Sureye Dön

Hucurât Suresi Suresi, 11. Ayet

Arapça Okuyucu ve Meal Tercihleri

Tüm Mealler (54)

A

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ey inananlar, içinizden bir topluluk, başka bir toplulukla alay etmesin, olabilir ki alay edilenler, öbürlerinden daha hayırlıdır ve kadınların bir kısmı da başka kadınlarla alay etmesin, olabilir ki alay edilen kadınlar, öbürlerinden daha hayırlıdır ve birbirinizi kınamayın ve kötü lakaplarla çağırmayın; inançtan sonra buyruktan çıkmışlara ait adlar, ne de kötüdür ve kim tövbe etmezse artık onlar, zulmedenlerin ta kendileridir.
A

Abdullah Parlıyan Meali

Siz ey iman edenler! Hiçbir insan başka insanları alaya alıp küçümsemesin, belki o alaya alıp küçümsedikleri, kendilerinden daha hayırlı olabilirler ve hiçbir kadın da, başka kadınları küçümseyip alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha hayırlı olabilirler. Ve hiç biriniz başka birinde ayıplar arayıp karalamasın, kınamasın. Kötü lakaplarla sataşıp, atışıp birbirinizi aşağılamayın. İman ettikten sonra, kötü bir ad sahibi olmak ne çirkin şeydir. Artık her kim bu şekilde Allah'ın yasak ettiği şeylerden tevbe edip dönmezse, işte onlar yaratılış gayesine aykırı yaşayanlardır.
A

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki (onlar) kendilerinden daha hayırlı kimselerdir; kadınlar da diğer kadınlarla (alay etmesin), belki (onlar) kendilerinden daha hayırlı kimselerdir. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) de yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi ’olmadık-kötü lakaplarla’ çağırıp (rencide etmeyin). İmandan sonra (böylesi) fasıklık (cahiliye tavrı ve bayağılık) ne kötü bir (sıfat ve) isimdir. (Başkalarını düşük ve küçük görmek ne çirkin bir haslettir.) Kim (bunlardan) tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.
A

Ahmet Tekin Meali

Ey iman nimetine kavuşanlar, bir kavim, diğer bir kavimden bazılarını küçümseyerek alay etmesin. Belki de onlar, kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da, kadınlardan bazılarını küçümseyerek alaya almasınlar, hakarette bulunmasınlar, ayıpları, kusurları rencide ederek, işaret ederek söylemesinler. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi dilinize dolayarak, işaretleşerek yaralamayın. Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın, kötü lakaplarla anmayın. İman dairesine girdikten sonra âsi, mantıksız fâsık adını almak ne kötü bir damgadır. Tevbe etmeyenler, günah işlemekten vazgeçmeyip Allah'a itaate yönelmeyenler, işte on-lar isyanda, günahta ısrar eden zâlimlerin ta kendileridir.
A

Ahmet Varol Meali

Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Kadınlar da kadınları (alaya almasınlar). Belki onlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü addır! Kim tevbe etmezse işte onlar zalimlerin kendileridir.
A

Ali Bulaç Meali

Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi 'olmadık-kötü lakablarla' çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.
A

Ali Fikri Yavuz Meali

Ey iman edenler! Bir kavim, diğer bir kavimle alay etmesin; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Bir takım kadınlar da diğer kadınlarla eğlenmesin; olur ki eğlenceye alınanlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Hem birbirinizi ayıblamayın ve kötü lâkablarla atışmayın. İmandan sonra fasıklıkla adlanmak ne kötü isimdir!... Kim de tevbe etmezse, işte onlar kendilerine zulmedenlerdir.
B

Bahaeddin Sağlam Meali

Ey iman edenler! Hiçbir toplum, başka bir toplumu küçük görmesin (alay konusu etmesin.) Belki onlar, kendilerinden daha hayırlıdır. Hiçbir kadın grubu da başka kadınları küçük görmesin. Belki onlar, kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın. Kötü isimlerle birbirinizi çağırmayın. İnandıktan sonra (birbirinizi kendisiyle) anacağınız en kötü şey, fasıklıktır. Artık kim tevbe etmezse (yaptıklarından vazgeçmezse,) işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
B

Bayraktar Bayraklı Meali

Ey iman edenler! Hiçbir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. Olur ki alay edilenler, onlardan daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay edilen kadınlar, kendilerinden daha iyi olabilirler. Birbirinizi ayıplamayınız. Birbirinize kötü lakaplar takmayınız. İmandan sonra, fâsık diye anılmak ne kötüdür! Kim tövbe etmezse işte onlar zâlimlerdir.[574]
B

Besim Atalay Meali (1965)

Ey inanmış olanlar! Kimse kimseyle alay etmesin; onlar, kendilerinden hayırlı olabilir, kadınlar da, başka kadınlarla alay etmeye, onlar dahi, bunlardan hayırlı olabilir, kendinizi kınamayın, kötü adlar takınmayın, inan ettikten sonra, ne kötüdür buyrumdan dış olan ad; kim ki tövbe kılmazsa, işte zalim onlardır
B

Bunyadov-Memmedeliyev

Ey iman gətirənlər! Bir qövm digərini lağa qoymasın. Ola bilsin ki, onlar (lağa qoyulanlar) o birilərindən (lağa qoyanlardan Allah yanında) daha yaxşı olsunlar. Qadınlar da bir-birinə (rişxənd eləməsinlər). Bəlkə, onlar (rişxənd olunanlar) o birilərindən (rişxənd edənlərdən) daha yaxşıdırlar. Bir-birinizə tə’nə etməyin (ayıb tutmayın) və bir-birinizi pis ləqəblərlə (ey kafir, ey fasiq, ey münafiq və i. a.) çağırmayın. İman gətirdikdən sonra fasiq adını qazanmaq necə də pisdir. Məhz tövbə etməyənlər zalımlardır! (Özlərinə zülm edənlərdir!)
C

Cemal Külünkoğlu Meali

Ey inananlar! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler! Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar da kendilerinden daha iyidirler! Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın! İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması, fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir. (Böyle bir davranışın ardından) kim tevbe edip Allah’a yönelmezse, öyleleri zalimlerin ta kendileridir. 
C

Cemil Said (1924)

Ey mü’minler! Biri biriniz ile istihzâ itmeyiniz, istihzâ idilenler belki istihzâ idenlerden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da biri birileriyle istihzâ itmesünler belki istihzâ idilenler istihzâ iyleyenlerden daha hayırlıdırlar. Biri birinize iftirâ itmeyiniz, lakab takmayınız. Îmândan sonra fâsık ismi ne kadar çirkindir, böyle şeylerden tevbe itmeyenler zâlimdirler.
D

Diyanet Vakfı Meali

Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir.  
D

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Ey inananlar! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tevbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.
D

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.
E

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sora fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte bu kimseler zalimlerdir.
E

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ey o bütün iyman edenler! alay etmesin Bir kavm bir kavm ile belki kendilerinden daha hayırlı olurlar, ne de bir takım kadınlar diğer kadınlarla, belki onlardan daha hayırlı olurlar, hem kendilerinizi ayıblamayın ve kötü lâkablarla atışmayın, iymandan sonra fâsıklık ne kötü isimdir, her kim de tevbe etmezse artık onlar kendilerine zulmedenlerdir
E

Emrah Demiryent Meali

Ey îmân edenler! *Hiçbir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. (Ne biliyorlar) belki onlar (alay edilenler, bizim nezdimizde) kendilerinden (alay edenlerden) daha hayırlı kimselerdir. Ve kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. (Ne biliyorlar) belki alay edilen kadınlar, (bizim nezdimizde) alay edenlerden daha hayırlı kimselerdir. Birbirinizde kusur aramayın. *Birbirinize kötü lakaplar takmayın. *Îmân ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne (kadar da) kötüdür! Kim (işlemiş olduğu bu kötü fiillere) tövbe etmezse, işte onlar zâlim olanların ta kendileridir.
E

Erhan Aktaş Meali

Ey inananlar! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. Belki alay edilenler, alay edenlerden daha iyidirler. Aynı şekilde, kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki alay edilen kadınlar, alay edenlerden daha iyidirler. Birbirinizde kusur aramayın. Birbirinize kötü lakaplar takmayın. İmandan sonra fâsık olarak nitelendirilmek ne kötüdür. Kim tevbe etmezse¹ işte onlar zalimdirler.
E

Eski Anadolu Türkçesi

iy anlar kim įmān getürdiler! yañśulamasuñ erenler erenleri ol kim olalar yigrek anlardan ne daħı 'avratlar 'avratlardan ola kim olalar yigrek anlardan. daħı 'ayıblamañ gendüzilerüñüzi daħı laķab eyidişmeñ laķablar-ıla. yavuzdur ad kim fısķdur įmān dan śoñra! daħı her kim tevbe eylemez ise şunlardur [275b] žālimler.
H

Hasan Basri Çantay Meali

Ey îman edenler, bir kavm diğer bir kavm ile alay etmesin. Olurki (alay edilenler Allah indinde) kendilerinden (ya'ni alay edenlerden) daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınları (eğlenceye almasın). Olurki onlar (eğlenceye alınanlar) kendilerinden daha hayırlıdır. (Kendi) kendinizi ayıblamayın. Birbirinizi kötü lâkablarla çağırmayın. İmandan sonra faasıklık ne kötü addır! Kim (Allahın yasak etdiği şeylerden) tevbe etmezse onlar zaalimlerin ta kendileridir.
H

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Ey iman edenler! Bir topluluk, diğer bir toplulukla alay etmesin. Alay edilenler kendilerinden daha hayırlı olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesin. Belki de onlar, kendilerinden daha hayırlıdırlar. Birbirinizde ayıplar aramayın. Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İman ettikten sonra fâsık adını almak ne kötüdür! Kim tövbe etmezse işte onlar zalimlerdir.
H

Hayrat Neşriyat Meali

Ey îmân edenler! Bir topluluk, (başka) bir toplulukla alay etmesin; olur ki (onlar), kendilerinden daha hayırlı olabilirler! Birtakım kadınlar da (başka) kadınlarla (alay etmesinler)! Belki (onlar da) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendinizi (birbirinizi) de ayıplamayın ve birbirinizi (kötü) lâkablar ile çağırmayın! Îmandan sonra fâsıklık ismi (günahla anılmak), ne kötüdür! Artık kim (bu kötü amelinden vazgeçerek) tevbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir!
K

Kadri Çelik Meali

Ey iman edenler! Bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin; belki (alay ettikleri) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da kadınlarla (alay etmesin); belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi kendinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık pek de kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.
K

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; zira onlar kendilerinden daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler; çünkü alay edilenler edenlerden daha iyi olabilirler. Biriniz diğerinizi aşağılamayın, birbirinize kötü ad takmayın. İman ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne kötüdür! Günahlarına tövbe etmeyenler yok mu, işte zalimler onlardır.
M

M. Pickthall (English)

O ye who believe! Let not a folk deride a folk who may be better than they (are), nor let women (deride) women who may be better than they are; neither defame one another, nor insult one another by nicknames. Bad is the name of lewdness after faith. And whoso turneth not in repentance, such are evil doers.
M

Mahmut Kısa Meali

Ey iman edenler! Hiçbir kişi veya toplum, başka bir toplumu küçümseyip alaya almasın; her zaman şu ihtimali düşünsünler: Belki obeğenmedikleri insanlar, Allah katında kendilerinden daha üstündürler. Aynı şekilde, kadınlar da başka bir topluma mensup olankadınlar hakkında dedikodu yapıp onlarla alay etmesinler; belki o küçümsedikleri kadınlar, kendilerinden daha üstündürler. Meşrû eleştiri sınırlarını aşıp birbirinizi kırıcı sözlerle ayıplamayın, birbiriniziküçük düşürücü lakaplarla çağırmayın! Mümin kardeşini aşağılayan, aslında kendi günahkârlığını ilan etmiş olur. Hâlbuki, imanlaşeref ve üstünlük kazandıktan sonra ‘günahkâr’ ismi ile anılmak ne kötüdür! Artık her kim tövbe ederse, günahları bağışlanacaktır; kim de tövbe etmekten kaçınırsa, işte onlar zâlimlerin ta kendisidir!
M

Mahmut Özdemir Meali

Ey iman edenler!
Bir kavim diğer bir kavim ile eğlenmesin! Belki onlardan daha hayırlı olurlar.
Kadınlar da başka kadınlarla (eğlenmesin)! Belki onlardan daha hayırlı olurlar.
Birbirinizde ayıplar aramayın! Birbirinizi Lakaplar ile çağırmayın!
İman’dan sonra Fısklar / Yoldan Çıkıp Sapmalar ne kötü İsim! Kim tevbe etmediyse, işte onlar gerçekten Zâlimler’dir.
M

Mehmet Okuyan Meali

Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin! Belki onlar (alay edilenler), kendilerinden (alay edenlerden) daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin! Belki onlar (alay edilenler), kendilerinden (alay edenlerden) daha hayırlıdır. Kendi kendinizi ayıplamayın; [*] birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın! İmandan sonra yoldan çıkmak (anlamındaki kelime) ne kötü bir isimdir! Kim tevbe etmezse işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
M

Mehmet Türk Meali

Ey îman edenler! (Sizden) bir erkek topluluğu (bir başka) erkek toplulukla ve kadınlar da kadınlarla alay etmesinler.¹ Zîrâ (alay edilenler, Allah’ın yanında) kendilerinden daha hayırlı olabilirler.² Birbirinizi ayıplamayın³ ve (kötü) lakaplarla⁴ çağırmayın.⁵ Îmandan sonra fasıklık ne kadar kötü bir isimdir. Kim (yaptığına pişman olup) tevbe etmezse işte onlar, zâlimlerin ta kendileridir.⁶
M

Mehmet Çakır Meali

Sevgili müminler! Sakın ola birbirinizle alay etmeyin, bakarsın, alay edilenler daha hayırlı olabilir. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin, bakarsın alay edilen alay edenden daha hayırlıdır. Birbirinizi el yüz hareketleriyle de kınamayın, birbirinize lakap da takmayın. İmandan sonra adı kötüye çıkmak ne kötü! Kötülülükten pişman olmayan, zalimin tekidir.
M

Mehmet Çoban Meali

Ey iman edenler. Bir topluluk bir diğerini alaya almasın! Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın! Alaya aldıkları kadınlar belki kendilerinden daha iyidir. Nereden biliyorlar? Birbirinizi karalamayın! Birbirinizi aşağılayan lakaplarla çağırmayın! Bu tür işler nifak alametidir. İmandan sonra bozgunculuk yapmak ne kötü bir şeydir. Kim yaptıkları hatalar için tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
M

Muhammed Esed Meali

SİZ EY imana ermiş olanlar! Hiçbir insan [başka] insanları alaya alıp küçümsemesin: belki o [alay edip küçümsedik]leri kendilerinden daha hayırlı olabilirler; ve hiçbir kadın [başka] kadınları [küçümseyip alaya almasın]: onlar kendilerinden daha hayırlı olabilirler. ¹² Ve hiçbiriniz başka birini karalamasın, birbirinizi [yaralayıcı, incitici] lakaplar ile aşağılamayın: [kişi] iman ettikten sonra ona hiçbir şekilde günah isnad etmeyin; ¹³ ve [bu suçu işleyen, ama sonra] pişmanlık duymayanlar -işte gerçek zalimler onlardır!
M

Mustafa Çavdar Meali

Ey iman edenler! İçinizdeki erkekler başka erkeklerle alay etmesin. Ne malum alay edilenler alay edenlerden belki daha değerli olabilir. Aynı şekilde kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler zira alay edilenler de alay edenlerden daha değerli olabilir. Birbirinizi ayıplayıp aşağılamayın. Birbirinize hoş olmayan lakaplar takmayın. İmana erdikten sonra fasıklık/yoldan çıkmak damgası yemek ne berbat bir şeydir. Artık kim bu davranışlardan vazgeçmezse işte onlar zalimlerin yanlışta ısrar edenlerin ta kendileridir. 32/18.20, 49/12
M

Mustafa İslamoğlu Meali

SİZ ey iman edenler! Hiçbir kişi ve zümre bir diğer kişi ve zümreyi hor görerek alaya almasın: belki diğerleri berikilerden daha değerli olabilirler. Yine bir kısım kadınlar da diğerlerini (böyle) görmesinler: ötekiler onlardan daha değerli olabilir. Asla birbirinizi[⁴⁶⁴³] itibardan düşürmek için karalamayın ve (kötü) lakaplar takarak yaralamayın: iman ettikten sonra fâsıklıkla anmak-anılmak ne berbat bir şey![⁴⁶⁴⁴] Ve kim (bu tür davranışlardan) pişmanlık duyup vazgeçmezse, işte zalim olanlar onlardır.
O

Orhan Kuntman Meali

Ey iman edenler, bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin belki de onlar (Rableri indinde) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar, belki de onlar (Rableri indinde) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık, ne kötü bir addır. Kim (Allah'ın yasak ettiği şeylerden) tevbe edip vazgeçmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
O

Osman Fırat Meali

Ey iman edenler, bir topluluk diğer bir topluluğu küçümsemesin; belki (küçümsenen) onlardan hayırlıdır. Kadınlar da kadınları küçümsemesin; belki (küçümsenen) diğerlerinden hayırlıdır. Birbirinizde kusur aramayın, kötü lakap da takmayın. İmandan sonra fasıklığın adı ne kötüdür; ve her kim (bunlardan) tövbe etmedi ise, işte onlar zalim olanlardır.
S

Sardorxon Jahongir

Ey iymon keltirgan kimsalar, sizlardan bo‘‎lgan bir qavm boshqa bir mo‘‎min qavmni masxara qilmasin. Ehtimolki, masxara qilingan qavm ulardan yaxshiroq bo‘‎lsalar. Yana sizlardan bo‘‎lgan ayollar ham boshqa ayollarni masxara qilmasinlar. Ehtimolki, masxara qilingan ayollar ulardan yaxshiroq bo‘‎lsalar. Bir-birlaringizni mazax qilmanglar va bir-birlaringizni laqablar bilan atamanglar. Iymondan keyin fosiqlik ismi naqadar yomondir! Kimki tavba qilmasa, bas, aynan o‘‎shalar zolimlardir.
S

Satıraltı Meal (1534)

İy mü’minler, masḫaralıġa almasun bir ḳavm bir ḳavmi. Ola kim anlar özlerinden yaḫşı olalar. ‘Avratlar daḫı biri birin masḫaralıġa almasun. Ola kimanlar özlerinden yigrek ola. Daḫı kendülerüñüzi ‘ayblamañuz. Daḫı biri bi‐rüñüze yamanlıġ‐ıla çaġırmañuz. Ne yaman addur fısḳ, īmāndan ṣoñra.Kim ki tevbe eylemese, pes anlar ẓālimlerdür.
S

Suat Yıldırım Meali

Ey iman edenler! Sizden hiçbir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin. Ne mâlum? Belki alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki de alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Birbirinizi, (daha doğrusu kendilerinizi) karalamayın. Birbirinize kötü lakaplar takmayın. İman ettikten sonra insanın adının kötüye çıkması, fâsık damgası yemesi ne fena bir şeydir! Kim tövbe etmezse işte onlar tam zalim kimselerdir. [104, 1; 68, 11; 4, 29] {KM, Efeslilere 5, 3}
S

Süleyman Ateş Meali

Ey inananlar, bir topluluk, başka bir toplulukla alay etmesin. Belki (alay ettikleri kimseler), kendilerinden iyidirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki onlar, kendilerinden iyidirler. Birbirinizde kusur aramayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İnandıktan sonra fısk adı, ne kötü bir şeydir! Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalimdirler.
S

Süleyman Tevfik (1927)

Ey mü'minler bir kavim bir kavmi masharaya almasun, mümkündür ki masharaya aldıkları onlardan hayırlıdır. Kadınlar da diğer kadınları masharaya almasunlar. Mümkündür ki masharaya aldıkları kadınlar onlardan hayırlıdır. Nefislerinize 'ayıb isnâd itmeyin. Ve çirkin lakırdılarla çağırmayın. Îmândan sonra fâsık ismi ne çirkin isimdir. Bu nehy olunan şeylerden tevbe itmeyenler ne zâlimlerdir.
S

Süleymaniye Vakfı Meali

Ey inanıp güvenenler! Bir topluluk diğer topluluğu hafife almasın; hafife alınanlar daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınları hafife almasınlar; onlar daha iyi olabilirler. Birbirinizin kusurunu aramayın. Birbirinize kötü lakap takmayın. İnanmış bir kişiyi sapıklıkla nitelemek ne kötüdür! Dönüş yapmayanlar (tevbe etmeyenler) yanlış yapmış olurlar.
Y

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ey inananlar! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin! Olabilir ki, alay ettikleri topluluk kendilerinden hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay ettikleri, kendilerinden hayırlı olabilir. Öz benliklerinizi ayıplamayın/kendi nefislerinizde ayıplar aramayın; birbirinize lakaplar yakıştırmayın. İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir! Kim ki tövbe etmez, işte böyleleri zalimlerdir.
Y

Yusuf Ali (English)

O ye who believe! Let not some men among you laugh at others:(4929) It may be that the (latter) are better than the (former): Nor let some women laugh at others: It may be that the (latter are better than the (former): Nor defame nor be(4930) sarcastic to each other, nor call each other by (offensive) nicknames: Ill-seeming is a name connoting wickedness, (to be used of one) after he has believed: And those who do not desist are (indeed) doing wrong.
Ö

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ey imân etmiş olanlar! Bir kavim diğer bir kavim ile alay etmesin. Olabilir ki, onlar (o alay edilenler) ötekilerden daha hayırlı olurlar ve kadınlar da kadınlardan (bir kimseyi eğlenceye almasın). Olabilir ki onlar, ötekilerden daha hayırlı bulunurlar. Ve kendi nefislerinizi de ayıplamayınız ve kötü lakablar ile atışmayınız. İmândan sonra fâsıklık ne kötü addır ve her kim tevbe etmezse işte zalimler olanlar onlardır, onlar.
Ü

Ümit Şimşek Meali

Ey iman edenler! Bir topluluk başka bir topluluğu alaya almasın; belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınları alaya almasın; belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın; birbirinize kötü lâkaplar takmayın. İmandan sonra fasıklıkla anılmak ne kötü isimdir! Bu davranışlardan kim tevbe etmezse, işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.
İ

İhsan Aktaş Meali

Ey inanmış olanlar! Hiçbir (kişi veya) toplum, başka bir toplumu (veya kişiyi) alaya alıp hor görmesin (hiçbir toplumun maddi ve manevi değerlerine hakarette bulunmasın); onlar (alay edip hor gördükleri), kendilerinden daha hayırlı (değerli) olabilirler! Yine (bir kısım) kadınlar da diğer kadınları (alaya alıp hor) görmesinler: Onlar (alay ettikleri kadınlar) kendilerinden daha hayırlı (değerli) olabilirler! Nefislerinizi (birbirinizi) ayıplamayın ve birbirinize (kötü) lakaplar takmayın! İmandan sonra fasıklık (sapıklık)la adlanmak ne kötü şeydir! Ve kim (bu tür davranışlardan) pişmanlık duyup vazgeçmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir!
İ

İlyas Yorulmaz Meali

Ey İman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki o alay ettikleri topluluk, onlardan daha hayırlı olabilir. Kadınlarda, başka kadınlarla alay etmesinler. Belki o alay ettiği kadınlar, alay edenlerden daha hayırlı olabilir. Kendi içinizde kendinizi çekiştirip karalamayın ve birbirinize çirkin lakaplar ile seslenmeyin. İmanınızdan sonra çirkin lakaplarla seslenmek ne kadar kötü, kim bundan sonra tövbe etmez ise, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
İ

İsmail Hakkı İzmirli

Mü/minler! Bir kısmınız diğer bir kısmı eğlenceye almasın, eğlenceye alınan, eğlenceye alandan daha hayırlı olabilir. Kadınlar da diğer kadınları eğlenceye almasınlar, berikiler ötekilerden daha hayırlı olabilir, siz bunu bilmezsiniz. Birbirinizi ayıplamayın. Birbirinizi kötü lâkapla çağırmayın iman getirdikten sonra fısk adını kazanmak [²] ne çirkin olur! Her kim bu kötü işlerden tövbe etmezse işte o gibiler zalim kimselerdir.
İ

İsmail Yakıt

Ey inananlar! Bir topluluk [kavm] diğer bir toplulukla [kavm] alay etmesin! Ola ki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesin! Ola ki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Birbirinizi karalamayınız ve kötü lakaplarla da çağırmayınız. İmandan sonra yoldan çıkmak/günahkâr olmak [fusûk] ne kötü bir addır! Kim tevbe etmezse işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.
İ

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ey inanan kimseler! İnanan bir ulus inanan bir ulusu sakın eğlence yerine koymıya kalkışmasın. Olabilir ki eğlence yerine konulan öbüründen daha üstündür. Kadınlar da kadınları eğlence yerine koymasınlar. Olabilir ki eğlence yerine konulanlar öbürlerinden üstündürler. Sakın kendinizi yermeyin. Biribirinize ad da takmayın. Bir kere inandıktan sonra adı karıştırıcıya çıkmak ne kötüdür! Herkim tövbe etmezse işte bu gibiler kıyıcı kimselerdir.
Ş

Şaban Piriş Meali

-Ey iman edenler! Bir topluluk, diğer bir toplulukla alay etmesin. Alay edilenlerin, alay edenlerden daha hayırlı olması mümkündür. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesin. Belki de onlar, bunlardan daha hayırlıdır. Birbirinizde ayıplar aramayın. Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İman ettikten sonra fasık adını almak ne kötüdür. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalimler onlardır.

Hucurât Suresi 11. Ayet Meali ve Tefsiri

Hucurât Suresi 11. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hucurât Suresi 11. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hucurât Suresi 11. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.

İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hucurât Suresi 11. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.

Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.

Kişiselleştirme

Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?

Geri Bildirim