Kafir olanlar, peygamberlerine dediler ki: Ya sizi yurdumuzdan çıkarırız, yahut da bizim dinimize dönersiniz. Rableri, onlara vahyetti: Mutlaka zalimleri helak edeceğiz.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, peygamberlerine dediler ki: “Ya sizi yurdumuzdan çıkarırız, yahut da bizim dinimize dönersiniz!” Bunun üzerine Rableri elçilerine: “Var oluş gayesi dışına çıkanları, mutlaka helak edeceğiz” diye vahyetti.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
İnkâr edenler, resullerine dediler ki: “Muhakkak (ya) sizi kendi toprağımızdan süreceğiz, veya dinimize (ve bâtıl düzenimize ve dejenere edilmiş değerlerimize) geri döneceksiniz.” Bunun üzerine Rableri kendilerine (nebilerine) vahyetti ki: “(Sabredin) Şüphesiz Biz, zulmedenleri helak edeceğiz!”
A
Ahmet Tekin Meali
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, Rasullerine:
“Elbette sizi, ya yurdumuzdan çıkaracağız, ya da, mutlaka dinimize döneceksiniz, bizim hayat tarzımızı benimseyeceksin” dediler. Rableri de onlara:
“Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimleri mutlaka helâk edeceğiz” diye vahyetti.
A
Ahmet Varol Meali
İnkar edenler peygamberlerine: "Kesinlikle ya sizi toprağımızdan çıkaracağız ya da bizim dinimize döneceksiniz" dediler. Bunun üzerine Rableri onlara şöyle vahyetti: "Zalimleri mutlaka helak edeceğiz.
A
Ali Bulaç Meali
İnkâr edenler, resullerine dediler ki: 'Muhakkak (ya) sizi toprağımızdan süreceğiz veya dinimize geri döneceksiniz.' Böylelikle Rableri kendilerine vahyetti ki: 'Şüphesiz biz, zulmedenleri helak edeceğiz.
A
Ali Fikri Yavuz Meali
O (Peygamberleri) inkâr edenler, Peygamberlerine şöyle dediler: “- Çaresi yok, muhakkak sizi, ya yurdumuzdan çıkaracağız, yahut dinimize dönersiniz. Bunun üzerine o Peygamberlere, Rableri şöyle vahy etti: “- O zalimleri muhakkak surette helâk edeceğiz;
B
Bahaeddin Sağlam Meali
O kâfirler, peygamberlerine: “Ya sizi memleketimizden çıkartacağız veya din ve milliyetimize dönersiniz” dediler. Allah da onlara: “Şüphesiz Biz, zalimleri yok edeceğiz.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki: “Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka yolumuza döneceksiniz!” Rabbleri de onlara, “Zâlimleri mutlaka helâk edeceğiz!” diye vahyetti.
Küfr edənlər peyğəmbərlərinə dedilər: “Ya sizi yurdumuzdan çıxarıb qovacağıq, ya da mütləq dinimizə dönəcəksiniz!” Rəbbi də onlara (peyğəmbərlərə) belə vəhy etdi: “Biz o zalımları mütləq məhv edəcəyik!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
13-14.İnkârcılar, resullerine; “Andolsun ki ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim dinimize (yaşam biçimimize) döneceksiniz” dediler. Rableri de resullere şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz. Ve onlardan sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Bu (söz, hesap vermek üzere) benim huzuruma (günahkâr olarak) çıkmaktan çekinen ve benim azabımdan sakınan kimseler içindir.”
C
Cemil Said (1924)
13, 14. Kâfirler "Yâ bizim dinimize ’avdet idiniz ve yâhud sizi memleketimizden çıkarırız." didiler. O vakit Allâh rasûllerine "Zâlimleri mahv ideceğim ânların memleketinde ânlardan sonra siz iskân ideceksiniz benden ve benim tehdîdlerimden havf idenlerin mükâfâtı budur." buyurdı.
D
Diyanet Vakfı Meali
Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki: «Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!» Rableri de onlara: «Zalimleri mutlaka helâk edeceğiz!» diye vahyetti.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
13,14. İnkar edenler, peygamberlerine: "Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız" dediler. Rableri peygamberlere: "Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir." diye vahyetti.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
İnkâr edenler, peygamberlerine; “Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz” dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
İnkâr edenler peygamberlerine dediler ki: "Ya sizi mutlaka yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" Rableri de onlara: "Zâlimleri mutlaka helak edeceğiz" diye vahyetti.
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Küfredenler de resullerine dediler ki mutlak ve mutlak sizi toprağımızdan çıkarırız, yâhud ki milletimize dönersiniz, rabları da onlara şöyle vahiy verdi ki muhakkak ve muhakkak zalimleri ihlâk edeceğiz
E
Emrah Demiryent Meali
O kâfirler, peygamberlerine, “Kesinlikle ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim inancımıza döneceksiniz!” dediler. Bunun üzerine Rableri onlara (peygamberlere) şöyle vahyetti: “Zâlimleri/kâfirleri mutlaka helâk edeceğiz!”
E
Erhan Aktaş Meali
Gerçeği yalanlayan nankörler, resullerine: “Sizi mutlaka yurdumuzdan süreceğiz veya kesinlikle bizim milletimize¹ dönmek zorundasınız!” dediler. Bunun üzerine Rabbleri onlara: “Zalimleri mutlaka yok edeceğiz.” diye vahyetti.
E
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyitti anlar kim kāfir oldılar yalavaçlarına “çıķaravuz sizi yirümüzden tā dönesiz girü dįnümüze.” pes vaḥy eyledi anlara çalabı’sı anlaruñ kim “helāk eyleyevüz žālimleri”.
H
Hasan Basri Çantay Meali
O küfredenler, peygamberlerine (şöyle) dediler: «Elbette ve elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız, yahud mutlak ve mutlak dînimize döneceksiniz». Bunun üzerine Rableri kendilerine (o peygamberlere): «O zaalimleri muhakkak helak edeceğiz» diye vahyetdi.
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
İnkâr edenler Resullerine dediler ki: “Ya sizi yurdumuzdan süreriz ya da milletimize (:dini yaşam tarzımıza) geri dönersiniz.” Bunun üzerine Rableri onlara: “Biz zalimleri helak edeceğiz.” diye vahyetti.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Fakat inkâr edenler, peygamberlerine dedi ki: “Ya sizi mutlaka memleketimizden çıkarırız, ya da kesinlikle dînimize dönersiniz!” Bunun üzerine Rableri onlara (o peygamberlere) şöyle vahyetti: “(Biz) o zâlimleri muhakkak helâk edeceğiz!” (1)
K
Kadri Çelik Meali
Küfre sapanlar, peygamberlerine dediler ki: “Hiç tartışmasız sizi kendi toprağımızdan süreceğiz ya da dinimize geri döneceksiniz.” Böylelikle Rableri kendilerine, “Hiç şüphesiz biz, zulmedenleri helak edeceğiz” diye vahyetti.
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
13-14. İnkârcılar peygamberlerine, “Andolsun ya dinimize dönersiniz ya da sizi kesinlikle yurdumuzdan çıkarırız!” dediler. Bunun üzerine rableri onlara, “O zalimleri elbette helâk edeceğiz ve onlardan sonra sizi mutlaka o yurda yerleştireceğiz! Bu lutuf, huzuruma çıkmanın kaygısını taşıyan ve tehdidimden çekinenler içindir” diye vahyetti.
M
M. Pickthall (English)
And those who disbelieved said unto their messengers: Verily we will drive you out from our land, unless ye return to our religion. Then their Lord inspired them, (saying) : Verily We shall destroy the wrong doers,
M
Mahmut Kısa Meali
İlâhî çağrının hızla yayıldığını görerek telaşa kapılan, inanan insanların kendi yerlerini alarak kurdukları sistemin yıkılacağını, böylece alışageldikleri lüks ve refah dolu yaşantının sona ereceğini çok iyi bilen kâfirler, Peygamberlerine dediler ki: “Artık sabrımızı taşırmaya başladınız! Ya bizim hayat tarzımıza tamamen uyup dinimize dönersiniz, ya da sizi yurdumuzdan sürüp çıkarırız!” Bütün öğüt ve uyarılara rağmen, kâfirlerin artık iman etmeyecekleri anlaşılmış, iman ve inkâr cephesi, kesin çizgiyle birbirinden ayrılmıştı. Bunun üzerine, Rab’leri elçilerine şöyle vahyetti: “Korkmayın!Biz bu zâlimleri kesinlikle helâk edeceğiz!”
M
Mahmut Özdemir Meali
İnkâr etmiş olanlar, rasûlleri için: -"Ya milletimize geri dönersiniz veya sizi yerimizden / yurdumuzdan / ülkemizden çıkarırız" dediler.
Derken onlara rabb’leri vahyetti: -"Elbette, Zâlimler’i helâk ederiz".
M
Mehmet Okuyan Meali
13,14. Kâfir olanlar elçilerine şöyle demişlerdi: “Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!” [*] Rableri de “Zalimleri mutlaka helak edeceğiz! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz” [*] diye onlara vahyetmişti. İşte bu (durum) makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.
M
Mehmet Türk Meali
Kâfirler, Peygamberlerine: “Ya bizim dinimize tam olarak geri döneceksiniz ya da biz, sizi memleketimizden süreceğiz.” deyince, Rableri Peygamberlere: “Biz de zâlimleri mutlaka helâk edeceğiz...”¹
M
Mehmet Çakır Meali
İnkarcıların ise elçilere karşı son sözü: " Ya biz sizi topraklarımızdan sürüp çıkaracağız,ya da siz tekrar bizim dinimize döneceksiniz. " demek olmuştur. Tanrı da bunun üzerine elçilerine hep şunu fısıldamıştır: " zalimleri helâk edeceğiz
M
Mehmet Çoban Meali
İnkâr edenler elçilerimize dediler ki: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka yasalarımıza uyacaksınız. Bizim düzenimizden dışarıya çıkmayacaksınız." <>Bunun üzerineRabbin onlar için hükmünü bildirdi. "Elçilerimize karşı çıkan, onlara eziyet eden zalimleri mutlaka yok edeceğiz."
M
Muhammed Esed Meali
Ama hakkı inkar eden toplumlar, elçilerine şöyle dediler: “Ya bizim yolumuza dönersiniz, ya da kesinlikle sizi ülkemizden sürüp çıkarırız!” ¹⁶ Bunun üzerine Rableri elçilerine: ¹⁷ “Biz bu zalimleri mutlaka tepeleyeceğiz!” diye vahyetti,
M
Mustafa Çavdar Meali
Gerçekleri örtbas eden o kâfirler elçilerine şöyle demişti: “Ya sizi bu ülkeden sürüp çıkarırız ya da bizim inanç sistemimize geri dönersiniz.”1 Rableri de onlara şöyle vahyetti: “İnanca baskı yapan zalimleri, kesinlikle helak edeceğiz.2 17/88-89, 210/103, 30/47, 40/51, 41/18
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Sonunda inkârda direnenler rasullerine (iki seçeneğiniz var) dediler: “Ya sizi yurdumuzdan sürüp çıkarırız veya bizim inancımıza dönersiniz!”[¹⁹⁹⁷] Bunun ardından Rableri kendilerine şöyle vahyetti: “Zalimleri kesinlikle helâk edeceğiz;
O
Orhan Kuntman Meali
Kafirler ise: "Elbette sizi yurdumuzdan çıkaracağız, meğer ki bizim dinimizi kabul edersiniz" diyerek peygamberlerini tehdit ettiler, (bunun üzerine) Rableri peygamberlerine: "Elbette biz o salimleri helak edeceğiz.
O
Osman Fırat Meali
Ve inkar edenler resullerine dediler ki: "Sizi kesinlikle yurdumuzdan çıkarırız ya da dinimize dönersiniz." Ve rableri onlara vahyetti ki: "Zalimleri kesinlikle yok edeceğiz."
S
Sardorxon Jahongir
Kufr keltirgan kimsalar o‘z payg‘ambarlariga: “Albatta, biz sizlarni yerimizdan haydab chiqaramiz yoki sizlar bizning dinimizga qaytasizlar”, – dedilar. Shunda Robbilari u payg‘ambarlarga: “Albatta, Biz zolimlarni halok qilamiz”, – deb vahiy qildi.
S
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı eyitdi: Anlar kim kāfir oldılar peyġamberlerine. Çıḳaravuz yirümüz‐den, ya dönesiz dīnümüze. Pes vaḥy eyledi anlara Çalapları, helāk eyleye‐vüz ẓālimleri.
S
Suat Yıldırım Meali
13, 14. Kâfirler resullerine dediler ki: “Ya sizi yurdumuzdan kovarız, yahut bizim dinimize dönersiniz. ”Rab'leri de onlara vahyetti ki: “Elbette Biz o zalimleri imha edeceğiz ve onlardan sonra o ülkeye sizi yerleştireceğiz. İşte bu, huzuruma çıkmaktan ve uyardığım azaptan çekinenler içindir. ” [7, 88; 27, 56; 17, 76; 8, 30]
S
Süleyman Ateş Meali
İnkar edenler, elçilerine dediler ki: "Ya sizi mutlaka yurdumuzdan çıkarırız, ya da bizim dinimize dönersiniz!" Rableri de onlara şöyle vahyetti, "zalimleri mutlaka helak edeceğiz!"
S
Süleyman Tevfik (1927)
Onlardan kâfir olanlar rasûllerine: "Sizi memleketimizden çıkaracağız, yâhud milletimize dönersiniz." didiler. Bunun üzerine rableri rasûllere: "Biz zâlimleri helâk ideceğiz"
S
Süleymaniye Vakfı Meali
O kâfirler elçilerine şunu söylediler: “Ne pahasına olursa olsun ya sizi ülkemizden çıkarırız ya da dinimize dönersiniz; bunun başka yolu yok.” Allah da onlara şöyle vahyetti: “Yanlış yapan o kimseleri kesinlikle etkisizleştireceğiz.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Küfre sapanlar kendi resullerine şöyle dediler: "Ya tam bir biçimde bizim milletimize dönersiniz yahut da sizi yurdumuzdan mutlaka çıkarırız." Rableri de onlara şunu vahyetti: "Zalimleri muhakkak helâk edeceğiz."
Y
Yusuf Ali (English)
And the Unbelievers said to their messengers: "Be sure we shall drive you out of our land, or ye shall return to our religion."(1887) But their Lord inspired (this Message) to them: "Verily We shall cause the wrong-doers to perish!
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve kâfir olanlar, peygamberlerine dediler ki: «Elbette sizi yurdumuzdan çıkarırız, veyahut bizim milletimize dönüverirsiniz.» Artık Rableri de onlara vahyetti ki: «Elbette biz o zalimleri helâk edeceğiz.»
Ü
Ümit Şimşek Meali
İnkâr edenler ise, peygamberlerine, “Ya bizim dinimize girersiniz, ya da sizi yurdumuzdan çıkarırız” dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: Biz zalimleri helâk edeceğiz.
İ
İhsan Aktaş Meali
O inkâr etmiş olanlar ise (gönderilen) elçilerine: ’Kesinlikle ya sizi toprağımızdan çıkaracağız (süreceğiz) ya da bizim dinimize (bizim ve atalarımızın inanç sistemine) döneceksiniz’ dediler. Bunun üzerine Rableri de onlara: ‘’ Biz (baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri kısıtlayan ve insanların hidayet olma gayretlerine engel olan) o zalimleri mutlaka helâk edeceğiz” diye vahyetti.
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Doğruları inkâr edenler, içlerinden seçilen elçilere “Ya sizi topraklarımızdan çıkartıp atacağız veyahut da bizim inançlarımıza geri döneceksiniz” dediler. Bundan sonra elçilere “Haksızlık yapan zalimleri mutlaka helak edeceğiz.” diye bildirildi.
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Kâfirler peygamberlerine ya sizi yerimizden çıkarırız veya dinimize, milletimize dönersiniz, demişlerdi. Rableri peygamberlere şöyle vahiy etti: «— Biz, zalimleri herhalde helâk edeceğiz».
İ
İsmail Yakıt
İnkâr edenler, elçilerine dediler: “Ya sizi mutlaka yurdumuzdan [ard] sürüp çıkarırız yahut da bizim dinimize [millet] dönersiniz.” Rableri onlara, “Zalimleri mutlaka helak ederiz!”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Tanımazlar elçilerine dediler: «Sizi ne olursa olsun yurdunuzdan dışarı atacağız, ya da ne olursa olsun dinimize döndüreceğiz.» Bunun üzerine çalapları onların gönlüne şunu bildirdi: «Ne olursa olsun Biz kıyıcıları yok edeceğiz.
Ş
Şaban Piriş Meali
Kafir olanlar ise, Peygamberlerine :-Ya bizim yolumuza geri dönersiniz ya da sizi ülkemizden çıkarırız, dediler. Rab'leri peygamberlere şöyle vahyetti:-Zalimleri elbette helak edeceğiz,
İbrahim Suresi 13. Ayet Meali ve Tefsiri
İbrahim Suresi 13. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda İbrahim Suresi 13. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. İbrahim Suresi 13. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. İbrahim Suresi 13. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?