Sureye Dön

Hûd Suresi Suresi, 44. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve dendi ki: Ey yeryüzü, em suyunu ve ey gök kes yağmurunu ve su emildi ve iş yapıldıbitti ve oturdu Cudi'ye gemi ve uzaklık denildi, zulmeden topluluğa.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Ve derken “Ey yeryüzü suyunu yut” denildi. “Ey gök yağmurunu durdur.” Ve böylece sular çekildi, Allah'ın hükmü yerine geldi, gemi Cûdî dağına oturdu. Ve yaratılış gayesi dışına çıkan bu toplum için, “Rahmetten uzak olsun” denildi.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ve (ardından) “Ey yer (artık) suyunu yut, ve ey gök sen de (suyunu) tut!” denildi... (Bu İlahi emir üzerine) Su(lar) çekildi, (böylece zalimlerin) iş(leri) bitirildi… (Ardından gemi de) Cudi (Dağı) üzerine oturup yerleşti… Ve zalimler topluluğu için de: “(Hayırdan ve huzurdan) Uzak kalsınlar, kahrolsunlar!” denildi…
A

Ahmet Tekin Meali

Nihayet:
“Ey yer, suyunu yut. Ey gök, suyunu tut.” denildi. Sular çekildi. Plan icra edildi. Gemiler Cûdî (münbit hilal) böldesindeki tepelerde karaya oturdu. Tufanda boğulanlar için:
“İnkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm, işkence ile, temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, suikastler tertip eden zâlim bir kavim rahmetten ve korumadan uzak olsun, canı Cehennem'e” denildi.
A

Ahmet Varol Meali

"Ey yer, suyunu çek ve ey gök sen de tut!" denildi. Böylece su çekildi, iş bitirildi, (gemi) Cudi'nin üzerine oturdu ve: "Zalimler topluluğu yok olsun" denildi.
A

Ali Bulaç Meali

Denildi ki: 'Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut.' Su çekildi, iş bitiriliverdi, (gemi de) Cudi (dağı)üstünde durdu ve zalimler topluluğuna da: 'Uzak olsunlar' denildi.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Allah'ın emri olarak: “Ey arz, suyunu yut ve ey gök! Yağmuru tut.” denildi. Su çekildi ve iş bitirildi. Gemide CÛDİ dağı üzerinde kararlaştı ve : “-Zâlimler helâk olsun.” denildi.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve: “Ey arz, suyunu yut! Ey gök, suyunu kes!” denildi. Su azaldı, iş bitti, gemi yüksek bir dağa oturdu. Ve “kahrolsun zalimler!” denildi.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

“Ey yeryüzü! Suyunu içeri çek ve ey gök, sen de suyunu tut” denildi. Su çekildi, iş de böylece bitirildi. Gemi ise Cûdî'ye oturdu. “Haksızlık yapan toplum yok olsun” denildi.
B

Besim Atalay Meali (1965)

Denildi ki: «Ey yeryüzü! Sen suyunu yutasın, ey gökyüzü ! Sen de yağmurunu tutasın!»; sular durdu, iş de bitti; gemi Cudi üzerine oturdu, zulüm eyliyen ulus için denildi ki: «Yok olun !»
B

Bunyadov-Memmedeliyev

(Allahdan bir əmr olaraq: ) “Ey yer! Suyunu ud! Ey göy! (Yağışını) saxla (açıl)!” – deyildi. Su çəkildi. İş bitdi (Nuha iman gətirməyənlərin məhv edilməsi barədə Allahın əmri yerinə yetdi). Gəmi Cudi dağı üzərində oturdu və: “Zalımlar məhv (Allahın mərhəmətindən uzaq) olsun!” – deyildi.
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Bir süre sonra yere: “Ey yer, suyunu yut” ve göğe: “Ey gök, yağmurunu tut” denildi. Bunun üzerine sular çekildi, Allah’ın emri gerçekleşti ve gemi Cudi’ye oturdu. Bu sırada: “Kahrolsun zalimler topluluğu!” diye bir ses duyuldu.
C

Cemil Said (1924)

"Ey arz suları bel’ it! Ey semâ suyunu tut!" dinildi. Sular azaldı. Emir icrâ olundı. Sefîne cebel-i Cûdî’de durdı. "Zâlim kavim helâk olsun" dinildi.
D

Diyanet Vakfı Meali

(Nihayet)  «Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu)  tut!» denildi. Su çekildi; iş bitirildi; (gemi de)  Cûdî (dağının)  üzerine yerleşti. Ve: «O zalimler topluluğunun canı cehenneme!» denildi.
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Yere, "Suyunu çek!", göğe, "Ey gök sen de tut!" denildi. Su çekildi, iş de bitti; gemi Cudi'ye oturdu. "Haksızlık yapan millet Allah'ın rahmetinden uzak olsun" denildi.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Allah tarafından denildi ki: "Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de suyunu kes! Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. Gemi de Cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

bir de denildi: ey Arz! Yut suyunu ve ey Semâ! Açıl, su çekildi iş bitirildi ve gemi, Cudî üzerinde durdu, o zalim kavme def'olun denilmişti
E

Emrah Demiryent Meali

Ve buyurduk ki: “Ey yer! (Artık) suyunu yut ve ey gök! Sen de (suyunu) tut!” (Bu ilâhî emir üzerine) su (lar) çekildi, (böylece kâfirlerin) iş (leri) bitirildi Gemi de Cudi (dağı) üzerine oturup yerleşti. Ve zâlimler topluluğu yok olsun (Allah’ın rahmetinden uzak olsun)!” buyuruldu.
E

Erhan Aktaş Meali

“Ey yer, suyunu çek ve ey gök, suyunu kes.” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi Cudi'ye oturdu. “Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun.” denildi.¹
E

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyidildi “iy yir yut śuyuñı daħı iy gök girü dur! daħı eksinildi śu daħı tamām olındı iş. daħı dölendi cūdi ŧaġı üzere [114b] daħı eyidildi “helāklıķ olsun ķavma kim žālimlerdür!
H

Hasan Basri Çantay Meali

(Taraf-ı ilâhîden) denildi ki: «Ey arz suyunu yut, ey gök sen de tut». Su kesildi, iş olub bitirildi, (gemi de) Cûdî (dağının) üzerinde durdu. O zaalimler güruhuna «Uzak olsunlar» denildi.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

“Ey yer! Suyunu yut. Ey gök! Sen de tut.” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi, Cudi üstünde durdu. Zalim topluma da: “Yok olsunlar!” denildi.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Nihâyet (vakti geldiğinde): “Ey yer! Suyunu yut! Ve ey gök! (Sen de yağmurunu) tut!” denildi. Su çekildi, iş bitirildi, (gemi) Cûdî (dağının) üzerine oturdu(2) ve: “(Allah'ın rahmetinden uzak olan) zâlimler topluluğu helâk olsun!” denildi.
K

Kadri Çelik Meali

Denildi ki: “Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut.” Su çekildi, iş bitiriliverdi, (gemi de) Cûdi (dağı) üstünde durdu ve “Zalimler (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun” denildi.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

(Sonra) “Ey toprak suyunu yut! Ey gök sen de tut!” denildi. Su çekildi; hüküm yerini buldu; gemi Cûdî’nin üzerine oturdu; “Zalimlerin topunun canı cehenneme!” denildi.
M

M. Pickthall (English)

And it was said: O earth! Swallow thy water and, O sky! be cleared of clouds! And the water was made to subside. And the commandment was fulfilled. And it (the ship) came to rest upon (the mount) Al-Judi and it was said: A far removal for wrongdoing folk!
M

Mahmut Kısa Meali

Bütün kâfirler helâk edildikten sonra, yere ve göğe, “Ey yer, sularını geri yut veey gök, yağmurlarını artık durdur!” diye emredildi. Böylece sular çekildi, iş bitirildi. Nûh’un gemisi, Cizre yakınlarındaki Cûdîdağının üzerinde karaya oturdu. Ve ilâhî fermânı ilân etmek üzere denildi ki:
“Helâki hak eden bu zâlim topluluk İlahi rahmetten uzak olsun!”
M

Mahmut Özdemir Meali

-"Ey yer! Suyunu yut! Ey gök! Tut!" denildi. Sular çekildi;
İş bitirildi;
Gemi Cûdiyy’e / Dağ’a oturdu. -"Defolsun, Zâlim Kavim!" denildi.
M

Mehmet Okuyan Meali

“Ey yer, suyunu yut (çek)! Ey gök, (suyunu) tut (dindir)!” denmiş, su çekilmiş, iş bitirilmişti. (Gemi) Cûdî (dağı)nın üzerine yerleşmişti. O zalimler topluluğuna “(Merhametten) uzak olun!” denmişti.
M

Mehmet Türk Meali

(Allah tarafından): “Ey yer! Suyunu yut ve ey gök! Sen de yağmuru kes.” denildi. Su çekildi (böylece Nûh toplumunun) helâk işi tamamlandı. (Gemi de) Cûdi¹ üstünde durdu ve: “O zâlimler topluluğu (böylece) defolup gitti!” denildi.
M

Mehmet Çakır Meali

Sonunda: " Ey topraklar! Yut sularını, ey sema kes artık " dendi. Sular çekildi. Görev tamamlandı. " haksızlık edenlerin canı cehenneme! " diye sesler yükselirken, gemi de Cûdî'ye oturdu.
M

Mehmet Çoban Meali

"Ey arz suyunu yut! Ey gök suyunu tut!" denildi. Su azaldı, iş bitirildi. Gemi bereketi bol olan bir bölgede karaya oturdu. "Haksızlık yapan toplum yok olsun!" denildi.
M

Muhammed Esed Meali

Ve derken, “Ey yer, suyunu yut!” denildi; “Ey gök, [yağmurunu] durdur!” Ve böylece sular çekildi, [Allah’ın] hükmü yerine geldi, gemi Cûdî Dağı’na oturdu. ⁶⁶ Ve böylece, zulmeden bu halk için “uzak olsunlar!” sözü söylenmiş oldu.
M

Mustafa Çavdar Meali

Bir süre sonra “Ey gökyüzü yağmuru tut, ey yeryüzü suyunu çek!” diye emredildi. Sular çekildi ve hüküm gerçekleşti ve gemi Cudi’de karaya oturdu ve şöyle denildi: – Kahrolsun zalimler topluluğu! 63/4
M

Mustafa İslamoğlu Meali

Nihayet denildi ki: “Ey yer, suyunu yut! Ve ey gök, suyunu tut!” Ve sular çekildi ve hüküm infaz edildi, sonunda gemi Cûdî[¹⁷³⁷] üzerine oturdu. Ve kendilerine kıyan toplum için; “Olmaz olsunlar!”[¹⁷³⁸] denildi.
O

Orhan Kuntman Meali

(Sonunda) "Ey yer suyunu yut" ve "Ey gök suyunu tut" denildi, sular çekildi ve ilahi emir tamamlanmış oldu ve gemi Cudi (dağının) üzerine oturdu, "Zalimler topluluğu Allah’ın rahmetinden uzak olsun" diye nida olundu.
O

Osman Fırat Meali

“Ey yer, suyunu yut! Ey gök, suyunu tut!” denildi. Su çekildi, emir yerine getirildi ve gemi Cûdî’ye oturdu. Ve “Zalim bir topluluktan uzak olunsun” denildi.
S

Sardorxon Jahongir

Kofirlar g‘‎arq bo‘‎lgandan keyin: “Ey yer, suvingni yut va ey osmon, yog‘‎ishni bas, qilib o‘‎zingni tutgin”, – deyildi. Suv orqaga tortildi, ilohiy farmon ado etildi va kema Judiy tog‘‎i ustiga joylashdi. Hamda: “Zolim qavmlarga halokat bo‘‎lsin!” – deyildi.
S

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eyidildi yire: Yā yir yud ṣuyuñı; daḫı yā gök açıl, yaġmuruñı dut. Ṣukesildi, Allāhuñ buyruġı yirine geldi. Daḫı Nūḥ gemisi Cūdī ṭaġı üstindedurdı. Daḫı eyidildi: Helāklik, raḥmetinden ıraḳlıḳ olsun ẓālim ḳavmlere.
S

Suat Yıldırım Meali

Kâfirler boğulduktan sonra yerle göğe: “Ey yer suyunu yut ve sen ey gök suyunu tut! ” diye emir buyuruldu. Su çekildi, iş bitirildi ve gemi Cudi üzerinde yerleşti ve “Kahrolsun o zalimler! ” denildi. {KM, Tekvin 8, 4}
S

