu geçici hayatın [hazları] peşinde koşmak isterse, bu istediğinden dilediğimiz kadar, gerekli gördüğümüz kimseye hemen veririz; ama sonra onun payını cehennem kılarız ²³ ki oraya kınanmış ve kovulmuş olarak katlanmak zorunda kalacaktır!
M

Mustafa Çavdar Meali

Kim ahireti bırakıp hemen acil olanı dünyayı tercih ederse, biz istediğimiz kimse için burada dilediğimiz kadarını çabucak veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız, oraya kınanmış ve rahmetten dışlanmış olarak atılır. 2/200, 11/15, 42/20
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Her kim ki, hemen ‘şimdi ve burada’nın geçici hazlarını[²²⁴³] dilerse, Biz de onun payını orada hızlandırır, dilediğimiz kimseye istediğimiz kadar veriveririz; ne ki sonunda ona cehennemi tahsis ederiz (de), o kınanmış ve gözden çıkarılmış biri olarak orayı boylar.[²²⁴⁴]
O

Orhan Kuntman Meali

Kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse, biz de dilediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını dünyada hemen veririz. (Fakat ahiret nimetlerinden nasibi olmaz, Rabbinin ayetlerini -ahireti- inkar ettiği için) Sonunda onu rahmetimizden kovulmuş olarak cehenneme sokarız.
O

Osman Fırat Meali

Ve Nuh’un ardından nice kentler yok ettik. Kullarının günahlarıyla haberdâr olan ve gören olarak Rabbin yeterlidir.
S

Sardorxon Jahongir

Kimki tez kelib-ketuvchi dunyoni istasa, Biz unga shu dunyoda O‘‎zimiz xohlagan kimsalarga istaganimizcha ne’matlardan naqd qilib beramiz. Keyin oxiratda unga jahannamni beramiz. Unga xorlangan va quvg‘‎inga uchragan holda kirib, kuyadi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Kim ki dünyā dirligin dilese virür‐biz aña dünyāda her ne kim dilese. Ki‐me [di]lesevüz andan ṣoñra, givürür‐biz anı ṭamuya ẕelīllik bile, raḥmetdenıraḳlıḳ bile.
S

Suat Yıldırım Meali

Kim şu peşin dünya zevkini isterse, Biz de dilediğimiz kimse hakkında ve dilediğimiz miktarda, o dünya zevkini ona veririz. Ama sonra ona cehennemi mekân kılarız, O da yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya atılır.
S

Süleyman Ateş Meali

Kim bu aceleci(dünya)yı isterse, orada ona, (evet) istediğimiz kimseye hemen çabucak dilediğimiz kadar veririz; ama sonra yerini cehennem yaparız! Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
S

Süleyman Tevfik (1927)

A'mâliyle dünyâ sevâbını isteyen kimselerden dünyâda istediğimize dilediğimizi ta'cîl ile viririz, sonra ona cehennemi tahsîs ideriz. Oraya mezmûm ve hayırdan ba'îd olarak girer.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Kim çarçabuk olanı[*] isterse, düzenimize göre dilediğimize hemen orada verir sonra cehennemi onun yeri yaparız. Oraya alçalmış ve kovulmuş olarak gider.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Peşin isteyene dünyada peşin veririz: Dilediğimize dilediğimiz kadar. Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona, kınanmış ve kovulmuş olarak.
Y

Yusuf Ali (English)

If any do wish for the transitory things (of this life), We readily(2196) grant them - such things as We will, to such person as We will: in the end have We provided Hell for them: they will burn therein, disgraced and rejected.(2197)
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Her kim bu çabuk geçeni (bu dünya varlığını) dilerse onun için burada dilediğimiz miktarı çarçabuk veririz, dilediğimize. Sonra ona Cehennemi tahsis kılmış oluruz. Oraya kınanmış, kovulmuş bir halde yaslanır.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Kim bu peşin dünyayı isterse, Biz dilediğimiz kadarını dilediğimiz kimseye bu dünyada peşin olarak verir, sonra Cehennemi ona mekân yaparız. O da kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.
İ

İhsan Aktaş Meali

Kim (ahirete inanmadığından dolayı yalnızca) çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, (seçimini yalnız bu dünya çıkarları için kullanır da mal-mülk, mevki-makam elde etmek için çalışırsa) orada istediğimiz (o) kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız. Sonra da (ahirete inanmayıp sadece geçici dünya arzularını istediğinden dolayı) ona cehennemi (yurt) kılarız da oraya, kınanmış ve kovulmuş olarak girer. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Kim yaptıklarının karşılığını acil olarak bu dünyada isterse, biz istediğimiz kimseye istediğimiz kadarını acilen veririz. Sonrada o kimse için cehennem hazırladık ve kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme girer.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Her kim bu çabuk geçen dünyayı isterse dilediğimiz kimseye az çok istediğimiz miktarı burada çabucak veririz. Sonra ona Cehennemi tahsis ederiz. Oraya yerinmiş, halkın rahmetinden kovulmuş olarak atılır.
İ

İsmail Yakıt

Her kim buranın (geçici zevklerini) hemen isterse, Biz de hem ona hem de dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını vermekte acele ederiz. Sonunda da cehennemi ona mekân yaparız. O oraya kınanmış ve kovulmuş olarak yaslanır/girer [yaslâhâ].
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Herkim bu çarçabuk geçen dünyayı dileyecek olursa orada dilediğimiz kadarını dilediğimize çabucacık veririz. Sonra da onu Cehennem’e sokarız. O kimse buraya yerilmiş, sürülmüş olarak gider.
Ş

Şaban Piriş Meali

Kim, çarçabuk olanı/dünyayı isterse, burada dilediğimize acele isteğini veririz. Sonra ona cehennemi hazırladık. Yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girecektir.

İsrâ Suresi 18. Ayet Meali ve Tefsiri

İsrâ Suresi 18. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İsrâ Suresi 18. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İsrâ Suresi 18. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İsrâ Suresi 18. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim