Sureye Dön

İbrahim Suresi Suresi, 2. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bir Allah'tır ki onundur göklerde ne varsa ve yeryüzünde ne varsa. Vay kafirlere çetin azaptan.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Allah'ın yoluna ki, göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. Kendilerini bekleyen o çok zorlu azaptan dolayı, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin vay haline.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. (Bütün harika yaratılış eserleri O’nun kudret, sanat ve nimetlerini göstermek içindir.) Şiddetli azap dolayısıyla vay o kâfirlerin (Kur’ani hüküm ve haberleri gereksiz ve geçersiz görenlerin) haline!..
A

Ahmet Tekin Meali

Göklerdekiler ve yerdekilerin tamamının tasarrufuna sahip olan Allah'ın yoluna çıkarman için indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli bir azaptan dolayı kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin vay haline!
A

Ahmet Varol Meali

Göklerde ve yerde olanların hepsi kendine ait olan Allah'ın (yoluna). Şiddetli bir azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!
A

Ali Bulaç Meali

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Şiddetli azab dolayısıyla vay inkâr edenlere.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Öyle bir Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi onundur. Başlarına gelecek şiddetli bir azabdan dolayı vay kâfirlerin haline!...
B

Bahaeddin Sağlam Meali

O Allah ki, göklerdeki ve yerdeki her şey O’nundur. İşte şiddetli bir azaptan dolayı o kafirlere yazıklar olsun!...
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi kendisinin olan Allah'ın yoluna. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!
B

Besim Atalay Meali (1965)

Allah odur, göklerde de, yerde de olan onundur, vaydır kâfirlere katı azaptan
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Elə bir Allah ki, göylərdə və yerdə nə varsa, hamısı Onundur. Düçar olacaqları şiddətli əzabdan ötrü vay kafirlərin halına!
C

Cemal Külünkoğlu Meali

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa (hepsi) O’nundur. Şiddetli azaba uğrayacak olan inkârcıların vay haline!
C

Cemil Said (1924)

Semâvâtda ve arza ne var ise Allâh’ındır. Kâfirlere ’azâb-ı şedîd muntazırdır.
D

Diyanet Vakfı Meali

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

1,2. Elif, Lam, Ra; Bu, Allah'ın izniyle, insanları karanlıklardan aydınlığa, güçlü ve övülmeğe layık, göklerde ve yerde olanların sahibi Allah'ın yoluna çıkarman için, sana indirdiğimiz Kitaptır. Uğrayacakları çetin azabdan dolayı vay kafirlerin haline!
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

1,2. Elif Lâm Râ.[293] Bu Kur’an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı vay kâfirlerin hâline.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

O Allah'ın (yolu) ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli bir azabdan dolayı vay kâfirlerin haline!
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

O Allahın ki Göklerde ne var, Yerde ne varsa hep onun, şiddetli bir azâbdan da veyl kâfirlere
E

Emrah Demiryent Meali

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O’nundur. (Müstahak oldukları o) şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay hâline!
E

Erhan Aktaş Meali

O Allah ki; göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. Görecekleri şiddetli azaptan dolayı, gerçeği yalanlayan nankörlerin vay haline!
E

Eski Anadolu Türkçesi

Tañrı oldur kim anuñdur ol kim göklerdedür daħı ol kim yirdedür. daħı vay kāfirlere ķatı 'aźābdan!
H

Hasan Basri Çantay Meali

O (yegâne gaalib, hamde lâyık) Allah ki göklerde ne var, yerde ne varsa hep onundur. (Uğrayacakları) çetin azâbdan dolayı vay kâfirlere (kâfirlerin başına geleceklere)!..
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Allah O’dur ki göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Şiddetli azap dolayısıyla kâfirlerin vay haline!
H

Hayrat Neşriyat Meali

O Allah('ın yoluna) ki, göklerde ne var, yerde ne varsa O'nundur. Şiddetli bir azabdan dolayı vay hâline o kâfirlerin!
K

Kadri Çelik Meali

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Şiddetli azaptan dolayı vay kâfirlere!
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Şiddetli azaptan dolayı inkârcıların vay haline!
M

M. Pickthall (English)

Allah, unto Whom belongeth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. And woe unto the disbelievers from an awful doom.
M

Mahmut Kısa Meali

Yani, göklerde ve yerde bulunan her şeyin gerçek sahibi olan Allah’ın yoluna. İşte bu yola giren kurtulur. Ondan uzak duranlara gelince:
Uğrayacakları o çetin azaptan dolayı, vay o kâfirlerin hâline! Peki, kimdir bu kâfirler?
M

Mahmut Özdemir Meali

Yer’dekiler ve Gökler’dekiler kendisinin olan Allah’ın yoluna!
Şiddetli bir azâptan dolayı yazıklar olsun Kâfirler’e!
M

Mehmet Okuyan Meali

1,2. [Elif. Lâm. Râ.] [*] (Bu Kur’an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, [*] yani güçlü, övgüye layık, göklerdekiler ve yerdekiler kendisine ait olan Allah’ın yoluna [*] çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay hâllerine!
M

Mehmet Türk Meali

O, göklerde ve yerde bulunan her şeyin kendisine ait olduğu Allah’tır. Çok şiddetli bir azaba çarptırılacak kâfirlerin vay haline!
M

Mehmet Çakır Meali

Yer gök her şeyin sahibi olan Allah'ın nurlu yoluna iletesin diye indirdik... Vay inkarcılar vay! Bu acıya can mı dayanır.
M

Mehmet Çoban Meali

Gökyüzünde ve yeryüzünde ne varsa hepsine sahip olan Allah; sana kitabı göndermiştir. Gerçeklerimizi inkâr edenleri uyar. Yalanlarıyla kurdukları yaşamdan ve gerçeklerimizi inkârlarından dolayı onlara büyük azap vardır. Azap günü vay o inkârcıların haline! Kaçacak yerleri yoktur.
M

Muhammed Esed Meali

O Allah(ın yoluna) ki, göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O’nundur. Kendilerini bekleyen o çok zorlu azaptan ötürü, hakkı inkar edenlerin vay haline!
M

Mustafa Çavdar Meali

O Allah ki, göklerde ve yerde olanların hepsi onundur.1 Uğrayacakları şiddetli azaptan dolayı bu gerçeği görmeyen kâfirlere yazıklar olsun!2, 12/116, 42/4, 221/67, 39/56, 46/17
M

Mustafa İslamoğlu Meali

O Allah’tır ki, göklerde ve yerde olan her şey tamamen kendisine aittir. (Hak ettikleri) şiddetli cezadan dolayı vay o kâfirlerin hâline!
O

Orhan Kuntman Meali

O Allah ki; göklerde ne var yerde ne varsa hepsi O’nundur.. (Allah yolunu bırakıp da, şeytanın peşinden gidenlerin uğrayacakları) çetin azaptan dolayı vay o kafirlerin haline.
O

Osman Fırat Meali

O Allah’tır ki göklerde ve yerde olanların hepsi onundur. Kâfirlere olan şiddetli azaptan dolayı vay hallerine.
S

Sardorxon Jahongir

Alloh shunday Zotki, U uchun osmonlar va Yerdagi barcha narsa Unikidir. Qiyomatda bo‘‎ladigan shiddatli azob dastidan kofirlar holiga voy bo‘‎lsin!
S

Satıraltı Meal (1534)

Tañrı ol kim anuñdur ol kim göklerdedür daḫı ol kim yirdedür. Daḫı vaykāfirlere ḳatı ‘aẕābdan.
S

Suat Yıldırım Meali

1, 2, 3. Elif, Lâm, Râ. Bu, Rab'lerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, azîz ve hamîd (üstün kudret sahibi ve her işi övgüye lâyık olan) Allah'ın yoluna, göklerde ve yerdeki her şeyin sahibinin yoluna insanları çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Kendilerini bekleyen o çetin azaptan ötürü vay o inkârcıların hallerine! Vay onlara ki, âhirete inanmalarına rağmen, bile bile dünyayı âhirete tercih ederler. İnsanları Allah yolundan çevirir de o yolu eğri büğrü göstermek isterler. İşte onlar haktan, doğru yoldan çok uzak bir sapıklık içindedirler. [2, 257; 57, 9]
S

Süleyman Ateş Meali

O Allah ki, göklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur. Çetin azabdan dolayı vay şu kafirlerin haline!
S

Süleyman Tevfik (1927)

O Allâh ki göklerde ve yerde olan şeylerin kâffesi O'nundur. O'nı inkâr iden kâfirlere şiddetli 'azâbdan ne büyük renc ve helâk vardır.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah’ın yoluna çıkarman için. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi onundur. Kafirlerin,[1] suçlarıyla bağlantılı azaptan çekecekleri var.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O Allah'a ki yalnız O'nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Hüsran haberi şiddetli bir azaptan, o küfre batmışlara...
Y

Yusuf Ali (English)

Of Allah, to Whom do belong all things in the heavens and on earth! But alas for the Unbelievers(1872) for a terrible penalty (their Unfaith will bring them)!-
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Allah'ın (yoluna) ki, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa hep O'nundur. Ve şiddetli bir azaptan dolayı vay kâfirlere!
Ü

Ümit Şimşek Meali

O Allah ki, göklerde ne var, yerde ne varsa Onundur. Çarpılacakları şiddetli azap yüzünden yazıklar olsun o kâfirlere!
İ

İhsan Aktaş Meali

O Allah ki, göklerde ve yeryüzünde ne varsa, (hepsi) O’nundur. Kendilerini bekleyen o çok zorlu azaptan ötürü, (hakkı) inkâr edenlerin vay haline!
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Allah, göklerde ve yerdekilerin tamamı kendisine ait olandır. Çok şiddetli azaptan dolayı inkârcıların vay haline,
İ

İsmail Hakkı İzmirli

O Allah ki göklerde, yerde ne varsa hep O/nundur. Şiddetli azaptan vay kâfirlerin hâline!
İ

İsmail Yakıt

O Allah ki, göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay hâline!
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O Allah ki yerlerde, göklerde ne varsa hep Onundur. Uğrıyacakları ağır azaptan dolayı tanımazların çekecekleri var.
Ş

Şaban Piriş Meali

Göklerde ve yerde olanların sahibi Allah'tır. Uğrayacakları şiddetli azabdan dolayı vay kafirlere!

İbrahim Suresi 2. Ayet Meali ve Tefsiri

İbrahim Suresi 2. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İbrahim Suresi 2. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İbrahim Suresi 2. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İbrahim Suresi 2. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim