Onlar, biz dediler, onların şüphe ettikleri şeyi getirdik.
A
Abdullah Parlıyan Meali
Onlar da: “Evet fakat biz sana, kötülükten yana olanların, şüphe edip durdukları azap için geldik” diye cevap verdiler.
A
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Dediler ki: "Doğrusu biz sana, onların (sapkın halkının) hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azap emriyle) geldik."
A
Ahmet Tekin Meali
Onlar:
“Tam aksine, biz sana, onların şüphe ettiği azâbı getirdik” dediler.
A
Ahmet Varol Meali
Dediler ki: "Hayır, biz onların hakkında şüphe ettikleri şeyi sana getirdik.
A
Ali Bulaç Meali
'Hayır' dediler. 'Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.'
A
Ali Fikri Yavuz Meali
Elçiler dediler ki: “- Yok, biz sana kavminin şüphe edip durdukları azabı getirdik.
B
Bahaeddin Sağlam Meali
Onlar: “Biz, onların gelmesinde şüphe ettikleri azap ile huzuruna geldik.
B
Bayraktar Bayraklı Meali
Dediler ki: “Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi getirdik.”
B
Besim Atalay Meali (1965)
Onlar Lût'a dediler ki: «Bizler sana, şüphe ettikleri şey için geldik
B
Bunyadov-Memmedeliyev
(Mələklər) belə cavab verdilər: “Xeyr, biz sənə onların (ümmətindən olan kafirlərin) şübhə etdikləri şeyi (əzabı) gətirmişik!
C
Cemal Külünkoğlu Meali
(Onlar da) dediler ki: “Evet, biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.
C
Cemil Said (1924)
63, 64. Melekler: "Sizin kavminiz münkerdir seni tasdîk itmiyorlar biz ânları helâk içün geldik"
D
Diyanet Vakfı Meali
Dediler ki: «Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.
D
Diyanet İşleri Meali (Eski)
63,64,65. "Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
D
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”
E
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."
E
Elmalılı Meali (Orijinal)
Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik
E
Emrah Demiryent Meali
(Melekler kendilerini tanıttılar ve Ey Lût) “Endişelenme, (biz) sana (kavminin), hakkında şübhe etmekte oldukları şeyi (azâbı) getirdik!” dediler
E
Erhan Aktaş Meali
Elçiler: “Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;”
E
Eski Anadolu Türkçesi
eyittiler “belki geldük saña anuñ-ile kim oldılar anuñ içinde gümānlenürler.”
H
Hasan Basri Çantay Meali
Onlar da: «Hayır, dediler, biz sana onların, hakkında şek etmekde oldukları şey'i (azabı) getirdik».
H
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
“Hayır.” dediler. “Biz sana, onların tereddüte kapıldıkları şeyi (:azabı) getirdik.
H
Hayrat Neşriyat Meali
Dediler ki: “Hayır, (biz) sana (kavminin), hakkında şübhe etmekte oldukları şeyi(azâbı) getirdik!”
K
Kadri Çelik Meali
“Hayır” dediler: “Biz sana onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azapla) geldik.”
K
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
“Öyle ama, biz sana insanların, hakkında kuşkuya düştükleri şeyi getirdik.
M
M. Pickthall (English)
They said: Nay, but we bring thee that concerning which they keep disputing,
M
Mahmut Kısa Meali
Melekler gerçek kimliklerini açıklayarak, “Hayır!” dediler, “Sakın ümitsizliğe düşme! Çünkü biz sana, onların şüphe edip durdukları şeyleri getirdik. Yani, onların ölüm fermanını infaz etmeye geldik.”
M
Mahmut Özdemir Meali
Dediler ki: -"Sana, şüphe ediyor oldukları şey ile geldik".
M
Mehmet Okuyan Meali
63,64. (Melekler) “Doğrusu biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (helak haberini) getirdik. Sana gerçeği getirdik. Doğrusu biz doğru söyleyenleriz.” demişlerdi. [*]
M
Mehmet Türk Meali
(Melekler): “Bilakis biz sana onların şüphe edip durdukları (azabı) haber vermeye geldik...”
M
Mehmet Çakır Meali
Melekler: " Yoo! Biz sana, halkın bir türlü inanmadığı bir şeyi getirdik. "
M
Mehmet Çoban Meali
Elçiler dediler ki: "Onlar senin uyarılarına karşı azap hakkında şüphe ediyorlardı. Allah’ı inkâr edip ayetleri yalanlıyorlardı. Bugün inkâr edenlere cezalarını getirdik!"
M
Muhammed Esed Meali
Onlar da: “Evet, fakat biz sana, [kö-tülükten yana olanların] şüphe edip durdukları şey[i ⁴⁴ duyurmak] için geldik” diye cevap verdiler,
M
Mustafa Çavdar Meali
“Evet, biz sana onların bir türlü inanmadığı o azabı getirdik.” 29/33
M
Mustafa İslamoğlu Meali
Dediler ki: “Hayır, aksine biz sana onların kendisi hakkında kuşku içerisinde bocalayıp durdukları şeyi getirdik,
O
Orhan Kuntman Meali
Elçi meleklerimiz: (Ey Lut endişe etme) biz sana; onların kuşku ettikleri azap emrini getirdik.
O
Osman Fırat Meali
Dediler ki: “Aksine, sana onların şüphe ettikleri (azap yoktur dedikleri) şeyle geldik.”
S
Sardorxon Jahongir
Farishtalar: “Yo‘q, biz senga qavming u haqida balo kelishini shubha qilayotgan azobni keltirdik”, – dedilar.
S
Satıraltı Meal (1534)
Eyitdiler: Bel ki biz saña geldük inanmaduḳları ‘aẕāb‐ıla.
S
Suat Yıldırım Meali
63, 64, 65. “Yok” dediler, “Biz sana, onların şüphe ettikleri cezayı getirdik ve sana emr-i Hak ile geldik, emin ol biz sadık kimseleriz. Hemen gecenin sonunda aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse dönüp ardına bakmasın, size emredilen yere geçin gidin. ” [15, 8; 11, 65]
S
Süleyman Ateş Meali
Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azabı)nı sana getirdik,"
S
Süleyman Tevfik (1927)
Rasûller "Belki biz kavminin şek ve şübhe iyledikleri şeyle geldik"
S
Süleymaniye Vakfı Meali
Dediler ki “Hayır, sana bunların inanmak istemedikleri şeyi getirdik.
Y
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Dediler: "Sana öyle bir şey getirdik ki, onun hakkında kuşkulanıp duruyorlardı."
Y
Yusuf Ali (English)
They said: "Yea, we have come to thee to accomplish that of which they doubt.(1989)
Ö
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
(Onlar da) Dediler ki: «Hayır,biz sana onların kendisinde şüphe eder oldukları şey ile geldik.
Ü
Ümit Şimşek Meali
Dediler ki: “Biz sana onların şüpheyle karşıladığı ceza ile geldik.
İ
İhsan Aktaş Meali
(Melekler gerçek kimliklerini açıklayarak,) dediler ki: ‘’Doğrusu, biz sana, (kötülükten yana olanların) onların (sapkın halkının) hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azap emriyle) geldik."
İ
İlyas Yorulmaz Meali
Onlarda “Biz, kavminin şüphe ettiklerini (azabı) sana getirdik.”
İ
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar dediler: "- Sana kavminin şüphelendikleri azap için geldik.
İ
İsmail Yakıt
Dediler ki: “Bilakis, Biz sana sadece şüphe edip durdukları [yemterûn] azabı getirdik.”
İ
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Elçiler dediler: "yok, bizler sana senin ulusunun işkillendiği azabı getirdik.
Ş
Şaban Piriş Meali
-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.
Hicr Suresi 63. Ayet Meali ve Tefsiri
Hicr Suresi 63. ayet oku ve Kur'an-ı Kerim'in bu özel ayetinin derin anlamını keşfet. Sayfamızda Hicr Suresi 63. ayetinin Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu ve 50'den fazla farklı İslam aliminin meal ve tefsir karşılaştırması bulunmaktadır. Hicr Suresi 63. ayet diyanet meali, Elmalılı Hamdi Yazır çevirisi ve diğer muteber kaynakları tek bir yerde inceleyebilirsiniz.
İslam dinini ve Allah'ın kelamını doğru anlamak için ayetlerin bağlamını ve farklı çeviri nüanslarını görmek çok önemlidir. Hicr Suresi 63. ayet arapça dinle butonunu kullanarak hafızların sesinden ayetin kıraatini dinleyebilir, böylece hem manasını kavrayıp hem de doğru telaffuzunu öğrenebilirsiniz.
Platformumuzda inceleyebileceğiniz Kur'an mealleri arasında; Abdulbaki Gölpınarlı, Abdullah-Ahmet Akgül, Abdullah Parlıyan, Ahmet Tekin, Ahmet Varol, Ali Bulaç, Ali Fikri Yavuz ve Bahaeddin Sağlam gibi değerli hocalarımızın çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca Bayraktar Bayraklı, Besim Atalay, Cemal Külünkoğlu, Cemil Said, Diyanet İşleri, Kur'an Yolu, Diyanet Vakfı ve Elmalılı Hamdi Yazır meallerine tek tıkla ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak Emrah Demiryent, Erhan Aktaş, Hasan Basri Çantay, Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz, Hayrat Neşriyat, İhsan Aktaş, İlyas Yorulmaz, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı İzmirli, İsmail Yakıt, Kadri Çelik, Mahmut Kısa ve Mahmut Özdemir çevirilerini kıyaslayabilirsiniz. Araştırmalarınızı derinleştirmek için Mehmet Çakır, Mehmet Çoban, Mehmet Okuyan, Mehmet Türk, Muhammed Esed, Mustafa Çavdar, Mustafa İslamoğlu, Orhan Kuntman, Osman Fırat, Ömer Nasuhi Bilmen, Suat Yıldırım, Süleyman Ateş, Süleyman Tevfik, Süleymaniye Vakfı, Şaban Piriş, Ümit Şimşek ve Yaşar Nuri Öztürk gibi isimlerin eserlerinden faydalanabilirsiniz. Tarihi ve evrensel kaynaklara ilgi duyanlar için Sardorxon Jahongir, Eski Anadolu Türkçesi, Satıraltı Meal (1534), Bunyadov-Memmedeliyev ile İngilizce meallerden M. Pickthall ve Yusuf Ali çevirileri de sayfamızda yer almaktadır.
Kişiselleştirme
Daha iyi bir okuma deneyimi için kendi favori yazı tiplerinizi ve mealinizi ayarlamak ister misiniz?