Süleyman Ateş Meali

Ey yer, suyunu yut ve ey gök tut! denildi. Su azaldı, iş bitirildi. (Gemi) Cudi'ye oturdu. "Haksızlık yapan kavim yok olsun!" denildi.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ey Arz! Suyunu yut, Ey Semâ! suyunu tut dinildi. sular eksildi. Hüküm ve kazâ-yı Bârî cârî oldığından (helâki mukarrer olanlar helâk olduklarından) sefîne "Cûdi" dağı üzerinde durdı. Zâlim olan kavim helâk olsun dinildi.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

“Ey yer! Suyunu yut! Ey gök sen de açıl!” dendi. Sular çekildi, iş tamamlandı, gemi Cudi’nin üstüne oturdu ve şöyle dendi: “Yanlışlar içindeki o topluluk olmaz olsun.”[*]
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ve denildi: "Ey yer! Suyunu yut ve ey gök, sen de tut." Ve su çekildi. İş bitirilmişti. Gemi, Cûdi üzerine oturdu ve haykırıldı: "O zalimler topluluğu geri gelmez olsun!"
Y

Yusuf Ali (English)

Then the word went forth:(1538) "O earth! swallow up thy water, and O sky! Withhold (thy rain)!" and the water abated, and the matter was ended. The Ark rested on Mount(1539) Judi, and the word went forth: "Away with those who do wrong!"
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve denildi ki: «Ey yer! Suyunu yut ve ey gök açıl.» Ve su kesildi ve iş icra edilmiş oldu. Gemi de Cûdi dağının üzerine yerleşti. Ve, «Zalimler olan kavim için uzaklık olsun!» denildi.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Ve denildi ki: “Ey yer, suyunu yut; ey gök, suyunu tut.” Su çekildi, iş bitirildi, gemi Cûdî'ye oturdu. Ve “Zalimler güruhu yok olsun” denildi.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ve (ardından arz’a has bir iletişimle) denildi ki: "Ey yer (ey toprak), suyunu yut! Ve ey gök, (ey bulutlar) suyunu tut (açıl)!" Ve sular çekildi ve hüküm infaz edildi, sonunda gemi Cudi’ye (Cudi mevkiinde bulunan bir tepeye) yerleşti. Ve o zulmeden (baskı ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri engelleyen, her türlü kötülük ve haksızlık yapan, şirk ve inkârda ısrar eden) topluluk (böylece) yok olup gitti!” denildi. *
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Sonra “Ey arz suyunu em (yut), Ey gök suyunu tut (yağma)” denildi. Sular kesildi ve böylece Allah’ın hükmü yerine geldi, gemi Cudi (dağı seviyesine çıktı) üzerine oturdu. Böylece, “Haksızlık yapan toplum (inananlardan) uzak olsun” denildi.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Yer! Suyunu yut, gök! Sen de tut [⁶]. Denildi, su kesildi. İş [⁷] bitti. Gemi de Cudi dağı üzerinde durdu. «Zalim olan kâfirler rahmetten uzak olsun» denildi.
İ

İsmail Yakıt

Buyuruldu: “Ey yer! Suyunu yut ve ey gök! Sen de tut.” Su azaldı ve iş bitirildi/emir yerine geldi. Gemi Cudî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu [kavm] uzak/yok olsun” denildi.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Buyruldu: "Ey yeryüzü! Suyunu çek! Ey gökyüzü sen de yağmurunu kes!" Sular kesildi. Allah’ın buyruğu yerine geldi. Gemi de Cudi dağı üzerinde durdu. O kıyıcılar takımı için de "Allah’ın esirgeyiciliğinden uzak olsunlar." Buyruldu.
Ş

Şaban Piriş Meali

-Ey yeryüzü suyunu yut, ey gök tut denildi. Su çekildi, emir gerçekleşti, gemi Cudi'ye oturdu. Ve şöyle denildi:-Kahrolsun Zalim toplum!

Hûd Suresi 44. Ayet Meali ve Tefsiri

Hûd Suresi 44. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hûd Suresi 44. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hûd Suresi 44. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hûd Suresi 44. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim