Sureye Dön

İbrahim Suresi Suresi, 30. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar, halkı onun yolundan çıkarıp saptırmak için Allah'a benzerler kabul ettiler. De ki: Geçinin şimdilik, çünkü gerçekten de dönüp varacağınız yurt ateştir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar, halkı O'nun yolundan çıkarıp saptırmak için Allah'la rekabet edebilecek güçlerin var olabileceğini kabul ettiler. De ki: “Bu dünyada geçinin bakalım şimdilik; çünkü gerçekten dönüp varacağınız yer ateştir!”
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bunlar insanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler koştular (Kur’an’ın hükmünü değiştirip dejenere edenleri, sahte şefaatçileri ve din istismarcısı kişileri O’na denk tuttular). De ki: “(Dünyada bir müddet) Yararlanın (bakalım). Çünkü elbette sizin varacağınız yer (cehennem) ateşidir.”
A

Ahmet Tekin Meali

İnsanları Allah yolundan, İslâm'dan uzaklaştırıp dalâleti tercihlerinin önünü açmak için bile bile taş yığınlarını, putları, şahısları Allah'a eşler, ortaklar koştular.
“- Biraz daha zevkü safa sürün. Cezalandırma ve nihaî dönüş yeriniz ateştir.” de.
A

Ahmet Varol Meali

O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: "(Şimdilik) geçim sürün. Dönüşünüz şüphe yok ki ateşedir."
A

Ali Bulaç Meali

O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: 'Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir.'
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlar, Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a eşler uydurdular. De ki: “-Eğlenip keyfinize bakın, çünkü gidişiniz muhakkak ateştir.”
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a eşler koştular. De ki: “Yaşayın, şüphesiz varacağınız son durak ateştir.”
B

Bayraktar Bayraklı Meali

İnsanları Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: “Biraz daha oyalanınız! Sonunda dönüşünüz ateşedir.”
B

Besim Atalay Meali (1965)

Yolundan saptırmakçin, Allaha eşler koştular, de ki: «Metahlanasız, ateştir döneyiniz!»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar (xalqı) Allah yolundan döndərmək üçün Ona (özlərindən uydurub cürbəcür) şəriklər qoşdular. (Ya Rəsulum! Onlara) belə de: “Hələ ki, (dünyada bir qədər) əylənib keg çəkin. Axırda məskəniniz atəş (Cəhənnəm) olacaqdır!”
C

Cemal Külünkoğlu Meali

(Onlar insanları) Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koştular. De ki: “(dünyada istediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü varacağınız yer ateştir.”
C

Cemil Said (1924)

İnsânları Allâh yolundan çevirmek içün Allâh’a şirk koşuyorlar. Ânlara di ki: "Dünyâda eğleniniz, âhiretde meskeniniz ateş olacakdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

(İnsanları) Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Allah'ın yolundan sapıtmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: "Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır."
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koştular. De ki: “Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir.”
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: "Şimdilik eğleniniz! Çünkü varacağınız yer ateştir. "
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve Allahın yolundan sapıtmak için Allaha menendler uydurdular, de ki: keyfinize bakın çünkü gidişiniz ateşedir
E

Emrah Demiryent Meali

(Onlar insanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koştular. (Resûlüm! Israrla hakkı inkâr edip, Allah’a ortaklar koşan o kâfirlere) De ki: “(Şimdilik) keyfinize bakın (bakalım!) Şüphesiz (sonunda) gideceğiniz yer ateştir!”
E

Erhan Aktaş Meali

O'nun yolundan saptırmak için Allah'a birtakım eşler koştular. De ki: “Yararlanın bakalım! Gideceğiniz yer ateştir.”
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķıldılar Tañrı’ya beñzerler tā azduralar “yolından. eyit “gönenüñ bayıķ dönecegüñüz od dapadur.”
H

Hasan Basri Çantay Meali

Onlar Allaha, (insanları) Onun yolundan sapdırmak için, (eşler), benzerler tutdular. De ki: «(Şimdilik) eğlenin. Çünkü (nasıl olsa) dönüşünüz, hiç şübhesiz ki, ateşedir».
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

O’nun yolundan saptırmak için Allah’a (başka şeyleri) denk tuttular. De ki: “Bir süre faydalanın. Çünkü varacağınız yer ateştir.”
H

Hayrat Neşriyat Meali

Hem O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koştular. De ki: “Keyfinize bakın! Artık şübhesiz ki dönüşünüz, ateşedir!”
K

Kadri Çelik Meali

O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: “Yararlanın (bakayım); sonuçta elbette sizin dönüşünüz ateşedir.”
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Allah’a ortaklar koştular ki halkı O’nun yolundan saptırsınlar. De ki: “Biraz daha oyalanın; sonunda döneceğiniz yer ateştir!”
M

M. Pickthall (English)

And they set up rivals to Allah that they may mislead (men) from His way. Say: Enjoy life (while ye may) for lo! your journey's end will be the Fire.
M

Mahmut Kısa Meali

Çünkü onlar, insanları Allah’ın yolundan saptırmak için birtakım varlıkları mutlak itaat makâmına yücelterek ve Allah’tan başka otoritelerin egemenliğini kabul ederek O’na ortaklar koştular. Ey Müslüman, onlara de ki: “Şimdilik bir süre daha yaşayın bakalım; nasıl olsa eninde sonunda varacağınız yer cehennem olacak!
M

Mahmut Özdemir Meali

O’nun yolundan saptırmaları için Allah’a denkler / ortaklar / benzerler kıldılar.
De ki: -"Yaşayın bakalım! Sizin gidişiniz, Ateş’edir".
M

Mehmet Okuyan Meali

(İnsanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koştular. De ki: “(İstediğiniz gibi) yaşayın! Şüphesiz ki varışınız ateşedir.” [*]
M

Mehmet Türk Meali

(O kâfirler insanları) Allah’ın yolundan saptırmak için,¹ Allah’a eşler koştular.² (Sen onlara): “(Şimdilik) keyfinize bakın bakalım, (nasıl olsa) varacağınız yer kesinlikle cehennemdir.” de.
M

Mehmet Çakır Meali

İnsanları doğru yoldan alıkoymak için, Allah'a denk tanrılar uydurdular. Resulüm de ki: " şimdilik keyfinize bakın ama, sonunda yanacaksınız. "
M

Mehmet Çoban Meali

İnsanları Allah’ın yolundan saptırmak için; Allah’ın yetkileri bizde de var dediler. İnsanlara yasalar koyarak yönetmeye kalktılar. Kendimize göre toplumlar ve insanlar yaratırız diye havalandılar. Böylelerine de ki: "İstediğiniz gibi yaşayın! Nasılsa sonunuz ateştir."
M

Muhammed Esed Meali

Çünkü, onlar Allah’a rekabet edebilecek güçlerin var olduğunu vehmettiler ⁴³ ve sonuç olarak O’nun yolundan saptılar. De ki: “[Bu dünyada] avunup durun bakalım, nasıl olsa yolunuzun sonu ateş olacak!”
M

Mustafa Çavdar Meali

Onlar Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a birilerini denk tutmuşlardı.1 De ki: “Biraz daha bu dünyanın keyfini sürün bakalım. Nasıl olsa varacağınız yer ateştir.”2, 13/151, 7/191, 34/40-41, 216/55, 29/66, 67/29
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Allah’a, O’nun yolundan saptırmak için eşdeğer rakip güçler tasavvur ettiler.[²⁰¹⁰] De ki: “Geçici arzularla oyalanadurun, nasıl olsa varacağınız yer ateş olacaktır!”
O

Orhan Kuntman Meali

Onlar, halkı Allah yolundan alıkoymak için O'na ortaklar koştular. De ki: (ey müşrikler şimdilik) Eğlenin bakalım! (Fakat biliniz ki) Sonunda dönüp gideceğiniz yer cehennem ateşi olacaktır.
O

Osman Fırat Meali

Ve Allah’a denkler kıldılar. Onun yolundan saptırsınlar diye bunu yapıyorlar. De ki: "Faydalanın (bakalım); muhakkak ki duracağınız yer ateş olacaktır."
S

Sardorxon Jahongir

Mushriklar odamlarni Uning haq yo‘‎lidan ozdirish uchun Allohga sheriklarni o‘‎ylab topdilar. Ey Rasulim, ularga: “Hozircha bu dunyodan foydalanib qolinglar! Bas, albatta, oxiri qaytib boradigan joyingiz do‘‎zaxdir”, – deb ayting.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳıldılar Tañrıya beñzerler tā azalar yolından. Eyit: Gönenüñ,bayıḳ inecegüñüz oddan yañadur.
S

Suat Yıldırım Meali

İnsanları Allah'ın yolundan saptırmak için birtakım ortaklar uydurdular. De ki: “Azıcık yararlanın bakalım, nasılsa sonunda gideceğiniz yer ateştir! ” [10, 70]
S

Süleyman Ateş Meali

Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: "(Şimdilik) eğlenin, gideceğiniz yer ateştir!"
S

Süleyman Tevfik (1927)

Kâfirler, nâsı Allâh'ın yolundan şaşırtmak içün Allâh'a şerîk ve emsâl kıldılar. Di ki: "Hayât-ı dünyâdan istifâde ile 'ömrinizi geçiriniz, nihâyet gideceğiniz yer cehennemdir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a benzer nitelikte varlıklar uydurdular. De ki “Geçinip gidin ama gidişiniz kesinlikle ateşe doğrudur.”
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yolundan saptırmak için Allah'a eşler uydurdular. De ki: "Hadi, nimetlenin! Sonunda varacağınız yer ateştir."
Y

Yusuf Ali (English)

And they set up (idols) as equal to Allah, to mislead (men) from the Path! Say: "Enjoy (your brief power)! But verily ye are making straightway for Hell!"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve Allah için şerikler edindiler, O'nun yolundan saptırmak için. De ki: «Faidelenin, sonra muhakkak ki, dönüp gideceğiniz yer, ateştir.»
Ü

Ümit Şimşek Meali

Halkı Onun yolundan alıkoymak için, başkalarını Allah'a denk tuttular. De ki: Nasiplenedurun; sonunda varacağınız yer ateştir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve (insanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a denkler oluşturdular. (Kur’an’ın hükmünü değiştiricileri, iddia ettikleri şefaatçileri ve din istismarcısı kişileri O’na denk tuttular). De ki: "Geçici arzularla oyalana durun, nasıl olsa varacağınız yer ateş olacaktır!"*
İ

İlyas Yorulmaz Meali

İnsanları Allah’ın yolundan çevirmek için, kendilerinin icat ettikleri putları Allah’ın yerine koydular. Böylelerine deki “(Dilediğiniz gibi) Yaşayın. Sizin döneceğiniz yer ateştir.”
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar halkı Allah/ın yolundan çıkarmak için Allah/a eşler yaptılar. Onlara de ki şimdilik faydalanın; çünkü uğrayacağınız yer ateştir.
İ

İsmail Yakıt

Onlar Allah’a rakip eşler [endâd] koştular. Sonuçta (insanları) Allah’ın yolundan saptırdılar. De ki: “Geçici nimetlerle oyalanın bakalım! Muhakkak ki varacağınız yer ateştir.”
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar insanları Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a oş koştular. Onlara de ki: «Gönenip durun. Ancak, ne olursa olsun döneceğiniz yer ateş olacaktır.»
Ş

Şaban Piriş Meali

Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: -Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır.

İbrahim Suresi 30. Ayet Meali ve Tefsiri

İbrahim Suresi 30. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İbrahim Suresi 30. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İbrahim Suresi 30. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İbrahim Suresi 30. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim